Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Kitap

Boşanma Üzerine İsa’nın Yanıtının Sosyo-Tarihsel Arka Planı

Yayın Tarihi: 28.04.2026

I. Giriş

Hepimiz kendi çevremizdeki boşanma ve yeniden evlenme vakalarına aşinayız. Bu durum, yalnızca kişisel çevremizde değil, ne yazık ki Türk kilisesinde de görülür. Eşlerden birinin Hristiyan olan eşiyle birlikte yaşamak istememesi, toplumsal baskılar ya da başka sebepler zaman zaman boşanmaya yol açar. Peki, Kutsal Kitap bu konuda ne söylemektedir? Özellikle Matta 19:3-9 bölümü bir Hristiyan’ın boşanması ve yeniden evlenmesi hakkında ne anlatmaktadır? Matta 19:3-9’da şu ifadeler yer almaktadır:

İsa’nın yanına gelen bazı Ferisiler, O’nu denemek amacıyla şunu sordular: “Bir adamın, herhangi bir nedenle karısını boşaması Kutsal Yasa’ya uygun mudur?”

İsa şu karşılığı verdi: “Kutsal Yazılar’ı okumadınız mı? Yaradan başlangıçtan ‘İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı’ ve şöyle dedi: ‘Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.’ Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı’nın birleştirdiğini, insan ayırmasın.”

Ferisiler İsa’ya, “Öyleyse” dediler, “Musa neden erkeğin boşanma belgesi verip karısını boşayabileceğini söyledi?”

İsa onlara, “İnatçı olduğunuz için Musa karılarınızı boşamanıza izin verdi” dedi. “Başlangıçta bu böyle değildi. Ben size şunu söyleyeyim, karısını fuhuştan başka bir nedenle boşayıp başkasıyla evlenen, zina etmiş olur. Boşanan kadınla evlenen de zina etmiş olur.”

Bu çalışma pastörel bir değerlendirme niteliği taşımamakta, esasen açıklamaya yönelik bir inceleme olarak tasarlanmaktadır.

Bu soruları daha sağlıklı bir şekilde yanıtlayabilmek için bu makalede Matta 19:3-9 perikopunun arka planı incelenecektir.

Çalışmanın amacı;

  1. Yasa’nın Tekrarı 24:1-4 metninin değerlendirmek,
  2. Bu değerlendirmenin ışığında İsa’nın döneminde boşanma anlayışının tarihsel bağlamda incelemek,
  3. İsa’ya bu soruyu yönelten grupların kimliğini ortaya koymaktır.

Bu çalışma pastörel bir değerlendirme niteliği taşımamakta, esasen açıklamaya yönelik bir inceleme olarak tasarlanmaktadır. Bu da yukarıda anılan durumlardan birini veya birkaçını yaşayan kişilerle yapılacak bireysel görüşmelerde farklı yaklaşımlar gerekebileceği anlamına gelir. Ayrıca bu tefsir, yer imkânları doğrultusunda hazırlanmış olup odak noktasını korumak amacıyla Markos, Luka ve 1. Korintliler’deki paralel pasajlar kapsam dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte, boşanma konusunun Kutsal Kitap bağlamında daha sağlıklı biçimde anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu yaklaşım, uygulamada bazı önemli vurguların belirlenmesine yardımcı olabilir.

II. Yasa’nın Tekrarı 24:1-4

Bu bölümde Eski Ahit’teki boşanma düzenine bakacağız. Tartışma açısından önemli olan pasaj, Yasa’nın Tekrarı 24:1-4’te yer alır ve Ferisiler tarafından Musa’nın, dolayısıyla Tanrı’nın boşanmayı emrettiğini göstermek amacıyla kullanılmıştır. Peki, Yasa’nın Tekrarı 24:1-4 tam olarak ne söylemektedir?

Eğer bir adam evlendiği kadında yakışıksız bir şey (ערות דבר ervat davar) bulur, bundan ötürü ondan hoşlanmaz, boşanma belgesi yazıp ona verir ve onu evinden kovarsa, kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse, ikinci kocası da ondan hoşlanmaz, boşanma belgesi yazıp verir, onu evinden kovarsa ya da ikinci adam ölürse, kadını boşayan ilk kocası onunla yeniden evlenemez. Çünkü kadın kirlenmiştir. Bu RAB’bin gözünde iğrençtir. Tanrınız RAB’bin mülk olarak size vereceği ülkeyi günaha sürüklemeyin.

Eski Ahit’te boşanmayı teşvik eden herhangi bir yasa bulunmamaktadır.

Görüldüğü üzere, bu pasaj boşanma hakkını tanımlayan veya boşanmayı teşvik eden bir emir niteliği taşımamaktadır. Aksine, bu pasaj boşanmanın hâlihazırda gerçekleşmiş olduğunu varsaymakta ve yalnızca boşanma durumunda bir boşanma belgesi verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, Eski Ahit’te boşanmayı teşvik eden herhangi bir yasa bulunmamaktadır; metin, yalnızca boşanmanın fiilen yaşanabileceğini kabul ederek bu duruma ilişkin düzenleyici hükümler sunmaktadır.

Pasaj temel olarak boşanmış bir kadın ile eski eşi arasındaki yeniden birleşme ihtimaliyle ilgilenmektedir. Reddedilen unsur boşanmanın kendisi değil, kadının ilk kocasına geri dönme ihtimalidir. Baltensweiler’in ifadesiyle, “bütün bunlar, kadının keyfî muameleye maruz kalmaktan korunması gerektiği izlenimini vermektedir.”1 Böylece kadının bir “mal gibi el değiştirmesinin” önüne geçilerek, boşanma belgesi aracılığıyla yasal bir güvenceye kavuşması sağlanmıştır.2

Boşanma mektubu (İbranice: ספר כריתת, sefer keritut), koca tarafından verilen yasal bir belgedir.3 Bu belge, kadının haklarını korumayı ve onun başka bir erkekle yeniden evlenmesini mümkün kılmayı amaçlayan yazılı bir düzenleme niteliği taşır.4 Boşanma mektubunun verilme koşulu, İbranice’de geçen ערות דּבר (ervat davar, LXX: askhēmon pragma) ifadesiyle tanımlanmaktadır. Ancak bu ifade oldukça genel olduğundan, kesin anlamını tespit etmek güçtür. “Ervah” (ערוה), “çıplaklık” veya “utanç verici bir durum”5 şeklinde çevrilebilse de kelimenin bu bağlamda “uygunsuz bir durum” ya da “yakışıksız bir şey” anlamına gelmesi daha muhtemeldir.6 Terim; Eski Ahit’te 54 kez geçmektedir; ancak davar (דבר) ile birleşmiş hâliyle Yasa’nın Tekrarı 24:1 dışında yalnızca Yasa’nın Tekrarı 23:14’te karşımıza çıkar.

