Kutsal Kitap konuya göre düzenlenmemiştir; dolayısıyla kederle ilgili bölüme gidip yaşamdaki en karanlık anlarımız için ihtiyaç duyduklarımızı bir çırpıda okuyamayız. Ne var ki, Tanrı’nın büyük kurtuluş öyküsünün her bir parçasının keder hakkında söyleyeceği çok şey vardır.
Bu notlar iki ana bölümden oluşur: ilki, ölüm bir kimsenin kapısından içeri girdiği zaman ne düşünülmesi gerektiği; ikincisi ne yapılması gerektiği hakkındadır. Her insanın kaybı kişiye özeldir ve başka birinin yaşadıklarından tamamen farklıdır. Kederli kişiye öğüt verirken karşımızdakini standart bir kalıp içine sokmamalıyız. Bunun yerine Tanrı’nın öyküsündeki umut dolu bildirilerin, sevdikleri kişinin ölümüyle yüzleşen insanlara, nasıl kudretle konuştuğunu görmeleri için yardımcı olmalıyız. Yalnızca tek bir Kişi bizi karanlıktan çıkarıp ışığa taşıyabilir.
I. Ölümün Karanlığında İzlenecek Yolu Düşünmek
Ölüme Hazırlık Yapamazsınız
Ölüm ister ani bir kaza sonucunda, ister uzun bir hastalığın ardından gelsin, bizi hazırlıksız yakalar. Ölüm, çok derinden hissedilen duygusal ve sarsıcı bir sondur, öyle ki kayıp anını kolayca atlatmak için önceden yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur.
Acı kaçınılmazdır. Acı çekeceksiniz. Kederleneceksiniz. Eğer bu acıyla yüzleşmek için kendinizi hazırlıksız hissediyorsanız bundan ötürü suçluluk ya da utanç duymayın. Yaşayacağınız bu olay için hazırlık yapmanın bir yolu yoktur; fakat bu gerçeği bilmenin size faydası olacaktır.
Ölüm Tanrı’nın Asıl Tasarısının Bir Parçası Değildi
Ölüm öylesine kötü, Tanrı’nın asıl tasarısına öylesine aykırıdır ki! Elçi Pavlus, ölümü tanımlamak için “düşman” sözcüğünden daha iyi bir ifade seçemezdi (1Ko. 15:25-26). Ölüm, dünyanın yozlaşmışlığının zalim bir belirtisidir; dünya, Tanrı’nın ilk tasarısına uygun şekilde sürmemektedir.
Ölüme üzülmek ve tepki göstermek Kutsal Kitap’a aykırı değildir. Hatta Tanrı, yas tutmayı teşvik eder. Ölüm olmaması gereken bir şeydir. Bunu anladığınız zaman, her şeyin tamamen Tanrı’nın ilk tasarladığı haline dönmesini arzular, son düşman olan ölümün yenildiği bir yerde Rab’le yaşamayı özlersiniz.
İçinde Bulunduğunuz Karanlıkta Kesinlikle Yalnız Değilsiniz
Şu anda yaşadıklarınızı başka hiç kimse yaşamamış gibi hissetmeniz normaldir. Ne var ki, sevilen kişinin ardından duyulan üzüntü evrensel bir deneyimdir. Yas tutanlar çevrenizi sarar. Bunun yanı sıra, çok daha önemli açıdan yalnız değilsiniz; Kurtarıcınız İmmanuel’in adı, “Tanrı bizimledir” anlamındadır. Sadece yanınızda durmakla kalmayıp içinizde yaşayan güçlü bir Kardeşiniz, Kurtarıcınız ve Dostunuz vardır. Bu umut, acılarınızla yüzleşmede size yardım edecektir.
Işıklar Babası karanlıktaki dostunuzdur. Yaşamın Rab’bi ölümde yanınızda durur. Umudun Rab’bi çaresizliğinizde yoldaşınızdır. Esenlik Önderi, hiç esenlik yokken sizi ayakta tutar. Esenlik veren Tanrı, sadakatle yakınınızda bekler. Sevincin kaynağı, ölüm sevincinizi çaldığında size yakındır.
