Makaleler
Makaleler
Hizmet
Kavgacının Ayırt Edici Göstergeleri
Kavgalar öyle kendiliğinden olmaz. Kavgalara insanlar sebep olur. Elbette, dürüstçe fikir ayrılıklarını ve aynı fikirde olmamaya razı olma meselleri var, fakat Kutsal Kitap kavgacılığı bundan farklı ele alır. Kavgalar, en azından Özdeyişler’de gereksiz münakaşalar olarak görülür; onurlu insanların da (Özd. 17:14; 20:3), ihtiyarların da kaçındığı (1Ti. 3) bir şeydir; sevgiyle azarlamanın veya ilkeli bir kanaatin ürünü olarak değil, insanların kavgacı ve geçimsiz olmasından meydana gelir. Öyleyse kavgacı insan nasıl biridir? Ayırt edici göstergeleri nelerdir?
Kitap
Dünyanın ve Tarihin “Çözülememiş” Sorunu Irkçılık (Ayrımcılık)
İnsanlar Tanrı’nın iyi ve bilge planının ürünüdür. Tanrı’nın yarattığı insan, bütün yaratılış gibi, “çok iyiydi” (Yar. 1:31). Buradaki “iyi” kelimesi hem nicel hem de nitel bakımdan insanın eksiksiz, Tanrı’nın yaratma amacına uygun olduğunu gösterir. Irkçılık günahtır, çünkü Tanrı’nın bilgece yaratma amaçları yok sayar. Bizler “insan” olarak özde aynıyız Tanrı’nın gözünde.
Hizmet
Derin Derin Düşünmek
Derin derin düşünmek esasen canımızın değişimi için Tanrı’yla işbirliği yapmaktır. Canımızın aklımız, irademiz ve duygularımız olmak üzere üç ana kısmı olduğuna daha önce değinmiştik. Derin derin düşünmek, bu alanlarda bir değişimin gerçekleşmesi için Kutsal Ruh’la birlikte çalışmaktır.
Tarih
Birinci Yüzyılda Hristiyanların Gördüğü Zulüm
Schnabel’in makalesinde, Mesih’i ilk izleyenlerin gördüğü zulüm olayları araştırır. “İsa’nın ilk izleyicilerinin gördüğü tüm zulümle ilgili araştırma, Hristiyanlara yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların her tarafa yayılmış olduğunu gösterir. Roma İmparatorluğu’nda herhangi bir zulüm görülmediği belirtilen iller yalnızca Kıbrıs, Kilikya ve Pamfilya’dır (ayrıca birinci yüzyılda açıkça herhangi bir misyonerlik faaliyetinin kayıtlara geçmediği iller olan İspanya ve Mısır).” Schnabel Elçilerin İşleri’nde görülen zulüm olaylarını şöyle derlemiştir.
Kaynak
Teolojiyi Küreselleştirmek: Dünya Çapında Hristiyanlık Çağında İnanç ve Uygulama
Birçok kültürde yer bulan bir inanç olarak Hristiyanlık hem “çekirdek, öz” hem de “yerel” bir inanca sahiptir. Başka deyişle, dünyanın her yerinde bulunan Hristiyanların bağlı kaldığı bir sistematik teoloji çekirdeği vardır. Fakat belirli bağlamsal ihtiyaçlara karşılık olarak Hristiyanlığın ifadesi olan yerel Hristiyan inançlar da mevcuttur.
Li-derkenar
Yanıldım Sandım, Ama Yanıldım!
Kutsal Kitap yaratılışın “amaçsızlığa teslim” edildiğini söyler (Rom. 8:20). Biz de Mesih’in yeniden gelip “zavallı bedenlerimizi” değiştirmesini dört gözle bekliyoruz (Flp. 3:21). Hasarlı dünyada yaşayan hasarlı insanlarız. Gün be gün birlikte yaşadığımız yürek, “Her şeyden daha aldatıcıdır” (Yer. 17:9). Sonuç olarak, yanılmak işten bile değil. Nitekim Yakup, imanlılara hitaben, “hepimiz çok hata yaparız” demiştir (Yak. 3:2). Ama kendimizi öyle görmeye meyilli değiliz. Tanrı’nın hikmeti, “İnsan izlediği her yolun doğru olduğunu sanır” der. Acayiptir, kardeşin gözündeki çöpü idrak ederiz ama kendi gözümüzdeki mertekten habersiziz.
Kitap
Kutsal Yazıları Kaleme Alan Peygamberlerin Vahyin Gelişimine Katkıları
anrı’nın kendisini açıklaması değişik dinlerde farklı şekillerde yorumlanır. Hristiyan inancında vahiy genel olarak ikiye bölünür: genel vahiy ve özel vahiy. Özel vahye gelince, İbraniler 1:1-2 ve 2. Petrus 1:20-21 ayetleri de bize Tanrı’nın insanlarla işbirliği yaparak kendini açıkladığını gösterir. İnsanlar yazdıklarını kendi istekleriyle değil, Tanrı’nın Ruhu’nun yönlendirmesiyle yazdılar. Rab onların kişisel deneyimlerini, kelime haznelerini ve anlatım tarzlarını kullanarak kendini açıkladı. Bundan dolayı Kutsal Kitap’ın 66 kitapçığında değişik yazı ve ifade tarzları, farklı odak noktaları görüyoruz. Bazı yerlerde Yahve sözlerini dikte etmişse de, genel olarak yazılan sözler insani bir süzgeç olan peygamberin aklı, ağızı ve ellerinden geçirip yazılmıştır. Buna ek olarak Kutsal Kitap’ın bazı yerlerinde bir redaktörün izlerini de görürüz. Bunların da Tanrı’nın Ruhu tarafından yönlendirildiğini varsayabiliriz. Bu makalede Tanrı’nin bu vahyi zaman içerisinde nasıl verdiğini takip edeceğiz.
Hizmet
Öğrenci Yetiştirme
Yeni Antlaşma’da her imanlının Mesih’in ardından gittiği ve O’na itaat ettiği düşüncesi sabittir. Öğrenci yetiştiren kişinin hedefi, Pavlus’un Koloseliler 1:28’deki hedefiyle aynıdır: “Her insanı Mesih’te yetkinleşmiş olarak Tanrı’ya sunmak.”
Kaynak
SONRAKİ: Pastörlük Görevinin Başarıyla El Değiştirmesi
NEXT kitabı, bir kilisenin misyonunu güçlü devam ettirebilmesi için kilise önderliğinin nasıl devredilebileceğini açıklar. Yazarlar gelecekle ilgili bilinçli planlama yapmanın önemini gösterirler ve sağlıklı bir ortamda değişimin sağlanması için prensipler önerirler. Yeni önderlik için güçlü bir başlangıç oluşturulmasının gerekliliğini gösterirler.
Kitap
Rab’bin Sofrası’yla İlgili Sorular ve Cevaplar
Türkiye’deki kiliselere ziyaretlerim sırasında, Rab’bin Sofrası’yla ilgili çeşitli sorular işittim. Burada en yaygın sorulan soruları yanıtlamak isterim.