Kutsal Ruh ile dolu olmak her Mesih imanlısının vazifesidir (Ef. 5:18). Tüm mezhepler bunda hemfikirdir. Ancak, bu doluluğun nasıl görünür olduğuna dair birçok fikir farklılığı vardır. Bazıları Ruh’la dolabilmek için Yuhanna 20:22-23’e dayanarak ikinci deneyimin gerekliliğini söyler.1 Bazıları 1. Korintliler 12:13’e dayalı olarak ilk iman ettiğimizde Ruh’u almış olmamızın yeterli olduğunu düşünür.2 İki görüş de Ruh’la dolu olmanın ayrıca her gün tekrarlanması gerektiğine dair hemfikirdir. Peki, bu doluluk Hristiyan bireyin hayatında ne gibi izler bırakır? Bu kısa makalede Kutsal Kitap’tan birkaç önemli metne bakarak bunlarda dile getirilen net ve tartışılmasız sıfatları irdeleyeceğiz.
Elçilerin İşleri’nden Ruh’la dolu olmak hakkında gözlemler
Kutsal Ruh ile dolu birinin nasıl biri olduğu, yani sıfatları söz konusuyken çoğunlukla Elçilerin İşleri kitabından başlanır. Ancak Elçilerin İşleri’nin edebiz tarzı temel olarak anlatım olduğundan dolayı buyrukçu değil betimleyici bir kaynaktır.3 Efendimiz İsa Mesih’in doğaüstü bir şekilde Kilisesini nasıl kurduğunu ve bu inancın nasıl yayıldığını açıklar bize bu kitap. Burada kaydedilen olaylar tarih içinde bir defa olmuştur ve tarihe bakarsak Tanrı’nın olayları tekrarlamadığını görürüz.4 Buna rağmen Kutsal Ruh’la dolu biri nasıl olur ve O’nunla dolu bu insanların ortak sıfatları nasıldır sorularını şu gözlemlerle yanıtlayabiliriz:
- Ruh ile dolmak için dua ve itaat gerekli: Elçilerin İşleri 2:1-4; 4:19-20,23-31 ayetlerinde ve 10. bölümde imanlıların Ruh’la dolmadan önce içtenlikle dua ettiklerini ve bundan sonra ya itaat gösterdiklerini ya da itaat etmeye kararlı olduklarını görürüz. 2. bölümde elçilerin İsa’nın 1. bölümdeki buyruğuna uyarak Ruh’un gelişini beklediklerini görürüz. O’nun gelişini beklerken devamlı dua ediyorlardır. 4. bölümde Baba Tanrı’dan Müjde’yi duyurabilmek için cesaret istedikten sonra Ruh ile dolarlar ve hemen cesurca tebliğde bulunurlar. 10. bölümde Rab Kornelius’a ve Petrus’a dua ederken yönerge verir. İkisinin bu yönergelere itaatlerinin neticesinde Kutsal Ruh’un Yahudi olmayan halkların üzerine indiğini görürüz. Hananya (Elç. 9:10-16) dua ederken görüm görür, bu görüme itaat eder ve bundan dolayı Pavlus iman yolunda ilk adımlarını atar. Filipus (Elç. 8:26-40) Tanrı’nın sözünü duyar duymaz harekete geçer ve itaat eder. Bu itaatin sonucunda da Mesih hakkındaki Müjde’nin Afrika’ya yayıldığını biliyoruz.
- Cesaret: Ruh’la dolu insanların çoğunlukla çok cesur olduğunu görürüz. Petrus birçok kere korkusuzca Tanrı’nın sözünü yayar (Elç. 2:14-36; 4:8-12,19-20; 5:39-32). İstefanos ölebileceğini bile bile düşmanlarına gerçeği tebliğ eder (Elç. 7). Ruh’la dolu Pavlus hayatı boyunca gördüğü büyük dirence karşın Mesih hakkındaki gerçekleri cesaretle tebliğ eder. Ama bu cesareti en net, havarilerin Elçilerin İşleri 4:23-30’daki dualara aldıkları cevapta görürüz: “Duaları bitince toplandıkları yer sarsıldı. Hepsi Kutsal Ruh’la doldular ve Tanrı’nın sözünü cesaretle duyurmaya devam ettiler.”
