Kasım 2009 Buğday Semineri’nde Yapılan Konuşma
Disiplin denildiğinde aklınıza ilk ne geliyor çok merak ediyorum. Çünkü gerçek anlamını kavrayana kadar, yıllarca benim için hoş olmayan bir kelimeydi disiplin. İlk kez disiplin kelimesini ortaokulda öğrendim. Bir gün okuldayken nöbetçi öğrenci ders sırasında kapıyı çaldı ve bir arkadaşımın ismini anons ederek disipline çağırıldığını bildirdi. İlk kez o zaman duydum bu kelimeyi ve çok merak ettim. Acaba arkadaşım nereye gidiyordu? Yaklaşık 10 dakika sonra boynu bükük, omuzları çökmüş, kulakları ve yüzü kıpkırmızı, ağlamaktan gözleri şişmiş ve aynı zamanda burnundan soluyan bir kişi olarak sınıfa döndü. Dersler bitene kadar da ağzını bıçak açmadı. O gün anladım ki disiplin kelimesini duyunca biraz tedirgin olmak gerekiyor.
Türk kültüründe yetişmiş bir Hristiyan ve bir baba olarak disiplini yeniden ve yeniden keşfetmek durumunda kalıyorum. Tam olarak çocuğuma nasıl bir disiplin uygulamam gerektiği konusunda bazen deneyimlerimden, bazen aldığım eğitimden ve tüm bunları saran Kutsal Kitap’ta, Tanrı’nın önerdiği yöntemleri kullanarak, yollar geliştirmeye çalışıyorum. Aynı zamanda yaşadığımız toplumun olumlu ve olumsuz girdileri de bir şekilde tutumumu etkilemektedir.
Biraz teknik, biraz pratik biraz da Kitabi (Kutsal Kitapsal) olarak bu konuya biraz daha mercek tutalım.
Disiplin Ne Demektir?
Disiplin kelimesi Latince kökenli olan “disciplina” kelimesinden gelir ve “öğretme” ya da “öğrenme” anlamında kullanılır.
Aslında disiplinin gerçek hedefi de bu olmalıdır, yani “çocuğa, iyi davranışın ne olduğunu öğretmek” olmalıdır.1
Diğer bir tanımla: Disiplin, ilişki içinde olan tüm kişileri eşit olarak bağlayan, herkes için açık ve net olan kurallar olarak tanımlanabilir. Ayrıca disiplin istenen ve düzenli olan davranışların kazandırılmasını amaçlayan bir yetiştirme anlayışıdır. Disiplinde amaç kişinin özdenetimini sağlayabilmek yani kendi kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir.
İlerleyen satırlarda konuyu derinlemesine irdeleyeceğiz.
Toplumumuzda Göze Çarpan Disiplin Sorunları
Toplulumuzda hem ailede hem okulda hem de kiliselerimizde maalesef ciddi disiplin sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktayız. Anne babasının sözünü dinlemeyen çocuklar, asilik içinde markette istediği alınmadığı için ortalığı yıkan çocuklar, Pazar Okulunda düzeni bozarak derse engel olanlar... Hatta ve hatta anne babasına karşı şiddet kullanan çocuklardan bahsetmek mümkündür. Diğer taraftan bakıldığında okulda kafasında cetvel kırılan, evde acımasızca, işkenceye varan şiddete maruz kalan, kilisede herkesin önünde velileri tarafından dövülerek ve sövülerek aşağılanan çocuklardan da bahsetmek mümkündür.
Çocukların bu şekilde yetiştirilmesi daha sonra ciddi boyutlarda sorunlar çıkaracaktır.
