İnsanoğlu görünür ve görünmez dünyaların kesiştiği noktada yaşamak üzere yaratıldı. Bundan dolayı hem ruhani hem de dünyevi gerçekleri göz önünde bulundurmak gerekir. Kutsal Kitap sıkça ruhsal ve ruhani gerçekleri dünyasal mecazları kullanarak açıklar. Bunların arasında topluluklarımızda bu günlerde çok sık kullanılan “ateş” simgesi bulunur. Genel olarak “ateş” sözü ilahilerde olumlu bir şekilde kullanılır. Tanrı’nın varlığını veya Tanrı’nın verdiği gücü simgeler. Tapınma Önderi yazılımında “ateş” veya “alev” terimleri üzerine yapılan bir arama hem orijinal Türkçe hem de yabancı dillerden çeviri olan birçok ilahi listelenir.1
Kavramların Tanrı’nın açıkladığı şekilde kullanılması çok önemlidir.
Ama bu popüler kullanım gerçekten Kutsal Kitap’taki ateş kavramının simgesel kullanımına uygun mudur? İlk bakışta hemen “evet” deriz, çünkü Kutsal Ruh “ateşten diller” görünümünde havarilerin üzerine inmişti (Elç. 2:3). Tanrı için alev alev yanmak da O’nun ve Müjde’si için tutkunluğumuzu ifade eder (Yer. 20:9).2 Ancak, Kutsal Kitap’ın tamamını araştırırsak farklı bir resim belirir.
Bu makalede Kutsal Kitap’ta ateş kavramının simgesel kullanımına derinden bakacağız. Burada iki hedef peşindeyiz. İlk hedefimiz böyle bir araştırmanın birçok yardımcı unsur kullanılarak nasıl yapılacağını anlatmaktır. İkinci olarak, Kutsal Kitap’ın bir kavramı nasıl kullandığına bakarak kendimize bunun popüler Hristiyan kültüründe nasıl kullanılması gerektiğini hatırlatmaktır. Eğer simgenin popüler kullanımı Kutsal Kitap’taki kullanımla uyumlu değilse, tanrıbilimsel anlayışımızı olumsuz bir şekilde etkilemesinin olasılığı çok büyük olup yanlış öğretilerin genel kabulüne yol açabilir. Kavramların Tanrı’nın açıkladığı şekilde kullanılması çok önemlidir, çünkü O’nun açıklamasına aykırı bir şekilde kullanılan kavramlar genellikle uygunsuz sonuçlara yol açar. Tanrı’nın sadık kulları olarak hedefimiz ise her zaman yorumu, öğretiyi ve uygulamayı Tanrı’yı hoşnut eden bir çizgide tutmaktır. Tanrı’ya layık olduğu görkemi getirmenin en çarpıcı yöntemlerindendir bu.
Bu doğrultuda, “ateş” kavramının Kutsal Kitap’taki simgesel kullanımına daha derin bir şekilde bakalım. İlk olarak, kullanacağımız araştırma yöntemini inceleyelim. Sonra bu araştırmanın sonuçlarını irdeleyip bunlardan birkaç uygulama uyarlayacağız.
Araştırma Yöntemi
Araştırmamızı yapmak için, şu adımları atacağız:
- Kutsal Kitap’taki “ateş” ve “alev” kelimelerinin geçtiği tüm ayetleri bulacağız.
- Bu ayetlerin her birine bağlamında bakacağız.
- Bağlamdaki kullanımı kategorilere ayıracağız.
- Sonuçları istatistiksel bir bakış açısıyla irdeleyeceğiz.
- İstatistiksel sonuçlara bakarak genel öğretilere varacağız.
1. Kelimeleri aramak
Araştırmamıza başlamak için hem Eski Antlaşma’da hem de Yeni Antlaşma’da “ateş” ve “alev” kelimelerinin bağlamlarındaki kullanımına bakmamız gerekecek. Bu araştırma için “ateş” ve “alev” kelimelerin İbranicesinden (אֵשׁ – eyş ve לֶהָבָה – lehavah) ve Grekçesinden (πῦρ – pir ve φλόξ – floks) yola çıkılacaktır. Aramayı birçok yöntem ile gerçekleştirebiliriz, örneğin Kutsal Kitap için arama motorunu sunan bir web sitesini kullanabiliriz3 veya bilgisayar kullanmak istemeyenler Kutsal Kitap Dizini’nden4 faydalanabilir. Birazcık daha derine inmek isteyenler ise e-Sword5 veya Logos Bible Software[vi] gibi daha teferruatlı yazılımlar kullanabilir.
