Bu sayfa yazdırılamaz.
Li-derkenar
Gelecek Kirliliği
Mesih imanlısı için bilgelik son derece önemlidir. Kutsal Kitap’a göre bilgelik, Rab’be duyduğumuz sevgi ve saygıdan dolayı, hayatımızın her alanında O’nun isteğinin doğrultusunda yaşamayı bilmek demektir. Bilgelik bizden her duruma yönelik “doğru” bir davranış bekler. Böylece bilgelik “doğru şeyi, doğru şekilde, doğru zamanda ve doğru niyetle yapmak” olarak tanımlanabilir. Yani, her durumda Rab’be yakışan bir niyet, duruma uygun bir davranış ve yaklaşım söz konusudur. Ayrıca, Rab’be yakışan bir zamanlama da söz konusudur.
Düşünce
Yardımcı Üreme Tıbbı
Bugün tıbbî girişimlerle çocuk sahibi olma isteği yapay yollarla gerçekleştirme imkânına sahibiz. 1978 yılında doğan ilk “tüp bebek” Louise Brown’dan bu yana dünya genelinde yaklaşık 10 milyon çocuk bu yöntemlerle dünyaya gelmiştir. Tıptaki bu ilerlemeler, cevaplanması gereken yeni etik soruları da beraberinde getirmiştir. Çocuk sahibi olma arzusunu gerçekleştirmek adına tıbbi destekli üreme etik açıdan savunulabilir mi? Çok yönlü bir meseleyi tek açıdan ele almanın güçlüğünün yanında, bu soruya etik açıdan uygun bir yanıt bulmaya çalışmak gerekmektedir.
Kitap
Rabbimizin İsminin Tercümesi: Kutsal Kitap ve M.Ö. birinci yüzyılda kullanılan dillere dayalı olarak Hristiyan çevirilerde Rabbimizin adı nasıl yazılır?
İyi bir çeviriyi üretmek bir sanattır. İyi bir çevirmen, bir yazar kadar hünerli olmalıdır ve bu hüner özellikle Kutsal Yazıları İbranice, Aramice ve Grekçeden yerel bir dile çevirirken ortaya çıkar. Türkçede mevcut olan en yaygın iki çeviri olan Kitab-ı Mukaddes ve Kutsal Kitap yanı sıra artık İngilizce Word English Bible’ı temel alan Yorumsuz Türkçe Çevirisi vardır. Bu çeviride çevirmenler burada ilginç bir seçim yapmışlardır: Rabbimizin ismini “İsa” yerine “Yeşua” olarak çevirdiler. Peki, İncillerde Ἰησους (İēsous) olarak yazılan bu isim kendi zamanında nasıl telaffuz ediliyordu? Hangi diller kullanılıyordu? Buna dayalı olarak Rabbimize Türkçede “Yeşua” olarak hitap etmemiz doğru mudur, yoksa değil midir? Bu sonucu da neye dayandırıyoruz? Bu soruların cevaplarını bulmak için üç temel anlayışa başvuruyoruz: İlk olarak Eski Antlaşma’nın Grekçe çevirisi olan Septuaginta’da Ἰησους (İēsous) isminin hangi İbranice ve Aramice isimlerin çevirisi için kullanıldığına bakalım. İkinci olarak Rabbimizin yaşadığı M.Ö. ilk yüzyılda kullanılan dillere ve onların yaygınlıklarına bakacağız. Üçüncü olarak ise uygunlaştırma prensibine dayalı olarak Müjde’yi ve Kutsal Kitap çevirilerinde bu ismi nasıl ele almalıyız diye düşüneceğiz.
Tarih
“İlk İlahi” Bizi Bir Şarkıyla İmanlılar Cemaatine Katıyor
Bir asır önce, Mısır'daki antik kalıntılarında kazma yapan arkeologlar yırtık pırtık bir papirüs parçasını ortaya çıkardılar. Üzerinde İ.S. 200'lü yılların ortalarına tarihlenen bir ilahinin kalıntıları vardı; sözleri ve müzik notaları ile! Onlarca yıl boyunca Oxford Üniversitesi'nde iklim kontrollü bir kasada saklandı. Ta ki John Dickson onunla karşılaşana kadar....
Hizmet
Disiplin
Türk kültüründe yetişmiş bir Hristiyan ve bir baba olarak disiplini yeniden ve yeniden keşfetmek durumunda kalıyorum. Tam olarak çocuğuma nasıl bir disiplin uygulamam gerektiği konusunda bazen deneyimlerimden, bazen aldığım eğitimden ve tüm bunları saran Kutsal Kitap’ta, Tanrı’nın önerdiği yöntemleri kullanarak, yollar geliştirmeye çalışıyorum. Aynı zamanda yaşadığımız toplumun olumlu ve olumsuz girdileri de bir şekilde tutumumu etkilemektedir. Biraz teknik, biraz pratik biraz da Kitabi (Kutsal Kitapsal) olarak bu konuya biraz daha mercek tutalım.
Kaynak
Neyi Seviyorsan Osun: Alıntılar
James K. A. Smith ABD’de Calvin Üniversitesi’nde felsefe profesörü olarak görev almaktadır. Smith kültürel litürjilerin iyi olsun, kötü olsun, bizlere nasıl ve neyi sevmemiz öğrettiğinin kanısındadır. Aile buluşmaları, ulusal marş söylemek, hatta belirli bir futbol takımının taraftarı olmak gibi tekrarlanan uygulamalar yüreklerimizi belirli bir yöne yöneltir ve böylece bizlere kim olduğumuzu ve nereye ait olduğumuzu söyler. You Are What You Love (Ne Seviyorsan Osun) adlı bu kitapta, Smith Hristiyanlık içindeki uygulamaların (litürjilerin) İsa’nın bir öğrencisinin yüreğini şekillendirmenin gerekli bir unsuru olduğunu yazar. Okuyuculara sorduğu sorular, “Yüreklerimizi şekillendirmekte olan hangi “litürjilere” hâlihazırda katılıyoruz?” ve “Bu litürjilerin bizde yaratmakta olduğu değişimden memnun muyuz?” dur. Burada kitabın mesajını özetleyen alıntılar derlenmiştir.