Makaleler
Makaleler
Kitap
Tanrı’ya İnanıyor musun? Sahi mi? İnanmanın Sebepleri Nedir?
Hristiyanlar inançlarını ateistlere en iyi şekilde nasıl anlatırlar? Pratikte ateistliği hayatımızdan nasıl söküp atarız? Bu makalede bu konular genel olarak incelenecektir.
Kaynak
Cennet: Asıl Memleketimiz
Cennet öğretisi Hristiyanlığın temel öğretilerinin kaçınılmaz bir parçasıdır. Tanrı ile geçireceğimiz sonsuzluk aslında Hristiyanları sevindirmeli, heveslendirmeli. Ancak, genel olarak Hristiyanlar pek cenneti ve sonsuzluğu düşünmez. Bu dünyaya ve buradaki kısacık ömrümüze odaklanırız. Buna karşın Kutsal Kitap bize açıkça daha iyi bir yer için hasret çekmemizi buyurur. İbraniler kitabında, Tanrı Eski Antlaşma imanlılarını över, çünkü “onlar daha iyisini, yani göksel olanı arzu ediyorlardı.” (İbr. 11:16) Bu aslında bizim için de geçerli olmalıdır. Cennet hakkında düşünmeye bizi heveslendirmek için Randy Alcorn “Heaven” başlıklı kitabını yazdı. Bu makale bu kitabın içeriklerini kısaca özetlemektedir.
Li-derkenar
Limitsiz
İnsan olmak sınırlı olmak demekmiş... İnsanlar içlerinde, etraflarında ve (önemlisi) aralarında günahın getirdiği limitlerle uğraşıp dururlar. Ama bir konuda insanlar âdeta limitsizdir: Öç ve affetmezlik. Kendini savunur, başkalarını suçlar. Nesillerce süren kan davaları, yıllarca küs kalan eski dostlar, insanoğlunun bu konudaki “limitsizliği”ne tanıktır! Girmeyin ama bunalıma! Çünkü Mesih dirilişiyle eski yaradılışı köhneleştiren makinanın çarkını ters çevirdi, yeni yaradılışın başlamasını sağladı. Dirilişin kudretiyle artık günaha tutsak değiliz.
Hizmet
Havari Kursu: Öğrenci Yetiştirmenin Bir Örneği
Her kilisenin kendi üyelerini eğitmekle yükümlü olduğunu görüyoruz. Nitekim Rabbimizin son buyruğu gayet açıktır: “Bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin.” (Mat. 28:19) Dolayısıyla yerel kilisenin ana işi öğrenci yetiştirmektir. Bizim hedefimiz, her bir kilise üyemizi birer Mesih havarisi olmak üzere donatmaktır. Asıl hedefimiz öğrencilerimizin Mesih’e yaraşır bir karaktere sahip olmalarını sağlamaktır. Öğrencileri Rabbimiz İsa Mesih’le derin bir ilişki kurmaya sevk edebilirsek, zaman geçtikçe olgunlaşacaklar.
Kaynak
Hristiyanlık Dünya İçin İyi midir? Bir Tartışma
Ünlü ateist yazar, gazeteci ve konuşmacı Christopher Hitchens’in Aralık 2011 tarihindeki ölümü sonucu çeşitli duygusal tepkiler görüldü. Kuşkusuz, sözünü esirgemeyen bu yeni ateist, dünyanın tek tanrılı inanç sistemlerinin kabul ettiği anlamda, Tanrı’yı hiç çekinmeden reddediyordu. Burada Hitchens, bir teolog ve pastör Douglas Wilson ile karşı karşıya gelmektedir. İki adam da kendi tarzlarında birer polemikçi tartışmacıdır ve ikisi de uzun erimde sıkıcı olarak değerlendirilemezler. Kıvrak zekâ ve polemik ustalığı açısından aynı ağırlıktaydılar.
Hizmet
Kilisede Öğüt Kültürünü Nasıl Oluşturabiliriz?
Öğüt ve azar hakikaten çoğumuza son derece itici gelen bir olaydır. Öğüt ve azar karşısında, doğal olarak sinirlenmek çok normaldir. Ama bu arada kendimi şunu sormaktan alamıyorum: Öğüt ve azara ruhsal olarak nasıl bakmalıyız?
Li-derkenar
Gelecek Kirliliği
Mesih imanlısı için bilgelik son derece önemlidir. Kutsal Kitap’a göre bilgelik, Rab’be duyduğumuz sevgi ve saygıdan dolayı, hayatımızın her alanında O’nun isteğinin doğrultusunda yaşamayı bilmek demektir. Bilgelik bizden her duruma yönelik “doğru” bir davranış bekler. Böylece bilgelik “doğru şeyi, doğru şekilde, doğru zamanda ve doğru niyetle yapmak” olarak tanımlanabilir. Yani, her durumda Rab’be yakışan bir niyet, duruma uygun bir davranış ve yaklaşım söz konusudur. Ayrıca, Rab’be yakışan bir zamanlama da söz konusudur.
Kaynak
Ehrman’ın Yetersiz Girişimi
Ehrman çok yetkin bir yazardır ve çoğu insanın son derece kuru bulabileceği bir konuyu ilginç hale getirebilen biridir. Kitabı değerlendirirken söylenebilecek birçok şey olmasına karşın, amacım Ehrman’ın söylediklerinin çoğunun neden dayanaktan yoksun olduğundan ve inanılmaması gerektiğinden söz etmektir.
Li-derkenar
Kesinlikle
Birçok şey biliyoruz ve birçok şeye inanmışızdır. Ama buna rağmen gerçeklik bize önemli ölçüde yabancıdır. Hayat bilmediğimiz olasılıklara gebedir. Vakıf olmadığımız bir “perde arkası” vardır ve olup bitenlerin esas sebepleri ve sonuçlarını kavrayamayız. Bu yüzdendir ki bize vahiy lâzımdır. Tanrı’nın Sözü olmadıkça en önemli konularda neye inanmamız gerektiğini bilemeyiz. Ama vahiy yoluyla inandıktan sonra, dünyanın gerçekliğine uygun biçimde davranmayı öğrenmemiz gerekiyor.