Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Kaynak

Kitap İncelemesi

Lord Foulgrin’in Mektupları

Yayın Tarihi: 01.04.2008

Görsel
Kitap Kapağı

Lord Foulgrin’s Letters

Randy Alcorn

Multnomah Publishers, 2001

Randy Alcorn’un bütün kitapları, ister kurgusal öykü ister düzyazı olsun, imanlılara yaşam hakkında şu bakış açısı kazandırmaya yardımcı olmaktadır: cennet ve cehennem anlayışına sahip bir biçimde yaşamak ve Şeytan’ın gerçekliğinin farkında olarak dünyaya kurtuluş müjdesinin duyurulmasına önem vermek.

Alcorn’un iki romanı, C.S. Lewis’in The Screwtape Letters adlı kitabına benzer biçimde kaleme alınmıştır. Bunlardan Türkçe’de yayınlanmış olan İşbane’in Komplosu burada konu edilen kitabın devamıdır. Her iki kitapta da Alcorn ilginç bir üslup sergiler: kitabın bir bölümünde, bir ailenin yaşamı ile evlilik ve gençlerin eğitimi konularında yaşadıkları iniş çıkışlar konu edilir. Bu bölümü izleyen bölüm, üst rütbeli bir cinin öğrencisine yazdığı ve aile ile gençler hakkında öğrencisine verdiği öğütlerin okuyucuya aktarıldığı bir mektupla sona erer. Mektuplar, insanları ruhsal bakımdan yoldan çıkarmaya çalışan cinlerin düşüncelerini ve stratejilerini açığa çıkarır. Böyle bir yaklaşımın cinleri yücelttiği düşünülmemesi için kazanılan zaferlerle Şeytan’ın ve cinlerinin tasarılarını önleyip iyiliğe çeviren Tanrı’nın mutlak yetkisi açıkça vurgulanır. 

Bu kitaplarda Şeytan’ın stratejilerinin ve yaklaşımlarının irdelenmesi, her iki kitabı da değerli kılmaktadır. Lord Foulgrin’in Mektupları’nda vurgulanan şeytani tasarılar aşağıda sıralanmıştır. Burada cinlerin tarafından bakış açısı ele alınmaktadır ve Tanrı “Düşman”, insanlar da kurban ya da zararlı olarak ifade edilir. Şeytan’ın, bizler de dahil olmak üzere, bütün insanları Tanrı’ya güvenmekten ve Mesih’i izlemekten alıkoymaya yönelik yöntemlerine dikkat çeker.

  1. Zararlıları, teknoloji ve medya gibi kolayca bağlanacakları şeylerle meşgul et. Onları ebedi gerçekleri düşünmekten ve kendilerini değerlendirmekten uzak tut.
  2. Bireyin zayıf yönlerine uygun ayartılar hazırla.
  3. Zararlılara arzuladıkları şeyi vermeyi vaat et ama onlara kendi istediğin şeyi ver.
  4. Onlar için Kitap’tan daha önemli hiçbir şey yoktur; zararlıyı ondan uzaklaştırmak için her şeyi yap.
  5. Genel olarak tartışma, karşılıklı konuşma ve düşünme gibi eylemler amaçlarımıza zarar verici etkenlerdir. Kurbanların düşüncelerinin yüzeyde kalmasını, özellikle işittiklerini papağan gibi tekrarlamalarını sağla.
  6. Aile, başlıca saldırı hedeflerimizden biridir. Çocukları Kitap’tan uzak tutmayı amaçla. En büyük arzumuz, anne babaları cahil, kendi derdine düşmüş ve çocuklarından çok kendileriyle ilgilenen kişiler haline getirmektir. Aileyi yok etmenin yöntemleri şunlardır: çocuklara çok fazla serbest zaman ve para sağlayıp hiç sorumluluk yüklememek. Çocukları ailelerinden uzaklaştır, arkadaşlarına ve internete bağlı yaşamalarını sağla.

    Onlar için Kitap’tan daha önemli hiçbir şey yoktur; zararlıyı ondan uzaklaştırmak için her şeyi yap.

