Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Hizmet

Affetme Sayılmayan Beş Davranış

  • e-manet

Yayın Tarihi: 24.06.2026

Bazen bir konuyu, örneğin bağışlama gibi bir konuyu, ele almanın en sevgi dolu yolu, birinin (yani incinmiş kişinin) içini rahatlatmaktır. Örneğin, çocuklara, “Bugün doktor randevumuz var ama merak etme, bu sefer iğne yapmayacak” deriz. Doktorları iğnelerle ilişkilendirmek doğal, ancak bu sefer iğne vurulmayacağını bilmek doktora gitmeyi daha kolaylaştırır (çocuklarımın babası için bile)

Bağışlamayla ilgili bazı konularda içimizi rahatlatmak faydalı olabilir.

Benzer şekilde, bağışlamayla ilgili bazı konularda içimizi rahatlatmak faydalı olabilir. Bu yazı aslında şunu söylüyor: “Bağışlama hakkında konuşmamız gerekiyor ama endişelenme, bağışlamak … anlamına gelmiyor.” Bağışlamayla ilgili bu boş kısmı doldurduğumuz beş yaygın korkudan bahsedeceğiz.

Bu makaleyi okuduktan sonra, “Bağışlama … demek değilse, o zaman düşünebilirim” diyorsanız, bu yazı amacına tamamen ulaşmış olacaktır.

1. Bağışlamak İncinmemiş Gibi Davranmak Değildir

Eğer bağışlamayı yapmacık olmak olarak algılarsak, bağışlama sahteliğin eşanlamlısı haline gelir; bağışlama, kendi kendini susturma olur. Bu suskunluk zaten bize karşı işlenmiş suçun acısını daha da artırır. Bağışlamak yapmacık olmak değildir.

Basitçe ifade etmek gerekirse –tabii, söylemesi kolay– bağışlamak, incinmeyi öfke olarak ifade etmek yerine incinmiş olma haliyle ifade etmemizi sağlayan şeydir. Bağışladıktan sonra bile canımız yanar. Eğer bizi inciten kişi canımız hâlâ yandığı için bize sinirleniyorsa, gerçekten tövbe etmemiş demektir.

Bağışlamak yeni bir yolculuğun başlangıcıdır.

Çoğunlukla bağışlamayı bir yolculuğun sonu olarak görürüz. “Seni affediyorum” dediğimde, “Artık her şey düzeldi” demiş olmuyorum. Aslında, “Bana karşı işlediğin suça karşı yaklaşımımı değiştirmeye karar verdim” diyorum. Bağışlamak yeni bir yolculuğun başlangıcıdır. Affetmek geçmişi silmez. Affettiğinizde, bir daha acı duymayacağınıza dair kendinizi mecbur etmiyorsunuz. Acınız bir daha alevlendiğinde nasıl davranacağınız konusunda karar veriyorsunuz.

2. Affetmek Karşıdakinin Paçayı Kurtarmasına İzin Vermek Değildir

Paçayı kurtarmasına izin verdiğimizde, sorumlu kişinin hiçbir şey yapmasına gerek olmadığını söylemiş oluruz. Biri ofis buzdolabındaki öğle yemeğinizi yemiş ve karşılığında size yemek ısmarlamayı teklif etmiş, ama siz “Olsun, zaten diyet yapmam gerekiyordu” diyorsunuz. Böyle diyerek onu sorumluluğunu yerine getirmekten kurtarmış oluyorsunuz. 

Ancak Tanrı’nın bizimle işi, bizi bağışladığı anda bitmez. Bağışladığı günahın varlığını ortadan kaldırmak için yaşamımızda etkin olmaya devam eder. Bağışlama bizi değiştirmek içindir, olduğumuz gibi bırakmak için değil. Benzer şekilde, birini bağışladığımızda, bu lütfun onun üzerinde bir etkisi olmasını beklemek doğru olur. Eğer birisi affettiğimiz günahının yanlışlığını ve ağırlığını görmüyorsa, o zaman affetmek sadece bizim acımızı hafifletir ve ilişkiyi onarmaz.1

3. Bağışlamak Birisi Adına Bahane Üretmek Değildir

Bazen affetmemek için direniriz, çünkü suçun öneminin azımsanmasına yol açmayı istemeyiz. Bağışlama suçun ağırlığının küçümsemesi değildir. Bağışlama bir suçu günahtan hata seviyesine düşürmez. Hatalar mazur görülür. Günahlar ise bağışlanır.

Bağışlama, doğası gereği, bir suçu en üst seviyede yanlışlık olarak görür. “Seni affediyorum” dediğimizde, “Yaptığını düzeltebilecek tek şey İsa’nın çarmıhtaki kefaretidir” demiş oluruz. Günahlarının mazur görülmesini isteyen biri için gerçek bağışlama gücendiricidir (1. Korintliler 1:18-31).

