Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Li-derkenar

Tanrı’ya Göre “Büyük”se...

Yayın Tarihi: 05.01.2010

Büyük ne demek? Dar gelirli bir kişi için orta halli bir lokantada bir yemek yemek “büyük” bir masraf sayılabilir. Peki, Şevket Sabancı veya İdris Yamantürk gibi zengin bir işadamı acaba neyi “büyük” bir masraf sayar? Sözlüğe göre büyük, “ortalamayı aşan” demektir. Ama fakir bir kişinin “ortalaması” ve iyi bir zenginin “ortalaması” tabii ki birbirinden farklı olacaktır. Kaldı ki, “büyük” göreceli bir kavramdır. Kişiden kişiye değişebilir.

Peki, Tanrı bir şeye “büyük” derse, acaba ne kadar büyük olur?

Tanrı’nın yarattığı evren bizim için neredeyse kavranamayacak kadar büyüktür.

 Evrende 100 milyar galaksi var. (Aslında bu sayı çok daha büyük olabilir.) Ortalama bir galakside milyarlarca yıldız var. Ortalama bir galaksinin bir ucundan öbür ucuna gitmek için, 15 bin trilyon (yani, 15 bin artı 12 sıfır!) kilometrelik bir “seyahat” yapmamız gerekir! Dünya turu atmak içinse, sadece 40 bin kilometrelik bir yolculuk yaparız.

Evren bu kadar büyüktür. Oysa Süleyman Tanrı’nın yüceliğini şöyle dile getirdi: “Sen göklere, göklerin göklerine bile sığmazsın” (1Kr. 8:27).

Yine soralım: Tanrı bir şeye “büyük” derse, acaba ne kadar büyük olur?

Pavlus Mesih’in tekrar gelişinde bizi bekleyen Tanrısal yüceliğini şöyle hesaplamıştır: “Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez” (Rom. 8:18). Yani, yaşadığımız dünyayı tanımlayan bütün acıları – bütün savaşları, kanserleri, tecavüzleri, gaddarlıkları, haksızlıkları, faciaları, kıtlıkları, vs. – toplasak, bunlar nail olacağımız yücelikle karşılaştırılmaya bile değmeyecektir. Her şeyin “yeniden düzenleneceği” zamanda bizi bekleyen değişim öylesine büyük ve güzel olacak ki! Bu da Tanrısal bir büyüklüktür sanırım.

Tanrısal büyüklükte bu ödül ne için verilecektir?

Şimdi esas konumuza gelelim. Tanrı size verilecek bir ödülün “büyük” olacağını söylerse, acaba bu ödül nasıl olacaktır? Tanrısal büyüklükte bu ödül ne için verilecektir? Bu konuda Rab’bimiz İsa Mesih şöyle diyor: “Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler” (Mat. 5:11-12).

İsa’nın bu sözleri hakkında birkaç gözlemde bulunmak istiyorum.

Önce, İsa kendini peygamber yerine koymuyor. Kendini peygamberlerin temsil ettiği Tanrı’nın yerine koyuyor ve kendisine tanıklık edenleri – yani bizi – daha önce yaşayan peygamberlere benzetiyor.

İsa yüzünden, bu tür kötü muamelelere maruz kalabiliriz.

İkinci olarak İsa bize “benim yüzümden” insanlar size sövecekler, size zulmedecekler, yalan yere size karşı her türlü kötü söz söylecekler diyor. Neden öyle yapsınlar? Sözgelimi, herkes günah işledi, herkes tek kurtarıcı olan Mesih’e iman etmeli, İsa sadece peygamber değil, insan bedenine bürünen yüce Yaratan’dır gibi tanıklıklarda bulunduğumuz için, İsa yüzünden, bu tür kötü muamelelere maruz kalabiliriz.

Son olarak İsa, kendisine sadık kalarak böyle baskılara maruz kaldığımız için göklerdeki ödülümüzün büyük olacağını söyler. İsa’nın sözünü ettiği ödül yeryüzünde yaşanan bütün utançları, hakaretleri ve zulümleri sevinç ve coşkuya çevirecek kadar güzeldir. Bizi bekleyen bu ödülü göz önünde tutarak sövgüler, iftiralar ve zulümlerden derin bir haz alabiliriz. Şaşılacak olduğu kadar gerçek bir durumdur bu!

Bu kısa yazıyı şu iki soruyla noktalamak istiyorum:  İsa’nın sadık tanığı olarak sizi bekleyen ödülü ne kadar sık düşünüyorsunuz? ve Acaba, Tanrı’nın “büyük” dediği bu ödül nasıl olacaktır? 

  • Telif Hakları © 2010
  • Chuck Faroe
  • Tüm Hakları saklıdır. İzin ile kullanıldı.
İlk yayınlama: e-manet Sayı 19 (Ocak - Mart 2010), s. 3.