2. Kelimelerin geçtiği ayetleri bağlamlarında araştırmak
Araştırmamızda sözcüklerin sadece simgesel kullanımı göz önünde bulundurulacak.
Araştırmamızda sözcüklerin sadece simgesel kullanımı göz önünde bulundurulacak. Örneğin, Yuhanna 13:9’da “Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler” ifadesi sayılmayacak, çünkü burada gerçek, lafzi bir ateş kastedilir. Buna karşın Matta 3:10’da geçen “İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır” ifadesi sayılır, çünkü burada ateş kavramı mecazi bir şekilde yargıyı kastetmektedir. Levililer 10:2’de Harun’un oğulları Nadav ve Avihu’yu yakan ateşte olduğu gibi bazı ayetler hem lafzi hem de simgesel olarak yorumlanması gerektiğinden dolayı simgesel olarak sayılacaktır.
İbranice ve Grekçe kelimelerinin bağlamlarına göre simgesel kullanımı toplam 212 ayette geçer (Eski Antlaşma’da 157 ayet; Yeni Antlaşma’da 55 ayet). Türkçe çevrilerdeki ayetlerin bazılarında “ateş” veya “alev” kelimeleri geçmeyebilir, ama orijinal metinlerde bu sözcükler geçer. Metnin anlamını daha açık kılmak için Türkçede bazı yerlerde İbranice ve Grekçede olmayan bu sözcükler çıkabilir. Bundan dolayı aramamızı orijinal dillere kısıtladık.
3. Ayetleri bağlamlarına göre kategorilere ayırmak
Bu ayetlerin her birine bağlamlarında bakılıp kelimenin kullanımı üç kategoriye göre saptanır:
- Olumlu (yapıcı) kullanım: Kelime, iyi bir sonuç elde edileceği anlamında kullanılır; örn. Yeşaya 62:1 “Zaferi ışık gibi parlayıncaya, Kurtuluşu meşale gibi yanıncaya dek Siyon uğruna susmayacak, Yeruşalim uğruna sessiz kalmayacağım.” Burada kurtuluşun meşale gibi yanması ifadesinin hedefi olumludur. Ateş ile etkileşimde bulunanlar için sonuçlar yapıcıdır; kurtulurlar, arındırılırlar.
- Nötr (tarafsız) kullanım: Kelimenin ifade ettiği kullanım hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaz; örn. Ezgiler Ezgisi 8:6’da, “Çünkü sevgi ölüm kadar güçlü, Tutku ölüler diyarı kadar katıdır. Alev alev yanar, Yakıp bitiren ateş gibi” yazar. Burada bağlam sevginin gücünü ifade eder, ama bunun ne iyi ne kötü olduğunu ifade etmez. Sevgi böyledir işte; hem iyiye hem de kötüye kullanılabilir.
- Olumsuz (yıkıcı) kullanım: Kelime olumsuz bir sonuca yol açan anlamda kullanılmıştır; örn. Nahum 1:6’da Tanrı hakkında şöyle yazar: “O’nun gazabına kim karşı durabilir, Kim dayanabilir kızgın öfkesine? Ateş gibi dökülür öfkesi, Kayaları paramparça eder.” Ateşin yıkıcı veya yok edici sıfatları vurgulanır. Ateşten geçen veya yakılan kişiler veya nesneler için sonuç olumsuz olur.
Ayetleri irdeledikten sonra genel olarak 24 ayrı kategoriye ayrılabileceklerini bulduk. Kategoriler alfabetik sıralamaya göre şunlardır:
- Acı çekmek
- Anlaşmazlık
- Arındırmak
- Çekişme
- Cezalandıran yargı
- Doğruluk
- Gazap
- Gazap ve kıskançlık (beraber)
- Güç (kudret)
- Güçlü hisler
- İstem dışı güdü
Kaçınılmaz sonuç
İstatistiksel olarak, “ateş” ve “alev” kelimeler daha çok olumsuz (yıkıcı) bir şekilde kullanılmaktadır.
