İbraniler 6:4-8, İbraniler mektubunda genellikle “uyarı pasajları” olarak tanımlanan beş pasajdan biridir. Bu pasajlar, hem İbraniler mektubunda ele alınan konular hem de kurtuluş öğretisiyle, özellikle kurtuluş güvencesiyle ilgili açıklamalar açısından önemlidir.
İbraniler’in Arka Planı
İbraniler, bir mektuptan çok bir vaaz izlenimi vermektedir. Büyük olasılıkla İ.S. 60’lı yıllarda, geçmişte baskı dönemine göğüs geren, Roma kentinde yaşayan imanlılara yazılmıştır (İbr. 10:32-34).1 Son dönemde imanlılara yapılan baskılar şiddetini arttırmış, imanları sarsılmıştı; hatta bazı kişiler topluluktan uzaklaşmıştı (İbr. 10:24-25).
Mektup, imanlıları Tanrı’nın vaatlerine inanmaları için teşvik ederek sıkıntı döneminde dayanmaları için yüreklendirmeyi amaçlar.
Mektubun teması öğreti kısımlarının çalışılmasıyla ortaya çıkarılabilirken, mektubun amacı da teşvik içeren kısımlardan anlaşılabilir. Mektup, imanlıları Tanrı’nın vaatlerine inanmaları için teşvik ederek sıkıntı döneminde dayanmaları için yüreklendirmeyi amaçlar (bkz. 10:32-39; 12:1-11 ve 6:10-20). Mektuptaki teşvik sözlerinin temeli, Tanrı’nın, Oğul’un (Mesih’in) kâhinlik hizmeti aracılığıyla yaptıklarıdır.
Mektubun ana teması, Mesih’in kimliğinin ve yaptıklarının yeterliliği ile üstünlüğüdür. İbraniler 7:1-10:18 ayetleri, Mesih’in başkâhinliğini ve günahlardan bütünüyle aklanma sağlayan kurban olarak ölümünün yeterliliğini açıklar. İmanlının bu gerçeklerden emin olması, onun şimdiki ve gelecekteki iman hayatını güvence altına almak için gerekli olan her şeyi yapmış bulunan ve yapmayı sürdüren başkâhine güvenmesi ve zaferli bir geleceğe olan umut ve imanla sıkıntılara dayanması konusunda onu yüreklendirir.
İbraniler 6:4-8’in Edebi Bağlamı
İbraniler 1. ve 2. bölümde, Oğul’un melekler karşısındaki üstünlüğünden söz edilirken, 3. bölümde Mesih’in Musa’dan nasıl üstün olduğu anlatılır. 4:14 ayetinde içerik, 2:17-18 ayetlerinde ele alınan konuyu, yani Mesih’in kâhin olarak hizmetini tekrar ele alır. 5:1-10 ayetlerinin odaklandığı nokta, Mesih’in insanoğluyla paylaştığı insanlık niteliğinden ötürü imanlılar için nasıl merhametli bir başkâhin olabildiğidir. Mesih’in başkâhinliğinin Melkisedek düzenine göre oluşu 7. bölümde ele alınırken, O’nun kurban oluşunun yeterliliği ve Yeni Antlaşma’daki aracılığı 8-10. bölümlerde anlatılır.
Mektupta, kâhinlik konusu ve bunun Hristiyan yaşamındaki etkileri ısrarla vurgulanır.
5:11-6:20 arasındaki teşvik sözlerinin ana teması 6:4-8 ayetlerinde verilir. “Uyuştu” ve “tembel” (5:11 ve 6:12) sözcükleri, ilgili kısmın sınırlarını çizerek konuyu çevreler. Mektupta, kâhinlik konusu ve bunun Hristiyan yaşamındaki etkileri ısrarla vurgulanır (5:11-14). İmanlıları yetkinliğe doğru ilerlemeleri yönünde teşvik etmeyi içeren 6:1-3 ayetleri, imanlıların inandıkları veya doğru varsaydıkları (“öğretinin temelini yeni baştan atmadan”) Hristiyan inancının temel gerçekleriyle, özellikle de Mesih’in kâhinliği konusunda olgunlaşmalarıyla ilgilidir. İmanın “ABC”si (5:11-14), daha sonra 6:1-3’te sıralanan öğretileri de kapsar.2
6:1 ayetindeki “ilerleyelim” fiili aslında bir izin anlamı içerir.3 İmanlılar, İsa’nın kâhinliğini ve bunun getirdiklerini daha iyi bir şekilde anlamalarını sağlayarak onları yetkinliğe ulaştırması için Kutsal Ruh’a izin vermelidirler. 6:10-12 ayetlerindeki vaatlere inanmaları konusunda gösterdikleri tembelliği yenmeleri için teşvik edilirler ve daha sonra bu vaatlerin güvencede oluşu 6:13-20 paragrafında vurgulanır.
