Alt başlığı “savaşın ön cephesinden gelen dersler” olan bu kitap, S.M. Wibberley’nin hayatı boyunca öğrendiği gerçekleri bir araya topladığı bir yapıttır. Aşağı yukarı otuz sene boyunca dünya çapında Tanrı’ya hizmet veren Wibberley, bu dönemlerde öğrendiklerini özetleyerek pratik öneriler ile okuyucularına sunar. Bu kitabın içindeki konuların hepsi, kitabın başlığının hayata geçirilişiyle ilgilidir. İsa Mesih’i tanımak sevinç için yeterdir. Başka bir şey gerekmez.
Sekiz bölüm içeren kitap, ilk olarak dünya görüşümüzün değişimi ile ilgilidir. Mesih İsa’yı tanımanın sevinç için yeterli olması için temel düşüncelerimizin değişmesi gerekir. İkinci bölümde, bu değişmiş dünya görüşünün ruhsal savaş alanındaki etkisinden söz edilir. Sonraki dört bölüm, Mesih’i daha iyi tanıyabilmek için dört disiplin sunar: tapınma, günahlarımızı itiraf etmek, tüm varlığımız ile Tanrı’ya yaklaşmak ve Kutsal Ruh ile dolmak. Yedinci bölüm ise, ikinci bölümde bahsedilen ruhsal silahlar hakkında daha detaylı bilgi ve düşünceler içerir. Son olarak, sekizinci bölüm, hayatımıza daha çok derinlik katacak olan pratik uygulama olan derin düşünme ve duayı konu alır. Bu bölümlerin ana hatlarını kısaca özetleyelim.
1. İsa Mesih’in sevinç için yeterli olduğu gerçeğini yaşamak
Kitabın başlığı ilk bakışta aşırı basit görünebilir. Ancak, bu düşünce Tanrı’yı nasıl gördüğümüze bağlıdır. 62. Mezmur’dan başlayarak, yazar bu gerçeğin kendi hayatındaki etkisini bize açıklar. Eğer Tanrı’ya güvenirsek, sevinç ve esenlik bize verilecektir (Rom. 15:13).
Bu gerçekleri algılayabilmek için dünyaya temel bakışımızın değişmesi gerekir.
Öncelikle, Mesih’e Kurtarıcı ve Rab olarak iman etmemiz şarttır. İkincisi olarak hayatımız üç unsura yönlendirilmeli: Tanrı’nın görkemi, Tanrı’nın yüceliği ve Tanrı’nın lütfu. Eğer bu üç unsur bizim için üstün önem taşırsa, o zaman tüm zorluklardan sevinçle geçmemiz mümkün olur. Yazar burada, hem Kutsal Kitap’taki Habakkuk peygamberi örnek veriyor (Hab. 3:2-19) hem de günümüzde yaşamış olan insanların hayatından öyküler anlatıyor.
Habakkuk’un tutumuna “bütünsel iman” adı verilir. Bu iman akli, hissi ve eylemli bir imandır. İnsan gerçeği bilir, buna göre hareket eder ve bununla hislerini terbiye eder. “Habakkuk’un imanının böyle dengeli olmasının nedeni, Habakkuk’un Tanrı’yı aklı, iradesi ve hisleri ile tanımasından kaynaklanıyordu. Hayatındaki öncelikler doğruydu: Habakkuk aklıyla Tanrı’nın sözüne inanıyordu; iradesi ile bildiklerini yerine getiriyordu; ve duyguları ile Tanrı hakkındaki bildiklerine güvenmeye seçiyordu. Böylece, Habakkuk Tanrı’ya şunun için güvendi: Tanrı’nın sözüne itaat ettiğinden dolayı, hisleri bir müddet sonra bu gerçeklere uymaya başlayacaktı. Biz de şu gerçeğe güvenebiliriz: hislerimiz zaman içinde Tanrı’nın doğru ve iyi saydıklarına uyacaklar.”1
Hristiyan hayatın temel gerçeklerinden biri, sıkıntı ve eziyetin geleceğidir (2Ti. 3:12). Bu, özellikle Tanrı için yaşamak isteyenler için geçerlidir. Zorlukların içinden geçerken, İsa Mesih bize derin, pozitif, süreklilik gösteren bir rahatlık ve sevinç verebilir; eğer biz bu sevinci O’nda ve yalnız O’nda bulmaya karar verirsek.