- Hikmet: Elçilerin doğru zamanda doğru şeyi söylediklerini ve yaptıklarını fark ediyoruz. Kutsal Ruh Petrus’a Hananya ile Safira’nın günahını açıklamıştır (Elç. 5:1-11). İstefanos bilge biri olarak tanımlanır (Elç. 6:10). Pavlus farklı ortamlarda Mesih’i tebliğ etmek için en uygun yöntemi kullanır (örn. Yahudiler için bkz. Elç. 13:16-41, kozmopolit Atinalılar için bkz. Elç. 17:22-31, Kral Agrippa için bkz. Elç. 26). Apollos’un öğretmen olarak hizmeti, Mesih’i tanıyıp Ruh’la dolduktan sonra daha etkili olur (Elç. 18:27-28).
- Mesih’i durmaksızın tebliğ ediyorlar: İsa Mesih bize Kutsal Ruh’un kendisini açıklamak üzere gönderildiğini söyler (Yu. 14:26; 16:14). Bundan dolayı Kutsal Ruh’la dolu bu insanların devamlı olarak Mesih’i tebliğ ettiklerini görüyoruz. Düşüncelerinin, hareketlerinin temelinde Mesih ve Mesih hakkındaki iyi haberin herkese duyurulması vardır.
- Doğru, dindar insanlar olarak görülürler: Hizmet etmek üzere seçilen yedi adam, “Ruh’la ve bilgelikle dolu… saygın kişi”lerdi (Elç. 6:3). Elçilerin düşmanları bile onların günahsız ve doğru insanlar olduklarını kabul ettiler (Elç. 4:21).
Bazıları burada Elçilerin İşleri’nde söz edilen Kutsal Ruh’la dolu imanlıların mucizeler yaptığını da belirtirler ki bu da doğru. Petrus, Yuhanna, İstefanos, Filipus, Barnaba ve Pavlus’un hepsi doğaüstü eylemlerde bulunmuştur. Ancak Priskilla ve Akvila, Apollos, Timoteos ve Luka gibi diğer Ruh’la dolu imanlıların mucize yaptıklarına dair hiçbir kayıt yoktur. Bundan dolayı Elçilerin İşleri’nden mucizeler hakkındaki gözlemimiz şöyledir: Mucize yapmak için imanlı Ruh’la dolu olmalı; ama her imanlının mucize yapması gerektiğini varsayamayız.
Mektuplarda Ruh’la Dolu Olanların Nitelikleri
Anlatım tarzı metinlerden yararlanılarak elde edilen betimler yararlı olsa da, iyi bir yorumcu bu konudaki gözlemlerini buyrukçu içeriği olan metinlerle desteklemelidir. Pavlus Galatyalılar 5:22-23 ve Efesliler 4:1-6’de Ruh’la dolu olan birinin niteliklerini çok net açıklar. Petrus da 2. Petrus 1:5-7’de Tanrı’nın bize tanrısal gücü (yani Kutsal Ruh) aracılığıyla “kendisini tanımamız sonucunda yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken her şeyi”n (2Pe. 1:3) neler olduğunu listeler. Efesliler 5:18-21’de de Ruh’la dolu insanların eylemleri listelenir. Beraber bu üç listeyi karşılaştıralım ve Tanrı’nın Kutsal Ruh ile dolu olan kişinin hangi niteliklerini vurguladığına bakalım. Aşağıdaki tabloda üç nitelik listesi karşılaştırılır ve terimlerin Grekçesine göre düzenlenmiştir. Tarihsel açıdan ilk yazılmış liste Galatyalılar 5:22-23 olduğundan dolayı5 bu listeyi baz alacağız.