6:3 ayetinde koşullu bir cümlecik yer alır. Yetkinliğe doğru bu ilerleme ancak “Tanrı izin verirse” gerçekleştirilebilir. Tanrı, bir kişinin yetkinliğe doğru ilerlemesine neden izin vermesin? Yanıt 6:4-8 ayetlerinde verilir.
İbraniler 6:4-8 Ayetlerinin Yorumu
Bu dört ayeti anlamak için şu noktalara dikkat etmek gerekir:
- 5:11-6:20’de yer alan zamir değişimine,
- 4. ve 7. ayetlerin nedensel (açıklayıcı) işlevine,
- ortaçların (sıfat fiiller) doğru anlaşılmasına,
- 6:7-8 ayetlerindeki örneğin işlevine,
- 6:9 ayetinin bağlam içindeki işlevine.
İbraniler 5:11-6:20’deki, birinci çoğul kişiden üçüncü tekil kişiye ve oradan da ikinci çoğul kişiye dönüş, bir imanlının bir başka kişinin Mesih’in izleyicisi olup olmadığını bilmekteki yetersizliğini vurgular.4 6:1-3’te söz edilen kişiler ile 6:9-12’deki kişiler aynıdır; her iki gruba da tembellikleri nedeniyle doğrudan seslenilmiştir. 6:4-8 ayetlerinde söz edilen kişilerse, yoldan sapmış, neredeyse yeniden çarmıha gerecek kadar Oğul’u aşağılayan kişiler olarak tanımlandıklarına göre farklı bir gruptur.5
Tanrı, belirli kişilerin, onları “yeniden tövbe edecek duruma getirmeye olanak” olmadığı için yetkinliğe doğru ilerlemelerine izin vermeyecektir.
4. ayet ile Tanrı’nın neden izin vermediğinden söz edilmeye başlanır. Bu ayetin, 6:1’deki gibi bir teşvikten ziyade, 6:3’te yer alan ifadenin açıklaması olarak yorumlanması daha anlamlıdır. Tanrı, belirli kişilerin, onları “yeniden tövbe edecek duruma getirmeye olanak” olmadığı için yetkinliğe doğru ilerlemelerine izin vermeyecektir.6
6:4-8 ayetlerinde söz edilen kişiler bir dizi aorist ortaçla (aydınlatılmış, tatmış, ortak edilmiş, yoldan sapmış) tanımlanmıştır. (Çevirmenin notu: Aorist ortaç, Grekçe’de zaman ve hareketin özellikleri hakkında bir ipucu vermez, sadece olayın gerçekleştiğini bildirir.) Bütün ortaçlar bir kişiyi veya belirli bir insanı tarif eder. “Bir kez” sözü gramer yapısının içinde yer aldığı için ve ikinci ortaç Grekçe’de kullanılan, çok güçlü bir bağlaç olan “ve” sözcüğüyle birinciye bağlandığı için “bir kez” sözünün bütün ortaçları kapsadığını düşünmek en iyi çözümdür.7 Bu kişi tarafından verilen kararlar kesindir.