  7. Karanlık, ölüm ve umutsuzluk bizim üçlüğümüzdür. Filmlerdeki ve TV’deki korku ve dehşet öğelerini yavaş yavaş artırarak kurbanları kötülüğe karşı duyarsızlaştır.
  8. Zararlının biz yakınında değilken bizi görmesini, fakat yakınındayken görmemesini sağla; her iki durumda da kazanan biziz. Gerçeği her zaman saptır ve gizle.
  9. Zararlının “benim” sözcüğünü bol bol kullanmasını sağla. Bu, gerçeği saptırmasına ve sadece kendine odaklanmasına yol açar; dolayısıyla zararlı, “Düşman’ın” dünyadaki egemenliğine karşı çıkar hale gelir.
  10. Doğru biçimde değerlendirilen sezgilerin ve arzuların zararlıyı “Düşman’a” yönlendirdiğini unutma. Fakat biz de arzuları yönlendirebiliriz. Arzuları “Düşman” yarattı, ama biz de onları kendi lehimize çevirebiliriz. Bu nedenle zararlıların kendi bencil arzularına daha fazla odaklanmasını ama bu odaklanmanın onu daha az sonuca götürmesini sağla; arzularını tam olarak karşılayabilecek tek kişinin “Düşman” olduğunu görmelerine izin verme.
  11. Marangoz hakkında kötü bir şey söyleme, sadece zararlının O’nu gerçek kimliğiyle tanımasına engel ol. Sahte dinleri ilginç kıl, gerçeği ise sıkıcı ve kötüymüş gibi göster.
  12. Hedefimiz kurbanların sadece kendi verdikleri kararlara güvenmesini sağlamaktır; kendi anlayışları ve kendi algılamaları ön planda olmalı. Kendi anlayışları doğrultusunda gitmenin neden olduğu sefaleti, acıyı ve ıstırabı anımsamalarına ya da anlamalarına izin verme.
  13. Zararlıyı, bütün sorunlarının suçlusunun kendisi değil, başkaları olduğuna inandır.
  14. Marangoz’un izleyicilerinin, yaşamın, ya “Düşman’a” ya da efendimize boyun eğecek pek çok kararlarla dolu, süregiden bir savaş olduğunu anlamalarına izin verme. Onları, hayatlarında molayı hak ettiklerine inanmaya teşvik et. Zırhlarını giymekten onları alıkoy.

    Zararlıyı, bütün sorunlarının suçlusunun kendisi değil, başkaları olduğuna inandır.

  15. Ayrıca kurbanın kendisini yeni bir yaratık olarak görmesine izin verme, yoksa o şekilde davranmaya başlar. Kişisel başarısızlıklarını ve Tanrı’nın bir izleyicisi olarak ne kadar değersiz olduğu fikrinin her zaman aklına gelmesini sağla.
  16. Zararlının cennet ve cehennem hakkında düşünmesine izin verme; ya da bu gerçekleri yanlış bir biçimde anlamasını sağla.
  17. Kurbanları “Düşman’dan” uzaklaştırmak için müzikten yararlan. Fakat dikkat et, “Düşman” da insanları kendisine çekmek için müziği kullanır.
  18. Zararlının onay, sevgi ve kabullenme kazanmak için başka insanları kullanmasını sağla.
  19. Zararlılara, günahı akla yatkın hale getirecek bahaneler sun. Vicdanlarını ne kadar sıklıkla göz ardı eder veya açıkça onlara karşı koyarlarsa, bunu yapmak o kadar kolaylaşır. Katılaşmış bir vicdan bizim için paha biçilmezdir.
  20. Kurbanın malı mülkü çoğaldıkça, yeryüzündeki yaşama daha fazla odaklanacaklardır. Mal ve mülkün “Düşman’dan” gelen bir armağan ya da emanet olmak yerine, bir hak olduğunu ve biriktirilmesi, gurur duyulması ve artırılması gereken bir şey olduğunu onlara düşündür.

    En büyük uğraşımız zararlının aklından gerçeği uzak tutmaktır.