Süleyman’ın Özdeyişleri 29:15‘de şöyle der “Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır”. Şu senaryoyu şimdi zihninizde canlandırmaya çalışın: “Markette isteği alınmayan çocuk büyük bir öfke ile kendini yere atıp bağırmaya, çığlıklar atmaya başlar. Annesi isteğini yerine getirmedikçe daha çok bağırır, sesini yükseltir ve yerde tepinip topaç gibi yuvarlanır. Anne ne yapacağını şaşırmış, üzerindeki bakışlardan erimiş bir şekilde çareyi çocuğun isteğini yerine getirerek kurtulmakta bulur. Böylece hem çocuk susmuş hem de çevredeki ayıplayan bakışlardan özgür olmuştur”. Buradaki resim çok önemli tesbitlerde bulunmamıza yardım eder. Öncelikle çocuk yeni bir dil geliştirmiştir. Bağır, ağla, tepin ve isteğini al! İkincisi Kutsal Kitap’ta yazdığı gibi çocuk kendi haline bırakılmış (Tanrı’nın istediği gibi eğitilmemiş) ve annesini utandırır konuma gelmiştir. Üçüncü olarak artık ipler, yani otorite annede değil çocuktadır. Bir sonraki olayın ne zaman, nerede ve hangi şiddet sınırları içinde olacağına dair kimse bir şey söyleyemez. Ancak ilerleyen zaman içinde sorunların müdahale edilemez biçimde gelişeceği kesindir.
Çocukların disiplini öncelikle aile içinde gerçekleştirilmelidir. Özellikle bu anne babaya Tanrı tarafından verilen bir sorumluluktur. Elbette anne baba eğitimci işbirliği de bu konuda çok önemlidir. Eğitimcilerin (Pazar Okulu öğretmenlerinin) çocuklar üzerinde biraz daha sınırlı yetkileri olmakla beraber yine de yaptırımları ve verecekleri güzel mesajlar vardır. Bana göre öğretmenler sadece fiziksel acı verme yöntemini kullanmamalıdırlar. Çocuklara vurmamalı, eğer aile bu yöntemi kullanıyorsa bu uygulamayı anne babalara bırakmalıdırlar. Bu özel uygulama dışında eğitimcilerin çocuklarda disiplin uygulama hakkı olmalıdır ki eğitim öğretim ve karakter gelişimi sağlıklı olsun.
Bir çoğunuz kültürümüzde disiplin ve terbiye ile ilgili birçok söz olduğunu bilir. Bunlardan birkaçı:
- Ağaç yaşken eğilir.
- Kızını dövmeyen dizini döver.
- Hocanın vurduğu yerde gül biter.
- Dayak cennetten çıkmadır.
- Eti senin, kemiği benim...
gibi çeşitlemeler biraz da olsa kültürümüzdeki anlayışı ortaya koymaktadır.
Genelde mevcut tabirler şiddet ağırlıklı sözler olsa da şiddet kullanmadan önce yapılacak bazı uygulamalarla da iyi karakterli çocuklar yetiştirmemiz mümkündür.
Çevremize baktığımızda çocukların gösterdiği uyum ve davranış sorunlarının nedenlerinden birisi anne babalarının onlara uygun sınırlar koymamalarıdır. Bazı ailelerde disiplin yok gibidir. Çocuğun tüm davranışları hoşgörüyle karşılanır. "Çocuktur yapar", "o daha çok küçük yüklenmeyelim" düşünceleriyle çocuğa sınırsız haklar tanınır. Çocuk istenmeyen bir şey yaptığında ana baba yumuşak bir şekilde "yapma" mesajı verir, defalarca aynı mesajı tekrarladıktan sonra ikna edici nedenler ve açıklamalarda bulunulur. Bu arada çocuk istediği şeyi yapmaya devam etmektedir.
Bazı evlerde ise disiplin vardır ancak ne zaman, nerede uygulanacağı belirsizdir. Anne babanın tutumu aşırı hoşgörü ile sert cezalandırmalar arasında gidip gelmektedir. Normalde izin verilmeyen bir davranış, anne babanın uğraşacak zamanı olmadığında ya da keyifleri yerinde olduğunda görmezlikten gelinir. Çocuk nerede durması gerektiğini bilemez. Davranışlarını "ne zaman yaparsam cezadan kurtulurum" sorusuna göre ayarlar.
