Sözlerime bir itirafla başlamalıyım: Ben bir sözlük bağımlısıyım! Bu zaafım öyle bir hale geldi ki, yalnızca bilmediğim değil, bildiğim kelimeleri de sözlükte ararım!
Böylece bu yazı için “zafer nedir?” konusu üzerinde karar kılınca, gayri ihtiyari olarak elim emektar sözlüğümü raftan indirdi. “Zafer kavramında belki yakalamam gereken bir incelik vardır” diye düşünerek sözlüğü açtım. Sözlüğe göre, zafer “savaşta kazanılan başarı” demektir.
Zafer, savaşta başarıdır. İyi ama, “başarı” tam olarak ne anlama gelir? Sözlüğün ön kısmına geçerek, başarının “bir işte elde edilen yararlı sonuç” olduğunu tespit ettim. Eminim siz de burada karşı karşıya kaldığımız sorunun farkındasınız. “Yararlı”nın tam anlamı nedir? Artık sözlüğün ön ve arka taraflarına adeta mekik dokuyordum… Yarar kelimesini bulunca, şunu okudum: “Bir işten elde edilen iyi sonuç.”
Kaldı ki, zaferin ne anlama geldiği, “iyi”yi nasıl tanımladığımıza bağlıdır.
Rab İsa’ya hizmet ettiğimiz için Şeytan bize karşı savaşacaktır. Ama bu ruhsal savaşta zafer nedir? Hangi iyi sonuç elde etmeye çalışmalıyız? Ruhsal savaş içinde öyle cinleri kovsak ve dualar edelim ki, Şeytan’ın eli kolu bağlı olsun, başımıza kötü bir şey gelmesin! Böylece Şeytan bizimle birlikte hizmet eden kardeşleri ayartamaz, dışarıdaki kişileri bize kışkırtamaz hale gelir; biz de ne manşetlere ne de mahkemelere düşeriz, Müjde’yi huzur ve sevinç içinde yayarız. İyi denen sonuç bu olamaz mı? Acaba ruhsal zafer bu mudur?
Ruhsal savaşta zafer, kötü günleri ortadan kaldırmak değil, “kötü günde dayanabilmek”tir.
Sözlük kuşkusuz çok yararlıdır. Oysa “iyi”yi doğru tanımlamak için başka bir kitaba, Kutsal Kitap’a bakmalıyız. Ruhsal savaşımızı açıklayan temel bölümlerden birinde şunu okumaktayız: “İblis'in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı'nın sağladığı bütün silahları kuşanın…kötü günde dayanabilmek, gerekli olan her şeyi yaptıktan sonra yerinizde durabilmek için Tanrı'nın bütün silahlarını kuşanın” (Ef. 6:11-12, vurgu eklenmiştir). Burada Şeytan’a karşı Tanrı’nın Mesih’te sağladığı silahları kullanırken, amaçlanan iyi sonuç nedir? Açıktır ki, ruhsal savaşta zafer, kötü günleri ortadan kaldırmak değil, “kötü günde dayanabilmek”tir.
Zafer sıkıntıların olmayışından ibaret değildir. İsa, “Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!” diyor (Yu. 16:33). Esas ruhsal zaferi, İsa’nın çarmıhta ölmek ve dirilmekle kazandığını aklımızdan çıkarmamalıyız. Bizim için zafer, Şeytan’ın bütün saldırılarına rağmen “yerimizde durabilmek”tir. Zafer, Mesih’te sahip olduğumuz kurtuluş ümidi, kardeşlik sevgisi, pak yaşayış veya müjdeleme ve hizmet gayretinden vazgeçmemektir.
Elçi Pavlus’un ruhsal zaferlerine bakın! Hapse düşmüş biri olarak neler demişti? “Bu müjde uğruna bir suçlu gibi zincire vurulmaya kadar varan sıkıntılara katlanıyorum... (Ama) seçilmiş olanlar uğruna her şeye dayanıyorum” (2Ti. 2:9-10).
İdam edilmeyi beklerken (“...kanım zaten adak şarabı gibi dökülmek üzere”), Pavlus’un tesellisi şuydu: “Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum” (2Ti. 4:6-7).
Mahkemeye çıkarılınca, bütün imanlı kardeşleri Pavlus’tan kaçtı. O zaman ne demişti? “İlk savunmamda benden yana çıkan olmadı, hepsi beni terk etti. Bunun hesabı onlardan sorulmasın. Ama Tanrı bildirisi benim aracılığımla tam olarak açıklansın ve bütün uluslar bunu duysun diye Rab yardımıma geldi ve beni güçlendirdi.” (2Ti. 4:16-17). Pavlus kardeşlere kin beslemedi, onları candan affetti. Koca Roma İmparatorluğu ona suçlu muamelesi yapınca yılmadı. Pavlus’un tek kaygısı, “Tanrı bildirisi benim aracılığımla tam olarak açıklansın ve bütün uluslar bunu duysun” şeklindeydi.
Pavlus, Şeytan’ın tüm saldırılarına rağmen “dayandı”. Böylece ruhsal zaferi kazandı.
Yukarıda gördüğümüz gibi, zaferin anlamı “iyi”yi nasıl tanımladığımıza bağlıdır. Bizim için zafer sayılan iyilik her zaman İsa ve O’nun Müjdesi’ne sadık kalmaktır.
Kardeşler, dayanalım!