Yirminci yüzyılın başında, Charles Cowman adında bir müjdeci, beş yıl içinde Japonya’daki her eve Müjde’yi bildirmeyi hedefledi. Bu hedefe ulaşmak için kendisini feda etti. Durmadan, istirahat etmeden her gün çalıştı, çalıştı ve sonunda hedefine ulaştı. Ancak bu kadar çabadan sonra, Cowman fiziksel olarak harap olmuştu. Altı yıl boyunca bir sürü kalp krizi geçirdi ve giderek hizmet edemez duruma geldi. Eninde sonunda, acılar içinde öldü.1 Cowman’ın ölümünden sonra eşi Letti yaşam öyküsünü yazdı ve kocası Charles’ı Müjde’yi paylaşmak uğruna kendini resmen öldürdüğü için övdü.2
Bu örnek Protestan iş ahlakının aşırı bir örneği olsa da, tam zamanlı hizmet eden Hristiyanların böyle bir hayat sürmesi işten değildir. 2009’da Fuller Institute, George Barna ve Pastoral Care, Inc., tarafından hazırlanmış bir araştırma, ABD’de hizmet eden pastörlerin büyük bir çoğunluğunun haftada 55 ile 75 saat arası mesai yaptıkları sonucunu elde etti.3 Kültürlerarası hizmet eden Hristiyanların çoğu, haftada en az bu kadar hizmet ediyor ve bazen daha çok çalışıyor. Bunun sonucu sık sık tükenme, kronik hastalık ve hizmeti bırakıp seküler iş dünyasına dönmek oluyor. Bazen hizmetler mahvoluyor, evlilikler bozuluyor ve çocuklar arada kalıyor. Türk kilisesindeki önderler için bu çok kötü bir örnektir. Çünkü bu dillendirilmeyen beklentiye göre, Türk önderlerin en az yabancılar kadar, hatta onlardan daha fazla çalışmaları gereklidir. Ancak bu gerçekçi bir beklenti değildir; ne Kutsal Kitap’ın temel öğretilerine ne de Türkiye’deki koşullara göre.
Bu bağlamda istirahat neredeyse günah olarak görülür. “Ben Tanrı’nın hizmetindeyim ve canımı, malımı, ailemi onun için feda edeceğim! Ölünce istirahat ederim,” denir. Bir Amerikan atasözü, “Kötüler için rahat yoktur ve iyilerin rahata ihtiyacı yoktur,”4 der ve tam zamanlı hizmet eden Hristiyanların büyük bir çoğunluğu bunu benimsemiştir. İstirahat ihtiyacını kabullenen hizmetkâr ise, istirahati sadece sonra daha iyi çalışabilmek için kısa bir dinlenme süresi olarak görür.5 “Bu dünyaya Tanrı’ya ve insana hizmet etmek için geldik,” diye düşünürler.
Sevinçten yoksun, çaba dolu bir hizmet Hristiyan için tembellik kadar kötü bir tanıklıktır.
Bazı seküler yazarlar, Hristiyanların bu çaba dolu hayatlarına bakarak Hristiyanların genel olarak sevinçten yoksun bir topluluk olduğunu düşünür ve bundan dolayı Hristiyan olmak istemezler.6 Sevinçten yoksun, çaba dolu bir hizmet Hristiyan için tembellik kadar kötü bir tanıklıktır.
Peki, Tanrı bu tavır hakkında ne düşünür? Durmaksızın çalışmamızı ister mi? İstirahat, çalışma ile Hristiyan hayatındaki sevincin ilişkisi nedir? Tanrı’nın sözünde buna kesin bir cevap vardır ve bu cevap “Şabat prensibi”dir.
“Şabat” (שַׁבָּת - šabbāt) kelimesi, “durmak, bırakmak ve dinlenmek” anlamında olan שׁבת (šbt) kökünden gelir.7 Şabat prensibine göre insan duracak, işini bırakacak ve dinlenecektir. Kutsal Kitap’a bakarsak, bu prensip yaratılışta bir standart olarak açıklanır. Eski Antlaşma’ya göre Şabat önemli bir simgedir ve Yeni Antlaşma’ya göre Mesih İmanlısı’nın yaşadığı devamlı bir durumdur. Beraber bunlara göz atalım.
