Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Hizmet

Hizmetiniz Ömür Boyu Sürecek

Yayın Tarihi: 11.01.2021

Bazılarımız “Doğruların yolu şafak ışığı gibidir, giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir” (Özd. 4:18) gibi bir metni okuduğumuzda neden ışığımızın hâlâ bu kadar zayıf göründüğünü merak edebilir.

Ayet, Rable yürüyorsanız yaşamınızın “içinizde Mesih”in olmasıyla, bunun da size yüceliğe kavuşma umudu vermesiyle” (Kol. 1:27) gün aydınlandığına giderek daha çok kavuştuğunu öğretir. O’nun kayrası altında geçen yıllar sizi daha çok etkili, daha çok alakalı, daha çok verimli kılar; daha az değil. Yakında görkeminiz aynı öğle güneşi gibi parlayacak, asla sönmeyecektir.

Bu makale, görkeminin açığa çıkışının fazla uzun sürdüğünü hisseden her bir genç adam içindir. Mesih uğruna kendi izini bırakmak için daha çok fırsat kollama konusunda durmayan, can atan ve ihtiras (tanrısayar bir ihtiras) taşıyan, hizmetteki her bir genç adam içindir. Evet, karışık motivasyonlara sahipsiniz. Kim öyle değil? Fakat müjde hasadından büyük bir ekin yığını biçme arzunuz Tanrı’dandır.

Tanrı sizi Kendi suretinde, krallığının mensubu olarak, bu dünyada O’nun amaçlarını ilerletmeniz için yarattı.

O sizi bir hiç olmanız için yaratmadı. Sizi Kendi suretinde, krallığının mensubu olarak, bu dünyada O’nun amaçlarını ilerletmeniz için yarattı (Yar. 1:26). Yazgısı olan bir adamsınız ve bunu hissediyorsunuz. Öyleyse yaşam rotanızı, yani neleri beklediğinizi ve onu nasıl iyi yönlendireceğinizi bir düşünelim. Ben hislerinize saygı duyan bir büyüğünüz olarak kendi düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Şimdi, hizmetinizin çok yavaş büyüyor gibi göründüğü dönemlerle ilgili Kutsal Yazılar’dan çıkan üç öğüdü vereyim.

Kendinize Zaman Tanıyın

İlk öğüt: “Bunlar da önce denensin” (1Ti. 3:10). Elçi Pavlus bunu müstakbel kilise görevlileri için talep etmişti. Fakat genç bir adamın denenmesi, kendisine önderliğe hazır olduğunu kanıtlayacak bir zaman tanınması, kilise ihtiyarı görevine uygunluk gereklerinde de ima edilmiştir. Gelecekte ihtiyar evliliğinde sadık olmalı, öğretebilmeli, ev halkını iyi idare edebilmeli, yeni bir imanlı olmamalı ve başkaları tarafından iyi biri olarak tanınan biri olmalıdır (1Ti. 3:1-7). Kimse bu noktaya hızla veya kolayca gelmiyor.

Kendinizi gerçekte olduğunuzdan daha hazır hissediyor olabilirsiniz. Belki sizden yaşça büyük bir Hristiyan önderin yaptıklarını gözlemlediniz ve “Ben de onun yaptığını yaparım; belki daha da iyisini” diye düşündünüz. Fakat o adamın yaptığı şey göründüğünden daha zordur. Yaşça büyük bir önderin iyi bir performans sergilemesi, insanların buna karşılık vermesi ve hizmetinin gelişim göstermesinde aslında gerçek şudur: O adamın iç varlığının derinlerinde, ince elenerek geliştirilmiş anlayış, iyice bilenmiş beceriler ve olgun disiplinler anbean onu daha da etkin kılmak üzere işbirliği yapmaktadırlar.

Onun tüm bu içsel gücü ve kabiliyetleri uzun yıllar boyunca güçlükle kazanılmıştır; bazıları da başarısızlıklar aracılığıyla. Örneğin bir pastör hizmeti kolay görünmesini gösterdiğinde tek bir şeyden emin olabilirsiniz: Kolay değildir. Kendisi önce denenmiştir. Kendisi şu anda denenmektedir. Hizmet, bir adamın olgun yıllarında dahi her zaman oldukça çaba gerektirendir. Sevinç verici ve tatmin edicidir ama çaba gerektirir.

