Tahtta oturanın sağ elinde iki yanı da yazılı, yedi mühürle mühürlenmiş bir tomar gördüm. Yüksek sesle, “Tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye kim layıktır?” diye seslenen güçlü bir melek de gördüm. Ama ne gökte, ne yeryüzünde, ne de yer altında tomarı açıp içine bakabilecek kimse yoktu. Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı. Bunun üzerine ihtiyarlardan biri bana, “Ağlama!” dedi. “İşte, Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut'un Kökü galip geldi. Tomarı ve yedi mührünü O açacak.” Tahtın, dört yaratığın ve ihtiyarların ortasında, boğazlanmış gibi duran bir Kuzu gördüm... — Vahiy 5:1-6a
Bu yazı serisinde, Vahiy kitabının çeşitli yorumlama anlayışlarına bakmaksızın bazı “tartışmasız” derslerini, kendi yararımıza ortaya çıkarmayı amaçlıyorum. Geçen makalede Vahiy’deki tapınma anlayışından yola çıkarak en erken dönemden itibaren İsa’nın tam anlamıyla Tanrı olarak inanıldığı açıklanmıştır. Bu ikinci yazıda ise Vahiy kitabının “galip gelme” anlayışını inceleyerek şu konu işlenecektir: İsa, Yahudilerin Mesih’in kazanacağına inandığı zaferi, onların beklentilerini altüst eden bir şekilde kazandı: çarmıhta ölerek.
Başarı Nasıl Tanımlanır?
Çarmıh – İsa’nın çarmıhtaki ölümü – her ne kadar Hristiyanlık’ın merkezini oluşturuyorsa da, birçok Müslüman, özellikle Nisa Süresi’nin 157. ve 158. ayetlerinden hareketle, İsa’nın çarmıha gerilerek öldürüldüğüne dair tanıklığı kabul etmemektedir. Bu anlayışa göre Tanrı, İsa’nın günahlı insanların eline verilerek çarmıhta ölmesine izin vermiş olsaydı, kötülük zafer kazanır, iyilikse mağlup olurdu.
Bir Müslüman yazar, “Hz. İsa Ölmedi” başlıklı bir makalesinde bu düşünceyi şöyle dile getirir: “Eğer Hz. İsa (as) bazı kimselerin iddia ettiği gibi ölmüş olsaydı (ki bu doğru değildir), o takdirde bu, inkar edenlerin kurdukları tuzakla hedeflerine ulaşmış oldukları anlamına gelirdi.”1 Burada, doğal olarak, öldürebilmek galip gelmek olarak anlaşılmaktadır. Böyle anlaşılınca da ölen İsa’nın, tanrısal görevi başarısız sayılacaktır.
İsa Mesih kendini ölüme teslim etmekle en büyük zaferi kazandı.
Müjde ise bu doğal başarı-başarısızlık anlayışına karşılık olarak İsa’nın ölümünü çok daha farklı bir şekilde yorumlar: İsa Mesih kendini ölüme teslim etmekle en büyük zaferi kazandı. Bu, yalnızca Müslümanların Hz. İsa görüşüne değil, Yahudilerin geleneksel Mesih beklentilerine de ters düşen bir yorumdur. Nitekim Pavlus, “biz çarmıha gerilmiş Mesih'i duyuruyoruz. Yahudiler bunu yüzkarası ... sayarlar” demiştir (1Ko. 1:23). Derin ilahiyat gerçeklerini çarpıcı imgelerle sunan Vahiy kitabında, beklenen Mesih’in, bu beklenmedik zaferi şöyle bir imgeyle resmedilir: Yahuda oymağından gelen Aslan’ın galip geldiğini duyan Yuhanna bakınca, “boğazlanmış gibi duran bir Kuzu gördüm” diyor (bkz. Va. 5:5-6). Bu iki imge – yenilemeyecek kadar güçlü aslan ile uysal, boğazlanmış kuzu – yan yana konulunca, ortaya yepyeni bir “galip gelme” anlayışı çıkar. Bu zengin imgenin boyutları ve Vahiy’in zafer anlayışına daha yakından bakalım.