Anne babalar kendi ruh durumları, çocuğun yapısı ve çevre koşulları nedeniyle çocuklarına karşı tutarsız davranabilirler. Hiçbir evde her zaman tutarlı olmak mümkün değildir. Burada sözü edilen tutarsızlık sürekli devam eden tutarsızlıktır. Birgün görmezlikten gelinen davranış, ertesi gün ağır ceza görüyorsa, annenin yaptığını baba bozuyor ya da babanın verdiği cezaya anne karşı çıkıyorsa, tutarsızlık gerçekten vardır. Tutarlı olmayan yaklaşım gevşek ve katı tutumların tüm sakıncalarını taşır. Çocukların sorumluluk almalarını engeller hem de onları aşırı zorlama ve isyana teşvik eder.
Tutarsız yaklaşım içinde annelerin sık başvurduğu yollardan birisi de acındırma yoludur. "Beni çok üzüyorsun", "sizin yüzünüzden hasta oldum", "beni birazcık seviyorsan yapma" diyerek çocuğun söz dinlemesini sağlamaya çalışan anneler vardır. Bu yolla çocuk endişelenir ama yine söz dinlemez hatta daha hırçın davranır.
Bütün gün bağıran, azarlayan, söylenen anneler vardır. Çocuk davranışını annenin ses tonuna göre ayarlamayı öğrenmiştir. Anne en yüksek ses tonuyla bağırmadan söz dinlemez. Babaya şikayet etmek, babanın öfkesiyle korkutmak da diğer bir tutarsız yaklaşım örneğidir. Akşam baba eve gelince önce çocukların bütün gün yaptıkları anlatılır daha sonra "bu seferlik affet babası bir daha yapmayacağına söz versin" denilerek babayla çocukların arasına girilir. Çocuk uyarıların uygulanmayacağını öğrenir, ertesi gün aynı senaryo tekrar yaşanır.
Uygulanması sakıncalı olan ama ana babaların sık başvurduğu yöntemlerden birisi de çocuğa küsmektir. "Konuşma benimle, ben senin annen değilim", "git başka anne bul" cümleleriyle çocuğu yola getirmeye çalışmak ve bunu uzun süre sürdürmek çocuğa küsmeyi öğretir. Çocuk tedirgin olur ve annenin kendisiyle barışması için elinden geleni yapar. Sonunda zaten vicdanı rahat olmayan anne hiçbirşey olmamış gibi barışır. Bazen anne çocuk arasındaki ilişki küslük öncesinden daha yakın olur.
Disiplin, bir eğitim aracı olarak düşünüldüğünde korkutma, utandırma, gururunu kırma gibi kavramlarla iç içe olmamalıdır. Disiplinin iki temel amacı vardır; birincisi, çocuğa anlaşılır, kesin ve sınırları olan, güvenli bir ortam sunmaktır. Bu ortam çocuğun sağlıklı gelişimi için gereklidir. Disiplinin ikinci amacı ise, çocuğun kendi kendini yönetme yeteneği yani özdenetim kazanmasıdır. Çocuk denetim altında değilken de öğrendiklerini uygulayabilmeli, kurallara uymayı sürdürebilmelidir. Anne babası yanındayken kurallara uyan, ama denetim kalkınca çığrından çıkan çocuk özdenetim yeteneği kazanmamış demektir.
Bazı anne babalar, disiplini, sorun olduğu zamanlarda başvurulacak uygulamalar olarak görürler. "Çocuğum söz dinlemediği zaman ne yapmalıyım?", "Bana vurduğu zaman ben de ona vurabilir miyim?", "Verdiğimiz hiçbir ceza işe yaramıyor, ne yapacağımızı şaşırdık" ifadeleri bu bakış açısını tanımlar. Bu anne babalar için disiplin, acil durumlarda dokunulması gereken bir alarm düğmesidir. Böyle bir disiplin anlayışı eğitici değil cezalandırıcıdır. Önceden bir hazırlık yoktur, olay anında tepkisel yaklaşılır. Bu duruma gelmemek için disiplin, yaşamın bir parçası olarak görülmeli, "sorunları önceden önlemek için neler yapmamız gerekiyor" sorusuna yanıt aranmalıdır.