“Aydınlatılmış”, “tatmış”, “ortak edilmiş” terimleri kilit noktalardır. “Aydınlatılmış” sözü 10:32 ayetinde bir imanlı için kullanılır. Fakat aynı sözcük başka bağlamlarda, tam olarak iman etmiş anlamına gelmeyebilir. Örneğin; sözcüğün Yuhanna 1:9 ayetindeki kullanımında, beden almış İsa’dan bir biçimde etkilenmekten söz edilse de sözcük, bağlam içinde Müjde’ye inanma konusunda eksilik ifade etmektedir. Efesliler 3:9 ayetinde, uluslara Müjde’yi ulaştırmayı bununla benzer sayar ve insanların Müjde’yi duymalarının onların inanıp inanmadıklarını açıklamadığını ima eder. Efesliler 1:18’de terim bir imanlıyı tanımlamak için kullanılır. Sözcüğün her kullanılışında bağlam, sözcüğün anlamına katkı sağlar ve bağlamın hem yan paragrafları hem de diğer uyarı metinlerini içerdiği İbraniler 6:4-8 metni için de bu durum geçerlidir. Bazı uzmanlar, 10:32 ayetinde “aydınlatılmış” sözcüğü kullanılmasını dayanak göstererek, 6:4-6 ayetlerinde de kullanmış olması gerektiğini savunurlar.8 Ancak bir sözcüğün her bağlamda aynı şekilde kullanılmak zorunda olduğunu dayatan bir dil kuralı yoktur.
“Tatmış” sözcüğüyle, söz konusu kişinin deneyimi vurgulanmaya çalışılmaktadır.
“Tatmış” sözcüğüyle, söz konusu kişinin deneyimi vurgulanmaya çalışılmaktadır. Sözcük, tatma eyleminden kazanılan şeyi, yani daha sonraki durumu vurguluyor izlenimi verir. Bu konudaki örnekler arasında, iyi şarabın nasıl olduğunu (Yu. 2) ve Tanrı’nın iyiliğinin nasıl olduğunu bilmek (1Pe. 2:3) bulunur. Eğer İbraniler 6. bölüm için bu doğru bir yorumsa, tatma eyleminin sonucu olan durum “yoldan sapmış” sözüyle anlatılmaktadır.
Bu kişi Kutsal Ruh’a “ortak edilmiş” biridir. İbraniler’de “ortak edilmiş” ifadesi 3:1 ve 3:14 ayetlerinde imanlıları anlatır. İlginç bir biçimde, “olmak” anlamındaki Grekçe sözcük de bu ayetlerde kullanılmıştır; ama farklı zaman kipindedirler. 3:14 ayetinde kullanılan ve Türkçede tam karşılığı bulunmayan “yakın geçmiş” zaman kipi, imanlının süregiden durumunu vurgulamaktadır. 6:4-6 ayetindeki fiil aorist kipindedir ve sadece tamamlanmış bir eylemi vurgularken sonuç hakkında herhangi bir ipucu vermez.
DeSilva ortaçların, Tanrı’nın söz konusu insanlara sağladığı bereketlerin “çeşitlilik açısından çokluğunu ve miktar açısından zenginliğini” ele aldığına inanır.9 Bir bütün olarak ele alındığında, bu ortaçların yalnızca, söz konusu insanların kurtuluşa ne kadar yakın olduklarını anlattıkları söylenebilir.10
“Yoldan sapanlar” sözü, İbranice’de ihanet veya sadakatsizlik durumunu çok güçlü bir biçimde anlatmak için kullanılmıştır.