Yasa’nın Tekrarı 23:14’te ערות דבר (ervat davar) ifadesi, kutsal olanın (קדוש, kadoş) zıttı olarak, “utanç verici bir durum” anlamında kullanılmaktadır. Burada söz konusu suçlar gece meninin istemsiz boşalması ya da kamp içinde uygunsuz şekilde tuvalet ihtiyacının giderilmesi gibi ritüel açıdan kirletici durumlardır. Gece boşalması nedeniyle ritüel olarak kirlenen bir kişi kampı geçici olarak terk etmeli ve ancak akşam geri dönebilmelidir. Ayrıca aynı ayetlere göre, tuvalet ihtiyacının kamp dışında giderilmesi ve dışkının gömülmesi gerekmektedir. Bu düzenlemelerin gerekçesi, Tanrı’nın kampın ortasında ikamet etmesidir. Eğer bir ערות דבר (ervat davar) durumu ortaya çıkarsa, YHWH’nin kampı terk edeceği belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu ifadenin “Tanrı’nın huzurunda kirli sayılan bir durum” anlamına geldiği bağlamdan açıkça anlaşılmaktadır.7

Yasanın Tekrarı 23:14’te geçen ערות דבר  (ervat davar) ifadesinin kullanımı önemlidir; çünkü aynı ifade Yasa’nın Tekrarı 24:1’de boşanma gerekçesi olarak yer almakta ve İsa’nın zamanındaki boşanma tartışmalarının merkezinde bulunmaktadır. İsa’nın zamanında tartışmalar, boşanmanın hangi durumlarda meşru sayılabileceği üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda Şammai ve Hillel okulları tartışmalara farklı yorumlar geliştirmiştir (bkz. “İsa’nın Zamanında Boşanma” kısmı). Günümüzde dahiערות דבר  (ervat davar) ifadesi yoğun tartışmalara konu olmaya devam etmektedir. “Tanrı’ya karşı kirli olan bir şey” ifadesi nasıl anlaşılmalıdır?

‘Tanrı’ya karşı kirli olan bir şey’ ifadesi nasıl anlaşılmalıdır?

Aşağıda bu soruya ilişkin bazı yorum önerileri sunulacaktır. Tarih boyuncaערות דבר  (ervat davar) ifadesine ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapılmış olup bunlar özetle şu şekilde sınıflandırılabilir:

  1. Kadının fiziksel bir yetersizliğine veya bedensel bir eksikliğine (örneğin çocuk doğuramaması) işaret ediyor olabilir.8
  2. Estetik olmayan bir unsur, dışsal olarak hoş karşılanmayan veya ahlâken uygun görülmeyen bir duruma gönderme yapabilir.9
  3. Cinsel organların uygunsuz biçimde teşhir edilmesini ifade edebilir.10
  4. Genel anlamda uygunsuz ya da ahlâka aykırı davranışları kapsayabilir.11
  5. Zina dışında, erkeğin hoşuna gitmeyen herhangi bir duruma atıfta bulunabilir.12
  6. Kadında bekâret işaretinin bulunmamasını ifade edebilir.13

Ancak Eski Ahit’te evlilik öncesi veya evlilik dışı cinsel ilişkilerin ölüm cezasıyla karşılık bulması, son maddenin pek çok araştırmacı tarafından reddedilmesine yol açmaktadır (bkz. Lev. 20:10; Yas. 22:22).14 Christopher Wright bu konuda şöyle der: “‘Uygunsuz bir şey’ ifadesi tam anlamıyla cinsel sadakatsizlik olamaz, çünkü bunun cezası boşanma değil, ölümdür.”15 Blomberg de bu görüşü paylaşmakla birlikte, cinsel içerikli bir davranış ihtimalini tamamen dışlamamaktadır.16 Buna rağmen, antik dönemde zinadan sonra boşanmaya izin veren metinlerin de mevcut olduğu bilinmektedir.17

Örneğin, Yasa’nın Tekrarı 22:13 ve 24:1-5 gibi bölümler aynı ifadeyle başlamaktadır: כִּי־יִקַּח אִישׁ אִשָּׁה  (“Bir adam bir eş aldığında). Burada kullanılan לקח (laqaḥ) fiili “eş almak” anlamında değerlendirilir.18 Bu durum, her iki yasal metnin hem dil hem de konu bakımından benzerlik taşıdığını göstermektedir. Yasa’nın Tekrarı 22:14, 16-17 ve 20. ayetlerinde yeni evlenmiş bir adam, eşinde bekâret işareti bulamaması nedeniyle kadını suçlamaktadır. Yasa’nın Tekrarı 24:1’de ise evli bir erkek, karısında “utanç verici bir şey” (ערות דבר ervat davar) bulmuştur. Her iki durumda da iddialar doğrulandığında, erkeğin kadını evden göndermesi (šālaḥ / שלח) öngörülmektedir; kullanılan fiil her iki metinde de aynıdır.19 Bu nedenle, ערות דבר  (ervat davar) ifadesinin bekâret işaretinin eksikliğine atıfta bulunma ihtimali tamamen göz ardı edilemez.20 Nitekim Yasa’nın Tekrarı 21:14; 22:19 ve 22:29 gibi pasajlar, zinanın her zaman ölüm cezasıyla sonuçlanmadığını; bazı durumlarda erkeğin kadını serbest bırakabileceğini de göstermektedir.

Musa bu metinde boşanmayı açıkça teşvik etmez; aksine, halihazırda var olan bir uygulamayı hukuki bir çerçeveye oturtur.

Sonuç olarak, ערות דבר  (ervat davar) ifadesine dair net ve kesin bir yorum yapmak mümkün değildir. Bu terimin zina ya da evlilik dışı cinsel ilişkiyle eşdeğer olup olmadığı ne tam olarak kanıtlanabilir ne de tamamen reddedilebilir. Bununla birlikte ערות דבר (ervat davar) “ifadesinin “Tanrı’ya karşı kirli bir durum”, yani Tanrı’nın iradesine aykırı bir davranış anlamına geldiği ve cinsel nitelikli bir anlam içerebileceği öne sürülebilir. Başta da belirtildiği gibi, Yasa’nın Tekrarı 24:1-4 bir emir değil, boşanma olgusunun zaten mevcut olduğunu kabul eden ve bu durumu düzenlemeye yönelik yasal bir metindir. Musa bu metinde boşanmayı açıkça teşvik etmez; aksine, halihazırda var olan bir uygulamayı hukuki bir çerçeveye oturtur.21 Peki, İsa’nın dönemindeki Ferisiler bu ifadeyi nasıl anlamışlardır?

III. İsa’nın Zamanında Boşanma

İsa’nın yaşadığı dönemde Yasa’nın Tekrarı 24:1-4 ve özellikle ערות דבר (ervat davar) ifadesi, Ferisiler içerisindeki iki etkili okul tarafından tamamen farklı şekillerde yorumlanmaktaydı.22 Rabbi Hillel’in öğrencisi olan Rabbi Şammai (ö. MS 20) ve Beit Şammai okulu, bu terimi yalnızca “çıplaklık”, yani zina23 anlamında değerlendirmiş ve boşanmayı sadece zina durumunda meşru görmüştür. Bu yaklaşım, ifadenin dar ve ahlaki nitelikli bir suçla sınırlandırıldığı bir yorum geleneğini yansıtmaktadır.