Altüst Olarak Gerçekleşen Beklentiler
Adeta her ayetinin bir veya daha çok Eski Antlaşma göndermesini içermekle, ince işlenmiş sırmalı kumaşı andıran Vahiy kitabının, metnindeki imgelerin derinlemesine anlaşılması için, Eski Antlaşma ışığında okunmalıdır. Bu açıdan, “İşte, Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut’un Kökü galip geldi” diyen cümle (Va. 5:5) Yuhanna’nın yaşadığı dönem Yahudilerin Mesih beklentilerine kaynaklık eden en önemli Eski Antlaşma bölümlerinin iki tanesine göndermede bulunur: Yaratılış 49:9 (Yahuda oymağından gelen Aslan) ve Yeşaya 11:1-10 (Davut’un Kökü). Kumran topluluğuna ait iki ayrı belgede İsrail’in beklediği Mesih bu ayetlerle tanımlanır. Dahası, söz konusu bu iki metinde Mesih, “İsrail’in düşmanlarına galip gelecek olan savaşçı prens” olarak öngörülür.2 Bauckham’a göre burada kullanılan Mesih’in bu iki ünvanı, “Davut Oğlu Mesih’i Tanrı halkının düşmanlarını yok ederek ulusları fetheden, oldukça askeri ve milliyetçi Mesih olarak çağrıştırır.”3
Oysa, Müjde’yi iyi bilen Mesih imanlıları olarak bildiğimiz gibi Mesih İsa milliyetçilik yapmadı, yalnızca İsrail için değil, dünya için geldi. Ayrıca, asker olarak değil, kurban olarak geldi. Nitekim Mesih’in “tellal”ı Yahya O’nu şöyle tanıtmıştır: “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!” (Yu. 1:29). Vahiy’in incelemekte olduğumuz imgesi bu geniş çaplı ve derin gerçekleri bir çırpıda iletir: Yuhanna, galip gelene “Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut Kökü”ne bakınca, “boğazlanmış gibi duran bir Kuzu gördüm” diyor. Bauckham bu imgenin anlamını güzelce özetler:
Çelişen bu iki imgeyi yan yana koymakla Yuhanna yeni bir simge meydana getirmiştir: fedakârca ölerek galip gelmek. 5:5 ayetinde uyandırılan Mesih ümitleri inkâr edilmemektedir: İsa kesinlikle beklenen Mesih’in ta kendisidir (22:16). Ama o ayette askeri şiddet ve dar bir milliyetçilikle tanımlanan Mesih beklentisi Kuzu imgesiyle yeniden yorumlanır. Mesih kesinlikle galip gelmiştir. Ama bunu her ulustan gelen insanların yararına kendini feda ederek sağlamıştır. (5:9). Böylece Davut Oğlu Mesih’in kazandığı zafer kuzu imgesiyle açıklanır ve kuzunun önemi artık şöyle anlaşılmaktadır: fedakârca ölerek kötülüğe galip geldi.4
Uçsuz Bucaksız bir Zafer
“Yedi mühürle mühürlenmiş” tomarın neyi temsil ettiğine dair yorum sorunlarına girmeden, bir gözlemde bulunacağım. Bir şekilde Tanrı’nın amaçlarında son derece önemli rol oynayan tomarın içeriği, ne bilinebiliyordu ne de uyglanabiliyordu, çünkü bütün evrende açıp bakmaya layık hiç kimse yoktu: “ne gökte, ne yeryüzünde, ne de yer altında tomarı açıp içine bakabilecek kimse yoktu...tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı” (Va. 5:3-4). Tek biri hariç: boğazlanmış kuzu. Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut’un Kökü’nü tomarı açmaya layık kılan zafer şöyle dile getirilir: “Yeni bir ezgi söylüyorlardı: ‘Tomarı almaya, Mühürlerini açmaya layıksın! Çünkü boğazlandın Ve kanınla her oymaktan, her dilden, Her halktan, her ulustan İnsanları Tanrı’ya satın aldın” (Va. 5:9, vurgu eklenmiştir). Böyle anlaşılınca, İsa Mesih’in çarmıha gerilerek ölmesi pek “başarısızlık” sayılmaz!
Çarmıhta kendini feda etmekle Mesih İsa kötülüğü yendi.
