Bu sayfa yazdırılamaz.
Li-derkenar
Güvenmem Diyemem
Göksel Babamız “Dünyanın güvendiklerine güvenme” diyor.
Düşünce
Umut
Umut görünmez, ona dokunamayız, ancak onunla yaşayabiliriz. Umudun kendisi, geçip gitmeyen sonsuza dek kalıcı olan Tanrı’nın kendisindedir. Çünkü o ezelden ebede aynıdır ve kalıcıdır.
Kitap
Yorum Var: Vaatleri Kendimize Mal Eden Yorum (Eski Antlaşma)
Kutsal Kitap’taki vaatler, Tanrı’nın halkı için özel bir anlam taşır. Tanrı, her şeye egemen, cömert ve tümüyle sadıktır. Böyle bir Tanrı’nın insanlara vaatte bulunması ve bu vaatleri yerine getirmesi harikulade bir şeydir. Ancak Kutsal Kitap’taki vaatler konusunda sorunlar da olabilir. Bazen vaatlerin başlangıçtaki anlam ve içeriğini unuturuz; bize ait olmayan bu vaatlerin bize verildiğini kabul ederiz.
Tarih
“İlk İlahi” Bizi Bir Şarkıyla İmanlılar Cemaatine Katıyor
Bir asır önce, Mısır'daki antik kalıntılarında kazma yapan arkeologlar yırtık pırtık bir papirüs parçasını ortaya çıkardılar. Üzerinde İ.S. 200'lü yılların ortalarına tarihlenen bir ilahinin kalıntıları vardı; sözleri ve müzik notaları ile! Onlarca yıl boyunca Oxford Üniversitesi'nde iklim kontrollü bir kasada saklandı. Ta ki John Dickson onunla karşılaşana kadar....
Hizmet
Vaaz Verirken Yaptığım 10 Hata
Martin Lloyd Jones’un söylediği ünlü bir sözü vardır: Hristiyan Kilise’nin en acil ihtiyacı gerçek vaazlar verilmesidir. Kilise’nin en büyük ve en acil ihtiyacı bu olduğuna göre, dünyadaki en büyük ihtiyacı da budur. Kutsal Kitap’a dayalı gerçek vaaz, Tanrı’nın sözünün sadık bir şekilde ele alınmasını gerektirir. Söz’e sadık vaizler, Mark Dever’in de belirttiği gibi, “pasajın ana noktasını vaazlarının ana noktası” haline getirenlerdir. Gerçek vaizlik zahmetli bir iştir ve vaizlerin sanatlarında öğrenmelerine ve büyümelerine devam etmelerini gerektirir. Vaizlikteki gelişimin bir parçası da hata yapmak ve hataları düzeltmektir. Bu makalede bu hataların bazıları açıklanıp nasıl üstesinden gelinebilir diye düşünülür.
Kaynak
Kitap İncelemesi: “Onur, Hamilik, Hısımlık ve Arınma”
David DeSilva kitabında, İsa’nın ve elçilerin yaşadığı dönemdeki Yahudi ve Grek (ve Roma) dünya görüşünün dört önemli öğesinden söz eder. Bu öğeler onur, hamilik, hısımlık ve paklıktır. Yazar, Kutsal Kitap dönemindeki din dışı kaynakları kullanarak Eski Antlaşma döneminde sözü geçen bir öğenin nasıl anlaşıldığını açıkladıktan sonra o öğenin Yeni Antlaşma dönemine gelindiğinde nasıl değiştiğini, geliştiğini de anlatır.