Birçok kişi metnin başındaki ortaçlara odaklansa da, kilit rol oynayan ortaçlar “yoldan sapanlar” ve 6. ayetteki şimdiki zaman kipinde kullanılan iki ortaçtır (Tanrı’nın Oğlu’nu... çarmıha geriyor, aşağılıyorlar). “Yoldan sapanlar” sözü, Yeni Antlaşma’da yalnızca burada kullanılsa da LXX metninde birçok kez geçmektedir (Hez. 14:13; 15:8; 18:24; 20:27; 22:4). Hezekiel 22:4 dışında her durumda söz, İbranice’de ihanet veya sadakatsizlik durumunu çok güçlü bir biçimde anlatmak için kullanılmıştır. Hezekiel’de bu günah, ülkenin viraneye çevrilmesi (15:8), ulusların yok edilmesi (14:13) ve ölüm (18:24; 22:4 ayetinde de ima edilir) de dahil olmak üzere, Tanrı’nın ağır yargısıyla sonuçlanır. Bu günah, işleyeni Tanrı’nın kutsamalarının dışında bırakır. Bu nedenle birçok yorumcu “yoldan sapma” sözüyle ifade edilen durumu imanı reddetmeyle ilişkilendirir.11 “Yoldan sapma”yı basitçe, “itaatin getirdiği kutsamalardan yoksun kalmak”12 veya günahı anlatan genel bir terim olarak tanımlamak yeterli değildir.13
Metindeki iki geniş zaman ortacı, söz konusu kişinin neden tekrar tövbe edecek duruma getirilmesinin olanaksız olduğunu açıklar. Bu kişiler, Tanrı’nın kurtarışını reddetmeyi seçerek Mesih’i kendi yüreklerinde çarmıha gererler ve O’nu açıkça aşağılarlar. Her iki terim de Yeni Antlaşma’da yalnızca burada bulunmaktadır ve 4. ve 5. ayetlerdeki ortaçlarda tam olarak açıklanmayan bir şeyi, bu kişilerin Mesih’e yönelik tutumlarını belirginleştirir. Bu kişiler, Mesih’i çarmıha geren kişilere benzer.
Yukarıdaki savdan çeşitli sonuçlar çıkarılabilir. 6:4-6 ayetlerindeki konu genel olarak günah değil, imanı reddetmedir. Bu sadece Mesih’i izlemekten vazgeçmek değil, hor gören bir biçimde Mesih’i açıkça inkâr etmektir. Bu kişiler, 4. ve 5. ayetlerde açıklanan kutsamalardan yoksun kalacaklardır. Şimdiki zaman ortaçları, onların şu anki etkinliklerini tanımlar ve “yeniden tövbe edecek duruma” getirilmelerinin neden olanaksız olduğunu açıklar. Kişinin neden “yoldan sapmış” olarak tanımlandığını gerekçelendirir.14
Bu kişilerin tanımlanmasında nelerin söylenmediği de önemlidir.
Bu kişilerin tanımlanmasında nelerin söylenmediği de önemlidir. İbraniler mektubunda kurtulmuş olan kişiler 6. bölüme kadar, “güven” ve “huzur diyarına girmek” (bkz. 3:14 ve 4:3) sözleriyle tanımlanırlar. Buradaysa böyle bir ifade bulunmaz. Bu gerçek, mektubun insanları imanda dayanmaları konusunda teşvik etmeyi amaçlaması açısından önemlidir. Burada kullanılan tanımlar Yeni Antlaşma’nın hiçbir yerinde imanlıları tanımlamak için kullanılmamıştır. Eğer mektup gerçekten İS 60’lı yıllarda yazıldıysa, imanlıları tanımlamak için kullanılan uygun terimler biliniyor olmalıydı. Aksi durumda, bu bölümde, insanların gerçek bir iman olmadan yaşadıkları her türlü deneyimin onların imanlı olması anlamına gelmediği vurgulanıyor demektir.
Fanning, 3:6,14 ayetlerindeki iki koşullu cümleciğin bütün uyarı metinlerini anlamada kilit rol oynadığına inanır. Şöyle demiştir: “Kullanılan sözcüklere dikkatle bakılırsa, bu insanların zorluklara dayanmaları neyin gerçekleşeceğini göstermez; onlar için zaten gerçekleşmiş olan, sıkıntıdan geçip dayanmaları aracılığıyla kanıtlanacaktır... Başarısızlık sahte tanıklığın göstergesiyken, imanda süreklilik Tanrı’yla ilişkinin varlığının belirtisidir.”15
İbraniler 6:7-8 ayetlerinde, bu insanların neden olgunlaşamayacakları örnekle açıklanır.