| Galatyalılar 5:22-23 | Efesliler 4:2-3 | 2. Petrus 1:5-7 |
|---|---|---|
| sevgi | sevgi | sevgi |
| sevinç | ||
| esenlik | esenlik | |
| sabır | sabır | |
| şefkat | ||
| iyilik | ||
| bağlılık (KM: “sadakat”) | iman | |
| yumuşak huyluluk | yumuşak huyluluk | |
| özdenetim | özdenetim | |
| alçakgönüllü | ||
| hoşgörülü davranmak | ||
| Ruh’un birliğini korumaya dikkat etmek | ||
| erdem | ||
| bilgi | ||
| dayanma gücü | ||
| kardeş sevgisi |
Bu listelere bütün olarak baktığımızda öne çıkan birkaç sıfat olduğunu görürüz. Rab bir şeyi birden çok söylüyorsa, bu unsurlara çok daha dikkat etmeliyiz.
Listelerde en sık vurgulanan nitelik sevgidir (ἀγάπη – agape)6. Ruh’la dolu imanlı sıra dışı, tanrısal bir sevgi gösterir. İsa Mesih bize, O’na aidiyetimizin birbirimize sevgimizden ibaret olacağını söyler (Yu. 13:35). Bu sevgi ilk etapta bir karardır: karşımızdakinin bizi inciteceği bile bile onu kabul etmeye, kollamaya ve onun iyiliğini istemeye karar vermektir. Kendimizi karşılık beklemeden sunacağız, Mesih’in kendini bizim uğruna sunması gibi (bkz. Flp. 2:1-11). Pavlus ayrıca 1. Korintliler 13. bölümde sevginin üstünlüğü hakkındaki harika övgülerini kâğıda dökmüştür. Agape’nin üstünlüğü, Ruh’la dolu insanı tüm diğer insanlardan farklı kılar.
2. Petrus’taki “kardeş sevgisi” aynı fikrin başka bir yönüdür. Bazen birini sevebiliriz ama ondan pek hoşlanmayız. Kardeş sevgisi, bu sevme seçiminin sonucu olarak gelen hoşlanma hissini ifade eder.7
Üç defa vurgulanan ikinci bir sıfat var: özdenetim. Üçüncü vurgu Efesliler 5:18’de, “Şarapla sarhoş olmayın, bu sizi sefahate götürür. Bunun yerine Ruh’la dolun” ifadesinde bulunur. Ruh’la dolu olmak sefahatin zıttı ise, Ruh’un ürünleri arasında sefahatin zıttı “özdenetim” ile ifade edilir. Rab bize böylece karışıklık Tanrısı olmadığını bir daha açıklar (bkz. 1Ko. 14:32-33). Ruh ile dolu birey tepkilerini, hareketlerini ve sözlerini denetleyerek hikmetle yaşamayı bilir. Pavlus’un diğer yazılarındaki önderlerin “sağduyulu”, “ölçülü” veya “ağırbaşlı” (1Ti. 3:2,8; Tit. 2:2) olmalarından söz edilmesiyle bunu görürüz. Özdenetime sahip birey öfkelenince günah işlemez (Ef. 4:26), çünkü öfkesini denetlemesini bilir. Dilini dizginlemesini bilir (Yak. 1:19; 3:2). Ruh’un doluluğu bize böylece insanların kendi gücümüzle yapamadıklarımızı yapmamıza yardımcı olur.
Sabır niteliği Grekçe metinde iki defa geçse de, 2. Petrus’daki dayanma gücü sabrın başka bir ifadesi olarak görülmelidir. Tanrı’nın verdiği sabır, Kutsal Kitap’taki diğer metinlerde önemli olan dayanma gücüne (Rom 3:3-4; Yak. 1:3-4) bağlıdır.8 Ruh’la dolu biri aynı zamanda sevgi dolu da olduğundan dolayı “her şeye katlanır” (1Ko. 13:7). Ruh devamlı Tanrı hakkındaki gerçekleri göz önünde tutarak, insanın Tanrı hakkındaki öğretisini, kendi çektiği acının seviyesine indirgemesini9 önler. Dayanma gücü aslında uygulanması en zor niteliklerden biridir.
