Ana içeriğe atla

Sitemiz işleyişi için sadece bu siteye ait çerez kullanmaktadır. Üçüncü parti çerez kesinlikle kullanılmamaktadır.
Daha bilgi edinin.

Makaleler: Tarih

Makaleler: Tarih

Tarih makaleleri Kutsal Kitap'taki tarihi arka plan, Hristiyanlık tarihi ve kilise tarihi hakkındaki bilgileri içerir.

Tarih

Kilisenin Cep Tarihi: Protestan Reformasyonu

Basit görünen şeylerin aslında karmaşık bir geçmişi vardır. Protestan Reformasyonu buna bir örnektir. Ana anlayış, basitçe Protestan Reformasyonu’nun Katolik Kilisesi’yle ilgili bir reform hareketi olduğunu söyler. Bingham ise, Reformcuların birkaç etkene daha karşılık verdiğini gösterir.

Konular: Kilise Tarihi

Tarih

Kutsal Kitap’taki Kitapların Yazılış Tarihleri: İki Tablo

Kutsal Kitap tek bir yapıt olmasına rağmen 1500 senelik süreçte otuz beşten fazla kişi tarafından yazılmıştır. Hristiyanlar olarak bu insanların Kutsal Ruh’tan esin aldığını ve böylece Tanrı’nın kusursuz sözlerini kaydettiğini kabul ederiz (bkz. 2Ti. 3:16; İbr. 1:1; 2Pe. 1:20-21). Tanrı Kutsal Kitap’taki sözleri belirli kültürel ve tarihsel ortamları kullanarak esinledi. Bundan dolayı iyi bir yorumcu doğru bir yoruma varabilmek üzere kitabın ne zaman yazıldığını bilmelidir. Yazılış tarihlerini bulmayı kolaylaştırmak amacıyla bu makalede sunulan iki tablo hazırlandı.

Konular: Eski Antlaşma, Yeni Antlaşma

Tarih

Kutsal Kitapların Bir Tarihi Vardır

Metin eleştirisi gereklidir, çünkü Kutsal Kitap ve Kuran okuyucuları özgün el yazılarını değil, nüshaları ele almaktadırlar. Bu nedenle metin eleştirisinin hedefi özgün metni kazanmadır. Bunun birçok tahmin içerdiği varsayılabilir ama aslında metin eleştirisini destekleyen ve her durumda geçerli olan dilbilimsel ilkeler vardır.

Konular: İnanç Savunması

Tarih

Luther, Zwingli ve Calvin’in Sakrament Anlayışı

Zwingli ve Luther arasındaki ilişki, Rab’bin Sofrası ve birbirlerine yazdıkları polemik yazıları ile meşhurdur. Anlaşmazlık, Komünyon metinlerini temelde farklı şekillerde yorumladıkları için; Tanrı Sözü’nün anlaşılması, maddi dünyanın nesneleriyle ilişkisi, Mesih’in kişiliği ve varlığı, kilise gibi pek çok konuda temel teolojik yorum alternatifleri nedeniyle ortaya çıkmıştı. Zwingli ile Luther’in (uzlaşmaz) teolojik yaklaşımları Rab’bin Sofrası tartışmasına da yansımıştır. Bugünkü konumuz “Sakramentler konusunda Reformcu ve Lutherci anlayış” olacaktır. Bu konuyu ele almak üzere kısaca tarihsel bir genel bakış sunacağım ve ardından farklı Sakrament anlayışına baktıktan sonra Rab’bin Sofrası’nı örnek alarak farklı Tanrı anlayışlarını ele alacağım. Çünkü Tanrı’nın farklı anlayışlarının zirveye ulaştığı yer burasıdır.   

