Makaleler: Li-derkenar
Makaleler: Li-derkenar
Li-derkenar kilise önderlerini düşündürüp, Mesih gibi önderlik yapmalarına hardımcı olan bir köşe yazısı dizisidir.
Li-derkenar
Karanlık Kuşakta Parlayan Işık
Hâkimler kitabında defalarca tekrarlanan bir cümle var: “O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu” (Hâk. 21:25). Anlaşılan İsrail halkına bir çoban lazımdı, onları Rab’bin sadakat ve kutsallık yollarında güdecek iyi bir kral lazımdı! Ama yoktu. Ama bu karanlık kuşakta, Beytlehem Kenti’nde bir adam vardı ki, sanki o zifiri karanlıkta parıl parıl parlayan ışık gibiydi. Adı Boaz’dı. Rut kitabının Hâkimler dönemine rastladığını hatırladığımızda, Boaz gibi bir insanın varlığı bizi hem şaşırtır, hem içimizi ferahlatır. Böyle güzel, Rab’bi seven, dört dörtlük bir imanlı nereden çıktı bu karanlık kuşakta?
Li-derkenar
Kavgacı Olmamak (1. Bölüm)
Kavgacı olmak, doğal benliğe özgüdür. Nitekim Kutsal Kitap’a göre, kavganın ham maddesi olan düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler ve çekememezlik “benliğin işleri”dir (Gal. 5:19-21). Günlük hayatta kavga eksik olmuyor ve Kutsal Ruh, Kutsal Yazıları yazdırırken kavga konusunu eksik etmemiştir. Bu yazıda Kutsal Kitap’ın bizi kavgacı olmamaya yönelten bazı ilkelerini paylaşmak istiyorum.
Li-derkenar
Kavgacı Olmamak (2. Bölüm)
Kavgacı olmak, doğal benliğe özgüdür. Nitekim Kutsal Kitap’a göre, kavganın ham maddesi olan düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler ve çekememezlik “benliğin işleri”dir (Gal. 5:19-21). Günlük hayatta kavga eksik olmuyor ve Kutsal Ruh, Kutsal Yazıları yazdırırken kavga konusunu eksik etmemiştir. Bu yazıda Kutsal Kitap’ın bizi kavgacı olmamaya yönelten daha çok ilkelerini paylaşmak istiyorum.
Li-derkenar
Kaygan Zemine Dikkat!
Farklı bir dünya, farklı bir insanlık, farklı bir iktidar ve farklı bir hükümdar olabilir mi? Farklı bir egemenlikte yaşayıp farklı bir egemenin farklı bir halkı olabilir miyiz? Sözgelimi, “Ben RAB’bim, değişmem” diye bir egemenin... (Mal. 3:6).
Li-derkenar
Kendiliğimden Bir Şey Söyleyemem
Kim böyle konuşur? Sorumluluk üstlenmekten kaçan, vatandaşı başından savmaya çalışan bir memur mu? Yoksa daha bilgili kişiye danışmadıkça ne söyleyeceğini bilemeyen, özgüveni olmayan bir acemi mi? Başka bir olasılık var: Baba Tanrı’nın bildirisini en ufak şekilde çarpıtmamaya kararlı “sadık ve gerçek tanık” olan Rab İsa Mesih.
Li-derkenar
Kesinlikle
Birçok şey biliyoruz ve birçok şeye inanmışızdır. Ama buna rağmen gerçeklik bize önemli ölçüde yabancıdır. Hayat bilmediğimiz olasılıklara gebedir. Vakıf olmadığımız bir “perde arkası” vardır ve olup bitenlerin esas sebepleri ve sonuçlarını kavrayamayız. Bu yüzdendir ki bize vahiy lâzımdır. Tanrı’nın Sözü olmadıkça en önemli konularda neye inanmamız gerektiğini bilemeyiz. Ama vahiy yoluyla inandıktan sonra, dünyanın gerçekliğine uygun biçimde davranmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Li-derkenar
Kişisel Kaosa Karşı Bir Sabah Duası
Edith Schaeffer, “Hristiyanlar uğradıkları hayal kırıklıklarını paylaşarak birbirini teşvik etmeliler” demiştir. Bu sözü severim. Neden? Çünkü böyle samimiyet bizde gerçekçi kutsallık geliştirir. İnsan olmak, zorlanmak demektir. Hristiyanlar bu durumdan muaf değiller. Rab İsa, “Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!” diyor bize (Yu. 16:33). Rab’de her zaman sevinmeliyiz, doğru. Ama kaygısızlık maskesi takarsak, bu ne kardeşleri geliştirir, ne Rab’bi yüceltir. Usta, herhalde, “Usta olmak kolay” demez. Olgun imanlı, “İsa’yı izlemek kolay” da dememeli.
Li-derkenar
Li-derkenar: Farklı Olmanın Tadı
Haber programlarında önemli olaylar güvenilir bir biçimde aktarılarak yorumlanmalıdır. Ama seyirci eğlendirilmek isteyince haberler magazinleştirilir. Gerçek olaylar yeteri kadar heyecan verici olmayınca da “mankenlik” haberlere başvurulur. Seyirciler masalları gerçeğe tercih ederse haber programlarının yapımcıları ne yapsınlar? Seyirci velinimet değil midir? Fakat bu işin ilginç bir yanı var: Haberler magazinleştikçe reyting artar ama saygınlık düşer. Popüler olmak her zaman inanılır olmak anlamına gelmez. Medyadaki bu gelişmeler bizi hangi açıdan ilgilendirebilir? Öğrenmek için okumaya devam edin.
Li-derkenar
Limitsiz
İnsan olmak sınırlı olmak demekmiş... İnsanlar içlerinde, etraflarında ve (önemlisi) aralarında günahın getirdiği limitlerle uğraşıp dururlar. Ama bir konuda insanlar âdeta limitsizdir: Öç ve affetmezlik. Kendini savunur, başkalarını suçlar. Nesillerce süren kan davaları, yıllarca küs kalan eski dostlar, insanoğlunun bu konudaki “limitsizliği”ne tanıktır! Girmeyin ama bunalıma! Çünkü Mesih dirilişiyle eski yaradılışı köhneleştiren makinanın çarkını ters çevirdi, yeni yaradılışın başlamasını sağladı. Dirilişin kudretiyle artık günaha tutsak değiliz.
Li-derkenar
Ne biçim insansın ... Mesih’te?
Kilise olarak amacımız Mesih’i tanımak ve tanıtmak, hep birlikte de O’na benzer hale gelmek. Bu sürecin sonucunda da Rabbimiz hak ettiği gibi yüceltilecektir. Tek yüceltilecek, övülecek O’dur, yüceliğini, onurunu, övgülerini başkasına bırakmaz (bkz. Yşa. 42:8). O zaman hizmette başka kardeşlerle “onur yarışı”na girmem anlamsız olduğu kadar zararlı bir davranıştır! Bedenin bir üyesi olarak Tanrı’nın beni kendi sevecen ve hikmetli takdirine göre nasıl bir amaçla bedene yerleştirdiğini anlayarak O’nun iradesine uygun bir şekilde işlemeye gayret etmeliyim, bununla da tatmin olmalıyım.