Makaleler: Tarih
Makaleler: Tarih
Tarih makaleleri Kutsal Kitap'taki tarihi arka plan, Hristiyanlık tarihi ve kilise tarihi hakkındaki bilgileri içerir.
Tarih
Kilise’nin Cep Tarihi: Reformasyon’da Teolojik Değişim
Reformasyon öncelikle teolojiye dayalı bir hareketti. Bingham Reformcuların açıklık getirmeye çalıştığı teolojinin şu üç ana hususuna odaklanır: kurtuluş, kilise ve Kutsal Yazılar. Kısaca Anabaptist’in katkısına değinse de, Bingham’ın kitabı esasen Luther ve Calvin’in bu meselelere katkılarına odaklanır.
Tarih
Kilisenin Cep Tarihi: Kilise Konseyleri ve Manastır Sistemi
Dördüncü yüzyılın başlarından itibaren kilise devletten daha az düşmanlık görmüştür. Konstantin ve Theodosius gibi kişilerin çeşitli bildirileri aracılığıyla Hristiyanlık Roma İmparatorluğu’nda kabul görmüştür. Görünüşte olumlu gelişmeler olmasına rağmen, kiliseler hâlâ iki önemli meseleyle uğraşıyorlardı. Birincisi, kiliseler neye iman etmişlerdi; anlaşılır ve Kutsal Yazı’ya uygun bir şekilde bu imanı nasıl ifade edeceklerdi? İkincisi, kutsal bir imanlı kutsal olmayan bir dünyada nasıl yaşar?
Tarih
Kilisenin Cep Tarihi: Kilisenin İlk Yılları
Yeni Antlaşma’yı okuyan biri Pavlus ve diğer yazarların birçok kez öğretilerdeki düzensizliklerden söz etmelerinden ötürü şaşırır. Yanlış öğretiler Yuhanna’nın Mektupları’nda olduğu kadar Galatyalılar, Koloseliler, 2. Selanikliler ve Önderlik mektuplarının yazılmasındaki büyük bir yönlendirici etkendi. Elçilerin döneminden sonra durum değişmedi. İlk kilise birçok sapkın öğretiyle mücadele etmek zorundaydı. Bu karşıtlık sayesinde, ilk dönemdeki kilise önderleri, elçilerin öğretişlerine açıklık getirmiş ve böylece yanlış öğretişlerle aralarındaki farklılıkları ortaya çıkarmışlardır.
Tarih
Kilisenin Cep Tarihi: Protestan Reformasyonu
Basit görünen şeylerin aslında karmaşık bir geçmişi vardır. Protestan Reformasyonu buna bir örnektir. Ana anlayış, basitçe Protestan Reformasyonu’nun Katolik Kilisesi’yle ilgili bir reform hareketi olduğunu söyler. Bingham ise, Reformcuların birkaç etkene daha karşılık verdiğini gösterir.
Tarih
Kutsal Kitap’taki Kitapların Yazılış Tarihleri: İki Tablo
Kutsal Kitap tek bir yapıt olmasına rağmen 1500 senelik süreçte otuz beşten fazla kişi tarafından yazılmıştır. Hristiyanlar olarak bu insanların Kutsal Ruh’tan esin aldığını ve böylece Tanrı’nın kusursuz sözlerini kaydettiğini kabul ederiz (bkz. 2Ti. 3:16; İbr. 1:1; 2Pe. 1:20-21). Tanrı Kutsal Kitap’taki sözleri belirli kültürel ve tarihsel ortamları kullanarak esinledi. Bundan dolayı iyi bir yorumcu doğru bir yoruma varabilmek üzere kitabın ne zaman yazıldığını bilmelidir. Yazılış tarihlerini bulmayı kolaylaştırmak amacıyla bu makalede sunulan iki tablo hazırlandı.
Tarih
Kutsal Kitapların Bir Tarihi Vardır
Metin eleştirisi gereklidir, çünkü Kutsal Kitap ve Kuran okuyucuları özgün el yazılarını değil, nüshaları ele almaktadırlar. Bu nedenle metin eleştirisinin hedefi özgün metni kazanmadır. Bunun birçok tahmin içerdiği varsayılabilir ama aslında metin eleştirisini destekleyen ve her durumda geçerli olan dilbilimsel ilkeler vardır.