İki kere geçen niteliklerden ilk önem sırasında yer alan nitelik, Grekçede πίστις (pistis) kelimesi ile ifade edilir. Bu kelime Türkçeye ya sadakat (KK: “bağlılık”10) ya da iman olarak çevrilebilir.11 Bu listelerde πίστις bizi kurtaran unsurdan ziyade belki daha çok sadakati vurgular.12 Hristiyanlığın Tanrısını diğer tüm ilahlardan en farklı kılan sıfatı sadakatidir: kişiliğine sadık kalması, vaadine sadık kalması, tasarısına sadık kalması, biz kullarına karşı sadık olması.13 Böylece Kutsal Ruh’la dolu olanın Tanrı gibi sadık olmasını bekleriz. İnsanın sadakati Tanrı’yla ilişkisinde, Tanrı’nın sözüne ve Tanrı’nın halkına bağlılığında görülür. Bundan dolayı Pavlus Efesliler 4:3’te, “Ruh’un birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin” diye buyurur. Sadık biri Ruh’un birliğini ve böylece Mesih’in bedenin birliğini korumaya bakar, çünkü Mesih’in bedenin birliği insanları Mesih’e çekecek tanıklıktır (bkz. Yu. 17:20-21). Ruh’la dolunca imanımızın da büyüyeceği kesindir, çünkü Tanrı’yı tanıdıkça O’na güvenimiz artar.
İki defa geçen niteliklerden ikincisi esenliktir. Esenlik kelimesinin kökeni εἰρήνη (eirene) Eski Antlaşma’nın Grekçe çevirisi Seputaginta’da İbranice שָׁלוֹם (şalom) için kullanılır.14 שָׁלוֹם kavramı bütünsel bir tamlık anlamına gelir; hayattaki her şey olması gerektiği haldedir ve bundan gelen içsel rahatlık dıştan olumsuz etkilenemez, etrafındaki kaos ne kadar çılgınca olursa olsun. Bundan dolayı Pavlus bunu “her kavrayışı aşan” esenlik (Flp. 4:7) olarak tanımlar. İnsanlar bu esenliği hiçbir şekilde anlayamazlar. Bu inanılmaz esenlik Hristiyanlar olarak birliğimizi korumak için şarttır (Ef. 4:3). Sadece böyle bir unsur farklılıklarımızı göz ardı etmeden gerçek birliği yaratabilir.
Sevinç15 sözcüğü Grekçede lütuf sözcüğü ile akrabadır. Burada doğaüstü bir hal ifade edilir. Gelecekte Mesih’in bize vereceği sonsuz sevince bağlı olduğundan dolayı en zor durumlarda—hatta en zor durumlara karşın—sevinçli olabiliriz. Bu da ancak Tanrı’nın Ruhu hayatımızda etkin olunca gerçekleşir. Koşul ne olursa olsun, temelinde sevinçli olabiliriz. Diğer yandan devamlı tebessümle dolaşmak anlamına da gelmez. Zorlukların mevcudiyetini kabul ederiz, ancak gözlerimiz Tanrı’ya dikili olduğundan dolayı ve O’nun İyi Çoban olarak karanlık vadide bile önümüzden gittiğini bildiğimizden dolayı kaygı çekmeden rahat ve esenlik dolu olabiliriz.