Yaratılışın Standardı
İstirahat ile ilgili olan ilk ilginç nokta, Tanrı’nın bize bunu Yaratılış kitabında bir örnek olarak sunmasıdır. Yaratılış 2:1-3’te şöyle yazılmıştır:
Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı. Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi. Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, yarattığı bütün işi bitirip dinlendi.
Tanrı, ilahi varlık olarak yorulmaz (Yşa. 40:28) ve böylece dinlenmeye ihtiyacı olmaz. Ancak, Yahve bile işlerinden “dinlendi”.8 Burada Tanrı bize çalışmanın ve istirahatin ilişkisini gösteriyor. Michael Wittmer bu ayetleri şöyle özetler:
Hayat yalnızca çalışmaktan ibaret değildir. Çalışma ve dinlenme, emek ve istirahat ile canlanma arasında dengeli bir düzen olmalıdır. [...] Kutsal Kitap’taki yaratılış hikâyesi istirahatin bir hedef olduğunu bize açıklar. Tanrı’nın yaptığı gibi, emeğimizin ürünlerinden zevk alabilmek için yoğun çalışırız.9
Şabat prensibi temel olarak, altı gün çalışmak, yedinci gün ise durup istirahat etmektir. Örnek altı gün ve bir gün şeklindedir; beş gün ve iki gün veya dört gün ve üç gün veya yedi gün ve sıfır gün değildir. Bu istirahatte boş vakit söz konusu olur; oynarız, çabalarımızın meyvelerini tadarız. Bu günlerde oynamak önemlidir, çünkü oyun Tanrı’nın yaratılışın önemli bir parçasıdır.10 Alman filozof Josef Pieper, istirahatte geçirdiğimiz boş vaktin, fiziksel ve akli dinlenmekten fazlası olduğunu öne sürer. Günlük hayatımızdan çıkarak, doğa üstü gerçeklere sarılırız. Böylece canlarımız tazelenir ve günlük hayat için güç kazanmış oluruz. Boş vakit, Tanrı’nın bize verdiği nimetlerin bir kutlamasıdır!11
Ayrıca Wittmer, Şabat üzerinde yazdığı bölümde bize şunu hatırlatır: Tanrı’nın Şabat Günü’nü özel olarak kutsamasıyla, Yahve kutsal vakitleri ve mevsimleri yarattı.12 İlginç olan nokta şudur: Haftada kutsanan tek gün, istirahat etmemiz gereken gündür!
Eski Antlaşma’nın Simgesi
Tanrı bu Şabat prensibini, Musa aracılığıyla İsrailoğullarına verdiği Kutsal Yasa’da bir noktaya getiriyor. On Buyruk’ta Şabat Günü hakkında şöyle buyuruyor:
Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa. Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın. Ama yedinci gün bana, Tanrın RAB’be Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, hayvanların, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim. Bu yüzden Şabat Günü’nü kutsadım ve kutsal bir gün olarak belirledim. (Çık. 20:8-11)
Tanrın RAB’bin buyruğu uyarınca Şabat Günü’nü tut ve kutsal say. Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın. Ama yedinci gün bana, Tanrın RAB’be Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, öküzün, eşeğin ya da herhangi bir hayvanın, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız. Öyle ki, senin gibi erkek ve kadın kölelerin de dinlensinler. (Yas. 5:11-14)
Bu ayetlere göre, Şabat Günü bir istirahat günüydü. O gün istirahat haricinde bir şey yapılmazdı. Eski Antlaşma’da halkın yedinci günde herhangi bir ibadete veya ayine katıldığına dair bir kanıt yoktur. Kâhinler yalnızca özel sunu sunardı; halk ise istirahat ederdi.13
Tanrı Şabat istirahatini hem Yaratılış’a hem de İsrailoğullarının Mısır’dan kurtuluşuna bağlar ve bundan da ileri gider: Mısır’dan Çıkış 31:12-17’de Tanrı, Şabat Günü’nü, İsrailoğulları ile arasındaki antlaşmanın önemli bir simgesi olarak belirler. Şabat sadece yedi günde bir gün değil, yedi yılda bir yıl de istirahat etmek idi (Lev. 25:4). Bu simge İsrailoğullarının Yahve’ye bağlılığını ve O’na olan imanlarının ispatıydı.
