Makaleler: Tarih
Makaleler: Tarih
Tarih makaleleri Kutsal Kitap'taki tarihi arka plan, Hristiyanlık tarihi ve kilise tarihi hakkındaki bilgileri içerir.
Tarih
1850 İmparatorluk Protestan İmtiyazı
Daha önce, 1847’de, Protestanlarla ilgili çıkan bir ferman Protestan topluluğuna ayrı bir millet olma hakkını vermişti. Ancak ferman Sultan tarafından değil, başvezir tarafından yayımlandı; bu nedenle yürürlükten kaldırılabilirdi. Aşağıda 1850’de Sultan Abdülmecit tarafından verilen ferman bulunmaktadır. Fermanla, Protestanlara sivil toplum olarak örgütlenme hakkı verilmiştir.
Tarih
Augustinus’ta Özgür İrade
Antik çağlarda bile özgür irade gibi bir konu üzerinde tartışan düşünürler vardı. Ancak Augustinus özgür irade hakkında yazan ilk düşünürdür. Özgür irade üzerine ilk yazılarından biri 388-395 yılları arasında yazdığı “De libero arbitrio”dur. Ayrıca Confessiones (İtiraflar) ve Tanrı Devleti adlı eserlerinde de bu konudan bahseder. Özgür irade hakkındaki tartışmalar günümüzde de devam etmektedir (bu konuda hiçbir zaman bugünkü kadar canlı tartışmalar olmamıştır). Bu makalede, “İnsan ne kadar özgürdür?” sorusu Augustinus’un cevabı doğrultusunda ele alınacaktır. İlk olarak, Augustinus’un özgür irade anlayışını, kendi yazdığı “De libero arbitrio” adlı eserine dayanarak sunacağım.
Tarih
Aziz Augustinus’un İlahiyatı: Günah ve Kurtuluş Doktrinlerine Katkısı
Aziz Augustinus’un ilahiyatı hakkında yılda ortalama 400 civarında makale, kitap vb. yazı üretildiğini duymuş muydunuz? Bizlere o kadar yazı miras bırakmıştır ki belki de bu sayılar bizi şaşırtmamalıdır! Dahası, Batı Kilisesi tarihçilerinin üzerinde uzlaştığı en temel noktalardan biri Aziz Augustinus’un Batı’nın ilahiyatına yaptığı kayda değer katkıdır. Gerçekten de onun Katolik Kilisesi’nin ve reform sonrası Protestan topluluklarının görüşlerine etkisi öyle derindir ki farkında olalım veya olmayalım Kutsal Kitap’ı yorumlarken ve Hristiyan ilahiyatımızı yapılandırırken birçok savımızı o çok önceden belirtmiştir. İnanıyorum ki “sevgi” üzerine temellendirdiği ilahiyatını yeniden hatırlarken, bu dönemlerde öne sürülen birçok ilahiyat görüşünün izini onda göreceğiz.
Tarih
Basileos ve Kapadokyalılar: “Tek amacımız ve hırsımız erdemdi”
“Bir beden can olmadan da nasıl yaşayamaz, sen olmadan ben de yaşayamam, Basileos, Mesih’in sevgili hizmetkârı,” Nyssa’lı Gregorios (İ.S. 329–389) arkadaşı Büyük Basileos (İ.S. 330–379) için yazdığı bir kitabede bu sözlerle yas tuttu. Normalde yetenekli bir belagat şairi olan Gregorios, anma ve ümitsizlik arasında gidip gelerek söyleyecek söz bulamıyordu. Yetişkinliklerinin ilk yıllarında, içinde ortak oldukları sevincin yanı sıra, saf dürüstlük, gücenme, şefkat, cesaretlendirme, ihanet, sadık sevgi ve yürek burkan kayıplar da yaşayarak kurdukları arkadaşlıkları macera dolu altmış yıldan fazla sürmüştü.
Tarih
Birinci Yüzyılda Hristiyanların Gördüğü Zulüm
Schnabel’in makalesinde, Mesih’i ilk izleyenlerin gördüğü zulüm olayları araştırır. “İsa’nın ilk izleyicilerinin gördüğü tüm zulümle ilgili araştırma, Hristiyanlara yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların her tarafa yayılmış olduğunu gösterir. Roma İmparatorluğu’nda herhangi bir zulüm görülmediği belirtilen iller yalnızca Kıbrıs, Kilikya ve Pamfilya’dır (ayrıca birinci yüzyılda açıkça herhangi bir misyonerlik faaliyetinin kayıtlara geçmediği iller olan İspanya ve Mısır).” Schnabel Elçilerin İşleri’nde görülen zulüm olaylarını şöyle derlemiştir.