Buna karşılık Rabbi Hillel (ö. MS 10) ve Beit Hillel okulu, aynı ifadeyi çok daha geniş yorumlamış; erkeğin hoşuna gitmeyen herhangi bir durumun boşanma için yeterli olabileceğini savunmuştur. Böylece boşanma gerekçesi yalnızca cinsel sadakatsizlikten ibaret olmayıp “utanç verici herhangi bir durum” ya da hatta erkeğin öznel hoşnutsuzluğu şeklinde genişletilmiştir. Rabbi Akiba (ö. MS 135) ise bu yorum çizgisini daha da ileri taşımıştır. Yasa’nın Tekrarı 24:1’de geçen הן (kheyn) kelimesini “zarafet/güzellik” anlamında yorumlayarak, bir erkeğin başka bir kadını daha güzel bulması hâlinde dahi karısını boşayabileceğini ileri sürmüştür. Böylece boşanma, Hillel okulunun geniş yorumundan da öte, son derece sübjektif bir temele oturtulmuştur. Bu üç farklı yaklaşım, Mişna Gittin 9:10’da açık biçimde ortaya konur:

Beit Shammai şöyle der: Bir adam karısını ancak onda utanç verici bir şey bulursa boşayabilir, çünkü şöyle yazılmıştır: ‘... çünkü onda utanç verici bir şey buldu...’ Beit Hillel ise şöyle der: Kadın onun yemeğini yaktıysa bile boşayabilir, çünkü aynı ifade geçerlidir. Rabbi Akiba der ki: Adam ondan daha güzel birini bulduysa bile boşayabilir, çünkü şöyle yazılmıştır: ‘... onun gözünde iyilik bulmadıysa...’“24

İsa’nın döneminde boşanma konusundaki tartışmalar çeşitli ve geniş bir yelpazeye yayıldı.

Septuaginta (LXX) çevirisinde, ἄσχημον πρᾶγμα ifadesiyle ערות דבר (Ervat davar) terimi Şammai okuluna yakın biçimde “utanç verici bir şey” olarak çevrilmiştir. Buna karşın Hillel okulu, ifadeyi iki aşamalı (“utanç verici bir şey veya başka bir gerekçe”) şeklinde anlamıştır. Rabbi Akiba ise bunu nedensel bir yapı olarak yorumlayarak boşanma için üç olası temel ortaya koymuştur:

  1. Kadın artık kocasının gözünde iyilik bulmuyorsa,
  2. Kadında utanç verici bir durum varsa,
  3. Kadında başka bir olumsuzluk bulunmuşsa…

Bu tablo, İsa’nın döneminde boşanma konusundaki tartışmaların ne kadar çeşitli ve geniş bir yelpazeye yayıldığını göstermektedir.25

Her iki okul da aynı terime dayanmasına rağmen farklı sonuçlara ulaşmıştır. Matta 19:3’te Ferisiler tarafından İsa’ya yöneltilen soru da bu tartışmalara dayanmaktadır. Soruyu soranların, Hillel okulunun takipçileri26 ya da İsa’nın, Shammai okulunun görüşünü paylaşıp paylaşmadığını öğrenmek isteyen karşıt grup olması mümkündür.27 Zira Hillel okulunun görüşü, dönemin Yahudi dünyasında oldukça yaygındı.28 Josephus, bu bağlamda şu ifadeyi kullanır (Ant. IV 8:23):

Ama her kim karısını herhangi bir sebepten ötürü (bu tür birçok sebep vardır) boşamak isterse, onunla artık birlikte yaşamak istemediğini yazılı olarak bildirmelidir (καθ’ ἁσδηποτοῦν αἰτίας).

Aynı şekilde Philo da bu görüşe katılmakta ve Yasa’nın Tekrarı 24:1’i şöyle yorumlamaktadır (Spec. 3:30): “... her ne nedenle olursa olsun... (καθ’ ἣν ἂν τύχῃ πρόφασιν)”.

Matta 19:7’de Ferisilerin belirttiği gibi, Yasa’nın Tekrarı 24:1’e göre bir erkek, ancak yazılı bir boşanma mektubu (ספר כריתת; Grekçesi: βιβλίον ἀποστασίου) vererek karısını boşayabilirdi. Bu ifade, MS 71 tarihli Wadi Murabbaat belgelerinde de geçmekte ve uygulamanın tarihsel geçerliliğini doğrulamaktadır.29 Boşanma mektubunda şu tür ifadelere yer verilirdi: “Seni serbest bırakıyorum ve kovuyorum. Artık özgürsün ve dilediğin herhangi bir Yahudi erkeğinin eşi olabilirsin. İşte reddetme belgesi ve boşanma mektubu.” Boşanma mektubu iki temel unsur içerirdi:

  1. Kadının serbest bırakılması,
  2. Başka bir Yahudi erkekle evlenmesine izin verilmesi.

Bu uygulama, Mişna Gittin 9:3 tarafından da desteklenmektedir: “Boşanma mektubunun esas kısmı şudur: ‘Artık herhangi bir erkekle evlenmene izin verildi.’”30 Boşanmanın hukuki geçerliliği yalnızca bu yazılı belgeyle sağlanırdı. Aynı zamanda bu belge, kadını hem sosyal hem de ahlaki düzeyde koruyarak olası zina suçlamalarına karşı güvence sunardı (bkz. Ant. IV 8:23).

İsa’nın yaşadığı dönemde Yahudilikte boşama hakkı çoğunlukla erkeklere tanınmıştı.

Yahudi toplumunda boşanma belgesi genellikle erkek tarafından hazırlanırdı (bkz. mJeb 14:1): “Kadın kendi rızasıyla ya da rızası dışında serbest bırakılabilir; fakat erkek sadece kendi iradesiyle serbest bırakılabilir.”31 Ancak bazı durumlarda kadınların da boşanma mektubu düzenlemesine izin verilmişti.32 Yine de İsa’nın yaşadığı dönemde Yahudilikte boşama hakkı çoğunlukla erkeklere tanınmıştı. Kadınlar ancak mahkeme aracılığıyla ve belirli özel durumlarda boşanma hakkı elde edebilirdi.33 Buna karşılık, Helenistik-Roma34 etkisi altındaki bölgelerde kadınların da boşanma mektubu göndermesi mümkündü. Örneğin Josephus, Ant. XV 7:10’da Salome’nin eşi Kostobar’a boşanma mektubu gönderdiğini aktarır; benzer bir örnek XVIII 5:4’te de görülmektedir.35

Bazı araştırmacılar, Kumran topluluğunun boşanmayı yasakladığını ve dolayısıyla İsa’nın öğretisinin bu yasağa dayandığını ileri sürmüştür.36 Nitekim 11QTemple 57:17-1937 gibi metinlerde boşanmaya ilişkin tartışmalı ifadeler yer almaktadır. Ancak bu pasajlar çoğunlukla çok eşliliği yasaklamaktadır.38 Aynı metnin 19:54:4 bölümü ise boşanmayı varsaymaktadır.39 Benzer şekilde CD 4:19-21 metni de Yaratılış 1:27’nin (“onları erkek ve dişi olarak yarattı”) evlilik ilkesi bağlamındaki kullanımına tanıklık etmektedir.