- Kıskançlık
- Kutsal Ruh
- Kurtuluş sağlayan yargı
- Melekler
- Ödüllendiren yargı
- Rahatsızlığın kaynağı
- Tanrı’nın huzuruna çıkma yolu
- Tanrı’nın varlığı
- Tanrı’ya adanmış (herem)
- Tatmin olmamak
- Yaşam
- Yok edici güç
Bu kategoriler, ayetlerin ne kadar sık ve kimin tarafından hangi kategorilerde kullandıkları gibi ilginç sonuçlara varmamızı sağlar. Bunları göz önünde bulundurup olumlu, nötr, olumsuz tanımlarını ele aldığımızda birkaç ilginç istatistiksel gerçek ortaya çıkar.
3. İstatistiksel Sonuçlar
İstatistiksel olarak, “ateş” ve “alev” kelimeler daha çok olumsuz (yıkıcı) bir şekilde kullanılmaktadır. Kutsal Kitap’ın tamamına bakarsak, 212 ayetin 131’i “ateş” veya “alev” kelimelerini olumsuz anlamda kullanır. Sadece 49 ayet ise olumlu (yapıcı) bir ifade kullanır. Kalan 13 ayet nötr bir kullanım içerir. Bu nötr kullanımlardaki simgesel ifadelerin birkaçı tekil kullanımdır ve aşağıda değineceğimiz çok ilginç gerçekleri açığa çıkarır.

Bu grafiği ayetlerin geçtikleri Antlaşmalara göre ayırırsak, sonuçlar daha ilginç bir şekil alır. İfadelerin nötr kullanımı sadece Eski Antlaşma’da geçer. Yeni Antlaşma’da ise 55 ayetin 36’sında kullanım olumsuzdur!
Bu ayetleri yukarıdaki 24 konuya göre sıralarsak daha da ilginç sonuçlar ortaya çıkar.

Ateşin en çok kullanıldığı konu 79 ayet ile cezalandıran yargıdır. Bu ayetlerin büyük bir çoğunluğu ise olumsuz bir kullanım içerir. Grafikte gösterilemeyen ilginç nokta ise, cezalandıran yargıyı içeren ateş simgesinin Yeni Antlaşma’da sırf olumsuz (yıkıcı) bir şekilde kullanılmasıdır! Yeni Antlaşma’da cezalandıran yargı her zaman cezalandırılanların yıkımı, acısı ve yok edilmesiyle sonuçlanır.
İkinci sırada 36 ayetle Tanrı’nın varlığı geçer. Bunların çoğunluğu olumlu bir şekilde kullanılırsa da bağlamda Tanrı’nın korkunçluğu ve/veya kutsallığı vurgulanır. Yeni Antlaşma’da Kutsal Ruh’un ateş veya alev olarak simgelenmesi grafikte ayrı tutulmaktadır. Yeni Antlaşma’daki bu konuyla alakalı diğer ayetlerin hepsi Eski Antlaşma alıntısıdır.
Üçüncü sırada yine ağırlıklı olarak olumsuz sonuç içeren “ateş” ve “alev” kelimelerinin kullanıldığı 24 ayette yok edici güç ifade edilmektedir. Ayetlerin olumlu kullanımı sadece ve sadece Yeni Antlaşma’da geçer.
Dördüncü sırada 16 ayetle büyük bir çoğunlukla olumlu kullanılan ateşin arındırıcı sıfatı bulunur.
Beşinci sırada ise 14 ayetle gazap kavramı yer alır. Bunlar yukarıdaki grafikte “gazap” (12x) ve “gazap ve kıskançlık” (2x) olarak geçer ve genellikle Tanrı’nın günah ve günahkârlar üzerindeki adil gazabını ifade eder.
Altıncı sırada 10 ayetle Tanrı’nın huzuruna çıkma fikri açıklanır. Burada daha çok yakmalık sunuların sunulması vurgulanır.
4. Öğretisel Çıkarımlar
İstatistiksel açıdan en çok kullanılan altı konuyu göz önünde bulundurursak ilginç sonuçlar ortaya çıkar. Eski Antlaşma’da “ateş” simgesinin dört sıra dışı kullanımına baktıktan sonra, Kutsal Ruh’un kendisini “ateşten diller” olarak göstermesi hakkında kısaca düşüneceğiz.