Bu gerçeği daha iyi bir şekilde yaşamak için iki kavram sunuluyor:
- “Bırak, Sıkı Tutun, Üstesinden Gel” – Koloseliler 3:1-2’yi baz alarak, yazar şu fikri öne sürüyor: “Geçici olan şeyleri bırak, sonsuz olan şeylere sıkı tutun ve gündelik olayların üstesinden gel.”2 Hayatımızdaki çoğu şeyler geçicidir: mal, vakit, nakit, insanların hakkımızda düşündükleri…. Sonsuz olan şeylerin arasında ilk olarak Tanrı’nın açıkladığı gerçekler vardır. “Gerçeklerin arasında önemli olanlarından biri, ‘İsa Mesih’i tanımak sevinç için yeterli, nokta!’”3 Üstesinden gelebileceğimiz birçok şey var. Bunların en önemlileri arasında yanlış hislerimiz yer alır.
- “Tanrı, Tarihi Sonucuna Doğru Sürüyor. Bizi de Yanında Götürüyor.” – Dünya’daki kötü ve acı olaylarının birçoğunu saydıktan sonra, yazar şu gerçeği açıklar: Tanrı bu zorlukları kullanarak, gelişini hazırlıyor. Her şey O’nun kontrolü altında. Her şey O’nun planının bir parçasıdır. Ve O Mesih İmanlılarını da görkeme kavuşturacak (Kol. 3:3-4).
2. Ruhsal savaş: Günlük halimiz
Hristiyan’ın hayatındaki sıradan, normal olan hal ruhsal savaşın içinde olmaktır. “Bu savaş Şeytan’ın karanlıklar egemenliği ve İsa Mesih’in ışıklar hükümdarlığı arasındaki devam eden çekişmedir.”4 Bu savaşta Şeytan zaten yenilmiş bir düşmandır; Tanrı’dan çok, çok daha güçsüz bir rakiptir. Tanrı bu gerçeği vurgulayarak bizi donatıp savaşa hazırlıyor. Yakup 1:2-4’e göre bu çekişmenin dört amacı vardır:
- İmanımızı deneyip ispatlamak. Böylece imanımız arınıp güçlendirilir.
- Dayanma gücümüzü geliştirmek.
- Bizi yetkinliğe eriştirmek.
- Karakterimizdeki ve hayatımızdaki eksikleri tamamlamak.
“Hayatımızda aldanma, kuşku, oyalama ve bölünmeleri yaratmak için, Şeytan yalan, korku ve zorbalığı bize karşı silah olarak kullanır.”5 Bunlara karşı Tanrı bize şu silahları verir: gerçek, iman ve sevgi. Ayrıca Tanrı bizi ruhsal silahlar ile donatır (Ef. 6:10-18). Bu bölümün kalanı bu ruhsal silahlar hakkındadır. Bunlarla ilgili birkaç kilit nokta:
- Savaşa hazırlık, kişisel tapınmayla ve Kutsal Ruh’la dolu olmakla başlar.
- Tanrı’da güçlü olmak için kendimizi, düşmanımızı ve geleceğimizi bilmemiz gerekir.
- Ruhsal donanımın ilk üç parçası savunma içindir:
- Gerçek “kemeri”: Tanrı’nın günahkâr insanı bağışladığı gerçeğiyle ilgili tutarlı bir görüşe sahip olmaktır.
- Doğruluk zırhı: Tanrı’nın bizi bağışladığından dolayı, imanlılar olarak Tanrı’nın verdiği doğruluğa güvenip kendi kendimizi bağışlama kabiliyetini içerir.
- Esenlik Müjdesi hazırlığı “ayakkabıları”: İmanlının başkalarını bağışlayabilmesini sağlar.
