Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Li-derkenar

Güvenmem Diyemem

Yayın Tarihi: 01.10.2010

O kadar tuhaf ki... Normalde güven ağır kazanılan, kolay yitirilen bir şey. Ama onu görür görmez öylesine içten bir güven duydum ki anlatamam!

Babam uyardı beni, “Güvenme ona” diye.

Babam uyardı beni, “Güvenme ona” diye. Babamı çok severim, ona olan saygım da sonsuzdur. Ama bu konuda zorlanıyorum.

Çünkü duyduğum bu güven sanki benim seçtiğim veya kararlaştırdığım bir şey değil. “Artık ona güvenmem, ona bakmam” desem bile kendimi kandıramıyorum. Bu güven, nefes almak vermek gibi, hayatımın doğal bir parçası.

Büyük bir tezat, biliyorum... güvensizlik güvenmekten çok daha normal biliyorum, bilmez olur muyum? Hoş konuşan, dostça davranan, sonra yüzüstü bırakanlardan haberim yok mu sanki?

Oysa o gelince olumsuz duygular, korkular buharlanıp gider, içim acayip rahatlar. O bana güven verir.

Sözlüğe göre güven, “Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu”dur.

Güven deneyimsel, deneme yanılmayla kimde olduğu öğrenilen bir şeydir.

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer derler ya. Sana daha önce zarar vermedi ki ondan korkmayasın. Vefasızlık yapmadı ki ondan çekinmeyesin. Yıllar yılı sözünde durdu ki kuşku duymadan ona bel bağlayasın. Tabii ki güvenin oluşması zaman alır. Güven deneyimsel, deneme yanılmayla kimde olduğu öğrenilen bir şeydir.

Oysa o her zaman benimle değil. Ama bana geldiğinde anında rahatlarım, güçlü ve korkusuz olurum.

Nüfuz. Saygınlık. İktidar. Para. İnsanların beğenisi. İtaat. Takdir sözleri. Şöhret. Makam. Mal varlığı. Lüks şeyler, zarif şeyler. Moda. En ileri teknoloji. Eleştiri yok, suçlama yok. Öptürmesem de elimi öpmek istiyorlar. Fiyatı sormadan satın alabilmek. Param (veya en azından kredim) var. Yetki. Dokunulmazlık. Kim olduğumu bilmiyor musun? Şan, şeref, büyüklük.

Babam, her şeyi yoktan var eden, tek gerçek egemendir.

Babam, her şeyi yoktan var eden, tek gerçek egemendir. Babam halkına, “krallara güvenme” dedi. Ama uluslar krallara güvenir. Babamın halkı, ulusumuzun şanlı tahtında şatafatlı bir kral otursun bizim de, istediler.

Babam, O’nun adı Yahve, halkının kralına, “kralların güvendiklerine güvenme” dedi.

Net ve açık belirledi: Eğer bir kralınız olacaksa, Tanrı halkından biri, yani bir kardeş olacak. Kral, kendisi için çok kadın edinmemeli. Yani haremi olmayacak. Aynı şekilde kral kendisi için çok altın ve gümüş edinmemeli. Yani hazinesi olmayacak. Üstelik kendisi için çok at edinmemeli. Yani güçlü bir ordusu olmayacak.

Peki, kralın iktidarı, nüfuzu, görkemi neden ibaret olacak? İyi ki sordunuz! Bu kral, Kutsal Yazıları hayatı boyunca okuyan, çok bilinçli şekilde uygulayan ve her haliyle alçakgönüllü, hizmetkâr bir kral olacaktır: “Kral tahtına oturunca, Levili kâhinlerin koruması altındaki Kutsal Yasa’nın bir örneğini kendisi bir kitaba yazacak. Bu yasa örneğini yanında bulunduracak, yaşamı boyunca her gün onu okuyacak. Öyle ki, Tanrısı RAB’den korkmayı, bu yasanın bütün sözlerine ve kurallarına uymayı öğrensin; kendini kardeşlerinden üstün saymasın, yasanın dışına çıkmasın...” (Yas. 17:18-20).

“Dünyanın güvendiği şeylere değil, Rab’be güveniyorum. Rab bana bu görevi verdi, sadakatla yapıyorum, ne mutlu bana. Ben, hepiniz gibi, sadece bir kardeşim” diyen bir kral...

İsrail’in kralları kralların güvendiklerine güvendiler.

Ama dinleyen kim? İsrail’in kralları kralların güvendiklerine güvendiler.

Bu güven nereden kaynaklanmıştır? İşte, sanki kendiliğinden oluveriyor bu güven... o kadar doğal ki!

Dolandırıcılığın püf noktası güven sağlamaktır. Uzman dolandırıcılar, “Bunlardan bana zarar gelmez” düşüncesi sezgisel olarak uyansın diye lüks otomobillere binip, lüks giyinir, saygınlık imajı sergilerler…

Babam, “Bütün zamanların en büyük dolandırıcısıdır bu. Ona güvenmemelisin dediğimde bana güvenmelisin” diyor bana.

Yine de güvenmek o kadar kolay, o kadar doğal ki!

Dünyanın güvendiklerine güvenmemeyi nasıl öğreneceğim?

  • Telif Hakları © 2010
  • Chuck Faroe
  • Tüm Hakları saklıdır. İzin ile kullanıldı.
İlk yayınlama: e-manet Sayı 22 (Ekim - Aralık 2010), s. 3.