Eski Antlaşma’da “ateş” ve “alev” kavramları en çok yargı için kullanılır.
a. Yargı, Yok Etme ve Gazap
Ateş’in simgesel olarak en çok kullanıldığı kavram cezalandıran yargıdır. Bu yargı, sıkça yok edici güç (3. sırada) ve gazap (5. sırada) ile bağlantılı olarak açıklanır. Ateşin Kutsal Kitap’ta ilk örneği Yaratılış 3:24’te geçer: Tanrı Adem ve Havva’yı “kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.” Bu ayet hem fiziksel bir ateş hem de simgesel olarak Tanrı’nın yargısını açıklar. Buradan itibaren Eski Antlaşma’da “ateş” ve “alev” kavramları en çok yargı için kullanılır. Yahve’nin ibadet düzeninin ilk ihlali de ateş ile yargılandı (Lev. 10:2), çünkü Tanrı’nın doğası gereği, kutsallığının lekelenmesi kötülüğünün çok bariz bir şekilde gösterilmesi gerekirdi. Peygamberler devamlı olarak Tanrı’nın yargısını, gelmekte olan bir ateşe benzettiler (örn. Yşa. 5:24; 66:15; Hez. 5:4; 10:2,6-7). Tanrı’nın gazabı da ateş ile simgelenir (Ağı. 2:3-4; Nah. 1:6).
Bu noktada, Eski Antlaşma’da bu böyleydi ama işler Yeni Antlaşma’da değişti diyebiliriz, değil mi? Hayır. Orada bile ateş büyük çoğunlukla gazabı, yargıyı ve yok edici gücü simgeler (örn. Mat. 3:10-12; 13:40; Mar. 9:48; 2Se. 1:8; İbr. 10:27; Yak. 5:3; 2Pe. 3:7; özellikle Va. 20:10-15). Yakup 3:5-6 ayetlerinde ateş olumsuz bir şekilde yıkıcı bir güç olarak tanımlanır.
Bazen yargı ve yok etme olumlu (yapıcı) sonuçlara da yol açabilir. Yeşaya 29:6 ve Luka 12:49’da Tanrı’nın halkı ateş ile yargılandıktan sonra kurtulur. 2. Petrus 3:12’deki ateş dünyayı yeniden yaratılmak üzere tüketir. 1. Korintliler 3:12-13’de ise ateş Mesih imanlısının işlerinin kalitesini ortaya çıkarır. Bu yargının sonucu, denenen imanlının işleri yapma motivasyonlarına göre, ya olumlu ya da olumsuz olabilir.
Düşünen okur burada iyi bir Tanrı’nın yargısını nasıl olumsuz (yıkıcı) olarak tanımlayabileceğimizi sorar. Yukarıda belirttiğimiz gibi, olumlu (yapıcı) ve olumsuz (yıkıcı) derken yargı gören kişinin buna verdiği karşılığa veya görmek durumunda kaldığı sonuçlara dayalı olarak kategorilere ayırdığımızdan ötürü bu ayrımı yapıyoruz. Tanrı’nın yargılamaya hakkı vardır. Bu yargı iyi ve doğrudur. Aynı zamanda, Yeşaya 45:7’ye göre, Tanrı “felaket” yaratır.6 O’na tabi olmayan birey için yargı felakettir, olumsuzdur, çünkü o şahsın tövbe etmediğinden dolayı onun yok olmasına veya sonsuz acılar yaşamasına yol açar.
b. Tanrı’nın Varlığı ve Huzuruna Çıkma
Tanrı’nın ateş olarak göründüğü 36 ayetten bazılarına temsili olarak bakalım. Tanrı ilk defa Yaratılış 15:17’de ateş olarak görünür ve bu görünüm korku ile eşleştirilir (krş. Yar. 15:127 ). Tanrı’nın ikinci defa ateş şeklinde görünmesi Mısır’dan Çıkış 3. bölümde geçer. Burada görünüm ilk etapta şaşkınlığa (Çık. 3:2-3), sonra tekrar korkuya (Çık. 3:5) yol açar. Yahve halkına Sina dağında (Çık. 19:16-19; 24:17) ve Süleyman’ın kurduğu tapınakta (2Ta. 7:1-3) ateş halinde görününce halk onu şaşkınlık, korku ve hayranlık ile karşıladı. Hezekiel Tanrı’nın ateş dolu taht arabasını görünce yüz üstü yere kapandı (Hez. 1; özellikle 28. ayet). Yeni Antlaşma’da ise Tanrı’nın ateş gibi olması İbraniler 12:29’da, “Çünkü Tanrımız yakıp yok eden bir ateştir” ifadesi Yasa’nın Tekrarı 4:24’ün bir alıntısıdır ve Tanrı’nın yargıç, korkunç ve kutsal doğasını açıklar. Tanrı’nın varlığı, eğer karşısındaki bireyin yok olmasına veya cezalandırılmasına yol açıyorsa, olumsuz (yıkıcı) olarak tanımlanabilir. Burada Tanrı’nın kişiliği değil, varlığının günahlı kişinin üzerindeki etkisi ön plandadır.
