Bu sayfa yazdırılamaz.
Li-derkenar
Fikir Sahibi Olup Zikir Sahibi Olmamak...
Kişisel bir zaafım var. Çok konuşkanım. Türkçedeki “fikir sahibi olmadan zikir sahibi olmak” deyimi akla gelir. Bir vatandaş bu olayı kısa bir şekilde tanımlamıştır: “Dolmadan taşmaktır”! Peki, ama hiçbirimiz bilgisiz değiliz. Belirli bir yere kadar birikimimiz vardır. Yani, “dolmamış” sayılmayız. Bildiklerimizi başkalarına anlatmayacak mıyız yani? Özdeyişler’den bu konuyla alakalı olarak anlamlı bir ayet var: “İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar, Oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder” (Özd. 12:23). Bruce Waltke bu ayeti şöyle açıklar: “…Doğru durumu bekleyecek kadar özdenetimli ve ne zaman açıklaması gerektiğini bilecek kadar sağduyuludur…”
Düşünce
Tamam mı? Devam mı? Dünya Görüşünün Değişimi (1. Bölüm)
çinde bulunduğumuz kutsallaşma sürecinde zaman geçtikçe kendi hayatlarımız ve etrafımızdaki Mesih imanlılarının hayatlarında bazı değişikliklerin görülmesini bekleriz. Rab’be hamtlar olsun ki O iyi ve güvenilir olduğu için değiştiriliriz. Gerçekten! Ama Chuck Faroe bu dergide daha önce yazdığı gibi, değişim, “bizim gayretli, düşünen ve özeleştiride bulunan kişiler olmamızı gerektirir.”
Kitap
Müşterek Lütuf: Nedir ve Neden Önemlidir?
Her gerçek imanlı lütuftan haberdardır. Çünkü bir kişi ancak lütufla –iman yoluyla– kurtulabilir; ya da daha açık bir deyimle, aklanabilir (Ef. 2:8). Üstelik kurtuluşumuzun şimdiki ve gelecekteki durumu da –sırasıyla kutsallaştırılmamız ve yüceltilmemiz– ancak ve ancak Tanrı lütfunun işleyişiyle gerçekleşebilir. Böylece lütuf, kurtuluşun her yönünü oluşturur ve sürdürür. Ne var ki, bazı imanlılar, özel (kurtaran) lütuf ile müşterek (genel) lütuf arasındaki farkı ya bilmiyor ya da tam anlamıyor. Bu kısa yazının amacı, dünya görüşümüzü belirleyen ve müjdelemeyi etkileyen müşterek (genel) lütuf öğretisini ve önemini incelemektir.
Tarih
“İlk İlahi” Bizi Bir Şarkıyla İmanlılar Cemaatine Katıyor
Bir asır önce, Mısır'daki antik kalıntılarında kazma yapan arkeologlar yırtık pırtık bir papirüs parçasını ortaya çıkardılar. Üzerinde İ.S. 200'lü yılların ortalarına tarihlenen bir ilahinin kalıntıları vardı; sözleri ve müzik notaları ile! Onlarca yıl boyunca Oxford Üniversitesi'nde iklim kontrollü bir kasada saklandı. Ta ki John Dickson onunla karşılaşana kadar....
Hizmet
Kimiz ve Nereye Gidiyoruz?
Belirli bir gruba katılan herkes, belli bazı nedenlerle katılır. Nedenlerden biri, grubun izlediği yolu benimsemek ya da amacını paylaşmaktır. Eğer bir kilise topluluğu varoluş nedenini, alınan kararların neden alındığını ve nereye gittiğini bilmezse, topluluğa katılacaklar da kim olduklarını, nereye gittiklerini bilmeyen kişiler olacaktır! Kilisenin görev alanını tanımlamak, vizyonunu ve değerlerini yazıya dökmek, zaman ve bilgelik alanında yapılan değerli bir yatırımdır.
Kaynak
Neyi Seviyorsan Osun: Alıntılar
James K. A. Smith ABD’de Calvin Üniversitesi’nde felsefe profesörü olarak görev almaktadır. Smith kültürel litürjilerin iyi olsun, kötü olsun, bizlere nasıl ve neyi sevmemiz öğrettiğinin kanısındadır. Aile buluşmaları, ulusal marş söylemek, hatta belirli bir futbol takımının taraftarı olmak gibi tekrarlanan uygulamalar yüreklerimizi belirli bir yöne yöneltir ve böylece bizlere kim olduğumuzu ve nereye ait olduğumuzu söyler. You Are What You Love (Ne Seviyorsan Osun) adlı bu kitapta, Smith Hristiyanlık içindeki uygulamaların (litürjilerin) İsa’nın bir öğrencisinin yüreğini şekillendirmenin gerekli bir unsuru olduğunu yazar. Okuyuculara sorduğu sorular, “Yüreklerimizi şekillendirmekte olan hangi “litürjilere” hâlihazırda katılıyoruz?” ve “Bu litürjilerin bizde yaratmakta olduğu değişimden memnun muyuz?” dur. Burada kitabın mesajını özetleyen alıntılar derlenmiştir.