“Buyruk” peşinden giden çürük duvar ustaları –ki “buyruk” hakkında, “kesinlikle saçmalayacaklar” denir (Mika 2:6)– iki tuzağa düşerler: Yaratılış ilkesinin “Tanrı onları erkek ve dişi olarak yarattı” (Yar. 1:27) olmasına rağmen, yaşamları boyunca iki kadın almak suretiyle zina ederler […].40

Bu metinler, Yaratılış 1:27’nin evlilikle doğrudan ilişkilendirildiğini ve bu anlayışın yalnızca İsa’nın öğretisinde değil, aynı zamanda Kumran geleneğinde de benimsendiğini göstermektedir.

Bu pasaj, çok eşliliğe karşı çıkarak evliliğin tek eşlilik temelinde yürütülmesi gerektiğini savunmaktadır.41 Ancak burada boşanmanın yasaklandığına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, Kumran metinlerinin çok eşliliği hedef aldığı görüşü daha olasıdır.42 Bununla birlikte, CD 4:19–21’in boşanmaya da karşı çıktığı ihtimali tamamen göz ardı edilemez. Her hâlükârda bu metinler, Yaratılış 1:27’nin evlilikle doğrudan ilişkilendirildiğini ve bu anlayışın yalnızca İsa’nın öğretisinde değil, aynı zamanda Kumran geleneğinde de benimsendiğini göstermektedir.

IV. Ferisiler’in Sorusu (Matta 19:3)

Peki bütün bunlar, Matta 19:3-9 üzerine yapılan tefsirsel çalışmalar açısından ne ifade eder? Kısa bir anlatı, Matta 19. bölümü hem tematik hem de coğrafi açıdan yeni bir kesit olarak sunar: İsa, şifa vermek amacıyla Celile’den Şeria Irmağı’nın ötesindeki Yahudiye bölgesine doğru yola çıkar ve büyük bir kalabalık onu takip eder.43 3. ayetteki kai (καί) bağlacı bu sahneyi önceki anlatıya bağlar. Bu esnada bazı Ferisiler, onu denemek amacıyla İsa’ya yaklaşırlar. Bu “deneme”44 girişiminin arkasında yatan olası motivasyonlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  1. İsa’nın döneminde evlilik ve boşanma tartışmaları, Rabbi Şammai ve Rabbi Hillel’in temsil ettiği iki ekol sebebiyle oldukça canlıydı. Şammai ekolünün mensupları, Hillel’in boşanmaya ilişkin daha esnek yaklaşımını eleştiriyorlardı ve bu meseleyi İsa’yı sınamak için gündeme getiriyor olabilirler.45 Buna karşılık Matta Müjdesi’nin yazarı, İsa’yı Hillel çizgisinden ayırmak için bilinçli bir karşıtlık da kurmuş olabilir. Bu durumda soruyu yöneltenler, İsa’yı Hillel yanlısı gibi göstermek isteyen bir grup olur.46 Her iki senaryoda da Ferisilerin amacı İsa’yı mevcut ekollerden biriyle özdeşleştirmek ve böylece onu tartışmalı bir pozisyona sürüklemektir.47
  2. Alternatif bir yoruma göre, Ferisilerin sorusu İsa’nın tutumunu netleştirmeyi amaçlamaktadır: İsa, hangi ekole yakın olduğu fark etmeksizin Ferisilerle mi yoksa boşanmayı kesin bir şekilde yasakladığı anlaşılan Kumran topluluğuyla mı aynı görüştedir? Kumran metinlerinin gerçekten boşanmaya karşı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu yorum makul bir ihtimal olarak değerlendirilebilir. Kanaatimce bu olasılık tamamen göz ardı edilmemelidir; ancak yukarıda vardığımız sonuç nedeniyle bu seçeneğin olasılığı oldukça düşüktür.48
  3. Banks ise daha farklı bir değerlendirme getirir ve burada geçen “denemek” fiilini, boşanmanın ilkesel olarak mümkün olup olmadığını soruşturma girişimi olarak yorumlar. Bu durumda Ferisilerin amacı İsa’yı belirli bir ekolle ilişkilendirmek değil, boşanma konusundaki temel duruşunu ortaya çıkarmaktır. Bu yaklaşım isabetlidir; nitekim diyalog ilerledikçe Ferisilerin İsa’yı itibarsızlaştırmaya yönelik çabası daha belirgin hâle gelir.49

Ferisilerin amacı İsa’yı belirli bir ekolle ilişkilendirmek değil, boşanma konusundaki temel duruşunu ortaya çıkarmaktır.

Aşağıdaki değerlendirme, farklı görüşlerin nasıl bir arada bulunabileceğini ve birbirleriyle nasıl ilişkili olabileceğini göstermektedir:

  1. Yahudi toplumunda (Kumran topluluğu dışında) boşanmanın mümkün olduğu genel fikir kabul görmekteydi. Asıl tartışma, bir erkeğin karısını hangi gerekçeyle boşayabileceği üzerine yoğunlaşıyordu. Ferisiler, İsa’ya yönelttikleri soruyla onu yasanın hükmü karşısında zor durumda bırakmak, Musa’nın öğretisine aykırı bir görüş beyan etmesini sağlamak ve böylece otoritesini sarsmak istemiş olabilirler. Aynı zamanda İsa’yı Şammai okulundan bile daha katı göstermek ve toplumla çatışan bir konuma sürüklemek de hedeflenmiş olabilir.
  2. Ferisilerin amacı, İsa’yı halkın gözünde itibarsızlaştırmak da olabilir. İsa’nın yaşadığı dönemde Yahudi toplumu, Roma-Helenistik kültürün ahlaki etkilerine açıktı.50 Bu bağlamda, boşanma konusunda aşırı katı bir yanıt vermesi, İsa’nın o dönemin sosyal beklentileriyle ters düşmesine ve halk desteğini kaybetmesine yol açabilirdi.51
  • İsa’nın boşanma hakkında vereceği dürüst bir yanıt, onu siyasi bir riskle de karşı karşıya bırakabilirdi. Vaftizci Yahya’nın, Hirodes Antipas ile Herodias’ın evliliğini eleştirdiği için tutuklanıp idam edilmesi (Matta 14:3 vd.; Markos 6:14-29), bu tehlikenin gerçekliğini ortaya koymaktadır. Ferisiler, benzer şekilde İsa’yı kışkırtarak Antipas’ın düşmanlığını üzerine çekmesini sağlamak ve böylece onun ortadan kaldırılmasına zemin hazırlamak istemiş olabilirler. Nitekim Markos 3:6, Ferisilerin İsa’yı öldürme niyetini açıkça belirtir.
  1. Daha önce yaşanmış bir olay (Yuhanna 8:3 vd.) Ferisiler arasında rahatsızlığa yol açmış olabilir, bu nedenle İsa’yı benzer bir konuda yeniden sınamak istemiş olmaları mümkündür.52

Bu çerçevede, soruyu soran Ferisilerin hangi ekolden geldiğini belirlemek güçtür; zira her iki ekolün de İsa’ya bu soruyu yöneltmek için makul sebepleri vardı. Ayrıca sorunun tek bir motivasyona indirgenmesi doğru değildir; daha ziyade birbirini tamamlayan çoklu gerekçeler söz konusudur. Ancak şu husus açıktır: Ferisiler soruyu, kötü niyetle sormuşlardır.53 Matta müjdesi de Ferisilerin olumsuz niyetini özellikle vurgular.