 Ben burada onu yüceltiyor veya sizi küçümsüyor değilim. Yalnızca altmışlarında bir adamın, Tanrı’yla birlikte alçakgönüllülükle yürümüşse ve büyümeyi sürdürmeye çaba göstermişse, otuzlarındaki halinden çok daha derin bir adam olduğunu söylüyorum. Başka türlüsü nasıl olur? Bu yüzden kendinize zaman tanıyın. Tanrı sadık bir şekilde size görebildiğinizden çok daha yatırım yapmaktadır. Size değer verir. Sizi hayatınızın ve ölümünüzün nihai, zirve niteliğindeki görevi için hazırlamaktadır. Bu esnada O’nun olgunlaştırma sürecin gücenmeyin.

O’nun planı, zamanlaması ve yöntemleri, hayatınızın sizi bekleyen en harika anlarına iyice hazır olmanızı sağlamaya tümüyle uygundur.

O’nun planı, zamanlaması ve yöntemleri, hayatınızın sizi bekleyen en harika anlarına iyice hazır olmanızı sağlamaya tümüyle uygundur. Fakat gururunuz her şeyden önce denenmeye razı olmayı sindiremezse, tam olarak arzuladığınız geleceği bizzat engellemiş olursunuz. Kendinizi alçaltın, sabırlı olun, daha derinlere gidin. Bu yolda yürürken keyif almayı da unutmayın. Rab sizinledir ve sizin içindir. Açıkçası acelesi yoktur. Siz neden acele edesiniz?

Zayıflıkta O’nun Gücünü Kucaklayın

İkinci öğüt: “Gücüm, güçsüzlükte tamamlanır” (2Ko. 12:9). Bu tanıdık ayetin Kutsal Kitap’ta olmasının nedeni şudur: Kendi akılsızlığımızla hepimiz heybetli, etkileyici, dikkate değer, dünyayı “büyüleyecek” süper güçlere sahip olmak isteriz. Fakat böyle adamlar çarmıha gerilmiş İsa’yı nasıl vaaz edebilir (1Ko. 2:1-5)? Yalnızca yaraları olan adamlar, yaraları olan günahkârlara, yaraları olan bir Kurtarıcı’yı vaaz edebilir. Öyleyse Tanrı, size bahşedeceği birçok içgörü ve yeteneklerin yanı sıra sizi yaralayacaktır da. A. W. Tozer’ın hikmetli bir sözü vardır: “Tanrı’nın bir adamı derinden yaralamadıkça onu bolca kutsayacağı şüphelidir.”

Hayatınızda bir noktada Tanrı sizi öyle yaralayacak ki, farkında olmadığınız o kendinize güven, hayatınızı o kadar istikrarlı süreklilikle yönlendirdiğiniz için artık size doğal ve masum gelen kendinize güven, kaybın ve ıstırabın altında yıkılacaktır. “Ah, demek Tanrı’ya güvenmek bu anlama geliyor! Şimdi acilen, çaresizlik içinde, daha önce hiç olmadığı kadar ciddi bir amaçla O’na ihtiyacım var.”

İşte o zaman Tanrı size destek olacak. Ve bu acıdan daha derin bir aziz olmuş halde çıkacaksınız. Daha iyi bir vaiz, pastör, önder, danışman, öğretmen ve arkadaş olacaksınız, çünkü daha iyi – bizzat yaralanmış Mesih’e daha benzer – bir adam olacaksınız.

Fakat erkenden “başarıya ulaşmışsanız”, sizi bir yığın insan takip ediyorsa ve farkına varamadığınız ama onunla büyüdüğünüz kibri hâlâ kırılmamışsa,  tehlikede olabilirsiniz. Ben epey armağan sahibi genç beylerin, konumlarının karakterlerinden fazla gelmesi nedeniyle paramparça dağılıp yandıklarını ve yıllarca süren verimli hizmetlerini kaybettiklerini, hatta hizmeti tümüyle bıraktıklarını gördüm.

