Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Li-derkenar

İsa Nasıl Konuştu?

Yayın Tarihi: 26.06.2023

İsa nasıl konuştu? Celile’deki bütün kent ve köyleri dolaştı, bütün hastaları iyileştirdi. Müjde’yi duyurdu, ders verdi. İsa’nın gittiği her yerde de yanında bir kalabalık oluşurdu. O kalabalık içinde olup konuşmasını dinleseydik, ne duyardık? Mükemmel insan mükemmel konuşur. İsa konuşurken, insanlar dinlemeye doyamıyordu. Nitekim bir sefer kalabalık, tenhâ bir yerde üç gün süreyle dağılmadan O’nu dinlemiş, yiyeceksiz kalmıştı. İsa’nın konuşması insanları cezbederdi.

Bir arada Ferisiler bayram için Yeruşalim’e gelen İsa’yı tutuklatmaya çalıştılar. Gönderilen görevlilerse, İsa’yı tutuklamadan geri döndüler. Ferisilere bunu nasıl anlattılar? “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır” dediler (Yu. 7:46). İsa nasıl konuştu? Eşsiz, emsalsiz bir şekilde konuştu.

Tanrı, tarih içinde, aynı Oğlu aracılığıyla bize seslendi.

Tanrı, tarihten önce, kendi Oğlu aracılığıyla evreni yarattı. Tanrı, tarih içinde, aynı Oğlu aracılığıyla bize seslendi (bkz. İbr. 1:1-2). Tanrı, ezelî Oğlu aracılığıyla zaman ve mekân içinde bizimle nasıl konuşabildi?

Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı... Söz, insan olup aramızda yaşadı” (Yu. 1:1,14). Söz –Grekçe, logos– Tanrı’nın ifadesi, söylenir söylenmez Tanrı’nın iradesini gerçekleştiren buyruğu, Tanrı’nın kendisidir. Yaratılışın başlangıcında var olan bu Söz, zamanı gelince insan oldu. Yuhanna, aslında, Söz’ün beden olduğunu söylüyor. Beden olduğunu belirtmek için de Grekçe sarx kelimesini kullandı. Sarx’ın temel anlamıysa, “et”tir. Bu yüce Söz et mi olmuş? Olur mu öyle şey? Bu yüce Söz nasıl et olarak beden haline gelebildi? Nasıl mı? Aynen diğer bütün insanların bedene sahip oldukları gibi: Doğmakla. Bunun başka yolu yok.

Ama erken dönem Hristiyanlık’ta İsa’nın bedeni tartışma konusu oldu. Sapkın öğretileri yüzünden 144 yılında aforoz edilen Markion’a göre, İsa’nın fiziksel olarak doğması ve fiziksel bedene sahip olması mükemmel bir Tanrı’ya yakışmazdı. Markion, İsa’nın Meryem’den doğduğunu inkâr ettiği gibi, hakiki insan bedenine sahip olmayıp sadece insan görünümündeki bir hayalet olduğunu savunmuştur. Markion’un sapkın öğretilerini çürüten argümanları sunmak üzere Tertullianus, Mesih’in Bedeni [“Eti”] Hakkında adlı bir eser yazdı. Bu eserde Tertullianus İsa’nın bedeninin “bizim bedenimiz gibi et ve kemikten” oluşuk olduğunu vurgular: “İsa Mesih, kanla kaplanmış, kemik ve sinirlerle örülmüş, damarlarla sarılmış bir bedene sahip insandır” demiştir.1 Dahası var. Tertullianus, İsa’nın doğumunun da gerçek fiziksel bir olay olduğunu vurgulamak için, Meryem’den plasenta ile birlikte doğduğunu söyler.2