V. Özet

İsa’nın zamanında boşanma hem hukuki hem sosyokültürel hem de teolojik açıdan yoğun tartışma konusu olmuştur.

Matta 19:3-9 perikopunun, Yasa’nın Tekrarı 24:1-4’ün tarihsel yorum geleneği, İkinci Tapınak dönemi Yahudi hukuk tartışmaları ve Ferisilerin İsa’ya yönelttiği sorunun arka planı dikkate alınmadan anlaşılması mümkün değildir. Yasa’nın Tekrarı 24:1-4 boşanmayı teşvik eden bir hüküm değil, boşanmanın zaten var olduğu bir toplumsal gerçekliği düzenleyen bir metindir. Metindeki ערות דבר terimi ise kesin bir biçimde tanımlanamamış, tarih boyunca çeşitli şekillerde yorumlanmış ve özellikle Şammai ile Hillel okulları tarafından birbirinden tamamen farklı anlamlandırılmıştır. Şammai bu ifadeyi yalnızca zina ile sınırlandırırken, Hillel bunu neredeyse her türlü hoşnutsuzluğu kapsayacak kadar genişletmiştir; Rabbi Akiba ise güzellik/çekicilik eksikliğini dahi boşanma nedeni sayacak ölçüde daha sübjektif bir yorum geliştirmiştir. Dolayısıyla İsa’nın zamanında boşanma hem hukuki hem sosyokültürel hem de teolojik açıdan yoğun tartışma konusu olmuştur.

Ferisilerin İsa’ya yönelttiği soru, bu tartışmaların tam merkezinde konumlanır. Matta’nın vurguladığı üzere soru, dürüst bir teolojik merakın değil, İsa’yı tuzağa düşürme niyetinin ürünüdür. Amaç, İsa’nın ya Musa’nın yasasına karşı çıkmasını sağlayarak onu halk gözünde itibarsızlaştırmak ya da onu Hirodes Antipas’a karşı politik açıdan tehlikeli bir konuma sürüklemektir. Bu soru aynı zamanda İsa’nın Şammai–Hillel ayrımında hangi okula yakın olduğunu açığa çıkarmaya yönelik bir sınama girişimi niteliği taşır. Ancak İsa, çağdaş Yahudi hukuk (halakhik) tartışmalarının içine girmeyi reddeder ne Şammai’nin dar yorumunu ne de Hillel’in geniş yaklaşımını onaylar. Bunun yerine İsa, boşanma konusunda tartışılan “sınırları” değil, Tanrı’nın yaratılıştan beri ortaya koyduğu “evlilik ilkesini” merkeze yerleştirir.

Ferisiler İsa’ya boşanma uygulamasına dair bir soru sormak için yanlış niyetlerle yaklaştılar. İsa’nın verdiği yanıt, Yaratılış 1–2’ye dönüş çağrısıdır. Yani mesele, hangi durumlarda boşanmanın “mümkün” olduğu değil, evliliğin Tanrı tarafından nasıl “tasarlandığıdır”. Boşanmayı düzenleyen hüküm, insanın katılığı nedeniyle verilmiştir; Tanrı’nın yaratıcı iradesi ise iki kişiyi kalıcı bir birliktelik içinde birleştirmeyi amaçlar. Böylece İsa Ferisilerin talep ettiği yasal sınırlarla değil, ilahi tasarımla konuşur. Markos 10:2-9’daki paralel anlatıda görüldüğü gibi Ferisiler iki kez “neye izin verildiğini” sorarken, İsa iki kez “ne emredildiğini” hatırlatır;54 yani tartışmayı normatif olmaktan ziyade teleolojik bir düzeye taşır. Matta 5:32’de olduğu gibi burada da Tanrı’nın iradesinden uzaklaştıran her yaklaşım reddedilir.

Bu bağlamda İsa’nın öğretisi hem dönemin boşanma pratiklerini hem de Ferisilerin sorusunu aşan, yaratılış teolojisine dayalı bir evlilik anlayışı sunar: yasal boşluk arayışlarına değil, Tanrı’nın başlangıçtan itibaren belirlediği evlilik idealine çağırır. Böylece perikope, halakhik bir tartışmadan ziyade Tanrı’nın insan ilişkileri için tasarladığı yaratılış düzeninin yeniden keşfedilmesini hedefler.

Kaynakça

Arnold, Clinton E. Zondervan Illustrated Bible Backgrounds Commentary: Matthew, Mark, Luke I. (Grand Rapids, MI: Zondervan, 2002).

Baltensweiler, Heinrich. Die Ehe im Neuen Testament. Exegetische Untersuchungen über Ehe, Ehelosigkeit und Ehescheidung. (Zürich/Stuttgart, Zwingli, 1967).

Banks, Robet. Jesus and the Law in the synoptic Tradition. (Cambridge: Cambridge University, 1975).

Bauer, Johannes B. Art. „ἀποστάσιον”: Horst Balz / Gerhard Schneider (Dü.). EWNT I, (Stuttgart: Kohlhammer, 2011), 339-40.

Bergmann, U. Art. „עזר”: Ernst Jenni und Claus Westermann (Dü.), THAT II. (Almanya: Gütersloher, 2004), 256-59.

Blomberg, Craig L. Matthew: G.K. Beale / D.A. Carson (Dü.), Commentary on the New Testament use of the Old Testament. (Grand Rapids: Baker Academic, 2007).

Bruner, Frederick Dale. Matthew II, The Churchbook. (Dallas: Word, 1990).

Christensen, Duane L. Deuteronomy 21:10-34:12 (WBC II). (Dallas: Word Books, 2002).

Craigie, Peter C. The Book of Deuteronomy (NICOT). (Grand Rapids MI: Eerdmans, 1976).

Daube, David. The New Testament and Rabbinic Judaism. (Londra: Athlone, 1956).

Davies, W. D./Allison, Dale C. Jr. A Critical and Exegetical Commentary on the Gospel according to Saint Matthew (ICC I). (London: T&T Clark, 2004).

