Makaleler
Makaleler
Li-derkenar
Neden Böyle Davranıyorum?
Sadece “uzmanlar” değil, sokaktaki insan da hem kendinin hem de diğer kişilerin davranışlarını açıklarken kalıtımsal ve çevresel etkenlere başvurur. Hayatı açıklamaya, anlamlandırmaya çalışırken davranışların hangi oranda geçmişimizden (kalıtım) ve hangi oranda dışımızdan (çevre) kaynaklandığını hesaplamanın ince bir çekiciliği vardır. Oysa Tanrı’nın sözüne göre, bütün davranışlarımız yüreğimizden kaynaklanır.
Düşünce
Özeleştiri: Zor ve Gıcık Olduğu Kadar Önemli bir Alışkanlık
Normalde bir insan eleştirildiğinde, refleks olarak, hemen kendisini savunmaya başlar... Ya da eleştiren kişinin eksikliklerini hatırlatmaya... Ya da konuyu değiştirmeye... Ya da orada olmayan bir kişinin hatalarını anlatmaya vs... O zaman kendi kendimizi eleştirmek (yani, özeleştiride bulunmak) yüzde yüz insan yapımıza aykırı değil mi? Evet, doğal yapımıza aykırıdır. Günahkâr olarak kendimizi eleştirmeye değil, haklı çıkarmaya eğilimliyiz. Oysa özeleştiride bulunmazsak Mesih öğrencisi olarak ne olgunlaşabiliriz ne de Rabbimiz'e yaraşır bir şekilde hizmet edebiliriz.
Li-derkenar
Değişebilir miyiz?
Kendisini mükemmel sayan bir insan değişebilir mi? Hatta insan değişmeli midir? Gelin bu konulara Kutsal Kitap’ın merceğinden bir göz atalım.
Li-derkenar
Anlayacak ve Anlatacak Kadar Sabırlı Olmak
Anlatmak ve anlamak (yani iletişim) sandığımız kadar kolay iş değildir. Sık sık çıkan anlaşmazlıklar (ve Türkçe’ye giren “anlatamadım galiba,” “dinleyen kim?,” “ne laf anlamaz insansın be!” gibi sözler) bunun kanıtıdır sanırım. Anlamak ve anlatmak konusunda kendimize daha sıkı antrenman yaptırmak için iki önerim var ki, ilk bakışta birbiriyle çelişken görünecektir: hem daha az hem de daha çok konuşmalıyız. Anlatayım…
Kitap
Ölüm Cezası Üzerine
Hristiyanlar açısından idam cezası konusu nasıl değerlendirilmeli sorusu çok tartışmalı bir konu. Hristiyanlar genellikle bu konuya ülkelerinin siyasal penceresinden yaklaşmakta. Kutsal Kitap ölçütlerine göre idam cezası günümüzde nasıl değerlendirilmeli? Okumakta olduğunuz metinde bu konuya açıklık getirmeye çalışacağız.
Düşünce
Duygusal Zekâ Hakkında Giriş
Hepimiz zekâ kavramından haberdarız. Zeki bir kişi gerçeği öğrenme kabiliyetine, gerçekliğin nasıl olduğunu kavrama kapasitesine sahiptir. Zekânın türlü türlü çeşitleri vardır. Bunların en önemlilerinden biri duygusal zekâdır. Duygusal zekâ sayesinde birey (1) hem kendi hem de öteki kişinin duyguları hakkındaki gerçeği kavrama kabiliyetine ve (2) hem kendi hem de öteki kişinin duygularına uygun karşılık verme kapasitesine sahip olur. Duygusal açıdan sağlıklı olan biri, bulunduğu durumun duygusal boyutunu hem kavramakta hem de yönetmekte etkili olur. Duygusal zekânın nasıl işlediğini öğrenmek için makalenin devamını okuyun.
Li-derkenar
Hayırseverlikten Vaz mı geçsek?