Tanrı’nın huzuruna çıkmak çok ciddi bir şeydir.
Burada ek olarak 6. sırada olan Tanrı’nın huzuruna çıkma yolu anlamını da ele alalım (Lev. 1:7; 2:14; 6:9,12-13; 9:24; Say. 16:46; Hak. 6:1; 1Ta. 21:26). Özellikle yakmalık sunu bunu simgeliyordu, çünkü sunu tümüyle yakılırdı ve ibadet eden kişi bu sununun tamamen yakılmasıyla kendisini tamamen Tanrı’ya adamış olurdu. Bu harika hedef bile acıyla dolu bir olaydı, çünkü yakmalık sunu çok pahalıya mal olan bir şeydi. Tanrı’nın huzuruna çıkmak çok ciddi bir şeydir.
c. Arındırma
Tanrı’nın hedeflerinden birisi kendisi için ayrılmış kutsal bir halkının olmasıdır. Bu halkın arındırılması Kutsal Kitap’ta sıkça ateşten geçme simgesiyle ifade edilir (bkz. Zek. 13:9; Mal. 3:2; Mar. 9:49; 1Ko. 3:13; 1Pe. 1:7; Va. 3:18). Arındırma acı getiren bir şeydir. Tanrı’nın gönderdiği acılar da ateş olarak tanımlanır (Yşa. 43:2; Ağı. 1:13), ama Yeşaya aracılığıyla bize bu ateşlerin ortasında yanımızda olacağını gösterir (Yşa. 43:3). Bunu Şadrak, Meşak ve Abed-Nego için lafzi bir şekilde gerçekleştirmiştir (Dan. 3:17-18,23-25).
ç. Özel Kullanım
Ateş kavramı Eski Antlaşma’da simgesel olarak tekil ayetlerde sıra dışı şekillerde kullanılır. Bu kullanımların bazıları ilginçtir.
- Ezgiler Ezgisi 8:6’da sevgi ateşe benzetilir. Buradaki vurgu hakiki sevginin karşı konulamaz, kavurucu bir doğaya sahip olduğudur. Hakikatten sevgiyle tutuşan ondan vazgeçmez, vazgeçemez de; her şeyi yok oluncaya kadar. Burada daha çok erkek ile kadın arasındaki sevgi kastediliyorsa da Kutsal Kitap’ın diğer bölümlerinden Tanrı’nın bize karşı sevgisinin de bu derecede güçlü olduğunu görüyoruz.
- Yeremya 20:9’da Tanrı’nın peygambere verdiği söz kemiklerinin içine hapsedilmiş, yüreğinde yanan bir ateşe benzetilir. Burada “ateş” Tanrı’nın sözünün karşı konulmaz, istem dışı, hatta istem karşıtı bir güdü olduğunu simgeler.
- Süleyman’ın Özdeyişleri 6:27’de ateşin yakma gücü kaçınılmaz bir sonucu simgeler.
- Süleyman’ın Özdeyişleri 26:20-21’de çekişme ateşe benzetilir.