Davies, W. D./Allison, Dale C. Jr. A Critical and Exegetical Commentary on the Gospel according to Saint Matthew (ICC III). London: T&T Clark, 2004.

Dillon, Matthew/Garland, Lynda. The Ancient Romans. History and Society from the Early Republic to the Death of Augustus. (London; New York: Routledge, 2021).

Driver, Samuel Rolles. A Critical and Exegetical Commentary on Deuteronomy (ICC) 3. Bas. (Edinburgh: T & T Clark, 1902).

Edwards, James R. The Gospel According to Mark. (Grand Rapids, MI: Eerdmans, 2002).

Evans, Craig A (Dü.). Art. „Hillel “: Dictionary of New Testament Background. (Dovners Grove, IL: InterVarsity, 2000), 496–498.

Evans, Craig A. Matthew. (Cambridge: Cambridge University, 2012).

Fischer, Loren R. The Claremont Ras Shamra Tablets. (Roma: Pontificium Institutum Bilicum, 1971).

Fitzmyer, Josef A. To Advance the Gospel. New Testament Studies. 2. bas. (Livonia: Dove, 1981).

France, R. T. The Gospel of Matthew (NICNT). (Grand Rapids MI: Eerdmans, 2007).

Gerstenberger. Art. „עָזַב”: Helmer Ringgren (Hg.), ThWAT V. (Stuttgart: Kohlhammer, 1986), 1200-08.

Gesenius, Wilhelm. Hebräisches und Aramäisches Handwörterbuch über das Alte Testament. Herbert Donner (Dü.) 18. bas. (Heidelberg: Springer, 2013).

Gnilka, Joachim. Das Matthäusevangelium. Kommentar zu Kapitel 14,1-28,20 (HThKNT) Bd. II. (Freiburg: Herder, 1988).

Goldingay, John. Genesis (BCOT). (Grand Rapids MI: Baker Academic, 2020).

Gutzwiller, Richard. Meditationen über Matthäus Vol II. (Almanya: Benziger, 1952).

Hagner, Donald A. Matthew 14–28 (WBC II), (Dallas: Word Books, 1995).

Hamilton, Victor P. The Book of Genesis Chapters 1-17 (NICOT). (Grand Rapids MI: Eerdmans, 1990).

Hossfeld, F.-L. / Velden, F. van der / Dahmen, U. Art. „שָׁלַח”: G. Johannes Botterweck / Helmer Ringgren / Heinz-Josef Fabry (Dü.), ThWAT VIII. (Stuttgart: Kohlhammer, 1995), 46-68.

Hossfeld-Reuter, / Dohmen. Art. „סֵפֶר”: Helmer Ringgren / G. Johannes Botterweck / Heinz-Josef Fabry (Dü.), ThWAT V. (Stuttgart: Kohlhammer, 1986), 929-944.

Jenni, E. Art. „דבק”: Ernst Jenni / Claus Westermann (Dü.), ThWAT I. (Almanya: Gütersloher Verlagshaus, 2004), 431-32.

Josephus, Flavis. Flavii Iosephi opera Antiquitatum Iudaicarum. Benedictus Niese (Dü.), (Apvd Wiedmannos, 1888).

Josephus, Flavis. Jüdische Altertümer Vol I-II,Ceviri  Heinrich Clementz. (Halle: Otto Hendel, 1899).

Keener, Craig S. The Gospel of Matthew: A Socio-Rhetorical Commentary. (Grand Rapids, MI: Eerdmans, 2009).

Koffmahn, Elisabeth. Die Doppelurkunden aus der Wüste Juda. Recht und Praxis der jüdischen Papyri des 1. und 2. Jahrhunderts n. Chr. Samt Übertragung der Texte und deutscher Übersetzung. (Leiden: Brill, 1968).

Lipiński, E. Art. „עָזַר”: Heinz-Josef Fabry (Dü.), ThWAT VI. (Stuttgart: Kohlhammer, 1989). 14-20.

Luz, Ulrich. Das Evangelium nach Matthäus Mt 18-25 I/3 (EKK). (Neukirchen-Vluyn: Neurkichener, 1997).

Maier, Gerhard. Das Evangelium des Matthäus Kapitel 15-28 (HTA II). (Giessen: Brunnen, 2017).

Maier, Gerhard. Matthäus-Evangelium Vol 1 & 2 (Edition-C). (Almanya: Hänssler, 2007).

Mischnajot. Die sechs Ordnungen der Mischna Teil III: Ordnung Naschim. 3. bas. (Basel: Goldschmidt, 1968).

Mischnajot. Die sechs Ordnungen der Mischna. Teil V: Ordnung Kadaschim. 3. bas. (Basel: Goldschmidt, 1968).

Moran, W. L. The Scandal of the „Great Sin” at Ugarit: Journal of Near Eastern Studies 18:4 (1959), 280-281.

Morris, Leon. The Gospel according to Matthew (PNTC). Grand Rapids MI: Eerdmans, 1992.

Niehr, H. Art. “עֶרְיָה”: Heinz-Josef Fabry / G. Johannes Botterweck / Helmer Ringgren (Dü.), ThWAT VI. (Stuttgart: Kohlhammer, 1989), 369-375.

Osborne, Grant R. Matthew (ZECNT). (Grand Rapids MI: Zondervan, 2010).

Overmann, Andrew J. Church and Community in Crisis: The Gospel According to Matthew (New Testament in Context). (Valley Forge, PA: Trinity, 1996).

Phillips, Anthony. Some Aspects of Family Law in Pre-Exilic Israel: Vetus Testamentum. 23:3 (1973) 349-61.

Philo. Philo Volumes I-X, Bd. VII, Ceviri F. H. Colson / G. H. Whitaker / J. W. Earp, (London: Harvard University, 1929-1962).

Rabinowitz, Jacob J. The “Great Sin in Ancient Egyptian Marriage Contracts: Journal of Near Eastern Studies 18:1 (1959), 73.

Reisenberger, Azia Talit. The Creation of Adam as Hermaphrodite – and Its Implications for Feminist Theology: Judaism 42:4 (1993), 447–452.

Safrai, S. Home and Family: S. Safrai vd. (Dü.), The Jewish People in the First Century II. Historical Geography, Political History, Social, Cultural and Religious Life and Institutions. (Amsterdam: Van Gorcum, 1976).

Schweizer, Eduard. Das Evangelium nach Matthäus (NTD). 13. bas. (Göttingen: Vandenhoeck & Ruprecht, 1973).

Seebass. Art. „לָקַח”: G. Johannes Botterweck / Helmer Ringgren / Heinz-Josef Fabry (Dü.), ThWAT IV. (Stuttgart: Kohlhammer, 1982), 588-94.

Sigal, Phillip. The Halakhah of Jesus of Nazareth according to the Gospel of Matthew. (Leiden: Brill, 2008).