Konular: Hristiyan İlahiyatı, İnanç Savunması, Kilise Tarihi, Yorum Bilimi

Tarih

Melanchthon’un Aklanma Doktrini

“Wittenberg Reformu’nun ikinci direği” olarak da bilinen Philipp Melanchton (1497-1560) çoğu zaman Luther’in gölgesinde kalsa da Reform’a çok katkısı olmuştur. Melanchthon’un etkisi o kadar büyüktür ki Schröder şöyle yazar: “Wittenberg Reformu’nun Avrupa’da yayılmasına Luther’in teolojik yazılarının mı yoksa Melanchthon’un teolojik yazılarının mı daha fazla katkıda bulunduğunu söylemek zordur.” Araştırmalarda, “uysallık, teolojik derinlikten yoksunluk, papalığa yakınlık, doktrinsel tartışmalarda uyumluluk ve Luther’in pozisyonundan uzaklık” ile suçlandığı için sıklıkla olumsuz tasvir edilen bu adam, bu makalede daha yakından incelemek istediğim kişidir. Daha doğrusu onun aklanma doktrinini inceleme amacındayım. Çünkü “Martin Luther’in Wittenberg Reformu’ndaki en yakın çalışma arkadaşı, günah çıkarma yazılarının çoğunun yazarı, çeşitli dini tartışmalarda bir lider, kilise organizatörü ve evrensel bir bilim adamı” olarak Reform’un en önemli isimlerinden biriydi.

Konular: Hristiyan İlahiyatı, Kilise Tarihi, Yorum Bilimi

Tarih

Nüfus Sayımı ve İsa’nın Doğumu Meselesi Üzerine Bir İnceleme

İsa’nın doğduğu çağda Akdeniz dünyası büyük ve önemli bir değişim sürecindeydi. Büyük İskender’in ardılları tarihe karışmış, toprakları Romalılar ve Partlar arasında bölünmüştü. Roma, Avgustus liderliğinde cumhuriyetten imparatorluğa geçmişti. Akdeniz havzasında sadece Roma hakimdi. Bölgede bu iki büyük devlet arasında mücadele vardı. Akdeniz’e, Mısır’a hâkim olmak isteyen Partlar ağır bir yenilgi almıştı. Hirodes’in krallığı stratejik öneme sahipti. Bu bölge bir yandan Roma ve Partlar arasında tampon bölge iken bir yandan da Partlar’la ittifak halinde olan Nebatiler’in saldırısı altındaydı. Avgustus için önemli iki cephe vardı: Germenler’in olduğu Tuna cephesi ile Partlar’ın olduğu Fırat cephesi. Bu yüzden bu iki cephe arasında bir yol ağı kuruldu Bitinya’da; Nicomedia’dan geçip Ancyra (Ankara), Caesarea (Kayseri) ve Tarsus üzerinden Anadolu’yu baştanbaşa geçerek Suriye’ye ulaşıyordu. Roma orduları Doğu’da daha fazla etkin olmaya başladı. Bütün bu olayların yanı sıra, Beytlehem’de gerçekleşecek İsa’nın doğumu, insanlığın talihini değiştirecekti.

Konular: İnanç Savunması, Kilise Tarihi, Yeni Antlaşma

Tarih

Rahiplik Hizmeti

İsa Mesih Petrus’a hitaben, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sorduğunda ve Petrus O’na olan sevgisini beyan ettiğinde, O şöyle devam eder, “Kuzularımı otlat.” Mesih bu sözleriyle Kendi Kilisesini ne kadar çok sevdiğini göstermek ve böylece Petrus’a ve hepimize bu konuda büyük gayret göstermemiz gerektiğini öğretmek istemektedir.

Konular: Kilise’de Hizmet, Ruhsal Yaşam

Tarih

Reform Hareketi Önderleri

Reform Hareketi'ni şekillendiren beş lider: John Wyclif, Jan Hus, Martin Luther, Huldreich Zwingli, Jean Calvin

Konular: Kilise Tarihi

Tarih

Reform Hareketi’nin Zaman Çizelgesi

1320 -1619 yılları arasında Reform Hareketi'nde önemli olaylar

Konular: Kilise Tarihi

Tarih

Reform ve Tapınma

“Kiliseye Tanrı’ya tapınmak için gideriz, bu da bir şeyleri almakla değil, bir şeyler vermekle gerçekleşir.” Tanrı’nın halkının toplu tapınmasına dair böyle söylemler Hristiyan literatüründe ve Hristiyan sohbetlerinde bolca geçer. Bunlar kulağa ikna edici gelir. Ne de olsa Kutsal Yazılar “vermenin, almaktan daha çok mutluluk verdiği” konusunda bizlere güvence vermiştir. İngilizce “tapınma (worship)” kelimesi etimolojik olarak –Eski İngilizcedeki “değer (worth) atfetmek” anlamına gelen bir terimden geliyormuş anlaşılan– tapınmayı, Tanrı’ya bir şeyler verme eylemi olarak görmeye uygundur.

Konular: Hristiyan İlahiyatı, Kilise Tarihi