Müjde’de Tanrı’nın Kötülükten İyilik Çıkardığı Görülür
Ölüm kötü bir şey midir? Evet. Fakat Kutsal Yazılar, bize en iyi şeylerin kötülüğün karanlığında bulunabileceğini söyler.
Çarmıh bunu çok güçlü biçimde gözler önüne serer: olmuş olan en iyi şey, olmuş olan en kötü şeyden ortaya çıkmıştır. Mesih’in öldürülmesinden daha kötü ne olabilir? Yeryüzünde yaşamış biricik kusursuz kişinin yasadışı olarak ölüme mahkûm edilmesinden daha adaletsiz ne olabilir? Petrus, Mesih’in ölümünün kötü kişiler eliyle yapılmış kötü bir iş olduğunu, mutlak iyiliğe karşı yapılmış mutlak bir kötülük olduğunu söyler (krş. Elç. 2:23).
Fakat Petrus konuşmayı sürdürür. Tanrı’nın İsa’yı kendi “belirlenmiş amacı”na uygun olarak kötülüğe teslim ettiğini söyler. Bu felaket anı Tanrı’nın kontrolündeydi. Başlangıçtan beri insanlık için nihai iyiliği ortaya çıkarmak için nihai kötülüğü araç etmeyi tasarlamıştı.
Aynı şekilde Tanrı, en kalıcı ve en harika şeyleri yaşamlarımızdaki en karanlık zamanlarda ortaya çıkarır. Bazen Tanrı çocuklarından birinin ölümü, Müjde’nin yaşamı boyunca yapamayacağı güçte vaaz edilmesini sağlar. Rabbiniz bu karanlık içinde vardır. Siz yaşama sahip olasınız diye öz Oğlu’nu teslim etti. Şimdi sizi terk etmeyecektir.
Yaşam Bundan İbaret Değildir
Birinin ölümüne tanık olduğumuzda, Tanrı’nın her şeyi yenileme işinin henüz tamamlanmadığını anımsarız.. Ölüm, günah yüzünden dünyaya girdi. Ölümün denklemin bir parçası olması, ancak günah tamamen yenildiği zaman son bulacaktır. Pavlus, Mesih’in şimdiki hizmeti için şunları söyler: “Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O'nun egemenlik sürmesi gerekir. Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür” (1Ko. 15:25-26).
Biz ebedi ölüme mahkûm olmayalım diye Mesih bizim günahlarımız uğruna öldü, ölümden dirilmekle de ölümü yendiğini açıkça sergiledi. Her ölüm, bize ölümün hâlâ yürürlükte olduğunu anımsatır; ancak aynı zamanda, Mesih’in sonsuza dek sürecek bir diriliş getireceği vaadine de işaret eder. Evet, ölüm bir düşmandır, fakat bu düşman ölecektir. Mesih’in şimdiki egemenliği bunu temin etmektedir. Ölümlü yaşam, gün gelecek, yerini sonsuz yaşama verecektir.
Gözyaşlarınız dökülürken şunu da anımsayın: Sizinle birlikte ağlayan Kişi, durumun bu şekilde kalmasına razı değildir. Ölümü acıdır, ancak dirilişi vaattir. Diri Mesih, gücünü bütünüyle gösterecek ve o andan sonra artık kederlenmeyeceksiniz.
Yeni ve Farklı Bir Biçimde Kederlenin
Tanrı, bizleri ölümün gündelik bir gerçek olduğu bu dünyadan uzaklaştırmayı seçmedi. İyiliğimiz ve kendi görkemi için, kederin hepimize dokunacağı bu yerde kalmamızı uygun buldu. Ancak imanlılar, Rab’bi tanımayan insanlardan daha farklı bir biçimde kederlenirler.