İsa Mesih çarmıhta öldü. Bu olaya insan gözüyle yeryüzünden bakıldığında, “inkar edenlerin kurdukları tuzakla hedeflerine ulaşmış oldukları” şeklinde doğal olarak yorumlanabilir. Ama çarmıh Vahiy kitabının bize sergilediği göksel bakış açısından ele alınınca, Davut Oğlu Mesih İsa’nın, fedakârca ölerek kötülüğe galip geldiği anlaşılmaktadır. Burada da sadece bazı kötü insanlara ya da bazı insanların günahlarına galip gelmek söz konusu değildir. Çarmıhta kendini feda etmekle Mesih İsa kötülüğü yendi.
N.T. Wright, Kötülük ve Tanrı’nın Adaleti (Evil and the Justice of God) adlı eserinde bu konuyu işler. Wright’e göre, Mesih’in çarmıhı bütün kötülüğün odak noktası oldu. Orada kötülük en kötüsünü yaptı ve tükendi. Mesih, sevecen bir yiğitlikle orada kötülüğü iyilikle yendi. “Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi” (1Pe. 2:23). İsrail’in uzun ve soylu şehitlik geleneğindeki yiğitler işkence edilerek öldürülürken, düşmanlarının ilahi gazapla cezalandırılacağına dair beddualarda bulunulurdu. Oysa çarmıhtaki İsa, “Baba onları bağışla” diye dua etti.5 Wright, Mesih’in çarmıhta kötülüğe karşı kazandığı zaferi şöyle açıklar:
[Çarmıhta], dünyadaki kötülük var gücüyle yapabileceğini yapar ve dünyanın Yaratanı da var gücüyle yapabileceğini yapar. İsa kötülüğün bütün cezasını çeker. Hepsi bir arada birleşen siyasi, toplumsal, kültürel, kişisel, ahlaki, dini ve ruhsal kötülük, onu yokluk ve çaresizlik çukurunun dibine doğru, durmadan aşağıya sürüklüyordu. İsa tam anlamıyla kurtarmak için buna katlandı: kötülüğün bu aşağıya doğru sürükleyişine binerek onu tüketti. Böylece de yeni yaratılışa, yeni antlaşmaya, bağışlamaya, özgürlüğe ve ümide yol açtı.6
Doğrusu İsa’nın çarmıhtaki ölümü pek başarısızlığa benzemez! Boğazlanmış Kuzu olan Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut’un Kökü galip geldi!
Mesih’i Tanıtırken...
Bu yazıya başlarken söylendiği gibi, Vahiy kitabının bazı “tartışmasız” derslerini yararımıza ortaya çıkarmayı amaçlıyorum. Bu yazıda işlenen zengin imgeden şu iki yararlı ilkeyi çıkarabiliriz: Galip gelmek içinMesih’i tanıtırken O’nun galip gelme anlayışını benimsemeliyiz ve Mesih’i tanıtırken, ünvanlarından çok fiilen yaptıklarını insanlara sunmalıyız. Bunları biraz açalım.
Galip gelmek için Mesih’i tanıtırken O’nun galip gelme anlayışını benimsemeliyiz.
Şeytanı yenmek için, Rab’bimiz İsa Mesih’i tanıtırken O’nun zaferini ve O’nun gelip gelme anlayışını benimsemeliyiz.
Vahiy’de tanıklık önplanda. İsa Mesih “güvenilir tanık”tır (Va. 1:4). Yuhanna’nın amacı, İsa Mesih’in tanıklığına tanıklık etmekti (Va. 1:2). “İsa’ya tanıklık, peygamberlik ruhunun özüdür” ve sadık imanlılar İsa’ya tanıklığını sürdürür (Va. 19:10). İmanlılar, İsa’ya sürdürdükleri tanıklıkları nedeniyle şehit olurlar (Va. 6:9; 12:17; 20:4). Aynı zamanda, gerçek imanlılar galip gelmeye çağrılıyorlar. Vahiy’de sekiz defa İsa “galip gelen”lere vaatte bulunuyor (2:7, 11, 17, 26; 3:5, 12, 21; 21:7). Şeytan imanlıların galip değil, mağlup olmalarını ister. İsa’ya olan tanıklığını etkisiz kılmak için imanlının ya baskıyla yılmasını ya da zevklerle dünyaya asimile olmasını amaçlar. Şeytanı yenmek için, Rab’bimiz İsa Mesih’i tanıtırken O’nun zaferini ve O’nun gelip gelme anlayışını benimsemeliyiz. Vahiy 12:11 ayeti bu önemli gerçeği ortaya koyar: “Kardeşlerimiz Kuzu'nun kanıyla Ve ettikleri tanıklık bildirisiyle Onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar Vazgeçmişlerdi can sevgisinden.” Ruhsal zaferin temeli Mesih’in çarmıhıdır. Şeytan çarmıhta yenildi ve çarmıh sayesinde ona karşı zaferliyiz.7 Mesih’in de bize gösterdiği gibi, tanıklığımızı sürdürürken, ölmek yenilgi değil, galip gelmektir. “Kilisenin bildiği gerçek yalnızca ölmeye değerse, tanıklığı etkili olur.”8
Mesih’i tanıtırken, ünvanlarından çok, fiilen yaptıklarını insanlara sunmalıyız.