Strack, Hermann L. / Billerbeck, Paul. Kommentar zum Neuen Testament aus Talmud und Midrasch. Das Evangelium nach Matthäus erläutert aus Talmud und Midrasch I 5.bas. (München: C.H. Becksche, 1969).

Thiessen, Jacob. Das Matthäusevangelium. Eine Verständnishilfe mit biblischen und außerbiblischen Hintergrund- und Paralleltexten (BZBVBT 2). (Ansbach: Logos Editions Science, 2023).

Thiessen, Jacob. Die jüdische Mischna und das jüdische Neue Testament. Parallel und Unterschiede. (Leipzig: Evangelische Verlagsanstalt, 2025).

Thiessen, Jacob. Schöpfung und Menschenwürde. Grundlegende exegetische Ansätze zur Ehe und Homosexualität. (Dillenburg: Christliche Verlagsgesellschaft, 2016).

Thompson, John A. Deuteronomy: An Introduction and Commentary (TOTC). (Nottingham: Inter-Varsity, 1974).

Tomson, Peter J. Studies on Jews and Christians in the First and Second Centuries. (Tübingen: Mohr Siebeck, 2019).

Trible, Phyllis. God and the Rhetoric of Sexuality. (Philadelphia: Fortress, 1978).

Turner, Nigel. Grammatical Insights into the New Testament. (Edinburgh: T & T Clark, 1965).

Vaux, Roland de. Das Alte Testament und seine Lebensordnungen I. 2. bas. (Freiburg: Herder, 1960).

Vermes, Geza. Post-Biblical Jewish Studies. (Leiden: E.J. Brill, 1975).

von Rad, Gerhard. Das erste Buch Mose. Genesis (ATD). 12. bas. (Göttingen: Vandenhoeck & Ruprecht, 1987).

Wenham, G. J. The Restoration of Marriage Reconsidered: Jewish Study, 30:1 (1979), 36-40.

Wenham, Gordon J. Genesis 1–15, Volume 1 (WBC). (Texas: Word Books, 1987).

Westermann, Claus. Genesis 1-11 (CC). (Minneapolis: Fortress, 1994).

White, Joel. Was sich Gott dabei gedacht hat. Die biblische Basis einer christlichen Sexualethik. (Almanya: SCM, 2021).

Wise, Michael/Abegg, Martin Jr. /Cook, Edward. The Dead Sea Scrolls: A New Translation. (London: HarperCollins, 1996).

Wolff, Hans Walter. Anthropologie des Alten Testaments. (Almanya: Gütersloher, 2010).

Woods, Edward J. Deuteronomy. An Introduction and Commentary (TOTC). (Downers Grove IL: InterVarsity, 2011).

Wright, Christopher H. Deuteronomy (UBC). (Grand Rapids, MI: Baker, 2012).

Zahn, Theodor. Das Evangelium des Matthäus. 4. bas. (Leipzig: Deichert, 1984).