İki defa geçen son nitelik yumuşak huyluluktur. Bu sıfat alçakgönüllü ve hoşgörülü olmakla akrabadır. Mesih’in kendi sıfatlarından biridir (Mat. 11:28-29). Ancak hiçbir şekilde zayıflık ifade etmez. Gerçekten yumuşak huylu olabilmek için güç gerekir, çünkü sadece güçlü biri yumuşak huylu olma kabiliyetine sahiptir. Mesih’in hem yumuşak huylu hem de alçakgönüllü olması (Flp. 2:5-8), kendini doğru tanımasından kaynaklıydı. Biz de alçakgönüllü olduğumuzda hem zayıflıklarımızı hem de güçlerimizi ve Tanrı’ya ve başka Hristiyanlara ihtiyacımız olduğunu biliriz ve buna göre davranırız. Zayıf biri başkasına karşı yumuşak huylu ve hoşgörülü davranmakta zorluk çeker, çünkü kendinden emin olamaz ve yeterince özdenetim ve esenliğe sahip olamaz. Bizden zayıf olanlara karşı hoşgörülü olmak veya yumuşak huylu davranmak ancak Ruh’un gücüyle mümkündür.
İyilik16, erdem17 ve şefkat18 kelimeleri de birbirlerine akrabadır. “İyi” olmak, Tanrı’nın ölçütüne göre doğru yaşamak, hareket etmek ve düşünmektir. Erdem ise iyilik sıfatının başka bir boyutunu ifade eder: Hem iyi olmayı seçmeyi ifade eder hem de imanlının insanın ve Tanrı’nın nezdindeki konumunu. Tanrı’nın yasasına göre iyi bir insan erdemli olur. Şefkatli olan da iyi olduğu için başkalarına iyi davranır.
Son olarak 2. Petrus 1’deki bilgi19 niteliği hem akli hem de deneyimsel bilgiyi ifade eder. Buna göre Ruh’la dolu insan hem kendi bilgisini hem de deneyimini arttırmaya meyillidir. Bilmediklerini öğrenmeye bakar, daha hikmetli bir yaşam sürmek amacıyla kendini geliştirir. Düşüncelerinin hepsini “Mesih’in itaatine esir” eder (2Ko. 4:4 – KM). Ama bunu, yukarıda belirtildiği gibi, alçakgönüllülükle birleştirir ki böbürlenmesin ve bilgisini diğer kardeşlerin iyiliği için kullansın.
Böylece Kutsal Ruh ile dolu biri Efesliler 5:19-21’e göre başkalarına öğüt ve cesaret verir, Tanrı’yı yüceltir, devamlı şükreder ve diğer imanlılara tabi olur.20 Bu eylemlerin hepsi ancak yukarıdaki sıfatlara sahip olanlar tarafından doğru yerine getirilir. Efesliler kitabının devamı Kutsal Ruh’la dolu yaşamın pratik yollarını açıklar. Okurlarımıza bu makaleyi bitirdikten sonra bu uygulamaları dikkatlice okumayı öneririz.
Sonuç
Kutsal Ruh’la dolu olmak çoğunlukla harikalar yapmak, güçlü olmak ve devamlı ön planda olmakla betimlenir. Ama baktığımız bu bölümler bize Kutsal Ruh’la dolu olmanın aslında gündelik hayatımızda adım adım ilerleyip sadık olmaktan ibaret olduğunu gösterir. Ruh ile dolu olunca mucizeler yapabiliriz de yapmayabiliriz de; hiç fark etmez. Önemli olan Ruh’la dolu olup hayatımızda sevgi, özdenetim, sabır, dayanma gücü, sadakat, esenlik, sevinç, yumuşak huyluluk, hoşgörü, alçakgönüllülük, iyilik, erdem, şefkat ve bilgi niteliklerini taşımaktır. Başkalarına öğüt ve cesaret verirken, Tanrı’yı yüceltirken ve O’na şükrederken kendimizi Ruh’ta birliği korumaya adayıp birbirimize Mesih’te tabi olmalıyız. İşte böyle olursak gerçekten Kutsal Ruh’la dolu olduğumuzu bilir ve Mesih imanlıların farklılığını tüm dünyanın gözleri önüne serebiliriz!
- 1Harold Sala, Getting to Acquainted with the Holy Spirit (Manila, Filipinler: OMF Literature, Inc., 2017), s. 92-93.
- 21996 yılında Almanya’da Bibelschule Brake Kutsal Kitap okulunda Kutsal Ruh bilimi hocası Heinz Weber bu pozisyonu savunurdu.