Gazetelerde ve internette yayımlanan birçok makaleye bakılırsa, Hristiyanlar’ın giriştikleri hayırseverlikler samimiyetsizdir, yıkıcı ve bölücü amaçlar güden misyonerlerin sinsi bir taktiğidir. Söz konusu makalelerin yazarlarına göre, hem Türkiye’deki hem de dünyanın diğer ülkelerindeki depremzedelerin imdadına koşan, hasta, muhtaç veya kimsesiz insanlara yardım eden ve bunlar gibi çeşitli ‘hayırsever’ girişimlerde bulunan Hristiyanlar takdir değil, kınamayla karşılanmalıdır. Acaba, suçlanmamak için bunları yapmaktan vaz mı geçsek?
Kaynak
Pes Etme!: Sebat Etme Sanatı
Lee J. Colan “Sticking to It: The Art of Adherence” kitabında gayet ikna edici bir şekilde (izlediğimiz stratejilere bakarak) sebatın, değerli başarıların anahtarı olduğunu açıklar. Colan, daha iyi stratejiler yerine, var olan stratejilerimizi uygulamaya koymanın daha iyi olduğunu öne sürer. Bu makalede bu kitabın en önemli öğretilerinin bir özetini bulabilirsiniz.
Hizmet
Etkili Ruhsal Danışmanlık: Bina Temeli Kadar Sağlamdır
Depremzede olmayı kimse istemez normal olarak! Aynı zamanda binanın depreme dayanacak kadar sağlam yapılması hem masraflı hem de zahmetli bir iş olduğundan herkes bu zahmet ve masrafa katlanmaya razı olmaz. Ama eğer biri sağlam bir bina inşa etmeye niyetliyse dikkat etmesi gereken ilk husus, sapasağlam bir temel atmak olmalıdır. Bunun gibi, ruhsal hizmetimizin güvenilir olabilmesi için de sapasağlam bir temel üstüne kurulması gerekir. Etkili ve güvenilir ruhsal hizmetin temeli de, Tanrı Sözü’nü doğru kullanmaktır. Nitekim Pavlus Timoteos’a, “Kendini Tanrı’ya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak bir işçi olarak sunmaya gayret et” demiştir (2Ti. 2:15). Günümüzün kilisesinde büyük ilgi gören ruhsal danışmanlık hizmeti de bu önemli kurala istisna değildir. Kutsal Kitap, danışmanlık hizmetine kaçınılmaz bir temel oluşturur. Ama bu temeli atmak için, Kutsal Yazılar’ı doğru yorumlama ve geçerli bir yöntemle sistematik teoloji geliştirme “zahmet”lerine katlanmamız gerekmektedir. Bu makalede Kutsal Kitap’a dayalı teolojinin etkili ruhsal danışmanlığa sağladığı bazı temel kavramlara bakacağız.
Kitap
Mezmurlar’ı Anlamak: Yapısı ve Anlamı
İnananlar çağlar boyunca Mezmurlar’ı okuyarak teselli buldular. Bu övgü ve ağıt ilahileri, Tanrı yolunda yürüyen kişinin ortak deneyimlerini yansıtır. “Tevrat ve peygamberlik kitaplarında, antlaşma geleneğinin tek sesi egemenken, Mezmurlar’da ve uygulamaya yönelik diğer kutsal yazılarda, Tanrı halkının özlemleri ve kaygıları egemendir.” Biz inananlar Mezmurlar yazarının ifade ettiği duygularla özdeşleştiğimiz için, Mezmurlar’ın mesajını keşfetme çabasına girmeden bu yazılardaki görüşleri kendi yaşamlarımıza uygulayarak bu yazıların dilini hemencecik kendimize uyarlamak eğilimindeyiz. Hâlbuki diğer tüm kutsal yazılarda olduğu gibi, Mezmurlar’ı da hayatlarımıza doğru bir şekilde uygulayabilmemiz için öncelikle anlamları yönünden inceleyip anlamamız gerekir. Mezmurun yapısını anlamak, içeriğini anlamamıza ve bunu daha açık şekilde uygulamamıza yardım edecektir.