Anne babaların etkili ve kesin sınırlar koyamamasının bir nedeni de çocuklarının sevgisini kaybetme korkularıdır. Çocuklar anne babanın bu korkusunu hissederler ve sınırlarla karşılaştıklarında onları sevmemekle tehdit ederler. "Sen kötü bir annesin, senden nefret ediyorum", "çok acımazsızsın, beni hiç sevmiyorsun" gibi cümlelerle anne babaya geri adım attırmayı başarırlar. Hiçbir çocuk sınırları isteyerek, memnuniyetle kabul etmez. Çocuğun kural koyan anne babaya "bu kuralları benim iyiliğim için koyduğunuzu biliyorum, iyi ki kurallarınız var" demesini beklemek yanlıştır. Anne baba olmanın zor taraflarından birisi de konulan kurallar nedeniyle çocuğun kızgın olmasını tolore edebilmek ve geri adım atmamaktır. Çocuğuyla yakın ilişki kurmayı onunla "arkadaş" gibi olmakla karıştıran anne babalar da vardır. Arkadaşlık ilişkisinde eşitlik vardır, taraflar biribirlerine öneride bulunabilir, kararlar uzlaşarak alınır, yaptırım yoktur. Önerilen şey istenirse yapılır, istenmezse yapılmaz. Oysa çocuklar için evde tutarlı kurallar ve sınırlar koyan, sevgi ve destek veren bir anne baba gereklidir. Anne baba sınırını koymalı, çok memnun olmasa bile uygulamaya devam etmelidir.2
Disiplin Neden Gereklidir?
Tüm anne babalar ve Pazar Okulu eğitimcileri bilmelidir ki disiplin kesinlikle gereklidir çünkü Kutsal Kitap’a göre insan akılsızlığa meyillidir, özerk olma hevesi mevcuttur ve otoriteye boyun eğmeme isteği disiplini gerekli kılar.
- Günah yüzünden.
- Çocuğa bilgelik vermek için: Özd. 29:15; Ef. 6:4
Çocukların anne babalarını utandırmaması için: Özd. 29:15
Çocuğu cehennemden uzak tutmak için: Özd. 23:13-14 - Çocuğun hayatının mahvolmaması için: Özd. 19:18
Bir başka deyişle disiplin çocuklarımızın iyiliği içindir. Çocuklarımızın yeryüzünde mutlu bir yaşam sürmeleri ve cennete hazırlanmaları içindir. Diğer bir sebebi de Tanrı çocukların diğer yöneticilere de saygılı olabilmeyi öğrenmeleri için anne-baba yönetimini kurmuştur.
“Yürek herşeyden daha aldatıcıdır, iyileşmez. Onu kim anlayabilir? Ben RAB, herkesi davranışlarına, yaptıklarının sonucuna göre ödüllendirmek için yüreği yoklar, düşünceyi denerim.” ‑ Yeremya 17:9-10
“Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.” ‑ Süleyman’ın Özdeyişleri 22:15
“Nitekim suç içinde doğdum ben, günah içinde annem bana hamile kaldı.” ‑ Mezmur 51:5
“Rab baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte”. ‑ Yaratılış 6:5
“Çünkü insan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür”. ‑ Yaratılış 8:21b
Eğer yukarıdaki tüm şeyleri uyguladığınız halde çocuk disipline tepki vermiyorsa bir yöntem daha var.
Disiplin ve Fiziksel Acı Verme Yöntemi
Fiziksel disiplin genelde halk arasında “dayak” anlamında kullanılır. Aslında Kutsal Kitap da geçen kelime sopa, değnek, terbiyedir. Yine Türk dilinde kullandığımız başka bir kelime daha vardır ki bizim için biçilmiş bir kaftan gibidir: TEDİP! Bu kelime diğerlerine nazaran biraz daha amacı açıklayan bir ifadeye sahiptir. Birlikte tedip ve diğer kelimelerin anlamlarına bakalım:
Tedip:
- Uslandırma yola getirme, terbiye etme
- Kelime anlamı edeplendirmedir. Terbiye, adap öğretmek için hafiften şiddet kullanma anlamına gelir. Medeni kanun tarafından çocuklar üzerinde tatbik edilmek üzere anne ve babalara tanınan yetkidir.