- Ruhsal donanımın ikinci üç parçası ise saldırı içindir:
o İman kalkanı: Zorluklarla karşılaşınca Şeytan’ın bize yönelttiği zorluklar için imanla Tanrı’ya şükretmemiz gerekir.
o Kurtuluş miğferi: Düşüncelerimizi Tanrı’nın ellerine sunmamızı kasteder. Değerimizin ve güvenliğimizin Tanrı’dan geldiğini hatırlatır.
o Ruh’un kılıcı: “Kutsal Yazıları çok iyi bilmemiz gerekir ki düşman bize saldırınca, bu saldırıya uygun bir ayeti çabucak hatırlayabilelim.”6
Ruhsal savaş ile ilgili ayrıca genel olarak iki konu daha ele alınıyor: ruhsal körlük ve onun tedavisi; Şeytan’a hayatımızda verdiğimiz yetkiyi geri alıp ruhsal özgürlüğe ulaşmanın yolu.
3. Tapınma
Kitabın sonraki dört bölümünde yazar, ruhsal hayatımızda önemli olan dört disiplini ele alıyor. Bunun ilki kişisel tapınmadır. Hayatımızın tümü ibadet olmalıdır. Hedefimiz Tanrı’yı yüceltmek olmalıdır. Devamlı bu şekilde Tanrı’ya tapan insan, Tanrı’ya zorluklar için şükreder. Zorluklar karşısında şükretme kabiliyeti günlük hayatımızda yer almalı Küçük olaylar bu kabiliyeti geliştirmemize yardımcı olur.
Kişisel tapınma zamanımızın olması çok önemlidir.
Kişisel tapınma zamanımızın olması çok önemlidir. Tapınma iki bölüme ayrılabilir: şükran ve övgü. Övgü tapınmasını şöyle tanımlayabiliriz: “Bana olan iyiliğine bakmaksızın, Tanrı’yı Tanrı olduğu için övmek.”7 Şükran tapınması ise, Tanrı’ya bize verdiği nimetler için şükretmektir. Yazar burada övgü tapınması üzerinde uzun uzadıya durur, çünkü onun deneyimine göre, Tanrı’nın karakterine odaklanan övgü, hayatımızdaki birçok olayı doğru bir bakış açısıyla görmemizi sağlar.
Eğer tapınmada ilk olarak Tanrı’ya odaklanırsak, Mesih İsa’nın benzerliğine doğru daha çok değişmeye başlarız (2Ko. 3:18). Tanrı anlayışımız gelişir. Şahsi tapınma zamanımız toplu ibadet zamanlarının daha zengin olmasını sağlar. Kutsal Ruh bize hayatımızdaki günahları gösterebilir. Mesih’e olan ilk aşkımız pekiştirilir.
4. Günahları itiraf etmek
Ruhsal savaşta başarılı olmak için ikinci disiplin günahlarımızı itiraf etmektir. “Günahlarımızı itiraf etmek, günahlı olduğumuzu kabul edip Tanrı’nın günaha bakışını kabul etmektir.”8 Günahlarımızı iyi bir şekilde itiraf edebilmek için, görünür günahımızın temelindekileri de itiraf etmemiz gerekir. Mesela, kaygının temelinde, olacaklara veya olmayacaklara dair korku bulunur. Bunun temelinde Tanrı’ya teslim olmama günahı vardır. Bunun temelinde Tanrı’ya güvenmeme kararı bulunur. Bunun kaynağı kibirdir. Kibrin temelinde ise bencillik vardır. Bencillik putlara (yani Tanrı’dan başka herhangi bir şeye) tapınmamızdan kaynaklanır. Bunun temelinde imansızlık ve isyan vardır. Eğer bu zinciri temeline kadar izleyip itiraf edersek, tıpkı kökünü kazımış olduğumuz bir bitki gibi, kaygı günahını yenmeye başlamış oluruz.
Motivasyonlarımızı sınayıp kötü olandan arındırmamız önemlidir.
Günah seviyelerini itiraf etmenin yanı sıra, yazar, motivasyonlarımızı da denetlememizin önemini vurgular. Eğer doğru bir şeyi yanlış bir motivasyonla yaparsak, iyi olan bir şey bile kötü olur. Motivasyonlarımız tavırlarımızı, düşüncelerimizi ve devamında söz ve hareketlerimizi yönlendirir. Bundan dolayı motivasyonlarımızı sınayıp kötü olandan arındırmamız önemlidir.
