Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Li-derkenar

Emanet Kurban

Yayın Tarihi: 10.12.2009

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre, 2008 yılında 641,973 çift evlenmiştir. Aynı yılda 99,663 çift de boşanmıştır.

     Avukat Mehmet Sağıroğlu’nun Neden Boşandılar? adlı kitabına göre, en yaygın boşanma nedeni, “şiddetli geçimsizlik”tir.

Ne yazık ki boşanmalar ilişkisel sorunların yalnızca bir kısmıdır. TÜİK yılda kaç kişinin neden aralarının bozulduğunu herhalde araştırmaz. Bildiğim kadarıyla da kimse Neden Küs Oldular? adlı bir kitap yazmamıştır.

Anlaşmazlık, geçimsizlik, çekememezlikler... İnsanlık hali budur. Keşke bağışlamayı bilen, “Sildim seni kitabımdan, ne sen beni ara, ne de ben seni” demeye razı olmayan bir insanlar topluluğu olsa...

Aslında, öyle bir halk var: İsa’nın halkıdır bu. Nitekim İncil bize, “Birbirinize hoşgörülü davranın. Birinizin ötekinden bir şikâyeti varsa, Rab’bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın” diye buyurur (Kol. 3:13).

Tanrı’nın yeni insanlığıyız. Dünyanın gidişine uymamalıyız (bkz. Rom. 12:2).  Mesih’in benzerliğine dönüştürülüyoruz: “Bir kimse Mesih’teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur” (2Ko. 5:17). Eski şeyler geçmişse, alınmak veya küsmek yok artık! Her şey yeni olmuşsa, ilişkisel sorunlar ta kan davasına kadar varacağına, barışmayla çabucak çözümlenir.

“Güzel de” diyorsunuz, “ama bu çok radikal değil mi?” Yıllar önce komşuma bazı ayetler göstermiştim. Komşum ileri sürdüğüm görüşe katılmıyordu. O bana, “Doğru okuyorsun ama yanlış tercüme ediyorsun!” dedi. Yani, ayetleri aynen okudun ama yanlış bir mesaj çıkarttın demek istiyordu.

Belki yukarıda andığım ayetlerden fazla radikal bir vizyon çıkarttığımı düşünüyorsunuz.

Kalkıp dua ettiğiniz zaman, birine karşı bir şikâyetiniz varsa onu bağışlayın ki, göklerdeki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.

Bunu yanıtlamak için, İsa’nın birbirine benzer (ama tam aynı olmayan) iki talimatını ilginize sunmak istiyorum: “Kalkıp dua ettiğiniz zaman, birine karşı bir şikâyetiniz varsa onu bağışlayın ki, göklerdeki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın” ve “Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun” (Mar. 11:25 ve Mat. 5:23-24, vurgu eklenmiştir).

Her iki talimata göre, ortada bir şikâyet varsa hemen barışmalıyız. Ama farkı fark ettiniz mi? Eğer birine karşı bizim şikâyetimiz varsa, ona giderek barışmakla biz yükümlüyüz. Aksi takdirde, birinin bize karşı bir şikâyeti olduğunu anlarsak, bu durumda da ona giderek barışmakla yine biz yükümlüyüz.

Kaldı ki, ilişkisel sorunumuz varsa, Rab’be tapınmadan önce o kişiye giderek barışmalıyız. Bunu alışkanlık haline getirirsek ibadete katılmadan önce bazen anlaşamadığımız bir kardeşi cep telefonumuzdan arayarak toplantıya girmeden önce, kilise önünde konuşmayı teklif edebiliriz. Böylece barışmış olarak tapınmaya katılabiliriz.

Haklısınız, bu radikal ama sahip çıkmaya değer bir vizyondur.

Oysa İsa’nın öğrencilerine verdiği talimat daha da radikaldi! Nasıl mı? Şöyle düşünün: Bu talimatı ilk duyan kişiler kardeşini cep telefonuyla aramazdı tabii. Kusursuz, değerli ve Rab’be layık bir hayvanı sürüsünden seçerdi. Ondan sonra, yolluk yiyecekleri hazırlayarak eşeğine biner ve Celile’den (diyelim) Yeruşalim’e gitmek üzere günlerce süren bir yolculuk yapardı, adaklık hayvanını yanında götürerek. Sonunda Yeruşalim’deki tapınağa varmış, büyük heyecanla adağını sunmak üzeredir. Tam bu sıralarda, yaşadığı köyde birinin kendine karşı bir şikâyeti olduğunu anımsar…

İsa’nın talimatına göre, ne yapacaktı? Kurbanını birine emanet ederek eşeğine binip günlerce yolculuk yapıp tekrar köye dönecekti, şikâyeti olan kardeşini bulacaktı ve onunla barışacaktı. Ondan sonra gene günlerce yol yapar, emanet kurbanını bulur ve sonunda, Rab’bi hoşnut eden bir şekilde sunardı.

Siz bana söyleyin: İsa’nın gözünde barışma ne kadar önemlidir?

Ben de size sorayım: İsa’nın radikal barışma vizyonunu ne kadar ciddiye alıyoruz?

  • Telif Hakları © 2009
  • Chuck Faroe
  • Tüm Hakları saklıdır. İzin ile kullanıldı.
İlk yayınlama: e-manet Sayı 18 (Ekim - Aralık 2009), s. 3.