Tanrı, yüreğiniz ezildiğiniz zaman kederinizi zapt etmenizi istemez. Dinsel klişeler ve basmakalıp teolojik sözler ardına saklanmanızı beklemez. Tanrı gözyaşlarınızı onaylar! Fakat ölüme Mesih’in gözüyle bakmaya çağırır. Sağladığı umut ve teselli kederinizi ortadan kaldırmaz, fakat yeni bir bakış açısıyla kederlenmenize yardımcı olur. Sizi bir gün artık asla ağlamayacağınız bir yere götürmeyi vaat eder.
II. Ölümün Karanliğinda Yolda Yürümek
Ölüm duygusal açıdan inişli çıkışlı ve beklenmedik biçimlerde acı dolu bir olaydır. Fakat Mesih’e beslediğimiz umudumuzu sergileyecek yollar izleyebiliriz.
Duygularınızı Dürüstçe İfade Edin
Kutsal Kitap, yaşamda karşılaşacağımız acılar hakkında açık sözlüdür. Tanrı, sizin de açık sözlü olmanızı hoş karşılar. 13, 22, 38, 42, 55, 59, 61, 73 ve 88. mezmurlarda, dürüstçe kederlerini, sorularını ve şikayetlerini dile getirmiş Tanrı halkının sözlerini içerir.
Tanrı, asla çocuklarının yakarışlarına kulaklarını tıkamaz; onları işitir ve yanıtlar. Kederinizi O’na döktünüz mü?
Tesellinin Bulunduğu Yere Koşun
Kederli insanlar teselli arar. Peki bunu bulacakları yer neresidir? Kutsal Kitap tüm gerçek tesellinin kaynağının Rab olduğunu hatırlatır (2Ko. 1:3-4). Kederlendiğimizde çoğu kez başka yerlerden teselli ararız: anılar, maddesel şeyler, dikkat dağıtan eğlenceler (TV, müzik, antrenman, okuma, el işleri, çalışma, yiyecekler, insanlar). Bunların hepsi bir dereceye kadar teselli verir, ancak hiçbiri kederin kendimizi boşlukta hissetmemize neden olduğu tek yeri, yani yüreklerimizi dolduramaz.
Yüreklerimizi iyileştiren teselliyi verebilecek yalnızca bir Kişi vardır. Bu kişi her türlü tesellinin kaynağı olan İsa Mesih’tir. O çektiğimiz sıkıntıyı bilir. Bizzat kendisi ölümü deneyim etmiştir. En çok dokunulmaya ihtiyacınız olan yer olan yüreğinize dokunabilir. Sizi teselli etmeye adanmıştır. Teselli bulmak için nerelere bakıyorsunuz?
Kederden Kaynaklanan Ayartılara Direnin
Kederlendiğiniz zaman, normalde direneceğiniz ayartılara karşı zayıf düşersiniz. Can düşmanınız en zayıf anınızda saldırır. Sizi uğraştıracak şeyleri hedef alır. Kayıp ve keder zamanlarında bu ayartılara dikkat edin:
Şüphe. Sevdiğiniz bir kimsenin ölümü karşısında sarsıldığınız zaman, Tanrı’nın iyiliği, merhameti, sadakati ve sevgisi hakkında şüphe etme ayartısı ortaya çıkabilir. Karanlık ve penceresiz bir bodrumda dolaşırken kapı arkanızdan kilitlenirse, hiç ışık göremezsiniz ya da güneşin sıcaklığını hissedemezsiniz. Peki güneş ışımaya son vermiş midir? Hayır. Güçlü keder hissi, Tanrı’nın iyiliğini görmemize engel olabilir. Fakat şüpheye yer vermeyin. O’nun sevgisine ve merhametine olan imanınıza her zamankinden daha sıkı sarılın.