İbraniler 6:7-8 ayetlerinde, bu insanların neden olgunlaşamayacakları örnekle açıklanır. İki tür toprağa yağmur yağar ve ürün vermeleri beklenir. Biri ürün verirken, diğeri vermez. Bu ikincisi “yararsızdır”, “lanetlenecek” ve “yakılacaktır.” Bazı uzmanlar, bu imgeleri bin yıllık egemenlik döneminin ödülünden yoksun kalmak, geçici veya bir tür arıtıcı ve yenileyici bir ceza olarak değerlendirirler.16 Yine de, bağlamla ilgili göstergelerin ışığında, bu cezaya ilişkin en iyi açıklama, sonsuza dek mahkum edilmek olarak gözükmektedir. Uyarı metinleri boyunca sıralanan cezalar, kitabın diğer bölümlerinde yapılan diğer uyarılardan daha şiddetlidir. Uyarı metinlerinde kurtuluşu görmezlikten gelenler için “kurtuluş” yoktur (2:1-4); bunlar “günahlar için artık kurban kalmaz... yargının dehşetli beklenişi ve düşmanları yiyip bitirecek kızgın ateş kalır... acımasızca öldürülür... daha ağır bir cezaya layık” sayılırlar (10:26-31). 7. ve 8. ayetlerdeki lanet ve yanmak söz konusu diğer yargılara uygun düşmektedir.17
İbraniler 6:4-8 ayetlerini anlamak için son kilit ayet de 9. ayettir. Burada, tekrar ikinci tekil kişi ele alınır ve imanlılara doğrudan seslenilir. Bu kullanım, 6:4-8’deki “onlar” ifadesine, özellikle de 9. ayette yer alan “böyle konuştuğumuz halde” ifadesi göz önüne alındığında ters düşer. İbraniler mektubu, hitap ettiği imanlıların durumunun ¨daha iyi¨ olduğundan emindir. “Kurtuluşa uygun düştüğüne” sözü, “daha iyi” olanın ne olduğunu açıklar. İmanlıların Tanrı’nın vaatlerini anımsamalarını teşvik ederek “daha iyi” şeyler konusuna 10-12. ayetlerde de devam edilir. Mektupta, okuyucuların tümünün kurtulmuş olduğuna, ancak “tembel” olmakla mücadele ettiklerini ima edilir (6:12). Edgar 9. ayeti şöyle özetler: “Bu, 4-8. ayetlerde tartıştıklarının kurtuluşla alakalı olmadığına ilişkin açık, dolaysız bir ifadedir; yani kurtulmamışlardan söz eder. ‘Böyle konuştuğumuz halde’ ifadesi, öncekilerle bir karşıtlık olduğu gerçeğini vurgular. Bu, 6:4-8 ayetlerinin kurtuluşa kavuşmayan kişilerden söz ettiğine ilişkin dolaysız bir açıklamadır.”18
Tanrıbilimsel Çıkarımlar
McKnight her uyarı metnini incelemek için gereken dört farklı bilgiyi tanımlayarak konuyu daha da aydınlatmıştır: kişinin tanımlanması, günah, teşvik ve yargı.
Yorumlama çalışmasından sonra tanrıbilimsel bir sentez yapılmalıdır. McKnight bütün uyarı metinlerinin, kolay metinlerin zor olanları açıklamasına izin vererek, bir bütün halinde yorumlanması gerektiğini ileri sürmüştür. McKnight her uyarı metnini incelemek için gereken dört farklı bilgiyi tanımlayarak konuyu daha da aydınlatmıştır: kişinin tanımlanması, günah, teşvik ve yargı.19
Yeni Antlaşma gerçek bir imanlının sonsuza dek kaybolmayacağını bildirir. İmanı reddeden kişiler “bizden değildiler” (1Yu. 2:19). Birçok kişi bu inancın ardındaki tanrıbilimsel, yorumbilimsel ve ahlaksal nedenleri belirtmiştir.20 Bu tartışmada kişinin tanrıbilimsel yöntemleri son derece önemlidir. Tanrıbilim, bütün ilgili metinlerin sağlam bir analizle yorumlanması temel alınarak gelişen vahiy çerçevesinde uygun bir görüşle bina edilir. Eğer yorumlama ve sistematize etme çalışması kişiyi sonsuz güvencenin var olduğu sonucuna ulaştırıyorsa, kişi bu sonucu İbr. 6:4-8 gibi zorlu metinlerin analiz edilmesinde kullanabilir.
