Bu sayfa yazdırılamaz.
Li-derkenar
Alınganlık: İyi Haber, Kötü Haber
Konumuz alınganlıktır. Sözlüğe göre, alıngan kişi “söylenen sözlerden, yapılan hareketlerden aleyhine pay çıkarıp gücenen, her sözü kendi üzerine alıp incinen, kırılan” kişidir. Ama zaten hepimiz alınganlığın ne olduğunu biliriz sanırım! Alınganlık nispeten yaygın bir davranıştır. Bir arkadaş selam vermezse veya arayıp sormazsa, huzurumuzda saygısızlık veya eleştiri gibi kaçan bir söz söylerse, alınmak işten bile değil. Ama alınganlık hakkında kötü haberim var. Alınganlık zararlıdır. Alınganlık sağlığa zararlıdır. Uzmanlara göre, alınganlık bel ve boyun ağrılarına yol açabilir. Alıngan düşüncelere kapılmak duygularımızı ve psikolojimizi yıpratır. Hatta bu konuyu araştıran birçok kişi aşırı alınganlığın kendisini bir hastalık sayar.
Düşünce
Duvarlar Örmek Yerine Çitler Dikmek
Çoğumuz, farklı cemaatlerden insanlardan doktrin hakkında küçümser sözler kullandıklarını duyduğumuzda herhalde üzülüyordur. Aramızdaki imanlıların doktrinin ne anlama geldiğini gözden kaçırmakla kalmayıp ne yazık ki doktrinin özündeki değerin ve amacının da farkında olmamaları alışılmadık bir durum değil. Devam etmeden önce, bu konudaki kanaatlerimi açıkça belirtmeliyim: Doğru bir şekilde tanımlanan, anlaşılan ve uygulanan doktrin, sadece zihinlerde ve yüreklerde değil, aynı zamanda pratik günlük yaşamda da verimlilikle ilgili olmalı. Ve birlik hakkında olmalı... birliği unutmayalım. Eğer birlik ve ruhsal verimlilik kulağınıza hoş ve sağlıklı geliyorsa, okumaya devam edin!
Kitap
Ağın Üzerinde Yaşamak: Kutsal Kitap Yorumunda Tümevarım Yönteminin Önemi
Kutsal Kitap’a dayalı teolojik sistem betonarme bir bina değil, boşluğun üzerine asılmış bir ağ gibidir. Ağı sağlam kılan şey, her bir ipin gerilime sahip olmasıdır. Kutsal Kitap’taki birçok konu da birbirine zıt görünen ifadeler olarak sunulur. Örneğin, Tanrı’nın mutlak yetkisi ile insanın özgür iradesi veya Tanrı’nın merhameti ile adaleti. Bunların arasındaki gerilim insanı gerçeğe bağlar. Ama biz insanlar daha çok ipin bir ucuna konup karşıdakilere saldırıda bulunmaktan hoşlanıyoruz ki bu da Mesih’in bedeninde ayrımcılığa ve uygunsuz bölünmelere yol açıyor. Oysa Tanrı bizi iman aracılığıyla bu ağın üzerinde yaşamaya çağırıyor. Çünkü Kutsal Kitap hakkında derinleşen anlayışımızla teolojimiz esnek yapıya sahip olabildiğinden dolayı, teolojik depremler geçirsek bile, ağın esnekliği ve konular arasındaki gerilim bizi düşmekten korur, teolojimizin yıkılmasını önler. Peki, teolojik sistemlerimiz yapılandırılırken tutumumuz nasıl olmalı? Bu makale bunu nasıl yapabileceğimize dair net fikirleri açıklar
Tarih
“İlk İlahi” Bizi Bir Şarkıyla İmanlılar Cemaatine Katıyor
Bir asır önce, Mısır'daki antik kalıntılarında kazma yapan arkeologlar yırtık pırtık bir papirüs parçasını ortaya çıkardılar. Üzerinde İ.S. 200'lü yılların ortalarına tarihlenen bir ilahinin kalıntıları vardı; sözleri ve müzik notaları ile! Onlarca yıl boyunca Oxford Üniversitesi'nde iklim kontrollü bir kasada saklandı. Ta ki John Dickson onunla karşılaşana kadar....
Hizmet
İyi Antrenör
Ruhsal önderlik anlayışımızı geliştirmek için iyi antrenörlerden bazı dersler alabiliriz...
Kaynak
Kitap İncelemesi: Lord Foulgrin’in Mektupları
Alcorn’un romanı, C.S. Lewis’in The Screwtape Letters adlı kitabına benzer biçimde kaleme alınmıştır. Lord Foulgrin’in Mektupları’nda vurgulanan şeytani tasarılar aşağıda sıralanmıştır. Burada cinlerin tarafından bakış açısı ele alınmaktadır ve Tanrı “Düşman”, insanlar da kurban ya da zararlı olarak ifade edilir. Şeytan’ın, bizler de dahil olmak üzere, bütün insanları Tanrı’ya güvenmekten ve Mesih’i izlemekten alıkoymaya yönelik yöntemlerine dikkat çeker.