Makaleler: Kitap
Makaleler: Kitap
Kitap makaleleri Kutsal Kitap yorumu, çalışması ve anlayışıyla alakalıdır.
Kitap
Davamızı Dürüstçe Görelim: Hatalı Argümanlardan Kaçmanın Yolları
Teoloji ve ahlakla ilgili çeşitli görüşler ve duruşlar sergilendiğinde, bunlar üzerinde etraflıca düşünen bir Hristiyan hangisinin meşru olduğuna nasıl karar verir? Farklı görüşleri nasıl değerlendiririz? Kendi duruşumuzu nasıl değerlendirmeliyiz?
Kitap
Diğer Hristiyanlarla Nasıl Aynı Fikirde Olunmaz Üzerine 12 İlke
Hristiyanların vicdanları çarpıcı şekilde benzerdir, çünkü hepimiz aynı Söze ve aynı Ruh’a sahibiz. Ama vicdanın kıyılarında, Tanrı Hristiyanların kişisel vicdanlarında şaşırtıcı bir derecede hoşgörüye sahip olmalarına her zaman izin vermiştir. Pavlus, Romalılar 14’ün daha katı olan Hristiyanların programa uymalarını ve İsa’nın izin verdiği gibi et yemelerini buyurmamıştır. Ya da et yiyenlere, vejetaryen olanları üzebilirler diye hayvansal gıdaları tüketmeyi bırakmalarını buyurmamıştır. Onlardan İsa dönene dek birbirleriyle iyi geçinmelerini istemiştir.
Kitap
Donanımlı: Günlük Ruhsal Savaşa Hazır
Ruhsal savaş!” Bu ifadeyi duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Genellikle ilk düşündüğümüz şey cinlerin çıkarılması ya da Şeytan’ın şiddet kullanarak yaptığı saldırılar oluyor. Tüm bunlar tabii ki de ruhsal savaşın parçasıdır, fakat ruhsal savaş yaşamlarımızda bu dar çaptaki tecrübelerden çok daha geniş bir alanı kapsamaktadır.
Kitap
Dört Müjde mi!
Tanrı’nın Kutsal Yazıları bize vermesinin asıl amacı O’nu Oğul’da ve Oğul aracılığıyla tanımamız ve Mesih’te yaşamamızdır. Kutsal Kitap’taki her kitap İsa’yla ve O’nunla ilişkimizle ilgiliyken dört Müjde, Kurtarıcı’nın beden aldığı günlere, dolayısıyla O’na yakından bakmamızı sağlar. Genç bir Hristiyanken Tanrı’nın bize neden birden çok Müjde verdiğini merak ettiğimi hatırlıyorum. Bu geçersiz bir merak ya da gereksiz bir soru değildir. Bu soruyu ele almak iyidir. Aslında ben Tanrı’nın bize neden bir yerine dört Müjde vermesinin pek çok nedeni olduğuna inanıyorum.
Kitap
Dünyada Niçin Kötülük Var? Yaratılış 3:14-19’un Bir Yorumuyla
Dünya felaket bir halde. Dünyanın her tarafından duyduğumuz savaş ve felaket haberleri pek çok kişinin umutsuzluğa düşmesine neden oluyor. Aile içindeki tacizler de kötülüğün en samimi ortamlarda bile mevcut olduğunu gösteriyor. Kutsal Kitap kötülüğün insan üzerinde nasıl güç kazandığını ve neden bu duruma düştüğümüzü açıklar. Yaratılış 3:14-19, insanlığın kendisini bulduğu durumu doğru anlamak için çok önemli bir temeldir.
Kitap
Dünyanın ve Tarihin “Çözülememiş” Sorunu Irkçılık (Ayrımcılık)
İnsanlar Tanrı’nın iyi ve bilge planının ürünüdür. Tanrı’nın yarattığı insan, bütün yaratılış gibi, “çok iyiydi” (Yar. 1:31). Buradaki “iyi” kelimesi hem nicel hem de nitel bakımdan insanın eksiksiz, Tanrı’nın yaratma amacına uygun olduğunu gösterir. Irkçılık günahtır, çünkü Tanrı’nın bilgece yaratma amaçları yok sayar. Bizler “insan” olarak özde aynıyız Tanrı’nın gözünde.