Üçüncü olarak, günahlarımızı önceden itiraf edebiliriz. Yazar, hayatındaki bazı temel günahlı eğilimleri görür. Ruhsal donanım hakkında derin düşünürken, Tanrı ona şu fikri verir: “Günahlı eğilimlerini, yanlış düşünceler veya hareketler meydana çıkmadan önce itiraf et”. Eğer bu eğilimleri önceden itiraf edip reddedersek, günahlı bir şekilde tepki verebileceğimiz durumlarla karşılaştığımızda hazırlıklı oluruz. Doğru tepkiyi verebilme olasılığı çok artar.
5. Tüm varlığımla Tanrı’ya yaklaşmak
Zorluklarla karşı karşıyayken nasıl tepki veriyorum? Bu sorunun cevabı yazar için, “tüm varlığımla Tanrı’ya yaklaşmak” kavramında bulunur (Mez. 143:8). Yazar bunu yapmak için iki yöntem kullanır: derin düşünme ve günlüğe yazma. Zorluklarla baş etmeye çalışırken, yazar günlüğüne o an ne hissettiğini, ne istediğini ve ne düşündüğünü yazar. Bunları genellikle bir dua gibi yazar. Bunları yazdıktan sonra, yeni bir perspektif belirlenir ve yazar bu perspektifi Tanrı’nın gerçekleriyle karşılaştırır. Bunun ardından Tanrı’nın gerçeklerini kabullenip onlara teslim olmak gelir. Böylece tüm varlığıyla Tanrı’ya yaklaşmış olur. Bunun yanı sıra Tanrı’nın önünde şeffaf olmamız gerekir. Her şeyimizi O’na anlatabiliriz. Bu şeffaflık, Tanrı ile geçirdiğimiz tapınma zamanından kaynaklanır. Eğer Tanrı’ya tüm varlığımızla yaklaşırsak, O’na daha çok itaat edebiliriz.
6. Kutsal Ruh’la dolu olmak
Ruhsal savaştaki son disiplin, Kutsal Ruh’la dolu olmaktır. Kutsal Ruh’la dolu olmadan ruhsal hayatı yaşamayı denemek, benzini bitmiş bir arabayı tek başımıza yokuş yukarı itmek gibidir. Ruh’un gücü olmadan Tanrı için yaşamak çok zordur! İsa şöyle dedi: “Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.” (Yu. 15:5)
Kutsal Ruh ile dolmamızı engelleyen şey, O’nu kederlendirerek (Ef. 4:3) ve O’nu söndürerek (1Se. 5:19) O’nun yönetimine karşı koymaktır. Yani, bildiklerimizi yerine getirmemektir. Ruh’la dolmak bir seçimdir (Ef. 5:18). Bunu devamlı seçmemiz gerekiyor. Dolmak için yapmamız gereken iki şey var:
- Bildiğimiz günahlarımızı itiraf edip onları reddedip ve hayatımızdan atmak.
- Tanrı’dan bizi Kutsal Ruh’la doldurmasını istemek.
Yazar Efesliler 3:14-19’u baz alıp Kutsal Ruh’un gücünün hayatımıza kattıklarını açıklar: Mesih daha derin bir şekilde hayatımızda var olur; Mesih’in sevgisini daha derin bir şekilde anlarız; Tanrı’nın doluluğunu hayatımızda her gün artan bir şekilde görürüz. Yazar bundan sonra bu bölümü kendisi ve tanıdığı tüm imanlılar için dua ederken kaynak olarak kullandığını açıklar. Kutsal Ruh’a teslim olanlar için, diğer imanlılara boyun eğmek9 doğal bir sonuç olur (Ef. 5:21).
Kutsal Ruh’la dolu olunca şu sonuçlar görülür: Kendi hayatımızda ruhsal uyanış gerçekleşir. Bu uyanış diğer insanları da etkileyecektir. İkinci olarak günahtan özgür olup doğru olanı yapabilir hale geliriz. Üçüncü sonuç, hizmetimizde Tanrı’nın gücünü etkin olarak görürüz. Dördüncü olarak, Mesih’e olan ilk aşkımız10 yenilenir, pekişir.
7. Ruhsal donanım hakkında daha derin düşünceler
Bu bölümde, yazar ikinci bölümde açtığı birçok konuyu daha derinleştirir. Bu konuların arasında şunlar bulunur:
- Ruhsal hayatımızda, kişiliğimiz hakkında daha dengeli bir görüşe sahip olmak.