Tanrı peygamberler aracılığıyla, zaman zaman İsrail’in cezalandırılmasının nedeninin Şabat’ı tutmamalarından kaynaklandığını bildirdi.
Ancak İsrailoğulları antlaşmanın öbür simgesi olan sünneti yerine getirdilerse de, Şabat’ı yerine getirmekte çok zorlandılar. Sanki Yahve’nin vakitlerini nasıl kullanacaklarına dair egemen olduğunu kabul edemediler. Tanrı peygamberler aracılığıyla, zaman zaman İsrail’in cezalandırılmasının nedeninin Şabat’ı tutmamalarından kaynaklandığını bildirdi.14 Eğer İsrail tövbe edip Şabat Günü’nü tutmaya başlarsa, Yahve onları bağışlayacaktı (Yşa. 48:13-14). Ancak ne İsrail ne de Yahuda tövbe etti ve böylelikle Tanrı onları Assur’a ve Babil’e sürdü.
Sürgündeyken, İsrailoğulları Şabat hakkındaki derslerini almışlar gibi görünüyordu. Yunan döneminde ortaya çıkan Yasa uzmanları, Şabat hakkında bir sürü töre oluşturmuştu. Bunlar İsa Mesih’in döneminde özellikle Ferisiler tarafından yerine getiriliyordu.15 İsa, hizmeti süresince Şabat konusunu Ferisiler ve din bilginleri ile epey tartıştı.16 Ferisilere açık bir şekilde, “İnsan Şabat Günü için değil, Şabat Günü insan için yaratıldı,” dedi (Mar. 2:27). Mesih bu açıklamasıyla Şabat prensibini yeniden doğru biçimiyle hatırlatıyordu: Şabat dinlenmektir; zoraki bir şekilde değil, Tanrı’yı öven bir şekilde. Mesih’in bu ifadesinde Yeni Antlaşma imanlılarının Şabat’a karşı tavrı bulunuyor. Ancak Yeni Antlaşma imanlıları için Şabat istirahati veya “huzuru” başka önemli bir mana taşımaktadır.
Yeni Antlaşma’nın Devamlı Durumu
On Buyruk hepsi Yeni Antlaşma’da tekrar edilip derinleştirilir, Şabat Günü dahil.17 İbraniler 4:1-11’de, yazar Şabat Günü emrinin Mesih İmanlıları için anlamını açıklar.
Bu nedenle Tanrı’nın huzur diyarına girme vaadi hâlâ geçerliyken, herhangi birinizin buna erişmemiş sayılmasından korkalım. Çünkü onlar gibi biz de iyi haberi aldık. Ama onlar duydukları sözü imanla birleştirmedikleri için bunun kendilerine bir yararı olmadı. Biz inanmış olanlar huzur diyarına gireriz. Nitekim Tanrı şöyle demiştir: “Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.” Oysa Tanrı dünyanın kuruluşundan beri işlerini tamamlamıştır. Çünkü bir yerde yedinci günle ilgili şunu demiştir: “Tanrı bütün işlerinden yedinci gün dinlendi.” Bu konuda yine diyor ki, “Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.” Demek ki, bazılarının huzur diyarına gireceği kesindir. Daha önce iyi haberi almış olanlar söz dinlemedikleri için o diyara giremediler. Bu yüzden Tanrı, uzun zaman sonra Davut’un aracılığıyla, “bugün” diyerek yine bir gün belirliyor. Daha önce denildiği gibi, “Bugün O’nun sesini duyarsanız, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.” Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi. Böylece Tanrı halkı için bir Şabat Günü rahatı18 kalıyor. Tanrı işlerinden nasıl dinlendiyse, O’nun huzur diyarına giren de kendi işlerinden öylece dinlenir. Bu nedenle o huzur diyarına girmeye gayret edelim; öyle ki, hiçbirimiz aynı tür sözdinlemezlikten ötürü düşmesin.19
Bu ayetlerde geçen “huzur diyarı” ve “dinlenme” ifadeleri, Grekçe ἀνάπαυσις (anapausis), ἀνάπαυω (anapauō), κατάπαυω (katapauō) ve κατάπαυσις (katapausis) terimlerinin çevirisidir. Septuaginta’da bu ifadeler שׁבת (šbt) köklü terimlerin tercümesinde kullanılır.20 Yani “huzur diyarı” ve “dinlenme” “şabat”tır. Şabat rahatı, sadece haftada bir güne bağlı değildir, iman hayatımızın tümünü kapsar. Wittmer bu bölümü temel olarak dört açıklama ile özetler:
İstirahat, hem yaratılışın hem de kurtuluşun hedefidir.