Kitap
Elçilerin İşleri’nin Buyrukçu İçeriği Var Mıdır?
Bu soru yüzyıllarca tartışılan bir sorudur. Tartışmaya girenlerin hepsi tamamen objektif veya tarafsız değildir. Dolayısıyla tarihsel anlatım (İng. historical narrative) olan Elçilerin İşleri’nden alınan örnekler ile, kiliselerde uçlara kaçan çok düşünce ve uygulama vardır. Kilise liderliği, ruhsal armağanlar, müjdeleme yöntemleri, vaftiz, kilise disiplini ve bunun gibi birçok konuda kiliselerimizde değişik değişik anlayışlar vardır. Bunların bazıları kesinlikle dalalete düşmüştür. Biz de dalalete düşmemek için bu konuda aşırı dikkatli ve hikmetli olmamız gerekir. Çünkü dünyanın dört bucağındaki kiliselerin Rab Tanrı’nın isteğine göre gelişmelerini amaçlamaktayız. Bu bağlamda, bu yazıda yürüteceğim sav şöyle: Elçilerin İsleri’nin buyrukçu teolojik içeriği vardır, ancak bunu elde edebilmek için belirli ilkelere başvurmamız gerekmektedir.
Kitap
Eskatolojinin Yorumlanması ve Bin Yıl Egemenlik
Eskatoloji doktrini (gelecek olaylarla ilgili doktrin) genellikle kişisel ve kozmik yönlere ayrılır. Bu makalede, cennet ve cehennem, ara durum, ödüller ve ölüm gibi kişisel yönlere değinilmeyecek. Bunun yerine, ilk olarak şu soruyu yanıtlamayı amaçlıyoruz: “Milenyum nedir?” Milenyum terimiyle tanımlanan Mesih’in 1000 yıllık egemenliği, Vahiy 20:1-10’da geçmektedir. Milenyumla ilgili üç ana görüş vardır: Premilenyumculuk, postmilenyumculuk ve amilyenumculuk. Peki bu üç görüş arasında hangisi Kutsal Kitap öğretilerini en makul şekilde yansıtıyor? Bunu beraber araştıralım.
Kitap
Eski Antlaşma İmanlıları ile Yeni Antlaşma İmanlıları: Kurtuluş Eski Antlaşma’da Aynı mıdır?
İki Antlaşma arasındaki ilişkileri inceleme konusu, teologların adanmışlığının ve yöntemlerinin önemli bir ölçütüdür. Bu alanda önemli birkaç konu var: Eski Antlaşma’nın Yeni Antlaşma’da kullanılması, her iki antlaşmadaki kurtuluş meselesi ve Yeni Antlaşma imanlılarının Eski Antlaşma karşısındaki duruşu.
Kitap
Eski Antlaşma’daki Savaşlar: Nasıl Yaklaşılmalı, Ne Öğretilmeli?
Savaş bu bozulmuş dünyanın bir parçasıdır. Öyle ki dünya tarihi savaşlara göre yazılır. Bundan Kutsal Kitap bile muaf değil. Eski Antlaşma’da savaşlar çok büyük bir rol oynar. O kadar büyük bir rol oynar ki Rut ve Ezgilerin Ezgisi kitapçıkları hariç tüm kitaplarda sözü geçer. Kutsal Kitap sadece savaş hakkında bilgi verse, sorun olmazdı. Ancak bundan öte Tanrı, halkına savaşmasını buyuruyor. Bunlar bizim bugün uzaktan izlediğimiz savaşlar gibi değildi. Bunlar gerçek, kanlı, acımasız ve gaddar savaşlar idi. Erkek kadın, yavru yaşlı demeden yığınlarcası öldürülüyor ve bunlar tek Tanrı’nın adı uğruna, Yahve’nin seçilmiş halkı tarafından yapılıyor. Hristiyanlar olarak bu duruma yaklaşımımız nasıl olmalı? Bu metinleri okurken ne hissetmeliyiz? Çocuklarımıza neyi öğretmeliyiz?