Tarih
Luther, Zwingli ve Calvin’in Sakrament Anlayışı
Zwingli ve Luther arasındaki ilişki, Rab’bin Sofrası ve birbirlerine yazdıkları polemik yazıları ile meşhurdur. Anlaşmazlık, Komünyon metinlerini temelde farklı şekillerde yorumladıkları için; Tanrı Sözü’nün anlaşılması, maddi dünyanın nesneleriyle ilişkisi, Mesih’in kişiliği ve varlığı, kilise gibi pek çok konuda temel teolojik yorum alternatifleri nedeniyle ortaya çıkmıştı. Zwingli ile Luther’in (uzlaşmaz) teolojik yaklaşımları Rab’bin Sofrası tartışmasına da yansımıştır. Bugünkü konumuz “Sakramentler konusunda Reformcu ve Lutherci anlayış” olacaktır. Bu konuyu ele almak üzere kısaca tarihsel bir genel bakış sunacağım ve ardından farklı Sakrament anlayışına baktıktan sonra Rab’bin Sofrası’nı örnek alarak farklı Tanrı anlayışlarını ele alacağım. Çünkü Tanrı’nın farklı anlayışlarının zirveye ulaştığı yer burasıdır.
Tarih
Melanchthon’un Aklanma Doktrini
“Wittenberg Reformu’nun ikinci direği” olarak da bilinen Philipp Melanchton (1497-1560) çoğu zaman Luther’in gölgesinde kalsa da Reform’a çok katkısı olmuştur. Melanchthon’un etkisi o kadar büyüktür ki Schröder şöyle yazar: “Wittenberg Reformu’nun Avrupa’da yayılmasına Luther’in teolojik yazılarının mı yoksa Melanchthon’un teolojik yazılarının mı daha fazla katkıda bulunduğunu söylemek zordur.” Araştırmalarda, “uysallık, teolojik derinlikten yoksunluk, papalığa yakınlık, doktrinsel tartışmalarda uyumluluk ve Luther’in pozisyonundan uzaklık” ile suçlandığı için sıklıkla olumsuz tasvir edilen bu adam, bu makalede daha yakından incelemek istediğim kişidir. Daha doğrusu onun aklanma doktrinini inceleme amacındayım. Çünkü “Martin Luther’in Wittenberg Reformu’ndaki en yakın çalışma arkadaşı, günah çıkarma yazılarının çoğunun yazarı, çeşitli dini tartışmalarda bir lider, kilise organizatörü ve evrensel bir bilim adamı” olarak Reform’un en önemli isimlerinden biriydi.
Tarih
Nüfus Sayımı ve İsa’nın Doğumu Meselesi Üzerine Bir İnceleme
İsa’nın doğduğu çağda Akdeniz dünyası büyük ve önemli bir değişim sürecindeydi. Büyük İskender’in ardılları tarihe karışmış, toprakları Romalılar ve Partlar arasında bölünmüştü. Roma, Avgustus liderliğinde cumhuriyetten imparatorluğa geçmişti. Akdeniz havzasında sadece Roma hakimdi. Bölgede bu iki büyük devlet arasında mücadele vardı. Akdeniz’e, Mısır’a hâkim olmak isteyen Partlar ağır bir yenilgi almıştı. Hirodes’in krallığı stratejik öneme sahipti. Bu bölge bir yandan Roma ve Partlar arasında tampon bölge iken bir yandan da Partlar’la ittifak halinde olan Nebatiler’in saldırısı altındaydı. Avgustus için önemli iki cephe vardı: Germenler’in olduğu Tuna cephesi ile Partlar’ın olduğu Fırat cephesi. Bu yüzden bu iki cephe arasında bir yol ağı kuruldu Bitinya’da; Nicomedia’dan geçip Ancyra (Ankara), Caesarea (Kayseri) ve Tarsus üzerinden Anadolu’yu baştanbaşa geçerek Suriye’ye ulaşıyordu. Roma orduları Doğu’da daha fazla etkin olmaya başladı. Bütün bu olayların yanı sıra, Beytlehem’de gerçekleşecek İsa’nın doğumu, insanlığın talihini değiştirecekti.
Tarih
Rahiplik Hizmeti
İsa Mesih Petrus’a hitaben, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sorduğunda ve Petrus O’na olan sevgisini beyan ettiğinde, O şöyle devam eder, “Kuzularımı otlat.” Mesih bu sözleriyle Kendi Kilisesini ne kadar çok sevdiğini göstermek ve böylece Petrus’a ve hepimize bu konuda büyük gayret göstermemiz gerektiğini öğretmek istemektedir.