Birisini affettiğimizde, yaptığını düzeltebilecek tek şeyin İsa’nın çarmıhtaki kefareti olduğunu ilan ederiz.

4. Bağışlama Unutmak Değildir

Bu dizideki bir yazının tamamını “affet ve unut” şeklindeki yanlış görüşe ayıracağız. Burada sadece bu seri boyunca bu yönde baskı görme korkunuzu yatıştırmaya çalışacağız. Çoğumuz, en acı deneyimlerimizi unutmanın mümkün olmasını dileriz. Acılarımıza karşı ruhsal bir bunama kulağa ne kadar hoş gelir!

Bağışlama geçmişi silip yeniden yazmaz. İsa hem “Baba, onları bağışla, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar” (Luka 23:34) diye haykırmış hem de ölümüne yol açan olayların kaydedilmesine ilham vermiştir. Bağışlama tarihi değiştirmedi; geçmişten ders çıkarmanın faydalarını da azaltmadı. Hepimize söylendiği gibi, “Geçmişinden ders almayan onu tekrar etmeye mahkûmdur.”  Gerçek bağışlama insanı birçok yönden savunmasız bırakabilir, ancak saflık bunlardan biri değildir.

Öyleyse, o anılarınızla, korkularınızla ve hayal gücünüzle harekete geçmeye kararlı olduğunuz şeyler içinde affetmenin anlamı nedir? Bağışlama, anılarınıza, korkularınıza ve hayal gücünüze nasıl tepki vereceğiniz konusunda, bilgeliğin size zaten öğütlemediği yeni bir şey katmaz.

Anılarımızı hikmetle ele almak isteriz. Acı verici, rahatsız edici anıların neden olduğu eziyeti hafifletmek isteriz. Acı veren anılarımızdan güven konusunda hikmetli olmaya dair ne ders alabileceksek onu öğrenmek isteriz. Sağlıksız ilişkilerden kaynaklanan güvensizliğimizin başka ilişkilerimize yayılmasını önlemek isteriz. Bağışlamanın, Tanrı’nın bizim “bu noktadan” gelişmemizi sağlamak üzere yaptıklarının bir parçası olmasını isteriz (“bu nokta” hâlâ istemediğimiz bir yer olsa bile).

Güven duymak ve uzlaşmaya varmak bağışlamadan kaynaklanır, ancak her bağışlama güven ve uzlaşma ile sonuçlanmaz.

5. Bağışlama, Her Zaman Güven ya da Uzlaşma Anlamına Gelmez

Lisedeki geometri dersini hatırlarsınız. Size “Tüm kareler dikdörtgendir, ancak tüm dikdörtgenler kare değildir” diye öğretilmişti. Bağışlama ile güven veya uzlaşma arasında da benzer bir ilişki vardır; “Güven duymak ve uzlaşmaya varmak bağışlamadan kaynaklanır, ancak her bağışlama güven ve uzlaşma ile sonuçlanmaz.”

Bunu fark etmediğimizde, “Seni affediyorum” demek, her şeyin normale döndüğünü ima eder ve normal olan da bizi inciten şeydir. Aman, istemem, sağ ol!

İleride, uzlaşmanın hangi durumlarda hikmetli olduğunu ve büyük bir suçtan sonra güveni yeniden oluşturmanın nasıl olması gerektiğini ele alacağız. Şimdilik anlamanız gereken tek şey, affetme kararı ile güvenme veya “normal” (yani eskisi gibi) bir ilişkiye devam etme kararının iki farklı karar olduğudur. Birincisi ikincisini gerektirmez. Eğer bağışlamanın güvenmeyi gerektirdiğine inanmanız için baskı görüyorsanız, söz konusu ilişkinin uzlaşma sürecine ara vermeniz için geçerli bir nedeniniz olur.

  • 1Dizinin diğer bölümlerinde bağışlama, güven ve onarma konularında daha fazla bilgi verilecektir.

Kaynak: Brad Hambrick, “5 Things Forgiveness Is Not”, Brad Hambrick, 26.02.2020 < https://bradhambrick.com/forgiveness02/ > (19.09.2023 tarihinde erişildi). Yazarın İzniyle kullanılmıştır.

Bu makale Brad Hambrick’in Making Sense of Forgiveness: Moving from Hurt to Hope (Greensboro, Kuzey Karolina: New Growth, 2021) kitabının özeti olarak hazırlanan 27 bölümlük “When Talking About Forgiveness” makale dizisinin ikinci bölümüdür.