- Bağışlama gerçeğini kavramanın önemi. Doğruluk zırhı, “(1) Mesih’in yüksek bedel karşılığında bizler için mümkün kıldığı bağışlama yetisini anlayıp kabul etme ve (2) bu bağışlamayı her durumda kendimiz için etkin kılma”11 fikirlerini simgeler.
- Başkalarını bağışlamak Hristiyan hayatın en temel tutumlarından biridir. Bağışlamak nedir, nasıl bağışlarız konularıyla ilgili fikir verilir.
- Kendimizi koruyup imanımızı Şeytan’a karşı direnç için nasıl kullanabileceğimizi açıklar. Burada en önemli nokta, her durumda şükretmenin önemidir.
- Kurtuluş miğferini örnek alarak, kurtuluşumuzun iki önemli yönünü daha derin bir şekilde araştırır: Tanrı’da güvende oluşumuz ve O’nun gözündeki önemimiz.
- Kutsal Kitap’ı daha derin anlayıp açıklayabilmek için, Kutsal Kitap çalışmasının bazında olan mantıksal temele bakılır. Ondan sonra, bunu geliştirmek için pratik öneriler verilir.
8. Hayatımız boyunca yapmamız gereken önemli işler
Bu bölümde aslında iki fikir konu edilir: derin düşünme ve dua. Yazarın önerdiği derin düşünme metodu, Amerikalı seminerci Bill Gothard tarafından 1. Mezmur’a bakarak geliştirilmiş bir yöntemdir. Basit olarak, bir bölüm ezberlemek ile başlar; bu, düşüncelerimizin değişimine yol açar. Ondan sonra bölümü yaşamımızda uygularız; bu, hislerimizin değişmesini sağlar. Üçüncü olarak, bölümde yazılanları bir duaya çeviririz; böylece irademiz değişip daha çok Tanrı’nın isteklerine uygun bir hale gelir. Bu kolay bir süreç değildir, ama bu hem yazarın hem de Gothard’ın hayatlarında çok büyük değişiklik yaratan bir disiplindir.
Dua, düşmanımızın bölgesine füze atmak gibidir.
Son olarak, yazar duayı ele alır. Başkaları için ettiğimiz duaların önemlerini açıklar. Bunun arasında dua etmemizi engelleyen birkaç tavrı ele alır: “Benim için dua etmenin en önemli engellerinden biri ‘hiçbir şey yapmıyorum’ hissidir. Bu iyi bir iş ahlakının yanlış bir uygulamasıdır. ... Gerçek şu ki, ruhsal donanımı giyindikten sonra, duadan daha önemli bir şey yoktur. Dua, düşmanımızın bölgesine füze atmak gibidir. Bu şekilde oraya girmeden önce hazırlık yapmış oluruz.”12
Dua ederken, olaylara Tanrı’nın bakış açısından bakmamız çok önemlidir. Bize kesinlikle cevap verecektir, ancak bu cevaplar, “Evet”, “Hayır”, “Bekle” veya “Dua etmeye devam et” olabilir. “Tanrı’nın zamanlaması ve bilgeliği mükemmeldir. Onun seçtiği anı ve cevaplama yolunu beklememiz şarttır. ... Tanrı beklememizi istiyorsa, hazırlık yapıyor demektir. Bu hazırlık hem bizde hem de başkalarında olmaktadır. Bu süreç içinde bizim sorumluluğumuz dua etmeye devam ederek O’nunla işbirliği yapmaktır. Bir şey olmuyor gibi görüyorsa bile dayanmalıyız.”13
Son olarak yazar duanın gücünü ve kişiselliğini anlatıyor. Kendi hayatından ve başkalarının hayatlarından örnekler sunarak, duada dayanma gücünü göstermenin önemini ve duanın hayatları nasıl değiştirdiğini anlatıyor. Bunun arasında zor konulara da göz atıyor: Başkasının kurtuluşu için nasıl dua etmemiz gerekir? Hastaların şifa alması için nasıl dua edilmeli? Nasıl dua edeceğimizi bilmediğimizde ne yapmalıyız? Bu sorulara pratik birtakım cevap verir. Özellikle imanlı olmayanlar için dua ederken şu beş konu için dua edilmesi gerektiğini vurgular:
- Görme kabiliyeti: Tanrım, onlara ruhsal görme yeteneği ver. Körlüklerini iyileştir. (2Ko. 4:4)
- Işık: Tanrım, Müjde’nin ışığı yüreklerini aydınlatsın. (Özd. 4:19; 2Ko. 4:6)
- Suçluluk duygusu: Rabbim, imansızlıklarının suçluluğunu duysunlar. Senin doğruluğunu, gelecekteki yargıyı ve senin sağladığın kurtuluşu anlasınlar.(Yu. 6:8-11)
- Vahiy: Tanrım, kendini bu insanlara açıkla. Onları kendine getirmek için hangi vahiy gerekirse onu kullan; rüya, görüm, zorluk, bereket, korku, ihtiyaç, deneyimler, ilişkiler, ne olursa olsun onu kullan! (Yu. 12:32; Ef. 1:17)
- Tövbe: Rab, onlara tövbe etme yetisi ver. Gerçeği öğrenmelerini sağla ki anlayışlı olsunlar ve Şeytan’ın tuzağından kaçabilsinler. (2Ti. 2:25-26).