Tarih
Çalışana Serbestlik Tanımak
Çağrı olgusu her zaman Hristiyan kimliğinin merkezinde yer almıştır. Hristiyan topluluğuna girmek, İsa’nın ilk izleyicileri açısından, diğer kimliklerle kuvvetli gerginlik halindeki bir çağrıya ortak olmak demekti. Bununla beraber, Hristiyanlık Akdeniz dünyasında yayılıp imparatorluğun inancı haline geldikçe bu gerginlik hafiflemeye başladı.
Tarih
Dönüm Noktaları Serisi
İnsan nereye gittiğini ancak nereden geldiğini anlayarak tespit edebilir. Bundan dolayı bir Hristiyan olarak inancının tarihi gelişimini bilmek çok önemlidir. ABD’deki Wheaton Üniversitesinde kilise tarihi profesörü olarak görev yapan Dr. Mark Noll’un Turning Points: Decisive Moments in the History of Christianity (Grand Rapids, Michigan: Baker Academic, 2001) başlıklı kitabının Türkçe derlemesi olan bu makale serisi, Türk Hristiyan’ına kilise tarihinde olan kilit olayları anlaşılır bir şekilde açıklayıp günü ve inancının hedefine olan katkılarını açıklar.
Tarih
Hristiyanlar ve İlk Hastaneler
Modern Batı, antik Yunanistan ve Roma’ya çok şey borçludur, buna anayasal hukukun yapı taşları ve akademik kolların geleneksel kategorileri de dahildir. Bizim bilimsel terimler bile Grekçe ve Latinceden gelir. Ne var ki, modern Batı uygarlığına hastaneleri Grek Roma dünyası vermedi. Bu kurumlar ilk olarak İ.S. 4. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun Yunan (doğu) yarısındaki Hristiyan kiliseleri tarafından örgütlenerek ortaya çıktılar.
Tarih
Kutsal Kitap’taki Kitapların Yazılış Tarihleri: İki Tablo
Kutsal Kitap tek bir yapıt olmasına rağmen 1500 senelik süreçte otuz beşten fazla kişi tarafından yazılmıştır. Hristiyanlar olarak bu insanların Kutsal Ruh’tan esin aldığını ve böylece Tanrı’nın kusursuz sözlerini kaydettiğini kabul ederiz (bkz. 2Ti. 3:16; İbr. 1:1; 2Pe. 1:20-21). Tanrı Kutsal Kitap’taki sözleri belirli kültürel ve tarihsel ortamları kullanarak esinledi. Bundan dolayı iyi bir yorumcu doğru bir yoruma varabilmek üzere kitabın ne zaman yazıldığını bilmelidir. Yazılış tarihlerini bulmayı kolaylaştırmak amacıyla bu makalede sunulan iki tablo hazırlandı.
Tarih
Luther, Zwingli ve Calvin’in Sakrament Anlayışı
Zwingli ve Luther arasındaki ilişki, Rab’bin Sofrası ve birbirlerine yazdıkları polemik yazıları ile meşhurdur. Anlaşmazlık, Komünyon metinlerini temelde farklı şekillerde yorumladıkları için; Tanrı Sözü’nün anlaşılması, maddi dünyanın nesneleriyle ilişkisi, Mesih’in kişiliği ve varlığı, kilise gibi pek çok konuda temel teolojik yorum alternatifleri nedeniyle ortaya çıkmıştı. Zwingli ile Luther’in (uzlaşmaz) teolojik yaklaşımları Rab’bin Sofrası tartışmasına da yansımıştır. Bugünkü konumuz “Sakramentler konusunda Reformcu ve Lutherci anlayış” olacaktır. Bu konuyu ele almak üzere kısaca tarihsel bir genel bakış sunacağım ve ardından farklı Sakrament anlayışına baktıktan sonra Rab’bin Sofrası’nı örnek alarak farklı Tanrı anlayışlarını ele alacağım. Çünkü Tanrı’nın farklı anlayışlarının zirveye ulaştığı yer burasıdır.