- 2. Krallar 6:17 melekler ateşten arabalar ile simgelenir. Bu simge ayrıca Mezmur 104:4’ü alıntılayan İbraniler 1:7’de yinelenir. Yeşaya 6’daki “seraflar” kelimesi de “yanmak” kelimesinden türemiştir. Meleklerin gücünü, korkunçluğunu ve paklığını simgeler.
d. Kutsal Ruh
Gelgelelim Kutsal Ruh’un ateşe benzetilmesine. Kutsal Ruh’un direkt olarak ateş ile bağdaştırılması üç ayette geçer: Matta 3:11; Luka 3:16; ve Elçilerin İşleri 2:3. Ancak Matta’daki ve Luka’daki “O sizi Kutsal Ruh’la ve ateşle vaftiz edecek” ifadesinde “ateş” kavramı Kutsal Ruh’u mu kasteder, yoksa Mesih’in getireceği yargıyı mı? Sonraki ayetlerdeki, “Yabası elindedir. Harman yerini temizleyecek, buğdayını toplayıp ambara yığacak, samanı ise sönmeyen ateşte yakacak” (Mat. 3:12) sözleri ateşin Yeni Antlaşma’nın diğer yerlerinde olduğu gibi yargıyı simgelediğini destekler. Bundan dolayı bu ayetlerin Kutsal Ruh’u ateş olarak tanımladıklarını tam bir güvenle söyleyemeyiz.
Bir simgeyi Kutsal Kitap öğretilerini açıklamak için kullandığımızda bunların Kutsal Kitap’ın kendisindeki kullanıma uygun olduğuna dikkat etmemiz lazım.
Böylece Kutsal Ruh’u net bir şekilde “ateş” ile simgeleyen tek bir ayet kalır. Bu ayeti de bağlamında yorumladığımızda, yine Tanrı’nın şaşırtıcı gücünü görürüz. Mesih’in o yaklaşık 120 takipçileri (bkz. Elç. 1:15-16) doğaüstü bir şekilde güç alıp yabancı dillerde konuşmaları ve yabancı dillerin doğaüstü bir şekilde halk tarafından anlaşılması Kilise’nin doğumunu simgeledi. Ama bundan sonra Tanrı veya Kutsal Ruh net bir şekilde “ateş” olarak kendini göstermez.8 Böylece birçok ilahide olduğu gibi Kutsal Ruh’u bir ateş olarak simgelemek zayıf bir temel üzerine kuruludur.
Sonuçların Uygulaması
Araştırmamızın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Beraber “ateş” ve “alev” kavramlarının Kutsal Kitap’taki simgesel kullanımını irdeledik. Genel olarak “ateş” kavramının olumsuz (yıkıcı) bir simge olarak kullanıldığını gördük. Gazap, yargı, acı ve deneme kavramlarını açıkladık. Olumlu (yapıcı) olarak kullanıldığı noktalarda bile ateşin korkunçluğu, yakıcılığı ve tehlikeli olduğu ortaya çıktı. Tanrı’nın varlığı ile bağlantısından Tanrı’nın korkunçluğunu, kutsallığını ve paklığını vurguladığını anladık. Burada bunları düşünürken birkaç önemli fikir ortaya çıkar.
İlkin, bir simgeyi Kutsal Kitap öğretilerini açıklamak için kullandığımızda bunların Kutsal Kitap’ın kendisindeki kullanıma uygun olduğuna dikkat etmemiz lazım. Herhangi bir hoca ya da vaiz belirli bir ifadede bulunursa, bu ifadeleri kullandıkları ayetlerin ilkin kendi bağlamında sonra bütün Kutsal Kitap’ın bağlamında nasıl kullanıldığını kontrol etmeliyiz (bkz. 2Se. 5:20-21).9 Çünkü yanlış bir şekilde kullanılan simgeler yanlış öğretilere ve/veya yorumlara ve böylece yanlış uygulamalara yol açabilir. Bu yanlış uygulamalar da hem Kilise’nin hem de Tanrı’nın aşağılanıp utandırılmasıyla sonuçlanır. Hedefimiz her zaman Tanrı’nın yüceliğinin övülmesi olmalıdır (bkz. Ef. 1:6,14).
Ayrıca teolojimizi nereden öğrendiğimize dikkat etmeliyiz. Maalesef teolojimizin büyük bir çoğunluğunu ne Kutsal Kitap’ın kendisinden ne de vaazlardan öğreniriz. İlahilerimizden ediniriz Tanrı anlayışımızı. Bir ilahiyi hatırlamak düz yazıyı veya şiiri hatırlamaktan daha kolaydır, çünkü nağme ve nakarat içerikleri beynimize işler. Bu ilahilerin Kutsal Kitap öğretilerini doğru bir şekilde ifade edip etmediklerine dikkat edelim. Şiirsel bir dil kullanmaları doğaldır, çünkü şarkı eninde sonunda şiirsel bir bestedir. Eski Antlaşma’nın büyük bir bölümü de şiir olarak yazıldı. Ama şiirlerin mecazi anlamlarının da Kutsal Kitap’taki lafzi anlamlarıyla eşleşmeleri şarttır, yoksa yine öğretisel sorunlarla karşı karşıya oluruz.