Öfke. Günah hâlâ bizi etkilemekte olduğu için ölüm bizi öfkelendirir. Fakat ölüm karşısında duyulan öfkenin Tanrı’ya yöneltilen bir öfkeye dönüşmemesine dikkat edin. Böyle bir öfke, Tanrı’nın gerçek doğasına ve her zaman hazır olan yardımına karşı sizi körleştirir.
Kıskançlık. Ölüm çoğu kez, bize, acı çekmek üzere özel olarak belirlendiğimiz hissini verir. Başka birinin yaşamıyla değiş tokuş yapmayı dileyebilirsiniz. Fakat bu tehlikelidir. Kıskançlığın kökeninde Tanrı’ya “İstediğim şeyi bana vermedin!” diye haykıran bir hayalkırıklığı vardır. Kıskançlık hisleri içindeyken, Kutsal Kitap’ın acınızla yüzleşmeniz için belirlediği yollardan yararlanma beceriniz zayıflar.
Kendine Acıma. Acı içinde kıvranırken Tanrı’yı yaşamınızın merkezinden çıkarmaya ayartılırsınız. Yaşam tamamen sizin etrafınızda dönmeye başlar. Kimsenin acısı ya da kaybı sizinki kadar büyük değildir. Kendinize acımaya başlarsınız. Hissettiğiniz bu duruma karşılık, Tanrı’yı ve başkalarını sevme buyruklarını bir kenara atmayın.
Kederin yolunuza çıkarttığı ayartılara direniyor musunuz?
Tanrı’nın Kaynaklarına Yönelin
Tanrı, kiliseyi birbirine bağımlı üyelerden oluşan bir bedene benzetir. Yaşamın toplumsal bir olay olduğunu bize hatırlatır. Keder içindeyken içe kapanma ve çevremizdeki topluluktan kaçınma ayartısına kapılırız. Fakat Pavlus, tam olarak “birbirimizin yükünü taşımamız” gerektiğini söyler, çünkü tek başımıza taşıyamayacağımız ağırlıkta yüklerle karşılaşacağımızı bilmektedir (Gal. 6:2).
Zayıflıklarınızın içinde boğulurken haykırın ve başkalarından yardım isteyin. Tanrı sizden asla bu kederi tek başınıza yaşamanızı beklemez. Yardım istemek iman zayıflığı demek değildir.
Nerede yardıma ihtiyacınız olduğunu ve size yardım etmesi için Tanrı’nın kimi sağladığını kendinize soruyor musunuz?
Kederli Olduğunuz Zamanlarda Bereketi Keşfetmek
Pavlus Selanikli imanlılara, “her durumda şükredin. Çünkü Tanrı'nın Mesih İsa'da sizin için istediği budur” demektedir (1Se. 5:18). Pavlus kısmen, “yaşamın en güç anlarında bile Tanrı, lütfunu aramanızı, sevgisine güvenmenizi ve merhametini beklemenizi istemektedir” der. Kederin sizi tapınmadan alıkoymasına ya da şükran dolu bir yüreğin yerini şikayet eden bir ruhun almasına izin vermeyin.
Kederli olduğunuz zamanlarda yaşamınızda bereketler de bulacaksınız. Belki bu, birinin sevgisi ya da desteği olacaktır. Belki finansal bir rahatlama olacaktır. Belki akıl karıştırıcı bir karar berrak hale gelecektir. Belki çok değerli ailevi bir birliktelik yaşanacaktır. Belki bir çaba anında Tanrı’nın huzuruna dair bir sezgi gelecektir. Belki Sözü’nden gelen bilgelik en çok gereksinim duyduğunuz anda size rehber olacaktır. Belki Rab’le olan ilişkiniz derinleşecektir. Ölümün bizim için gerçeği berraklaştırıcı bir yönü vardır. Ne kadar zayıf ve muhtaç olduğumuzu görür ve Tanrı’nın güçlü lütfu hakkında daha derin bir anlayışa kavuşuruz. Kederli olduğunuz zamanlarda yaşamınızdaki bereketleri görebiliyor musunuz?