Bu çalışmadan ortaya çıkan önemli bir gerçek şudur: Yahudiler “Davut Oğlu” ve “Yahuda oymağından gelen Aslan” gibi ünvanların ne anlamına geldiğini, bu ünvanlarla öngörülen Mesih’in nasıl olacağını bildiklerini sandılar. Oysa Davut Oğlu Mesih’in uluslara nasıl egemen olacağını anlamamışlardı. R.T. France, Matta’da “Davut Oğlu” ünvanının kullanımı hakkında ilginç bir gözlemde bulunur. Matta bu ünvanı İsa Mesih’e yakıştırır ama aynı zamanda çok tutarlı bir şekilde bu ünvanın özellikle Mesih’ten şifa ve merhamet bekleyen insanlar tarafından kullanıldığını gösterir. Böylece, Matta’da merhamet göstermek ve iyileştirmek Davut Oğlu’na uygun davranışlar olarak anlaşılır. France’e göre, bu vurgu Yahudilerin Davut Oğlu Mesih’in İsrail’in siyasal durumunu kurtararak Davut’un ulusal egemenliği yeniden kurulacağı beklentilerini bastırmaya yönelikti. Matta’yı okuyanlar bekledikleri Mesih’ten çok, aslen olduğu gibi Mesih’i tanımalılar.9 Mesih’i tanıttığımız insanlar sık sık İsa’nın kim ve ne olduğunu bildiklerini sanacaklardır. O zaman yapabileceğimiz en yararlı girişim, insanların doğrudan İsa’nın sözlerine ve yaptıklarına bizzat tanık olmalarını sağlamaktır. Bunu nasıl yapabiliriz? Kutsal Kitap okumalarını teşvik etmekle. Yuhanna’da bulunan şu değerli ayetleri hiç unutmamalıyız: “İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi. Ne var ki yazılanlar, İsa'nın, Tanrı'nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O'nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır” (Yu. 20:30-31). Tanrı esinlemesi olan Kutsal Kitap sayesinde, insanlar İsa’nın sözleri ve yaptıklarını okuyarak O’nu gerçekten olduğu gibi tanıyabilirler. İman ederek de yaşama kavuşabilirler.
Böylece de Mesih’in yüce zaferi devam etmiş olur!
- 1Harun Yahya, “Hz. İsa (AS) Ölmedi,” Harun Yahya: Hayata Bakışınızı Değiştirecek Eserler, http://www.harunyahya.org/imani/hz_isa_olmedi/hz_isa_olmedi_03.html > (17 Şubat 2010 tarihinde ulaşılmıştır).
- 2Richard Bauckham, The Climax of Prophecy (Edinburgh: T&T Clark, 1993), s. 180-81.
- 3Richard Bauckham, The Theology of the Book of Revelation (Cambridge: Cambridge University Press; 2008), s. 74.
- 4a.g.e.
- 5N. T. Wright, Evil and the Justice of God (Downers Grove, Illinois: IVP Books, 2006), s. 88-89.
- 6a.g.e., s. 92.
- 7Grant R. Osborne, Revelation (Grand Rapids, Michigan: Baker Academic, 2008), s. 476.
- 8Bauckham, Theology of the Book of Revelation, s. 160.
- 9R.T. France, Matthew: Evangelist and Teacher (Downers Grove, Illinois: InterVarsity, 1989), s. 284-86.