İbraniler mektubunda, kilisedeki biri (ya da bir grup) hakkındaki endişeler anlatılır. Uyarı metinlerinde, Grekçede “biri, herhangi biri” sözcükleri çoğunlukla birçok kere geçer (2:1-4, 3:12-19, 4:1-3, 10:26-29). Bu metinlerde topluluktaki her imanlıdan söz edilmemektedir. Kurtuluşun niteliğinin, Mesih’e adanmış olmanın doğasının ve özellikle de böylelerinin kaybolmasının ne anlama geldiğinin tam olarak anlaşılması amaçlanır.
6:4-8 metni, 6:9 ile aynı bağlamda anlaşılmalıdır. Bu ayet çeşitli nedenlerle çok önemlidir. 6:4-8 metninde hitap edilen kişilerden daha büyük bir gruba dönülmüştür. İkinci olarak, mektup onların durumunun ¨daha iyi¨ olduğuna emindir; yani, 6:4-8’deki ifadeler olumsuz olarak değerlendirilir. Üçüncüsü, onların ¨daha iyi¨ durumu kurtuluşla alakalıdır. 9. ayette kurtuluştan söz edilirken, 6:4-8 ayetlerinde görülen, kurtuluşun mevcut olmamasıdır.
Her ne kadar 6:4-6 ayetlerindeki aorist ortaçlar imanlıları tanımlamak için kullanılabilecek olsa da, sorulması gereken soru şudur: “Acaba bu ortaçlar imanlı olmayanı da tanımlamak için kullanılmış olabilir mi?” Buradaki hiçbir fiil söz konusu kişinin bir imanlı olmasını gerektirmez. İkinci olarak, bu kişi 4-6. ayetlerinde sıralanan ayrıcalıklardan “sapmıştır”.21 Bu kişinin nasıl sapmış olduğu 6. ayetteki şimdiki zaman ortaçlarında açıklanmıştır. Yoldan sapmak, Mesih’e karşıt olma tutumudur. Bu “bilinçli ve tam bir vazgeçme”dir.22 Dördüncüsü, mektupta imanlıları tanımlamak için kullanılan yöntem, özellikle “iman” ve benzeri sözcükler bu ayetlerde kullanılmamıştır. Metindeki fiiller, kişinin Müjde’yi işittiğini bildiriyorsa da, adanmaktan söz etmez. Konu bu kişilerin nasıl bir deneyim yaşadıkları değil, bu deneyimlerin onları kurtuluşa ulaştırıp ulaştıramadığıdır. Söz konusu kişinin son deneyimi “yoldan sapmak”tır.
İbraniler 6:7-8 ayetlerindeki örnek, söz konusu kişilerin imanlı değil, imansız kişiler olduğunu göstermek için önemlidir.
6:7-8 ayetlerindeki örnek, söz konusu kişilerin imanlı değil, imansız kişiler olduğunu göstermek için önemlidir.23 Bu örnek, tanımlayıcı konunun Tanrı’nın sözüne olan inançsızlığa karşıt iman olarak açıkça belirtildiği 4:1-3 ayetlerindeki tartışma ile benzerlik gösterir. İman edenler “huzur diyarına girer”ken, iman etmeyenler hâlâ bu diyara girme vaadine sahiptirler. 6. bölümde aynı ayrıcalıktan yararlanan iki ayrı gruptan söz edilir; bunlardan biri bir şey üretirken, diğeri ürün vermez ve yararsız sayılır.
Uyarı metinlerinde ele alınan konu, kurtuluşu “önemseme”mek (2:3), “diri Tanrı’yı terk etmek” ve “imansızlıkla yüreği nasırlaşmak” (3:12-19), “Tanrı Oğlu’nu yeniden çarmıha germek ve herkesin önünde aşağılamak” (6:6), “bile bile günah işlemek” ve “Tanrı Oğlu’nu ayaklar altına alıp kendisini kutsal kılan antlaşma kanını bayağı saymak ve Kutsal Ruh’a hakaret etmek” (10:26-29), “Tanrı’yı reddetmek” (12:25) olarak tanımlanır. Bütün uyarı metinleri bir araya getirilip aynı soruna sahip, aynı kişiye sesleniyor olarak değerlendirilirse, yorumcu söz konusu kişinin yeniden doğuştan yoksun olduğu sonucuna varır. İbraniler 6. bölümde, kilisenin sağladığı yararlardan faydalanmanın sonsuz hayata kavuşmak için yeterli olmadığından söz edilir; bunun için Mesih’e adanmışlık olmalıdır. İbraniler 6:4-8 ayetlerinde ele alınan kişiler, Mesih’le olan ilişkilerinde, Kurtarıcı’yı çarmıha gerenlere benzer biçimde, O’nu hor görüp herkesin içinde aşağılamışlardır.