Ruhsal Alışkanlıklarınızı Sürdürün
Kaybettiğiniz insandan sonra yaşamınızı sürdürmek zor olabilir. Fakat yaşamaya devam edersiniz, çünkü Tanrı, sizi bunu yapmanız için seçti. Gelecekte hâlâ bir anlam ve amaç sizi beklemektedir. Kederiniz Rab’bin Sözü’nü okumanızı, tapınma hizmeti vermenizi veya ilahi söylemenizi zorlaştırabilir. Fakat ruhunuzun beslenmesi gerektiğini asla unutmayın. Yaşadığınız acıdan önce Mesih’le kurduğunuz ilişkiyi şekillendiren ve güçlendiren iyi iman alışkanlıklarınızı terk etmeyin.
Terk etme, bırakma ya da vazgeçme ayartılarıyla yüzleşiyor musunuz?
Sonsuzluğun Bilincinde Olun
Kurtuluş tasarısının harika bir yönü de Tanrı’nın her şeyin sonuyla ilgili sırrı bizimle paylaşmasıdır. Ölümün ve ona eşlik eden tüm acının ve kederin yok olacağını biliyoruz. Şimdi döktüğünüz gözyaşları yalnızca keder gözyaşları değil, aynı zamanda özlem gözyaşlarıdır. Yaşamın bu şekilde sona ermediği daha iyi bir yeri özlüyoruz. Kutsal Kitap, görkemli bir biçimde özlemimizin boş olmadığı konusunda bizi temin eder (bkz. 1Ko. 15; Va. 7:9-17). Ezelde ölüm olmaksızın başlayan bu öykü, aynı şekilde bitecektir. Öykünün nasıl sona ereceğini bildiğinize göre kederiniz bu umutla yatıştırılabilir.
Ağladığınız zamanlarda bile sonsuzluğu düşünün. Ölüm bir gün sonsuza dek sona erecektir. Şimdiki üzüntünüzün içinde yüreğinizin geleceği kucaklamasına izin verin. Gelecek olan güzelliği bekleyebilir misiniz?
Başkalarını da Teselli Edin
Tanrı’nın bize sağladığı teselli hakkında Pavlus’un dediklerine kulak verin: Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı'ya, merhametli Baba'ya, Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun! Kendisinden aldığımız teselliyle her türlü sıkıntıda olanları teselli edebilmemiz için bizi bütün sıkıntılarımızda teselli ediyor (2Ko. 1:3-4).
Tanrı’nın size sevgiyle verdiği teselli sadece size özel değildir, başkalarına hizmet etmeniz için bir çağrıdır. Yakınınızı kaybetmenin acısını yaşadınız, fakat aynı zamanda yalnızca Tanrı’nın verebileceği teselliyi tatmaya başladınız.
Tanrı, şimdi sizi bu teselliyi başkalarıyla paylaşmaya çağırıyor. Etrafınızda cesareti kırılmış ve her şeyden vazgeçmeye hazır kim var? Tanrı’yı göremeyecek kadar büyük sorunlarla kim uğraşıyor? Siz Tanrı’nın yardım ve umut aracısısınız. Tanrı, sadece yüreğinizi teselli etmek için değil, bu teselliyi başkalarına aktarasınız diye karanlığınızı aydınlattı.
Ölümden daha zor olan çok az şeyle karşılaşırsınız. Ne var ki, Tanrı gerçeğinin ışığını en parlak biçimde karanlıkta görürsünüz. Ölüm zamanında günahın neden olduğu zarara uğrarsınız, ancak aynı zamanda Kurtarıcımız’ın sağladığı yeni yaşam için sevinirsiniz.
Tanrı, ölüm hakkında düşünürken tamamen Kutsal Kitap doğrultusunda sonuçlar elde edebilmeniz için size lütfetsin; böylece, umudun, güvenin ve imanın verdiği cesaretle yaşadığınız kedere dayanmanız mümkün olacaktır.