Makaleler
Makaleler
Hizmet
Havari Kursu: Öğrenci Yetiştirmenin Bir Örneği
Her kilisenin kendi üyelerini eğitmekle yükümlü olduğunu görüyoruz. Nitekim Rabbimizin son buyruğu gayet açıktır: “Bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin.” (Mat. 28:19) Dolayısıyla yerel kilisenin ana işi öğrenci yetiştirmektir. Bizim hedefimiz, her bir kilise üyemizi birer Mesih havarisi olmak üzere donatmaktır. Asıl hedefimiz öğrencilerimizin Mesih’e yaraşır bir karaktere sahip olmalarını sağlamaktır. Öğrencileri Rabbimiz İsa Mesih’le derin bir ilişki kurmaya sevk edebilirsek, zaman geçtikçe olgunlaşacaklar.
Hizmet
Kilisede Öğüt Kültürünü Nasıl Oluşturabiliriz?
Öğüt ve azar hakikaten çoğumuza son derece itici gelen bir olaydır. Öğüt ve azar karşısında, doğal olarak sinirlenmek çok normaldir. Ama bu arada kendimi şunu sormaktan alamıyorum: Öğüt ve azara ruhsal olarak nasıl bakmalıyız?
Kaynak
Hristiyanlık Dünya İçin İyi midir? Bir Tartışma
Ünlü ateist yazar, gazeteci ve konuşmacı Christopher Hitchens’in Aralık 2011 tarihindeki ölümü sonucu çeşitli duygusal tepkiler görüldü. Kuşkusuz, sözünü esirgemeyen bu yeni ateist, dünyanın tek tanrılı inanç sistemlerinin kabul ettiği anlamda, Tanrı’yı hiç çekinmeden reddediyordu. Burada Hitchens, bir teolog ve pastör Douglas Wilson ile karşı karşıya gelmektedir. İki adam da kendi tarzlarında birer polemikçi tartışmacıdır ve ikisi de uzun erimde sıkıcı olarak değerlendirilemezler. Kıvrak zekâ ve polemik ustalığı açısından aynı ağırlıktaydılar.
Li-derkenar
Gelecek Kirliliği
Mesih imanlısı için bilgelik son derece önemlidir. Kutsal Kitap’a göre bilgelik, Rab’be duyduğumuz sevgi ve saygıdan dolayı, hayatımızın her alanında O’nun isteğinin doğrultusunda yaşamayı bilmek demektir. Bilgelik bizden her duruma yönelik “doğru” bir davranış bekler. Böylece bilgelik “doğru şeyi, doğru şekilde, doğru zamanda ve doğru niyetle yapmak” olarak tanımlanabilir. Yani, her durumda Rab’be yakışan bir niyet, duruma uygun bir davranış ve yaklaşım söz konusudur. Ayrıca, Rab’be yakışan bir zamanlama da söz konusudur.
Kitap
Gramer Deyip Geçmeyin: Gramer ve Sözdizimi Yorum Sanatının Olmazsa Olmazı
İyi yorumlama yalnızca bağlama dayanmaz; birtakım başka ilkelere de bağlı olmalıdır. Metni iyi şekilde yorumlayabilmek, Kutsal Kitap’ı okuyan kişinin metindeki sözcükleri de çalışması, bunun için gramere ve sözdizimine de (yani sözcüklerin birlikte kullanımına da) bakması gerekir. Bütün bu yönleri ele almak incelikli ve sıkı bir çalışma gerektirir ama böylesi bir çalışma, Tanrı’nın ne söylediğini anlamayı amaçlayanlar için vazgeçilmezdir.
Kaynak
Ehrman’ın Yetersiz Girişimi
Ehrman çok yetkin bir yazardır ve çoğu insanın son derece kuru bulabileceği bir konuyu ilginç hale getirebilen biridir. Kitabı değerlendirirken söylenebilecek birçok şey olmasına karşın, amacım Ehrman’ın söylediklerinin çoğunun neden dayanaktan yoksun olduğundan ve inanılmaması gerektiğinden söz etmektir.
Kaynak
Doğru Öğreti Sapkınlığı: Walter Bauer ve Bart Ehrman’ın Tezlerine Bir Cevap
Üç büyük dinin temelinde bir fikir vardır: Doğru öğretiler vardır, bir de sapkın öğretiler vardır. Ancak 19. yüzyıldan başlayarak günümüzde, özellikle liberal Hristiyanlığın öğretileri arasında, bu temel ilkeye meydan okunmuştur. Bu teze ve özellikle Bart Ehrman’ın yazılarına, geleneksel Hristiyanlığın doğru öğreti kavramını savunan Hristiyanlar adına bir cevap vermek üzere, Andreas Köstenberger ve Michael Kruger, 2010’da The Heresy of Orthodoxy başlıklı kitaplarını yayınladılar. Yazarların ikisi de bu konuları detaylı olarak ele alıp bilimsel bir şekilde tartışabilirler.
Hizmet
İyi Bir Vaaz İçin Notlar
Her vaiz yorumlama, vaazın yapısı ya da sunum açılarından vaazlarında geliştirebilecekleri bir nokta bulabilir. Bu makale, vaizlerin hazırlık yaparken kendilerini kontrol etmeleri için kullanabilecekleri bir “kontrol listesi” ya da vaizleri dinlerken kullanabileceğiniz bir “değerlendirme listesi” işlevi görmesi amacıyla yazılmıştır. Kendi vaazınızdan hoşnut olmanızda sorun yok; ama asıl değerlendirmenin, başkalarından gelecek yorum ve tepkilerle oluşması gerekir.
Li-derkenar
Kesinlikle
Birçok şey biliyoruz ve birçok şeye inanmışızdır. Ama buna rağmen gerçeklik bize önemli ölçüde yabancıdır. Hayat bilmediğimiz olasılıklara gebedir. Vakıf olmadığımız bir “perde arkası” vardır ve olup bitenlerin esas sebepleri ve sonuçlarını kavrayamayız. Bu yüzdendir ki bize vahiy lâzımdır. Tanrı’nın Sözü olmadıkça en önemli konularda neye inanmamız gerektiğini bilemeyiz. Ama vahiy yoluyla inandıktan sonra, dünyanın gerçekliğine uygun biçimde davranmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Kitap
John Wesley Müjdesel Hristiyanlığın Dostu mu, Düşmanı mı?
Kuşkusuz Wesleyci gelenekten olan biri, kahraman tanrıbilimciler mabedinin başına Wesley’i koyacaktır. Tam tersine, geleneksel Calvinci çizgide olan biri ise, Wesley’i onaylamayan bir bakışa sahip olacaktır. Bu varsayımsal duruş, yalnızca Wesley ve Metodizm hakkında yazılan kitaplardan değil, iki taraftan gelen tanrıbilimsel incelemelerinden de kaynaklanır.