İbraniler 6:4-8 ayetlerinden yapılabilecek en uygun çıkarım, metnin, topluluğun içinde tehlikeli davranışlar sergileyen küçük bir topluluğa yönelik olduğudur. Bunlar Müjde’den uzağa sürüklenmişlerdir (2:1-3). Metinde bazılarının “eve ait” olmadığı fikri ima edilir (3:6), çünkü sahip oldukları umuda sımsıkı bağlanmamışlardır; bunlar kötü ve imansız bir yüreğe sahiptirler (3:12) ve huzur diyarına girmemişlerdir (4:2). 6:4-6 ayetlerinde söz edilen kişi, 4. ve 5. ayetlerde ele alındığı gibi “yoldan sapmıştır”.
İbraniler 6:4-8 hepimiz için bir uyarıdır. Kilise ve imanlılarla dinsel etkinliklere katılmak ve hatta bunlardan zevk almak kişinin kurtuluşunu garantilemez. Müjde’ye inanmadan Hristiyanlığa dair eylemlerde bulunulabilir. Topluluklarımızdaki insanlara, bedeli ve neden olacağı sıkıntılar ne olursa olsun Mesih’e tam bir güven duymaları konusunda tekrar ve tekrar çağrıda bulunalım.
- 1William Lane, Hebrews (Dallas, Texas: Word Biblical Commentary, 1991), s. lvii-lx
- 2Victor Sung Yur Rhee, “Christology and the Concept of Faithfulness in Heb. 5:11-6:20”, Journal of the Evangelical Theological Society 43/1 (Mart 2000), s. 85
- 3Lane, Hebrews, s. 131
- 4George Guthrie, “Hebrews”, NIV Application Commentary (Grand Rapids, Michigan: Zondervan, 1992), s. 229. Guthrie şöyle der: “Bazıları ilişkileri nedeniyle öyle gözükse de gerçek imanlı olmayabilirler.” Wallace kişideki değişimin yorum açısından önemini şöyle gösterir: “Tanrıbilimsel olarak önemli olan şu ki, birçok metin yüzeysel olarak bakıldığında bir imanlının kurtuluşunu kaybedebileceğini destekliyormuş gibi gözükse de, metindeki ‘güvence vermeyen’ bölümler üçüncü tekil kişi olarak yazılmıştır... (İbr. 6:4-6.9)” Daniel B. Wallace, Greek Grammar Beyond the Basics (Grand Rapids, Michigan: Zondervan, 1996), s. 393.
- 5Paul Ellingworth, The New International Greek Text Language Commentary on Hebrews (Grand Rapids, Michigan: Eerdmans, 1993), s.318. Yorumu şöyledir: “Birinci tekil kişiden üçüncüye geçilmesinin anlamı, bu kişilerin mektubun okuyucularıyla aynı kişiler olarak gösterilmek istenmemesidir.”
- 6Ellingworth, Hebrews, s. 320
- 7Lane, Hebrews, s. 140.
- 8Örneğin, Harold W. Attridge, Hebrews, ed. Helmut Koester (Philadelphia, Pennsylvania: Fortress Press, 1989), s. 167.
- 9David A. deSilva, Perseverance in Gratitude (Grand Rapids, Michigan: Eerdmans, 2000), s. 225.