Son olarak, umudum Kutsal Kitap’taki kavram araştırmasının nasıl yapılabileceğini net bir şekilde açıklamış olmaktır. Umarım ki siz de, sevgili okurlarım, artık Kutsal Kitap araştırmalarınızı daha iyi ve daha derin bir şekilde yapabilip Tanrımız’ı daha iyi ve derin bir şekilde tanıyıp deneyimleyebilirsiniz.
- 1“Ateş” hakkında 91, “alev” hakkında ise 21 ilahi çıkar. Uygulamaya https://songs.worshipleaderapp.com/ > (05.09.2022 tarihinde erişildi) web adresinden erişilebilir. Ayrıca Android’da Google Play Store veya iOS’te App Store’dan indirilebilir.
- 2Bu fikri sıkça desteklemek için kullanılan Yer. 20:9 aslında alev alev yanmayı olumlu bir şekilde ifade etmiyor. Daha çok istem dışı veya isteme karşı bir güdüden bahsedilir. Bkz. ç. Özel Kullanım.
- 3İzmir Protestan Kilisesi’nin sunduğu İncil: Hristiyan Kutsal Kitabı https://incil.info/ > (09.08.2022 tarihinde erişildi) web sitesi Türkçe dilindeki en iyilerinin arasındadır, çünkü hem Türkçedeki en önemli çevirileri hem de İbranice ve Grekçe orijinal metinlerin aranabilir şeklini içerir.
- 4Kutsal Kitap Dizini: Kapsamlı Dizin (İstanbul: Kitab-ı Mukaddes Şirketi, 2004).
- 5e-Sword Windows için ücretsiz olarak https://www.e-sword.net/ > (09.08.2022 tarihinde erişildi) adresinden indirilebilir (Linux’ta wine yazılımı ile başarılı bir şekilde de çalışır). Apple Mac OS kullanıcıları için ücretli bir sürüm App Store’da bulunur. Eski ve Yeni Antlaşma’nın orijinal dillerinin aranabilir modülleri ve birçok dilde bir sürü daha çeviri ve klasik kaynak ücretsiz olarak mevcuttur. Türkçe çeviri olarak sadece Kutsal Kitap (2001 basımı) mevcuttur. Daha detaylı bilgi için bkz. J.M. Diener, “Dijital Dünya: Kutsal Kitap’ı Bilgisayarda Derinlemesine Çalışmak”, e-manet, Sayı 33 (Ekim-Aralık 2003), s. 24-28.
- 6İbranicede רָע (ra’) kelimesi kullanılır. Kitab-ı Mukaddes (KM) kelimeyi “bela” olarak çevirir. Bu kelime başka yerlerde “kötülük” olarak çevrilir (örn. Say. 14:26-27; Ezr. 9:13).
- 7Bkz. özellikle KM çevirisinde, “Ve vaki oldu ki, güneş batarken, Abramın üzerine ağır bir uyku düştü; ve işte, onun üzerine bir dehşet, koyu karanlık, düştü” (vurgu eklendi) denir. KK çevirisi burada Türkçeyi okunur halde tutmak için İbranicedeki özgün anlamı zayıflatır.
- 81Se. 5:19’daki “Ruh’u söndürmeyin” ifadesi dolaylı olarak Kutsal Ruh’a “ateş” olarak hitap ediyor olabilir, çünkü “söndürmeyin” kelimesinin Grekçesi (σβέννυμι – sbennimi) özellikle su ile söndürme anlamına gelir. Bkz. C. Brown, “σβέννυμι”, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard, New International Dictionary of New Testament Theology (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 109.
- 9Bu fikrin açılımı için bkz. J.M. Diener, “Ağın Üzerinde Yaşamak: Kutsal Kitap Yorumunda Tümevarım Yönteminin Önemi”, e-manet, Sayı 63 (Temmuz-Eylül 2021), s. 5-12.