Makaleler: Kitap
Makaleler: Kitap
Kitap makaleleri Kutsal Kitap yorumu, çalışması ve anlayışıyla alakalıdır.
Kitap
Ruhsal Çobanlık
Tanrı halkının çobanı olmak ne anlama gelir? Çobanlık, pastörlük, gözetmenlik tanımını şöyle yapabiliriz: Tanrı Sözü’nün ve duanın bir pastörün varlığı aracılığıyla hizmeti. Bu hizmet Ruh tarafından güçlendirilir ve kişinin içinde bulunduğu durumun ihtiyaçlarına uygun bilgece ve yararlı yollarla sunulur. Pastör, kendi zayıflığının da bilincinde olarak, halkı uğruna zorlukları çekmeye gönüllü adanmış bir aracıdır.
Kitap
Sağlık ve Gönenç: Müjde’nin bir parçası mı, ayrı bir Müjde mi?
Yabancı televizyonlarda yayınlanan birçok Hıristiyan programı, “İman Hareketi (Faith Movement)” olarak bilinen bir akımın çeşitli biçimlerine destek veriyor. Bu akım, “Word of Faith (İman Sözü)” adlandırılıyor. Bu akımın içinde yer alan Tanrı hizmeti kuruluşlarının halkın gözündeki tanınırlığını artırdı. Peki, bunların öğretileri nelerdir? Kutsal Kitap’a uygun mudur? İnanlının bu öğretilere yönelik tavrı ne olmalıdır?
Kitap
Siyah Köpek ile Beyaz Köpek: Hristiyanların İki Doğası mı Var?
“Benlik” ve “Ruh” sözcükleri, Pavlus’un mektuplarında tez ve antitez biçiminde sunuluyor (örneğin, Gal. 5:13-26; Rom. 7–8; 1Ko. 3:1-3). Bu da Hristiyanların zıt iki doğaya sahip oldukları yolunda yaygın bir anlayışa yol açtı: “Eski” doğa ve “yeni” doğa, “günahlı” doğa ve “ruhsal” doğa, “benlik” ve “Ruh”. Benlik’le ilgili bu görüş, antropolojiktir; Hristiyan bireyin doğasını anlatır. Bu görüşe göre benlik, “ruhsal doğaya zıt olan ve bizi günaha sürükleyen insan doğamızın psikolojik yanı olarak tanımlanabilir.” “Benlik” ve “Ruh”un ayrı iki doğa olduğu varsayımı, Kutsal Yazılar’ı okumakta kullandığımız “yorum gözlükleri”dir. “Benlik” ve “Ruh”un, karşıt olduğu apaçıksa da, bunların inananda iki (ayrı) doğayı temsil ettiklerini söylemek ne derece geçerlidir? Bunu daha net bir şekilde irdeleyelim.
Kitap
Şeriatçılık: İmanlı Hastalığı mı?
İmanlının en büyük sevinci Müjde’dir. Ancak birçok imanlı, Müjde’nin güncel hayatında yaşamsal önemi taşıdığını anlamıyor. Yeni Antlaşma’ya göre, Müjde’ye uygun yaşamanın zıttı, kurallarla, uygulamalarla birlikte Yasa altında yaşamaktır. İmanlılar “iyi işler”in kurtuluşu sağlamadığını kabul ediyor ancak kutsal kılınmada bir yer aldığını biliyorlar. Ne var ki bu eylemler kimi zaman Hristiyan’ın yaşamında yanlış şekil alır veya yanlış motivasyonlara dayanır.
Kitap
Tanrı’nın Davut ile Antlaşmasının Işığında Tanrı’nın Oğlu Unvanı
İsa Mesih’in bir sürü unvanı vardır. Bunların çoğunluğu anlamada zorluk yaratmaz. Ancak, özellikle yaşadığımız Müslüman ülkede “Tanrı’nın Oğlu” unvanı zorluk yaratmaktadır. Peki, bu unvandan ötürü oluşan gücenmeyi bertaraf etmek mümkün mü? İnancımızı savunurken bu unvanla ilgili yaklaşımız nasıl olmalı? Bunun cevabını kısmen Tanrı’nın Oğlu unvanının kökenlerine bakarak bulabiliriz. Eninde sonunda İsa Mesih ile karşılaşan her insanın, O’nun benzersiz bir şekilde Tanrı’nın Oğlu olduğunu kabul etmesi gerekecek. Bu makalede bulunan açıklamanın bu sürece yardımcı olacağını umuyorum.
Kitap
Tanrı’ya İnanıyor musun? Sahi mi? İnanmanın Sebepleri Nedir?
Hristiyanlar inançlarını ateistlere en iyi şekilde nasıl anlatırlar? Pratikte ateistliği hayatımızdan nasıl söküp atarız? Bu makalede bu konular genel olarak incelenecektir.
Kitap
Tarihsel Bağlamın Tefsirdeki Rolü: Filimon Kitabı
Bağlamın tefsirdeki rolü kısmen Kutsal Kitap yorumcusunun tefsir tanımıyla bağlantılıdır. Tefsiri, bir metnin anlamını keşfetmek için kullanılan yöntem ve uygulamalar olarak tanımlıyorum. Bu tanım ışığında, hem tarihsel hem de edebi bağlamlar bir metnin anlamının belirlenmesinde önemli rol oynar. Tefsirde bu sorunun cevabını ararız: Bu yazar bu kelimeleri (anlambilim) bu diğer kelimelerle (sözdizimi) birlikte kullanarak bu zamanda ve yerde bu insanlara ne demek istemiştir? Bu sorunun cevabını aramak tefsir görevinin büyük bir kısmını kapsar. Bu makalede Filimon kitabını ele alarak bu konu irdelenir.
Kitap
Üçlü Birlik’e Körü Körüne mi İnanıyoruz?
Hristiyan olarak, Üçlü Birlik inancımıza karşı çıkan bir Müslüman’ı nasıl yanıtlamalıyız? Dr. Larry Poston “İslam ve Hristiyanlık’ın Üçlü Birlik Öğretisi” adlı makalesinde bu soruya etraflıca bir yanıt verir. Dr. Poston, genel bir okuyucu kitlesi için yazdığı makalesini e-manet dergisinin bu sayı için Türkçeleştirmemize izin vermiştir. Poston’un yazısına bir giriş olarak, bu sorunun Türkiye’deki bazı boyutlarını ortaya koyan somut bir örnek sunmak istiyorum.
Kitap
Vahiy’den... Tartışmasızca: Tektanrıcılık, Tapınma ve İsa’nın Tanrılığı
Bu yazının hedefi, Vahiy’de tapınma konusuna değinerek en erken dönemden itibaren İsa’ya tam anlamıyla Tanrı olarak inanıldığını göstermektir.
Kitap
Vahiy’den...Tartışmasızca: Beklenen Mesih’in Beklenmedik Zaferi
Bu yazıda Vahiy kitabının “galip gelme” anlayışını inceleyerek şu konu işlenecektir: İsa, Yahudilerin Mesih’in kazanacağına inandığı zaferi, onların beklentilerini altüst eden bir şekilde kazandı: çarmıhta ölerek.