  • 1Baltensweiler, Ehe, s. 33. Ayrıntılı gerekçeler için bkz. Arnold, Matthew I, s. 118; Morris, PNTC–Mt, s. 482–483.
  • 2Wright da aynı görüştedir: “Bu kuralın pratik etkisi, mağdur kadının sorumsuz erkekler arasında bir tür ‘evlilik topu’ gibi gidip gelmesini engellemektir. Kadının korunması amacıyla ona bir boşanma belgesi verilmesi de aynı şekilde önemlidir; çünkü bu belge onun ikinci bir erkekle evlenme özgürlüğüne sahip olduğunu kanıtlar. Aksi takdirde kadın (ve erkek) zina yapmakla suçlanabilir.” (UBC–Dtn, s. 255).
  • 3Hossfeld–Reuter / Dohmen, “סֵפֶר”, s. 934.
  • 4Woods, TOTC–Dtn, s. 249.
  • 5Gesenius, “עֶרְוָה”, s. 1012.
  • 6Gesenius, “עֶרְוָה”, s. 1012.
  • 7Thiessen, Schöpfung und Menschenwürde, s. 24.
  • 8Craigie, NICOT–Dtn, s. 305.
  • 9Baltensweiler, Ehe, s. 33.
  • 10Merrill, NAC–Dtn, s. 318; Christensen, WBC–Dtn II, s. 566 vd.
  • 11Driver, ICC–Dtn, s. 270; ayrıca bkz. Thompson, TOTC–Dtn, s. 266 (anlamları 2 ve 3’ü birleştirmektedir).
  • 12Phillips, Aspects, s. 349–361, özellikle s. 355.
  • 13Thiessen, Schöpfung und Menschenwürde, s. 22–24.
  • 14Aşağıdaki kaynaklar, ערוות דבר (ʿerwat dābār) ifadesinin “zina” anlamına gelme ihtimaline açıkça karşı çıkmaktadır: Niehr, “ערות”, s. 372–373; Merrill, NAC–Dtn, s. 318; Thompson, TOTC–Dtn, s. 266; Driver, ICC–Dtn, s. 271 vb.
  • 15Wright, UBC–Dtn, s. 262.
  • 16Blomberg, Matthew, s. 23.
  • 17Rabinowitz, “Great Sin”, s. 73; ayrıca bkz. Moran, Scandal, s. 280–281; Fischer, Claremont, s. 14–19.
  • 18Seebass, “לָקַח”, s. 591.
  • 19Buradaki fiil, bir kadını evlilik bağından serbest bırakma anlamına gelmektedir (bkz. F.-L. Hossfeld / F. van der Velden / U. Dahmen, “שָׁלַח”, s. 66–67).
  • 20Thiessen, Schöpfung und Mensch, s. 22–24.
  • 21İlginç bir şekilde bazı yorumcular bu konuyu daha da derinleştirerek, Musa’nın neden boşanma belgesine izin verdiğini sorgulamışlardır. Bu soruya verilen cevaplar şöyledir:
     1) Cinayet işlenmesini önlemek için;
     2) Erkeklerin cinsel sapkınlıklara yönelmesini engellemek için;
     3) Kadının itibarını korumak amacıyla;
     4) Aceleci veya düşüncesiz boşanmaların önüne geçmek için (bkz. Bruner, Matthew II, s. 675).
  • 22İki ekol hakkında iyi bir genel bakış için bkz. Thiessen, Mischna, s. 18–21. Ayrıca bkz. Tomson, Studies, s. 86–92.
  • 23Strack / Billerbeck, Talmud I, s. 313.
  • 24Mischnajot, Teil III, s. 402 vd.
  • 25Strack / Billerbeck, Talmud I, s. 315.
  • 26Strack / Billerbeck, Talmud I, s. 801.
  • 27Thiessen, Schöpfung und Menschenwürde, s. 37.
  • 28Osborne, ZECNT–Mt, s. 703; Evans, “Hilel”, s. 496–498.
  • 29Koffmahn, Doppelurkunden, s. 148–155.
  • 30Mischnajot, Teil III, s. 395.
  • 31Mischnajot, Teil III, s. 75.
  • 32Bkz. mGit 2,5: “Boşanma belgesini yazmaya herkes yetkilidir; hatta sağır-dilsiz bir kişi, akıl hastası veya reşit olmayan bir çocuk bile. Kadın kendi boşanma belgesini yazabilir, erkek de borç senedini yazabilir; çünkü belgenin geçerliliği yalnızca imzalayanlara bağlıdır. Boşanma belgesini iletmeye gelince herkes bu görevi üstlenebilir; ancak sağır-dilsiz, akıl hastası, reşit olmayan çocuk, kör ve Yahudi olmayan kişiler bunun dışındadır.” “Mishna Gittin 2”, Sefaria Library https://www.sefaria.org/Mishnah_Gittin.2.5?lang=bi&with=all&lang2=en > (2026-04-28 tarihinde erişildi).
  • 33Morris, PNTC–Mt, s. 480. Mahkeme ile ilgili bölüm için bkz. mArak 5,6: “Boşanmada da aynı şekilde anlaşılmalıdır: kişi ‘Bu benim kendi irademdir’ diyene kadar zorlanır.” (Mischnajot, Teil V, s. 312).
  • 34Erken Roma hukukunda boşanmalar yalnızca belirli şartlar altında mümkündü (örneğin kadının çocuklarını zehirlemesi veya zina yapması durumunda). Diğer tüm durumlarda ise koca, mal varlığının yarısını karısına vermek zorundaydı. Ancak sonraki dönem Roma hukukunda boşanmalar yaygın hale gelmişti. Manus olmayan (Kadının, kocasının hukuki yetkisi altında olmadığı evlilikler) evlilikler her iki tarafın rızasıyla sonlandırılabiliyordu. Augustus döneminde boşanma kuralları yeniden sıkılaştırılmıştır (bkz. Dillon / Garland, Ancient, s. 302 vd.).
  • 35Bkz. Bauer, “ἀποστάσιον”, s. 340.
  • 36Lutz, EKK–Mt III, s. 93, dipnot 24. Benzer şekilde Gnilka şu yorumu yapar: “Yaratılış metninin yeniden yorumlanışında sinoptik gelenekle dikkat çekici bir uyum görülmektedir. Ortak bir temelin var olduğu ise neredeyse tartışılmazdır.” (Gnilka, HThKNT–Mt II, s. 153). Evans da (Matthew, s. 341), bu metinlerde Kumran topluluğu ile İsa arasında güçlü paralellikler bulunduğunu tespit eder.
  • 37“[...] yani babasının ailesinden (bir eş alacaktır). Ona ek olarak başka bir eş daha alamaz; hayatta olduğu sürece yalnızca o (ilk eşi) onunla birlikte olacaktır. Eğer kadın ölürse o zaman babasının evinden, yani kendi ailesinden başka bir eş alabilir.” (Wise / Abegg / Cook, Dead Sea Scrolls, s. 485).
  • 38Davies / Allison, ICC–Mt I, s. 528.
  • 39“Dul ya da boşanmış bir kadının yaptığı herhangi bir adak konusunda, kendini bağladığı her şey [...]” (Wise / Abegg / Cook, Dead Sea Scrolls, s. 483; ayrıca bkz. CD 13,17 [boşanmanın ön koşul olduğuna işaret eden metin]). Bazı araştırmacılar bu metni Ön-Kumran dönemine ait olarak sınıflandırır (bkz. Davies / Allison, ICC–Mt III, s. 5, dipnot 4).
  • 40İngilizcesi: “The Shoddy-Wall-Builders who went after ‘Precept’ – Precept is a Raver of whom it says, ‘they shall surely rave’ (Mic. 2:6) – they are caught in two traps: fornication by taking two wives in their lifetimes although the principle of creation is ‘male and female he created them’ (Gen. 1:27) [...]” (Wise / Abegg / Cook, Dead Sea Scrolls, s. 55). Yar. 1:27, mJeb 6,6’da da alıntılanmıştır: “Hiç kimse üremekten kaçınmamalıdır; ancak zaten çocuk sahibi olanlar hariç. Bet Şammai’ye göre iki erkek çocuk, Bet Hillel’e göre ise bir erkek ve bir kız çocuk yeterlidir. Çünkü Yar. 5:2’de belirtildiği gibi: ‘Onları erkek ve dişi olarak yarattı.’” (Bkz. Mischnajot III, s. 32–33).
  • 41Farklı Yorumlar ve Akademik Tartışmalar: CD 4:19–21’de çok eşlilik ve boşanmanın yasaklandığı genel kabul gören yorumdur (ayrıntılı tartışma için bkz. Vermes, Post-Biblical, s. 50–53; ayrıca Fitzmyer, Advance, s. 96; Sigal, Halakhah, s. 135–140). Ancak Hagner (WBC–Mt II, s. 548) gibi bazı araştırmacılar, Kumran metinleri ile İsa’nın öğretisi arasında doğrudan bir bağ olmadığını savunur. Vermes de bu metinde yalnızca çok eşliliğin yasaklandığını, boşanmanın zikredilmediğini ileri sürer (a.g.e., s. 56). Tartışmanın özeti için bkz. Keener, Matthew, s. 463–464, özellikle dipnot 8. Davies / Allison ( ICC–Mk III, s. 10) ise kararsız kalır. Bunun aksine Fitzmyer, “MS 1. yüzyıl Filistin’inde boşanmayı yasaklayan en azından bazı Yahudilerin bulunduğunu” savunur (Advance, s. 97). Ayrıntılı analiz için bkz. a.g.e., s. 91–97.
  • 42Yorumcular arasında en sık karşılaşılan görüş budur.
  • 43Overmann, Church, s. 277: “19. bölümün başında İsa’nın güneye yönelmesiyle sahnede dramatik bir değişim yaşanır ve gerilim tırmanır. Yerel otoritelerle süregelen hizmet, öğreti ve gerilim artık bir dönüş noktasına ulaşmış gibidir. İsa şimdi güneye, Yahudiye ‘ye, Kudüs’e ve ölümüne doğru yol almaktadır.”
  • 44Maier, HTA–Mt II, s. 163.
  • 45Thiessen, Matthäusevangelium, s. 218.
  • 46Luz, EKK–Mt III, s. 93, dipnot 21; Strack / Billerbeck, Talmud I, s. 801.
  • 47Blomberg, Matthew, s. 289.
  • 48Fitzmyer, Advance, s. 91–97.
  • 49Banks, Jesus, s. 146–147.
  • 50Maier, HTA–Mt II, s. 166.
  • 51Safari, Home, s. 728–792. Bunu Josephus (Ant. IV 8,23) ve Philo (Spec. Leg. III 30) desteklemektedir (Sir. 7,19.26; 25,25–26 karşı çıkmaktadır).
  • 52Maier, HTA II, s. 166.
  • 53Luz, EKK–Mat III, s. 93.
  • 54Schweizer, NTD-Mt, s. 249.
  • Telif Hakları © 2026
  • Gabriel Can Kaya
  • Tüm Hakları saklıdır. İzin ile kullanıldı.