- 3Bkz. Steven K. Mittwede, “Elçilerin İşleri’nin Buyrukçu İçeriği Var Mıdır?”, e-manet, Sayı 5 (Ekim-Aralık 2004) s.9-12.
- 4Belirli yöntemler kullanarak başka zamanda ve başka yerde olmuş aynı sonuçları elde etme çabası aslında animizm dünya görüşünün temelinde yatan büyü yönteminin bir parçasıdır.
- 5Bkz. “Pavlus’tan Galatyalılar’a Mektup Giriş”, Açıklamalı Kutsal Kitap (İstanbul: Yeni Yaşam Yayınları, 2010), s. 1726-1727 ve “Pavlus’tan Efesliler’e Mektup Giriş”, Açıklamalı Kutsal Kitap (İstanbul: Yeni Yaşam Yayınları, 2010), s. 1738-1739.
- 6W. Günther ve H.-G. Link, “ἀγαπάω”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 538–547.
- 7W. Günther, “φιλέω”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 547–549.
- 8Peter H. Davids, The Letters of 2 Peter and Jude, The Pillar New Testament Commentary (Grand Rapids, Michigan: William B. Eerdmans Pub. Co., 2006), s. 179
- 9Avustralya’daki Hillsong kilisesinde hizmet eden Christa Black Gifford şu gözlemde bulundu: “Tanrı’nın iyiliğinde köklenmiş değilseniz o zaman teolojinizi çektiğiniz acının seviyesine indirgersiniz.”
- 10KK’daki “bağlılık” sözcüğü aslında KM’de geçen “sadakat” kelimesinden çok daha zayıftır.
- 11O. Michel, “πίστις,” New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 593–605.
- 12Davids, a.g.e. ve F. F. Bruce, The Epistle to the Galatians: A Commentary on the Greek Text, New International Greek Testament Commentary (Grand Rapids, Michigan: W.B. Eerdmans Pub. Co., 1982), s. 254.
- 13John N. Oswalt, The Bible Among the Myths, Kindle Basımı (Grand Rapids, Michigan: Zondervan, 2009), s. 71 ve J.M. Diener, “Kutsal Kitap Efsaneler Arasında: Kutsal Kitap’ın Dünya Görüşünün ve Tarih Anlayışının Eşsizliği”, e-manet, Sayı 42 (Nisan-Haziran 2016), s. 24.
- 14H. Beck ve C. Brown, “εἰρήνη,” New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 776–783.
- 15E. Beyreuther and G. Finkenrath, “χαίρω”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 356–361.
- 16E. Beyreuther, “ἀγαθός”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 98–102.
- 17H.-G. Link and A. Ringwald, “ἀρετή”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 925–928.
- 18E. Beyreuther, “χρηστός”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 105–106.
- 19E. D. Schmitz, “γινώσκω”, New International Dictionary of New Testament Theology, dü. Lothar Coenen, Erich Beyreuther ve Hans Bietenhard (Grand Rapids, Michigan: Zondervan Publishing House, 1986), s. 392–406.
- 20Grekçe ὑποτάσσω (hüpotasso) kelimesi aslında “başkasının nizamı altına girmek” anlamına gelir. Türkçede bu fikri birebir ifade eden ibare KM’de kulanılan “tabi olmak”tır. KK’daki “bağımlı olmak” aşırı zayıf bir çeviridir. Bkz. Henry George Liddell ve diğerleri., A Greek-English Lexicon (Oxford, İngiltere: Clarendon Press, 1996), s. 1897; “Tabi olmak”, Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük < https://sozluk.gov.tr/?kelime=tabi%20olmak > (04.12.2019 tarihinde erişildi; 26.05.2026 tarihinde doğrulandı); “Tabi”, EtimolojiTürkçe < https://www.etimolojiturkce.com/kelime/tabi > (04.12.2019 tarihinde erişildi; 26.05.2026 tarihinde doğrulandı).