Okuyucu tepkileri
Bu kitabın okuyucularının birçoğu kitabın satıldığı web sitesinde14 , Amazon.com ve Barnes & Noble web sitelerinde yorumda bulundular. Bunların çoğunluğu kitabın pratik tarafını över. Bir okuyucu şöyle yazmıştır:
Bu kitap önce karımı sonra beni değiştirdi. ... Yakın zamanda 33 yıldır evli olduğum eşim bu kitabı okuduktan sonra bir bayanlar toplantısında bu kitabı çalıştı. Onun ve o toplantıya katılan bayanların üzerinde büyük bir etkisi oldu. Onu izlerken şunu görmeye başladım: ben şikâyet etmeye başladığımda, kitabı okuduğundan beri şikâyetle karşılık vermiyordu. Bundan dolayı suçluluk hissetmeye başladım. Eşim hayatı boyunca teşvik eden birisiydi. Bu kitaptan öğrendiği ve uyguladığı gerçeklerden dolayı başkalarını güçlendirme kabiliyeti daha çok arttı. Ve dopdolu hayatımızda, bizi hayal kırıklığına uğratabilecek durumlarda iyi olanı görebiliyor.15
Başka bir okuyucunun şunları yazdığını görüyoruz:
S.M. Wibberley’nin kitabı ruhsal yaşamın tüm önemli açılarını birleştirir. Bunu birçok kitap yapmış olsa da, bu kitabın sağladığı pratik entegrasyon, diğer kitapların başarısız olduğu noktalarda başarı gösteriyor.16
Belki de bu kitabın Hristiyan yaşamına en önemli katkısı, işte bu uygulamaya dayalı tarzıdır. Bir şeyin değeri kullanıldığında anlaşılır.
- 1A.g.e., s. 27.
- 2A.g.e., s. 35.
- 3A.g.e., s. 39.
- 4A.g.e., s. 47.
- 5A.g.e., s. 48.
- 6A.g.e., s. 70.
- 7A.g.e., s. 81.
- 8A.g.e., s. 105.
- 9Yeni çeviri bunu “bağımlı olmak” terimi ile ifade eder.
- 10Bu Vah. 2:4’te “başlangıçtaki sevgi” olarak çevirir. S.M. Wibberley’nin vurgusu ama daha çok ilk iman ettiğimizde yaşadığımız bu ateşli sevgi üzerinde olduğundan dolayı “ilk aşk” daha uygun bir tercüme olarak görüldü.
- 11A.g.e., s. 199.
- 12A.g.e., s. 262.
- 13A.g.e., s. 263.
- 14Kitabın kendi websitesine http://www.knowingJesusisenoughforjoy.com > adresinden erişilir (30 Ağustos 2011 tarihinde erişilmiştir). Yayın evinin sitesine ise http://www.edifyingservices.com > adresinden erişilir (30 Ağustos 2011 tarihinde erişilmiştir).
- 15“Reviews of Knowing Jesus Is Enough For Joy”, Edifying Services, http://www.edifyingservices.com/reviews.html > (30 Ağustos 2011 tarihinde erişilmiştir).
- 16A.g.e.