Muhafazakârlık mı? Pentikostçuluk mu? Kalvincilik mi Arminiyusçuluk mu? Tapınma tarzları; Kutsal Kitap çevirileri; kadının kilisedeki rolü… Değişik yerlerde ve değişik düzeylerde öğreti ve kilisenin görevlerini nasıl yerine getirdiği konularında farklı görüşlerde olan kişilerle karşılaşırız.
Bizim gerçeğe karşı yükümlülüğümüz de vardır ve bu herhangi bir kişiyle aynı görüşte olmamızdan daha büyük bir öncelik taşır.
Roger Nicole bizden farklı olan kişilere karşı yükümlülüklerimiz olduğu görüşündedir. Bunun anlamı, o kişilere ve o kişilerin görüşlerine katılmak zorunda olduğumuz değildir. Bizim gerçeğe karşı yükümlülüğümüz de vardır ve bu herhangi bir kişiyle aynı görüşte olmamızdan daha büyük bir öncelik taşır. Eğer bir kişi gerçeğin dışındaysa onunla aynı fikirde olmaya hakkımız veya yükümlülüklerimiz yoktur, hatta aramızdaki farklılığın önemini küçümsemeye bile hakkımız veya yükümlülüğümüz olmaz. Bunun sonucu olarak onlara karşı ne kayıtsız kalma ne de onlara onay verme borcumuz vardır.
Sormamız gereken üç temel soru vardır ve bu soruları tam olarak doğru bir sıralamayla sormalıyız: (1) Benden farklı olan kişiye ne borcum var? (2) Benden farklı olan kişiden ne öğrenebilirim? (3) Benden farklı olan kişiyle nasıl başa çıkabilirim?
Çoğumuz hemen üçüncü soruya atlasak da, bu konularla başa çıkmanın en Hristiyanca yolu, bu ilkeleri düzenli bir şekilde izlemektir.
Bu kişiye ne borçluyum?
Bu kişiye sevgi borçluyum. Onlara bana davranılmasını istediğim gibi davranmayı borçluyum. Bu nedenle benden farklı olan bu kişiyi anlamak için ciddi bir çaba harcama yükümlülüğüm vardır.
Bu, karşımdaki kişinin söylediklerinin gerçek anlamını, yani onun asıl anlatmak istediğini anlamaya çalışmak ve onun bakış açısını tam olarak kavramaya çalışmak anlamına gelir.
Bunun anlamı, söz konusu kişinin amaçlarını anlamaya çalışmak, onu teşvik eden şeyleri ve onun söz konusu görüşleri savunmasına neden olan deneyim ve istekleri keşfetmektir.
Bu kişiden ne öğrenebilirim?
Bizim yanılgılarımızı düzelten kişi bizim düşmanımız, rakibimiz değil, yardımcımızdır ve bu düzeltmeden dolayı içerlerme yerine minnettarlık hissetmeliyiz.
Yanılıyor olabilir miyim? Birçok alanda huy olarak aşırı iddialı olmaya eğilimliyiz ve bu noktada muhtemelen hatalı olabiliriz. Bizim yanılgılarımızı düzelten kişi bizim düşmanımız, rakibimiz değil, yardımcımızdır ve bu düzeltmeden dolayı içerlerme yerine minnettarlık hissetmeliyiz.
Gerçekler nelerdir? Benden farklı şekilde düşünen kişi beni, gerçeği tam olarak sunmaya zorlayarak benim az vurguladığım, aşırı vurguladığım veya yok saydığım noktalardan kaynaklanan tuzaklardan kaçınmamı sağlayarak bana büyük bir hizmette bulunur.
Tehlikeler nelerdir? Benden farklı düşünen kişiden, benim görüşümün maruz kaldığı ama yeterince fark etmediğim ve özellikle önlem almam gereken bazı tehlikeleri öğrenebilirim.
Belirsiz noktalar nelerdir? Bize karşı çıkan kişilerden öğrenebileceğimiz bir şey de, anlatacaklarımızı gerektiği gibi anlatamadığımız ve söylemek istediklerimizin doğru bir şekilde anlaşılmadığıdır. Konuşmanın (yazmanın) temel amacı iletişim kurmak olduğu için bundan biz de yaralanabiliriz. Sunumumuzu daha açık, daha eksiksiz, daha bütüncül ve karşımızdakinin daha iyi kavrayabileceği bir biçimde hazırlamaya teşvik ediliriz.
Bu kişiyle nasıl başa çıkabilirim?
Kendi görüşümüzü açıklarken Kutsal Yazılar’ı saygılı bir biçimde kullanmalı ve her ayeti bağlamına uygun bir biçimde sunmalıyız.
Bizim görüşümüzün Kutsal Yazılar’ın tümündeki öğretişleri yansıttığından emin olmalıyız.
İleri sürdüğümüz savların Kutsal Kitap’a uygun olduğundan, yani bizim görüşümüzün Kutsal Yazılar’ın tümündeki öğretişleri yansıttığından emin olmalıyız. Bu, Tanrı’nın sözünü iyi bilmemizi, görüşümüzü Kutsal Yazılar’ın bütününü kapsayacak bir biçimde, vahyin tümünü göz önüne alarak sunmaya gayret etmemizi gerektirir.
Görüşümüzün geçerliliğini desteklemek için akıl yürütme yöntemini kullanmak uygundur.
Bir görüşü desteklemek için tarih ve geleneğe başvurmak da geçerli bir yoldur. Konsüllerin kararları veya inanç bildirgeleri, genellikle Tanrı’nın halkının iman açısından tehlikeli ve hatta ölümcül olarak gördükleri yanlış görüşlere karşı korunmak amacıyla düzenlenmiştir.
Tartışmaya temel bir bakış: Kendi üstün bilgimizi ve konuşma yeteneklerimizi sergilemek amacıyla bir tartışmayı kazanmaya mı çalışıyoruz? Yoksa, hatanın ve yanılgıların pençesine düştüğünü düşündüğümüz bir kişiye Tanrı’nın bize verdiği ışığı ve gerçeği sunarak onu kazanmayı mı amaçlıyoruz?