Bundan birkaç sonuç çıkarabiliriz. İsa’nın fiziksel doğuşu ve maddesel vücuda sahip olması ne utanç vericiydi ne günah teşkil etti. Ayrıca İsa, sonsuz Tanrı olmasına rağmen, bedeniyle sınırlıydı. İsa Mesih, Baba’nın kurtuluş tasarısı açısından “ikinci Adem” olan evrensel insandır (bkz. Rom. 5:12-21; 1Ko. 15:45). Aynı zamanda İsa, fiziksel bedeniyle, bir anlamda evrensel değil, “yerel”di. Her yerde doğamayacağı gibi, her yerde büyüyemedi. İsa’nın bir memleketi vardı: Celile. İsa, Celile’de büyüyen bütün çocuklar gibi memleketinin yerel kültürü içinde yoğrularak orayı yansıtan bir kişilik kazanmıştır. İsa nasıl konuştu? Bir Celileli gibi konuştu.

İsa nasıl konuştu? Bir Celileli gibi konuştu.

İsa’nın dönemindeki yaygın bir zihniyete göre, “sahih” Yahudilik, Tapınak’ın bulunduğu güneydeki Yeruşalim ve Yahudiye’de yaşanırdı. Kuzeydeki Celile ise, “taşra” sayılarak hor görülürdü. Celilelilere duyulan antipatinin bir sebebi de, konuşma biçimleriydi. Bu konuda Yeni Antlaşma uzmanı, R. T. France, “Celilelilerin konuştukları Aramice şivesinde özensizce söylenen ünsüzler… Yahudiye’de alay konusuydu” demiştir.3

Yani, Laz fıkrası yerine Celileli fıkrası anlatılırmış. Niye yalan söyleyelim, biz de şiveli konuşan bir İsa Mesih’i pek düşünemeyiz. Dağdaki vaazda, “Ver pugün pize kundelük egmeguzumuzu” gibi bir cümle olur mu! Bize ne kadar tuhaf gelirse gelsin, olurmuş. Unutmayalım, Petrus “Celileli İsa’yla birlikte” olduğunu inkâr etmeye çalışırken, “Gerçekten sen de onlardansın. Konuşman seni ele veriyor” dendi ona (Mat. 26:69, 73). İsa nasıl konuştu? Yöresel şiveyle konuştu.

Bu, bence, derin anlamlarla yüklü bir durumdur. Ne yazık ki, bu kısa yazıyı bitirmem gerektiği için, o anlamları irdeleyemem. Sizi bazı (umarım) düşündürücü gözlemlerle karşı karşıya bırakmakla yetinmeliyim.

Mesih bu dünyanın saygınlık anlayışını savunmak için gelmedi. Mesih ve kilisesi, ötekiyi kucaklayan bir Tanrı’yı tanıtır. Ayrıca, Tanrı’nın yeni insanlığı, tüm kültürel zenginlikleriyle, halklardan oluşan bir halktır.4 Nitekim, taht üzerinde kuzuya söylenen yeni ezgi şöyledir: “…boğazlandın ve kanınla her oymaktan, her dilden, her halktan, her ulustan insanları Tanrı'ya satın aldın” (Va. 5:9).

  • 1Nuh Yılmaz, “Tertullian’ın Kristolojisi” (Doktora tezi, Sakarya, Türkiye, Sakarya Üniversitesi, 2018), s. 170.
  • 2Kelly M. Kapic, You’re Only Human: How Your Limits Reflect God’s Design and Why That’s Good News (Grand Rapids, Michigan: Brazos Press, 2022), s. 45.
  • 3R. T. France, The Gospel of Matthew, The New International Commentary on the New Testament (Grand Rapids, Michigan: William B. Eerdmans, 2007), s. 6.
  • 4Steven M. Bryan, Cultural Identity and the Purposes of God: A Biblical Theology of Ethnicity, Nationality, and Race (Wheaton, Illinois: Crossway, 2022).
  • Telif Hakları © 2023
  • Chuck Faroe
  • Tüm Hakları saklıdır. İzin ile kullanıldı.
İlk yayınlama: e-manet Sayı 70 (Nisan - Haziran 2023), s. 3–4.