Dayak: Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek.
Terbiye: Eğitim, görgü.
Islah: Düzeltme, iyileştirme
Ceza:Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
Edep: İyi ahlak, incelik.
Yaramaz: Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.
Aslında İspanyolcada güzel bir söz vardır,
“Yaramaz çocuk yoktur ama kötü yetiştirilmiş çocuk vardır”.
Çocukların hepsi işe yarar ve Tanrı için yetiştirilebilirler. Ancak burada anne-baba ve öğretmenlerin rolü büyüktür.
Ceza ve Disiplin Arasındaki Farklar
| CEZA | DİSİPLİN | |
| Amaç | Yapılan bir kötülüğün karşılığını verme | Yanlış hareketleri düzeltip, kişiyi olgunlaşmak üzere eğitmek |
| Odak Noktası | Geçmişte yapılan kötülükler | Gelecekte yapılacak iyi hareketler |
| Tutum | Anne-babanın saldırganlığı ve sinirliliği | Anne-Babanın sevgi ve ilgisi |
| Çocuğa Verdiği Duygu | Korku ve suçluluk | Güvenlik |
Disiplin Nasıl Uygulanır?
- Çocuğa uygun (Karakteri)
- Yaşa uygun (Örneğin 5 yaş çocuğu ile 8 yaş çocuğuna aynı şekilde davranamazsınız.)
- Suça uygun
- Fiziksel ceza gerekli olabilir....3
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.
‑ Süleyman’ın Özdeyişleri 13:24
Çocuğunu terbiye etmekten geri kalma, Onu değnekle dövsen de ölmez. Onu değnekle döversen, Canını ölüler diyarından kurtarırsın. ‑ Süleyman’ın Özdeyişleri 23:13-14
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır. Kötüler çoğalınca başkaldırı da çoğalır, Ama doğrular onların düşüşünü görecektir. Oğlunu terbiye et, o da sana huzur verecek Ve gönlünü hoşnut edecektir. Tanrısal esinden yoksun olan halk Sınır tanımaz olur. Ne mutlu Kutsal Yasa'yı yerine getirene! Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz. ‑ Süleyman’ın Özdeyişleri 29:15-19
Çocuğu tutması gereken yola göre yetiştir, Yaşlandığında o yoldan ayrılmaz. — Süleyman’ın Özdeyişleri 22:6
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır. — Süleyman’ın Özdeyişleri 22:15
Hedef Nedir?
Çocuğu tutması gereken yola göre yetiştir, Yaşlandığında o yoldan ayrılmaz. — Süleyman’ın Özdeyişleri 22:6
Terbiye edilmeye yanaşmayanı Yokluk ve utanç bekliyor, Ama azara kulak veren onurlandırılır. — Süleyman’ın Özdeyişleri 13:18
Terbiyeden kaçan kendine zarar verir, Azara kulak verense sağduyu kazanır. — Süleyman’ın Özdeyişleri 15:32
Ey çocuklar, Rab yolunda anne babanızın sözünü dinleyin. Çünkü doğrusu budur. "İyilik bulmak, yeryüzünde uzun ömürlü olmak için annene babana saygı göstereceksin." Vaat içeren ilk buyruk budur. Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rab'bin terbiye ve öğüdüyle büyütün. — Efesliler 6:1-4
Ey çocuklar, her konuda anne babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü bu Rab'bi hoşnut eder. Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır. — Koloseliler 3:20-21
- Çocuğun otoriteye doğru karşılığı vermesi (anne baba, öğretmen, vs.)
- Nihai olarak Tanrı’ya itaat etmesi,
- Bu görev hem anne babanın hem de öğretmenin, Tanrı tarafından verilen bir kahyalık görevidir.