Söz konusu ayetler bir şekilde kurtuluş rahatımıza zaten kavuştuğumuzu söyler.
İsa Mesih bizim için acı çekip öldü. Kurtuluşumuzu kazanmak için kendi eylemlerimize güvenmekten ziyade, Mesih’in tamamlanmış olan eylemi sayesinde rahat buluruz.
İsrailoğullarının Şabat Günü’nde çalışmalarını durdurup istirahat etmeleri gibi, biz de artık kendi dinsel eylemlerimize ve iyiliklerimize güvenmiyoruz. Mesih’te huzur ve rahat buluyoruz.21
Biz imanlılar için her gün bir Şabat Günü olmalıdır. Ancak bu gerçeği gündelik hayatımızda nasıl yansıtmalıyız?
Şabat Prensibini Uygulamak
Bu prensibi günümüze uyarlamak o kadar kolay değil. Yeni Antlaşma imanlısının rahatının sürekli olması biraz olağanüstüdür. Bunu aklen kabullenebiliriz, ama Cowper gibi, Mesih’e olan bağlılığımızdan dolayı kendimizi yine fiziksel olarak mahvedebiliriz. Bazen de tam tersi, hayatın tümünü boş vakit olarak görerek tembellik yapabiliriz ve hiç çalışmayabiliriz. Her zamanki gibi iki uç nokta da gerçeklerden uzaktır. Gerçek, bunların arasındaki gerilimde bulunur.
Burada uygulamaya geçmeden, şunu hatırlatalım: Pavlus, Romalılar 14:5-6’da, artık bizim herhangi bir günü başka bir günden daha kutsal saymamamızı buyurur. Hristiyan kardeşlerimizi Şabat presibini günbegün uygulayıp uygulamamadıklarına bakarak yargılamayalım. Her imanlı kendi hayatında bunun dengesini kendi çözmekle sorumludur. Ancak, Şabat prensibi – istirahat prensibi – yaratılışın önemli bir parçasıdır. Kendine bakmayan insan sağlığını yitirir ve erken bile ölebilir. Bu da Tanrı’nın bir tür yargısıdır.
Bunlardan dolayı, özellikle topluluğa tam zamanlı hizmet edenlerin kendilerini kollamaları ve bir gün istirahat etmeleri konusunda dikkatlice düşünüp kendileri için bir uygulama geliştirmeleri gereklidir. Haftada bir gün istirahat etmek imanımızın bir ifadesidir. Bugün istirahat etmeye razı olarak, Tanrı’ya, “Asıl çalışan sensin ve bu işler senin gözünde doğru olan zamanda bitireceğine inanıyorum” demiş olurum. Zaten her şeyi yapan O’dur, bizse O’nun emektaşlarıyız (1Ko. 3:9; 2Ko. 6:1). Yorulmayan Patronumuz bir gün istirahat etme ihtiyacı gördüğüne göre, biz yorulan fani insanların bu istirahate çok daha fazla ihtiyacımız olduğu kesindir!