- 10Buist Fanning, “A Theology of Hebrews”, A Biblical Theology of the New Testament, ed. Roy Zuck and Darrell Bock (Chicago: Moody, 1994), s. 411. Bir de Kenneth Gardoski, “New Testament Warning Passages in the Light of Eternal Security” (Ph.D. thesis, Trinity Evangelical Divinity School, 2002), s.217
- 11Simon Kistemaker, Hebrews (Grand Rapids, Michigan: Baker, 1984), s. 163. James Moffatt, International Critical Commentary on Hebrews, ed. Alfred Plummer, S.R. Driver ve C. A. Briggs (Edinburgh: T. & T. Clark, 1924), s. 79. Kistemaker “yoldan sapmak” günahını kişinin “Hristiyan inancını bilinçli bir şekilde ve tümüyle terk etmesi” olarak tanımlarken (s. 160), Fanning bu günahı “kurtuluşun kasten reddi ve Tanrı ile O’nun yollarına başkaldırmak” olarak tanımlar (s. 409).
- 12Rodney J. Decker, “The Warnings of Heb. 6”, Journal of Ministry and Theology 5/2 (Son Bahar 2001), s. 41 Ödüller imanlının herhangi bir günahı nedeniyle kaybedilebilir. Decker, 6:8 ayetindeki örnekte fiziksel ölümün söz konusu olduğuna inandığı için, buradaki yargının sert olduğunu kabul eder.
- 13Randall Gleason, “The OT Background of the Warning in Heb. 6:4-8”, Bibliotheca Sacra 155/617 (Ocak-Mart 1998), s. 80. Sözcük, günah için genel bir terim değildir; Septuagint bu fiilleri değişik sözcüklerle tercüme eder.
- 14Thomas Edgar, Exegesis of Hebrews, Basılmamış Ders Notları (Lanham, Maryland: Capital Bible Seminary, 1983), s. 1.
- 15Fanning, “The Theology of Hebrews,” s. 410.
- 16Bu görüşü savunan yorumculardan biri olan Decker, “The Warnings of Heb. 6”, s. 43, ve Gleason, “The OT Background of the Warning in Heb. 6:4-8”, s. 86.
- 17Birçok yorumcu, sonsuz yargının hem uyarı metinlerinde hem de 6:7-8 ayetlerinde açıkça görüldüğünü savunurlar. Bkz. Attridge, Hebrews, s. 173; Scot McKnight, “The Warning Passages of Hebrews: A Formal Analysis and Theological Conclusion”, Trinity Journal 13NS/1 (İlk Bahar 1992), s. 33-36.
- 18Edgar, Exegesis of Hebrews, s. 6. Edgar, bu uyarı metninin yorumunda en önemli ve karar vermeye yardımcı olan etkenin 9. ayet olduğuna inanır.
- 19McKnight, “The Warning Passages of Hebrews: A Formal Analysis and Theological Conclusion”, s. 24-26.
- 20Bkz. Roger Nicole, “Some Comments on Heb. 6:4-6 and the Doctrine of the Perseverance of God with the Saints”, Current Isuses in Biblical and Patristic Interpretation, ed. by Gerald Hawthorne, (Grand Rapids, Michigan: Eerdmans, 1975), s. 357-58. Kurtuluş güvencesine ilişkin en iyi kanıtlar şunları içerir: kurtuluşta Üçlübirlik’in yaptıkları (Baba’nın seçmesi ve sevgisi, Mesih’in ölümü/dirilişi/yüceltilmesi, Kutsal Ruh’un vaftizi, imanlıda konut kurması, imanlıyı mühürlemesi vb.), kurtuluşun başlangıçtan sona dek lütfu temel alması (yani Gal. 2:20-3:5) ve Rom. 5:8 benzeri metinlerin yorumu. Rom. 5:1-11 ve 8:31-39, başlangıcından sonuna Tanrı sevgisini alan bir metindir.
- 21Gardoski için “yoldan sapma” bu uyarı metnindeki en önemli noktadır. Çünkü Yeni Antlaşma’nın diğer metinlerinin imanlının öyle bir şey yapmayacağını varsaydığına inanır. Gardoski, “NT Warning Passages in the Light of Eternal Security,” s. 217-248.
- 22A. g. e. , 230.
- 23A. g. e.. Grudem 7. ve 8. ayetlerdeki örneğin ve insanların ne yaptığını tanımlayan ortaçların (Mesih’i çarmıha germek, aşağılamak), metnin imanlı olmayanlar hakkında yazıldığına ilişkin ipuçları olduğunu ifade eder.