- Sadece davranış meselesi değil, yürek meselesidir. Böylece ‘geçmiş bir davranışı cezalandırmak’ değil, ‘gelecekteki doğru davranışlara yol açmak’ niyetiyle yapılmalıdır.
- Tanrı’ya, velilere, öğretmene ve arkadaşlara saygı göstermeyi öğrenmesi amacıyla yapılır.
Süleyman’ın Özdeyişleri 19:18’de “Henüz umut varken çocuğunu eğit, onun yıkımına neden olma” der. Bu önemli bir uyarıdır. Hristiyan anne babalar, eğitimciler hatta pastörler çok çok uzun vadeli düşünmek zorundadırlar. Çünkü şu anda devraldığımız meşaleyi bir gün çocuklarımıza devredeceğiz. Hâlâ fırsatımız varken çocuklarımızı Tanrı yolunda eğitmeli ve iyi karakter sahibi olabilmeleri için gereken disiplini sağlamalıyız. Böylece sonları yıkım olmaz ve vereceğimiz meşaleyi de bir sonrakilere aktaracak durumda olurlar. Böylece imanlı neslinin devamını sağlamış oluruz.
Kaçınmamız Gerekenler: DİKKAT!
Çocukların “umutsuzluğunu” veya “öfkesi”ni uyandırmamak için çok dikkatli olmak gerekir (Kol. 3:21 ve Ef. 6:4). Çocuklarımızı disiplin ederken keyfi, istikrarsız, tutarsız, mahkum edici bir tutum içinde olursak çocuklarımızı tamamen kaybedebiliriz. Ayetlerde verilen öğütlere iyi kulak vermeliyiz. Sevgili öğretmenler ve anne babalar, düşüncesiz ve öfke ile çocuklarımızı incitirsek onların cesaretlerini kırar hatta onlarla ilişkimizi yitirebiliriz. Özellikle ergenlik dönemine gelmeden çocuklarımızla iyi ilişkiler içinde olmamız uzmanlarca salık verilmektedir.
Birkaç Pratik Öneri
- Çocuğunuzla ilgili kuralları onunla birlikte koyun. Onu işin içine kattığınızda konuların sorun olmadan çözüldüğünü göreceksiniz.
- Kural koyarken klişelerden kaçının her çocuğun yapısı ve ihtiyaçları farklıdır. Kural koyduğunuz konularda çocuğunuzun ihtiyaçlarını da hesaba katın.
- Çocuğunuza çok kızdığınız zaman, tepki vermeden önce yavaş yavaş iki derin nefes alın.
- Çocuğunuza hesap sormak veya olumsuz bir eleştiri yöneltmek için asla yemek saatini ve yemek masasını seçmeyin. Yemek masası her zaman eğlenceli bir ortam olmalıdır.
- Ceza neyin yapılmayacağını söyler, ödül ne olursa daha iyi olacağını gösterir. Mümkün olan her durumda ödülü tercih edin.
- Kuralların çok fazla veya belirsiz olmamasına dikkat edin aksi takdirde çatışmalar artar. Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız o kadar çok çatışır, kızar, disiplin sorunu yaşarsınız.
- Düşüncelerinizi ve değerlerinizi çocuğunuza zorla benimsetmeye çalışmayın, çocuğunuzu bu konuda zorladıkça sizden uzaklaşır.
- Problemleri çözmek için güç kullanırsanız çocuğunuz büyüdükçe dozunu arttırmak zorunda kalacağınızı unutmayın. Ayrıca dövülen her çocuk kavga, geçimsizlik ve düşmanlığı öğrenir.
- Çocuğunuza verdiğiniz eğitim güce ve zorlanmaya dayanıyorsa bağımlılık gelişir ve olgunlaşmamış bir çocuk yetiştirmiş olursunuz.
- “Bir tek doğru var o da benim söylediğimdir.” Tavrında olmak, çocuklarınızı sizin doğrularınızdan uzaklaştırır.
- Ceza gelişmeyi engeller ödül gelişmeye katkı sağlar.