İstirahat etmek ve boş zaman yaratmak bir tür ibadettir. Dinlenerek Tanrı’nın iyiliğini kutlarız.
Şunu her zaman hatırlatmalıyız: İstirahat etmek ve boş zaman yaratmak bir tür ibadettir. Pieper’e göre, rahat, içimizde durağan, sessiz ve içsel huzurla dolu olmak demektir.22 İstirahatin en önemli yönlerinden biri kutlamadır.23 Dinlenerek Tanrı’nın iyiliğini kutlarız. Beraber oynayarak, O’nun mizah duygusunu, O’nun yarattığı insan kültürünü kutlamış oluruz.24 Tanrı bu günü bize bir hediye olarak verdi. O günü kutlayalım.
Çoğunluk açısından Pazar günü böyle bir gün sayılabilir, ancak Pazar, tam zamanlı hizmet edenler için en yoğun gün olur. Bundan dolayı, onların başka bir gün istirahat etmeleri önerilir. Batıdaki pastörler genellikle Pazartesi’yi istirahat günü olarak geçirirler. Ancak bu konuda kural koyulmaması gerekir, çünkü “Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik [yani Yasa’nın] boyunduruğuna girmeyin.” (Gal. 5:1) Bu bir ilke olarak yaşanmalıdır, bir kural olarak değil. Ancak, yukarıda belirttiğimiz gibi, haftada mutlaka bir gün istirahat etmeliyiz; iki değil, üç değil (tatil hariç, tabii).
Hizmetkâr, o bir günde çalışmamayı var gücüyle sağlamalıdır, çünkü hizmetin gereksinimleri sinsice o günü alt edebilir. Cep telefonunuzu kapatın. E-Postanıza, bilgisayarınıza, akıllı telefonunuza, iPad’inize bakmayın. Genel olarak yaptıklarınızı yapmayın. Sizi ve ailenizi istirahat ettiren bir şey yapın. Mesela ailece pikniğe gidin. Kanepeye uzanıp TV seyredin veya hizmetle ilgili olmayan kitap okuyun. Çocuklarınızla ve eşinizle vakit geçirin. Tanrı’yla diğer günlerden daha uzun, daha derin vakit geçirin. Emin olun ki ertesi gün kendinizi daha güçlü ve dinlenmiş hissedeceksiniz. Bereket dolu altı günde, bereketten yoksun kalan yedi gün boyunca yapabileceğinizden daha fazlasını yaparsınız.
- 1“Charles Cowman”, Wikipedia http://en.wikipedia.org/wiki/Charles_Cowman > (05 Şubat 2012 tarihinde erişilmiştir).
- 2Eşinin ifadesi şöyleydi: “Charles Cowman’ın ne kadar yüksek bir baskı altında çalıştığını bilen yakınları, onun bu gerginliğe bu kadar uzun katlanabildiğine şaşırdılar. Hiç durmadı. Gece gündüz, aylarca, yıllarca inanılmaz bir tempoda çalıştı. [50 yaşındayken] Sağlığının bozulmasından birkaç yıl önce, dostları ona bu temponun sağlığını ve gücünü tüketeceğini söylediler, hızını azaltmasını önerdiler. Ama Charles Cowman ilerlemeye devam etti. ... 70 yaşına kadar yaşayan insanların çoğu, onun 56 yaşına [ölümüne] kadar başardıklarını başaramadı.” Lettie B. Cowman, Missionary Warrior: Charles E. Cowman, 2. baskı (Greenville, IN: OMS International, 1976), s. 386.
- 3“Why Pastors Leave the Ministry" by Fuller Institute, George Barna and Pastoral Care Inc., Shepherds Watchmen https://shepherdswatchmen.com/browse-all-posts/why-pastors-leave-the-ministry/ > (16 Ocak 2026 tarihinde erişilmiştir).
- 4“There’s no rest for the wicked and the righteous don’t need none.”
