Makaleler: Li-derkenar
Makaleler: Li-derkenar
Li-derkenar kilise önderlerini düşündürüp, Mesih gibi önderlik yapmalarına hardımcı olan bir köşe yazısı dizisidir.
Li-derkenar
Değişebilir miyiz?
Kendisini mükemmel sayan bir insan değişebilir mi? Hatta insan değişmeli midir? Gelin bu konulara Kutsal Kitap’ın merceğinden bir göz atalım.
Li-derkenar
Duygusallık mı, Olgunluk mu, Yoksa Her İkisi De Mi?
Bizi yaratan Rabbimiz bize yalnızca zihinlerimizi vermedi. Duygusal varlıklar olarak da bizi yarattı.
Li-derkenar
Elimizdeki İmkânlardan Yararlanıyor muyuz?
Pavlus, 2. Timoteos mektubunda, Timoteos’a neden Müjde’den ve Müjde’yi yayma görevinden vazgeçmemesi gerektiğini anlatırken, Kutsal Yazıların güvenilirliğini ve yararlılığını hepimizin iyi bildiği şu sözlerle vurgular: “Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. (2Ti. 3:16-17). Dikkate değerdir ki, hem Pavlus (bu ayetlerde) hem de Petrus (2Pe. 1:14-21 ayetlerinde) yakında öleceklerini bilerek Kutsal Yazıların Tanrı’nın esini olarak bize ne kadar gerekli olduğunu özellikle vurgulamaya gerek duymuştur.
Li-derkenar
En Önemli Harf
Türkçedeki “ş” harfi olmasaydı, “bozuşmak” ve “çekişmek” olmazdı. “Ş” harfi olmasaydı, “barışmak” ve “anlaşmak” da olmazdı. “Ş” harfi olmasaydı, “konuşmak ve “buluşmak” bile olmazdı. “Ş” harfi olmasa “ilişkiler” de olmaz, ilişkiler olmazsa Rab’be gerçek anlamda itaat etmeyi öğrenemeyiz.
Li-derkenar
Erdem Okulu
Hayattan ve Özdeyişler kitabından zenginlik ve fakirlik hakkında birtakım düşünceler.
Li-derkenar
Fikir Sahibi Olup Zikir Sahibi Olmamak...
Kişisel bir zaafım var. Çok konuşkanım. Türkçedeki “fikir sahibi olmadan zikir sahibi olmak” deyimi akla gelir. Bir vatandaş bu olayı kısa bir şekilde tanımlamıştır: “Dolmadan taşmaktır”! Peki, ama hiçbirimiz bilgisiz değiliz. Belirli bir yere kadar birikimimiz vardır. Yani, “dolmamış” sayılmayız. Bildiklerimizi başkalarına anlatmayacak mıyız yani? Özdeyişler’den bu konuyla alakalı olarak anlamlı bir ayet var: “İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar, Oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder” (Özd. 12:23). Bruce Waltke bu ayeti şöyle açıklar: “…Doğru durumu bekleyecek kadar özdenetimli ve ne zaman açıklaması gerektiğini bilecek kadar sağduyuludur…”
Li-derkenar
Gelecek Kirliliği
Mesih imanlısı için bilgelik son derece önemlidir. Kutsal Kitap’a göre bilgelik, Rab’be duyduğumuz sevgi ve saygıdan dolayı, hayatımızın her alanında O’nun isteğinin doğrultusunda yaşamayı bilmek demektir. Bilgelik bizden her duruma yönelik “doğru” bir davranış bekler. Böylece bilgelik “doğru şeyi, doğru şekilde, doğru zamanda ve doğru niyetle yapmak” olarak tanımlanabilir. Yani, her durumda Rab’be yakışan bir niyet, duruma uygun bir davranış ve yaklaşım söz konusudur. Ayrıca, Rab’be yakışan bir zamanlama da söz konusudur.
Li-derkenar
Gurbet
Bulunduğumuz yere bağlanmaya eğilimliyiz. Bu doğal ve meşru bir durumdur. Hatta kaçınılmazdır. Bu bütün insanlar için geçerlidir. Fakat Mesih’e ait olan bizleri tanımlayan çok daha temel bir olgu var: iman. Tanrı’ya, Mesihi’ne, Müjde’sine, vaatlerine iman edenler olarak öz memleketimizi özler dururuz.
Li-derkenar
Hayırseverlikten Vaz mı geçsek?
Gazetelerde ve internette yayımlanan birçok makaleye bakılırsa, Hristiyanlar’ın giriştikleri hayırseverlikler samimiyetsizdir, yıkıcı ve bölücü amaçlar güden misyonerlerin sinsi bir taktiğidir. Söz konusu makalelerin yazarlarına göre, hem Türkiye’deki hem de dünyanın diğer ülkelerindeki depremzedelerin imdadına koşan, hasta, muhtaç veya kimsesiz insanlara yardım eden ve bunlar gibi çeşitli ‘hayırsever’ girişimlerde bulunan Hristiyanlar takdir değil, kınamayla karşılanmalıdır. Acaba, suçlanmamak için bunları yapmaktan vaz mı geçsek?
Li-derkenar
İlişkinizi Kesin: Kilise Disiplini Ruhsallaştırılmış Küskünlük mü?
Bir zamanlar disiplin altına alınarak kiliseden uzaklaştırılan bir kişinin Hristiyan olmayan akrabası bu durumu anlatmak üzere (mealen) şöyle demişti: “Beğenilmeyen şeyler yaptığı için kilisedeki insanlar ona küs oldular.” Bizim inancımızda küsmek var mı?