  21. En büyük uğraşımız zararlının aklından gerçeği uzak tutmaktır. Eğer onları “Düşman” ve Kitabı hakkında düşünmekten uzak tutarsan, savaşımız neredeyse kazanılmış demektir.
  22. Kurbanın, Kutsal Yazılar’a uymak yerine, kendi içinde daha derin anlamlar aramasını sağlamak değerli bir taktiktir.
  23. Zararlıların vasat düzeyde bir ruhsal yaşamla memnun olmalarını sağla. Çevrelerine bu düzeyi teşvik edecek kişiler topla; onları gerçekten seven, gelişmelerini isteyen ve bu yüzden sevgiyle azarlamaya istekli kişileri onların yaşamlarından uzaklaştır.
  24. Evlilikleri yok etmek için mümkün olan her şeyi yapmalıyız: ahlâk dışı görseller, cinselliği bir silah olarak kullanmak dâhil her türlü cinsel günah, rüyalar ve evlilikle ilgili gerçekçi olmayan beklentiler, günlük sıkıntıların yığılması, yaramaz çocuklar, geçmiş günahların anımsanması, kötü iletişim alışkanlıkları vs. Çok sayıda fırsatın olduğunu göreceksin ve yapacaklarının ödülü büyük olacaktır!
  25. Eşlerin kocalarını gerçekten sevmelerine engel ol. Bunun yerine her birini kocasının kendisine nasıl davrandığına, ona neler sağladığına ve onu nasıl hissettirdiğine odaklanmaya yönlendir. Bu odak, şaşırtıcı biçimde hem kocayı hem de eşini cinsel günaha sürükleyecektir.
  26. Hem biz hem de “Düşman” acılarla insanları deneriz: “Düşman” onların bu denenmelerden geçmesini ve kendisine daha çok güvenmelerini ister; biz ise denenmeden başarısız çıkmalarını ve “Düşman’ı” terk etmelerini isteriz.
  27. Biz istediğimiz sonuçları bolluk döneminde daha kolayca elde ederken, “Düşman” yokluk döneminde daha iyi sonuçlar alır (O’nun zararlılarla daha yakın bir ilişki kurmak ve sadece kendisine güvenmelerini istediğini sakın unutma!). Sıkıntılar zararlının düşüncelerini cennete, yani o korkunç yere daha çok yöneltir!
  28. Kurbanlar ruhsal gerçeklikler karşısında çok budala ve kördür, fakat bedenleri fiziksel gerçekliklere duyarlıdır. Bunu sürekli istismar etmeye gayret et.

    Sahte öğretiler en iyi silahlarımızdan biridir.

  29. Kurbanların eyleme geçirmedikleri sürece ne düşündükleri o kadar önemli değildir. Örneğin, bir kimse müjdelemenin iyi olduğunu düşünmesine rağmen bunu yapmamak için mazeretler uyduruyorsa biz kazanırız. Marangoz’un izleyicilerinin iyi örnekler olmakla yetinmelerini sağla; Marangoz’un bildirisini paylaşmaktan onları uzak tut. Onlara yavaş hareket etmesini, sözlerini ertelemesini ve zamanın konuşmak için asla uygun olmadığını telkin et.
  30. Sahte öğretiler en iyi silahlarımızdan biridir. Bunları kilise içerisinde bile yayarız. Tek bir gerçek üzerine fazlaca vurgu yaparak diğer pek çok öğretiyi ihmal etmek, zararlıları gerçekten uzaklaştırmanın en kolay yoludur.
  31. Susuzluklarının gerçek nedenini anlamaktan kurbanları uzak tut. Onlara başka şeylerle kısmi tatminler sağla. “Düşman’a” gerçekten tapınmalarına izin verme, yoksa susuzluklarının ancak O’nunla tatmin edilebildiğini anlarlar.
  32. Zararlının yaşamında hem bahaneci hem de suçlayıcı rolünü üstlen.
  33. Kurbanların “Düşman’a” itaat etmenin doğru, akıllıca, bilgece ve ödüle layık olduğunu görmelerine izin verme. Bunu zor ya da sıkıcıymış gibi göster.
  34. “Düşman’ın” mesajını iletme hizmetinde olanları durdurmak onların yalnızlık, bunalım, verimsizlik ve çekişmelerle çevrelenmelerini sağla. Bu insanları hizmet etmenin maliyeti üzerine odakla, böylece O’na hizmet etmeyi bırakırlar.
  35. Dualar “Düşman” için önemlidir, o nedenle dua etmeyi kurbanın zihninde önemsizleştir. O’nun dikkatini dağıt, ona aman verme ve aklına başka şeyler sok. Ona en çok sevinç veren şeylerin, bizim tatsız gösterdiğimiz şeyler olduğu gerçeğini ondan gizle. Kitap’ta geçen sözlerle dua etmesine izin verme; aklından, yüreğinde ve zihninde bir yeri olmayan, kısa, ezberlenmiş sözcükler geçmesini sağla.

  • Telif Hakları © 2008
  • Ken Wiest
  • Tüm Hakları saklıdır. İzin ile kullanıldı.
İlk yayınlama: e-manet Sayı 14 (Nisan - Haziran 2008), s. 18–20.