- 5Bu batı kültürüne Greklerden kalan bir fikirdir. Bkz. Michael Wittmer, Heaven Is a Place on Earth (Grand Rapids, Michigan: Zondervan, 2004), s. 143.
- 6Friederich Nietzsche bu kanıdaydı. David Naugle, “A Serious Theology of Play”, Q ideas for the common good http://www.qideas.org/blog/a-serious-theology-of-play.aspx > (27 Ocak 2012 tarihinde erişilmiştir).
- 7“Sabbath”, New International Dictionary of Old Testament Theology and Exegesis, CD-ROM, ed. Willem A. VanGemeren (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 2001). Wittmer, a.g.e., s. 140-141. Bkz. Açıklamalı Kutsal Kitap (İstanbul: Yeni Yaşam Yayınları, 2009), s. 9, not 2:2.
- 8Bkz. Çık 31:17b: “Çünkü ben, RAB yeri göğü altı günde yarattım, yedinci gün işe son verip dinlendim.”
- 9Wittmer, a.g.e., s. 142-143.
- 10Naugle, a.g.e.
- 11Josef Pieper, Leisure: The Basis of Culture (London: Faber & Faber, 1952), s. 55-56, 71.
- 12Wittmer, a.g.e., s. 142.
- 13A.g.e., s. 143-144.
- 14Bkz. Lev. 26:34-25; 2Ta 36:21; Yer. 17:10; Hez. 20:12-24. Wittmer, a.g.e., dipnot 13 ve 14.
- 15Alfred Edersheim, “Traditionalisim, Its Origin, Character, and Literature; The Mishnah and Talmud; The Gospel of Christ; The Dawn of a New Day”, The Life and Times of Jesus the Messiah (1883). Merril C. Tenney, “The Babylonian Exiles” ve “The Pharisees”, New Testament Times (Grand Rapids, Michigan: Eerdmans, 1965), s. 81-82, 91-94.
- 16“İnsanoğlu Şabat Günü’nün de Rabbi’dir” ifadesini kullanarak Ferisilerin Şabat törelerinin yasaya aykırı olduğunu açıkladı. Bkz. Mat. 12:1-8; Mar. 2:23-28; Luk. 6:1-5; Yuh 5
- 17Buna karşı, Wittmer şu açıklamada bulunur: “On Buyruğun Yeni Antlaşma’da yeniden ifade edilmeyen tek buyruğu Şabat’tır. Mesela, İsa zina ve cinayete şehvet ve kızgınlığı ekleyerek derinleştirdiyse de, Şabat’tan hiçbir şekilde bahsetmez. Ayrıca Yeni Antlaşma Hristiyanların Şabat Günü’nü tutmamalarını gerektiğini çok açık bir şekilde açıklar.” (A.g.e., s. 147) Wittmer’ın ifadesine göre, Yeni Antlaşma’da On Buyruğun hepsi derinleştirilip ruhsal bir anlam kazanır. Bunu mantıklı sonucuna götürürsek, İbr. 4’te geçen bu kısmın, aslında Şabat buyruğun yeni ruhsal ifadesi olarak görülmesi gerekir. Şabat artık bir gün değil, devamlı bir durumdur.
- 18Grekçede “Şabat günü rahatı” σαββατισμος (sabbatismos) kelimesi ile ifade edilir. Bu kelime Yeni Antlaşma’da bir tek burada geçer ve yalnızca Şabat Günü istirahatı için kullanılan özel bir terimdir.
- 19Vurgu eklendi.
- 20R. Hensel ve C. Brown, “ἀνάπαυσις”, New International Dictionary of New Testament Theology, CD-ROM, ed. Colin Brown (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 2001).
- 21Wittmer, a.g.e., s. 148-149.
- 22Pieper, a.g.e., s. 51-52.
- 23A.g.e., s. 55-56.
- 24Naugle, a.g.e. Ayrıca Naugle, İsa Mesih hakkında, “Acılar adamı ve kederi bilen biri olsa da, aynı zamanda gülmeyi bilen bir mizah adamıydı” der. İsa Mesih bile oynayıp kutlama yapmak için vakit ayırmıştır.