“Yıldızı parlayan” o kişiye imrenmeyin. Göründüğünden daha tehlikede olabilir. Siz Rab’bin huzurunda tevazu göstermeyi sürdürün. Yolunuza çıkan zorlukları, hayal kırıklıklarını ve aşağılanmaları alçakgönüllülükle kabul edin. Onları “Mesih uğruna” (2Ko. 12:10) kabul edin. O’nun gücü bu yollarla sizde mevcut olacaktır (2Ko. 12:9).

Yazgınızı Kendiniz Edinmeye Çalışmayın

Üçüncü öğüt: “Ya Rab, her şeyi yaparsın benim için” (Mez. 138:8). Sizin hiçbir zaman zorlayıcı olmanız gerekmez, çünkü Rab’bin sizin için bir planı vardır ve bu plan O’na aittir. Şair John Burroughs Hristiyan değildi. Fakat “Bekleme” şiiri oldukça Hristiyan bir dile sahiptir:

Uyurken, uyanıkken, gece veya gündüz,
Aradığım dostlar beni arar,
Beni yolumdan saptıramaz hiçbir rüzgâr
Ya da kaderin gidişatını değiştiremez.

Sizin hiçbir zaman zorlayıcı olmanız gerekmez, çünkü Rab’bin sizin için bir planı vardır ve bu plan O’na aittir.

Rab sizin için amaçladıklarına adanmış olduğundan ötürü, ardından gittiğiniz dostlar ve fırsatlar sizin ardınızdan gelmektedir. Tam şu anda size doğru yoldalar. Buna inanın ve Tanrı dünyaya geliş amacınızın hikâyesini size anlatırken sevinç duyun. Geleceğinize hazır olmanın en iyi yolu alçakgönüllülükle, verimli bir şekilde ve neşeyle şu an olduğunuz konumda Mesih’le yürümektir. Yıllar içinde sizin için amaçladıklarını gerçekleştirirken O’nu izlemeniz için size ön sıradan bir koltuk verecektir.

En Önemsiz Konumu Hedefleyin

Francis Schaeffer, peygamberlik niteliği içeren “Önemsiz İnsan Yok, Önemsiz Konum Yok” (İng.: “No Little People, No Little Places”) vaazında hepimizi uyarmıştır:

İsa Hristiyanların bilinçli olarak en alt konumu hedeflemelerini buyurur. Hepimiz – pastörler, öğretmenler, profesyonel din görevlileri ve profesyonel olmayanlar dahil – “Daha mühim yeri ben alayım, çünkü orası bana İsa Mesih için daha çok etki yaratma fırsatı verir” deme ayartıya yenik düşeriz. Hem bireysel Hristiyanlar hem de Hristiyan organizasyonlar, bizler daha da büyük imparatorluklar kurdukça bunu haklı gösterme ayartısına düşerler. Fakat Kutsal Yazılar’a göre aslında bunun tam tersi geçerlidir: Rab şahsen bizi daha büyük bir yere itelemedikçe, bilinçli olarak en düşük yere yönelmeliyiz.

Schaeffer daha alt, yoğunluğu pek olmayan bir hizmet konumunda olduğumuzda Tanrı’yla yakınlığımızda dikkatimizi bozacak daha az şeyle karşılaşacağımızı açıklayarak devam eder. Gerçekten de güç konusunda ruhsal bir şey ne varsa, yalnızca Tanrı önünde bizzat sessizce durmamızla mümkün olur. Kendi neslimizde süren gerçek savaşa, yalnızca O’nun önünde sessiz kalarak katkı sağlayabiliriz.

Bulunduğunuz yere yerleşin. Bulunduğunuz anı derinden kabullenin. İsa’nın size en yakın olduğu yer burası. O’nun tükenmez kaynaklarının size anbean sunulacağı yer burası: “İyiliğin ne büyüktür ya Rab, onu senden korkanlar için saklarsın” (Mez. 31:19).

Kaynak: “Your Ministry Will Take a Lifetime: My Counsel for Younger Men”, Desiring God, 27.12.2019 < https://www.desiringgod.org/articles/your-ministry-will-take-a-lifetime > (27.11.2020 tarihinde erişildi). İzin ile kullanıldı.

İlk yayınlama: e-manet Sayı 61 (Ocak - Mart 2021), s. 19–21.