Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Tarih

Rahiplik Hizmeti

  • Şafak Tarı

Yayın Tarihi: 05.01.2010

Sorarım size, Mesih’in ağzından çıkan sözleriyle, Kendisine olan sevginin kanıtı olduğunu bildirdiği şeyleri yerine getirmekten daha büyük bir üstünlük olabilir mi? (Yu. 21:15-17) Zira İsa Mesih elçilerinin önderine hitaben, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sorduğunda ve Petrus O’na olan sevgisini beyan ettiğinde, O şöyle devam eder, [o halde] “Kuzularımı otlat.” Öğretmen burada öğrencisine Kendisini sevip sevmediğini sormaktadır, fakat bu sorusunun amacı bilgi almak değil (Bütün insanların yüreğini derinden Bilen’in böyle bir soru sorması gerekir mi?), koyunlarının gözetilmesi konusuna ne kadar önem verdiğini bize öğretmektir. Bu çok açık olduğuna göre, emekleri Mesih’in büyük değer verdiği sürüsüyle ilgili olan kişiler için ayrılmış olan ödül de sözle anlatılmaz derecede büyük olacaktır. Zira birinin ev halkımıza ya da sürülerimize ilgi gösterdiğini gördüğümüz zaman onun bu gayretini bize olan sevgisinin bir belirtisi olarak sayarız.  Gerçi bütün bunlar parayla satın alınabilir türdendir. O halde, Mesih’in parayla ya da benzeri herhangi bir şeyle değil, Kendi ölümüyle satın aldığı, bedelini Kendi kanıyla ödediği sürüsünü gözetenlere vereceği armağan çok büyük olacaktır. Bu yüzden öğrencisi, “Evet, Rab, seni sevdiğimi bilirsin” diye yanıtladığı ve sevgisinin tanığı olarak sevgili olan O’nu gösterdiği zaman, Kurtarıcı bununla yetinememiş ve Petrus’a bu sevginin belirtisinin ne olduğunu açıklamıştır.  Zira Mesih’in buradaki amacı Petrus’un Kendisini ne kadar sevdiğinin açıklaması değildir. Mesih bu sözleriyle Kendi Kilisesini ne kadar çok sevdiğini göstermek ve böylece Petrus’a ve hepimize bu konuda büyük gayret göstermemiz gerektiğini öğretmek istemektedir.

Mesih Kendi kanını niçin akıtmıştır? O’nun amacı Petrus’a ve onun haleflerine emanet ettiği bu koyunları kazanmaktır.

Tanrı biricik Oğlu’nu niçin esirgememiş, O'nu hepimizin uğruna niçin ölüme teslim etmiştir? (Rom. 8:32; Yu. 3:16) O’nun bunu yapmasının amacı Kendisine düşman gibi olanları Kendisiyle barıştırmak ve onları Kendi öz halkı yapmaktır. Mesih Kendi kanını niçin akıtmıştır? O’nun amacı Petrus’a ve onun haleflerine emanet ettiği bu koyunları kazanmaktır. Mesih bu yüzden, “Efendinin, hizmetkârlarına vaktinde yiyecek vermek için üzerlerinde yetkili kıldığı güvenilir ve akıllı köle kimdir?” diye bildirir. (Mat. 24:45). (Bu ayet Khrysostomos’un elyazmalarının bazılarında gelecek zamanlı katastēsei – üzerlerinde yetkili kılacağı – şekliyle yer alır. Ancak Yeni Antlaşma’nın elyazmalarının tümünde aorist zamanlı – Grekçede haber kipinin geniş zamanı – katastēse – üzerlerinde yetkili kıldığı – olarak geçer.) Buradaki ifade böyle bir kişinin kim olduğu tereddütleri barındırmakla  birlikte konuşmacı bu sözleri kuşkulu bir şekilde dile getirmez. O nasıl Petrus’a Kendisini sevip sevmediğini sorduğunda öğrencisinin Kendisine olan sevgisini bilmeye ihtiyacı yoktuysa ve bunu aslında Kendi sevgisinin ne denli derin olduğunu anlatmak için söylediyse, “...güvenilir ve akıllı köle kimdir?” sorusuyla da bu konuda bilgisiz biri olarak değil, bu görevin önemini ve onu üstlenecek kişinin ne kadar müstesna olduğunu ortaya koymak isteyen biri olarak konuşmaktadır. Her halükârda sözü edilen ödülün ne kadar büyük olduğuna dikkat edelim, “Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu tüm malının üzerinde yetkili kılacak.” (Mat. 24:47)

“Yuhanna oğlu Simun, beni bunlardan daha çok seviyor musun?” İsa Mesih burada Petrus’a, “Eğer beni seviyorsan oruç tutarsın, yerlerde yatarsın,  uzun gece ibadetlerini eksiksiz yerine getirirsin, haksızlığa uğrayanı savunursun, yetimlere babalık edersin ve onların analarına bir eşin göstereceği ilgi ve yardımı gösterirsin” de diyebilirdi. Bütün bunları bir kenara bırakıp, aslına bakarsak Rab ne bildirir? “Kuzularımı otlat.”

“Treatise Concerning the Christian Priesthood, Book II.  Christian Classics Ethereal Library web sitesi, < http://www.ccel.org/ccel/schaff/npnf109.iv.iv.html >  (01 Aralık 2009 tarihinde ulaşılmıştır.) 

İlk yayınlama: e-manet Sayı 19 (Ocak - Mart 2010), s. 18.