- Emir vermek yerine seçenekler sunun. Karar vermek çocuğun kişiliğini güçlendirir. Emirler ise huzursuzluk ve kargaşa yaratır. Örneğin “dişlerini pijamalarını giydikten sonra mı yoksa önce mi fırçalayacaksın” diye sormak, “git dişlerini fırçala” demekten çok daha etkilidir.
- Eğlenceli olun durumları oyuna çevirin. Birlikte temizlik yapıp ortalığı toplarken onu Süpermen yapabilirsiniz.
- Doğal sonuçların oluşmasına izin verin. Fazla müdahaleci ya da kurtarıcı olmayın. Bütün uyarılarınıza rağmen bornozunu ya da havlusunu asmayan çocuğunuz ertesi gün onu hâlâ ıslak olarak bulsun.
- Görmek istediğiniz davranışları sergileyin. Öğüt vermek yerine ona davranışlarınızla örnek olun. Çocuklar için eylem sözden daha etkilidir. Çocuk duyduğunu değil gördüğünü öğrenir ve uygular.4
Uygulama
- Sıra siz okuyucuların vereceği birkaç karara geldi. Acaba sizin disiplin konusundaki felsefeniz ne olacak? Siz çocuklarınıza nasıl davranacaksnız?
- Eğer anne baba olarak çocuklarınıza haksız yere ya da öfkeyle dayak attıysanız/atıyorsanız ve yüreğinizde bir yük varsa tövbe edebilir ve Rab’den şifa alabilirsiniz.Mükemmel anne babalar olamasak da hatalarımızı görüp yolumuzdan dönerek daha iyi veliler olabiliriz.
- Ya da çocukluğunuzda haksız yere ve öfkeniz uyandırılmış biçimde dayak yemiş, cezalandırılmış ve incinmiş olabilirsiniz. Anne babanızı ya da öğretmeninizi ya da size disiplin konusunda acı veren bir büyüğünüzü bağışlayabilir ve şifa bulabilirsiniz.
Kaynaklar
- “Disiplin Nedir?” Dersimiz.com. < http://www.dersimiz.com/rehberlik/yazi.asp?id=130 > (03 Mart 2010 tarihinde ulaşılmıştır).
- Narramore, Bruce. Anne Babaların Çocuk Yetiştirme Kılavuzu. İstanbul: Yalçın Ofset.
- papillon. “Çocuk Eğitiminde Disiplin.” Okul Önceciyiz Biz. < http://www.okulonceciyiz.biz/showthread.php?t=2271 > (03 Mart 2010 tarihinde ulaşılmıştır).
- Phipps, Brian. “‘Eyvah Baba Oldum!’ Ebeveynlik Hakkında Tanrı Ne Diyor?” e-manet Dergisi, Sayı 10, Ocak-Mart 2006. s. 13-16.
- Tripp, Tedd. Çocuk Yüreği. Ankara: Kucak Yayıncılık, 2003.
“Yeni Başlayanlar İçin Displin Dersleri.” Güzel Rehber.net. < http://www.guzelrehber.net/nedir/disiplin-dersleri.php > (03 Mart 2010 tarihinde ulaşılmıştır).
- 1“Yeni Başlayanlar İçin Displin Dersleri,” Güzel Rehber.net, http://www.guzelrehber.net/nedir/disiplin-dersleri.php > (03 Mart 2010 tarihinde ulaşılmıştır).
- 2papillon, “Çocuk Eğitiminde Disiplin,” Okul Önceciyiz Biz, http://www.okulonceciyiz.biz/showthread.php?t=2271 > (03 Mart 2010 tarihinde ulaşılmıştır), vurgu eklenmiştir.
- 3Brian Phipps “‘Eyvah Baba Oldum!’ Ebeveynlik Hakkında Tanrı Ne Diyor?” e-manet Dergisi, Sayı 10, Ocak-Mart 2006, s. 13-16.
- 4“Disiplin Nedir?” Dersimiz.com, http://www.dersimiz.com/rehberlik/yazi.asp?id=130 > (03 Mart 2010 tarihinde ulaşılmıştır).