Makaleler
Makaleler
Li-derkenar
Karanlık Kuşakta Parlayan Işık
Hâkimler kitabında defalarca tekrarlanan bir cümle var: “O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu” (Hâk. 21:25). Anlaşılan İsrail halkına bir çoban lazımdı, onları Rab’bin sadakat ve kutsallık yollarında güdecek iyi bir kral lazımdı! Ama yoktu. Ama bu karanlık kuşakta, Beytlehem Kenti’nde bir adam vardı ki, sanki o zifiri karanlıkta parıl parıl parlayan ışık gibiydi. Adı Boaz’dı. Rut kitabının Hâkimler dönemine rastladığını hatırladığımızda, Boaz gibi bir insanın varlığı bizi hem şaşırtır, hem içimizi ferahlatır. Böyle güzel, Rab’bi seven, dört dörtlük bir imanlı nereden çıktı bu karanlık kuşakta?
Hizmet
Korku Dolu Bir Dünyada Yaşamak
2016 Şubatı’nda yaşamımda yavaş yavaş büyüyen bir korkuyla burun buruna geldim. O ana birkaç ay kala, diğer insanların araba kullanma tarzlarıyla ilgili daha gergin ve bana ve aileme neler olabileceğine dair daha korkulu olmaya başladığımı fark etmiştim. Dünyada onca korkunç şey oluyordu ve bu olayların hayatımın yönünü değiştireceğinden korkuyordum. Gelecek hakkında korkularım vardı ve bunlar bana stres yaratıyordu. İşte o Şubat’ın sonunda Rab bana konuştu.
Kaynak
Övüngenlik: Unutulmuş Kötü Alışkanlık
DeYoung, günümüz Hristiyan topluluklarında oldukça az söz edilen bir konuyu ele alır. Geçmişte övüngenlik çok fazla dikkat çeken bir konuydu. Çöl Babaları (ilk Hristiyan münzeviler ve keşişler) övüngenliği anlamak ve ondan kaçınmak için büyük çaba sarf ettiler. DeYoung, bu kötü alışkanlığın modern toplumdaki örneklerini göstererek bu konu başlığını günümüze taşımaktadır. Bu zamana dek çok az önemsediğimiz bir günah hakkında bize, okuyucularına meydan okur.
Tarih
Anadolu’da İncil Tohumu Atmak
Leavening the Levant 1819’dan 1913’e kadar Anadolu’daki Protestan hizmetin gelişimini ve Protestan kiliselerin durumunu ele alır. Günümüzde O’nun hizmetinin yayılmasını arzulayanların Tanrı’nın yıllar önce bu ülke için neler yaptığını bilmelerinin onları teşvik etmesi arzusuyla, Dr. Greene’nin kitabından alıntılar sunmaktayız.
Li-derkenar
Alınganlık: İyi Haber, Kötü Haber
Konumuz alınganlıktır. Sözlüğe göre, alıngan kişi “söylenen sözlerden, yapılan hareketlerden aleyhine pay çıkarıp gücenen, her sözü kendi üzerine alıp incinen, kırılan” kişidir. Ama zaten hepimiz alınganlığın ne olduğunu biliriz sanırım! Alınganlık nispeten yaygın bir davranıştır. Bir arkadaş selam vermezse veya arayıp sormazsa, huzurumuzda saygısızlık veya eleştiri gibi kaçan bir söz söylerse, alınmak işten bile değil. Ama alınganlık hakkında kötü haberim var. Alınganlık zararlıdır. Alınganlık sağlığa zararlıdır. Uzmanlara göre, alınganlık bel ve boyun ağrılarına yol açabilir. Alıngan düşüncelere kapılmak duygularımızı ve psikolojimizi yıpratır. Hatta bu konuyu araştıran birçok kişi aşırı alınganlığın kendisini bir hastalık sayar.
Kaynak
Kardeşim, Kimliğin Nerede?
Kimsin sen? Bir insana kimliğini ne kazandırır? Hangi temel üzerine benlik algını kuruyorsun? Cevabın, doğru ya da yanlış olsun, yaşamını belirler. Kim olduğumuzu tanımlamanın yanlış yolları, doğal olarak yüreklerimizden kaynaklanmaktadır ve çevremizi sarmalayan dünya sayısız sahte kimlik vaaz eder ve model oluşturur. Ama İsa kim olduğumuzu öğrenmemiz için sezgi karşıtı ve kültür karşıtı bir yol haritası çizer ve önümüzde yürür. Gerçek kimliğin, Tanrı’nın bir armağanıdır, şaşırtıcı bir keşiftir ve devamında adanmış bir seçimdir.
Hizmet
25 Yılı Aşan Hizmet Hayatımda Öğrendiğim Bazı Şeyler…
Hizmet hayatımla ilgili öğrendiğim bazı tecrübeleri sizlerle paylaşmak istedim. Şunu da her şeyin başında vurgulamakta yarar görüyorum. Hâlâ olgunluk yolunda yürüdüğümü, Rab’bin lütfu ve desteği ile büyümeye ve öğrenmeye devam ettiğimi belirtmek isterim. Bugün ne isem, Tanrı’nın lütfu ile öyleyim… Aşağıda yazılanları okul, kurs ya da danışmanlık ile bir anda öğrenmek mümkün değildir. Yapılan bir sürü hata, deneme yanılmalar, güzel ve kötü örnekler, başkalarının eleştiri ve öğütleri ile zamanla, damlaya damlaya oluşan tecrübeler yumağıdır. Okuyanlara bereket olması dileğimle…
Kitap
Kimlik
Kimlik sorusu gerçekten de bir var oluş sorusudur. “Ben kimim?”, tehlikelerle ve başarısızlıkla dolu yalnız bir sorudur. Aynı zamanda, vaat ve ödül içeren mutluluk verici bir sorudur. Hayal gücümüzle uydurabileceğimizden çok daha büyük bir amaç taşıyan bir kimlik mi arzuluyoruz, yoksa kontrolü ele alma opsiyonu sunulduğunda öncelikli olarak kontrol bizdeymiş gibi hissetmeye mi ilgi duyuyoruz?
Tarih
Türkiye’nin Hristiyan Kutsalları
Kitap kilisenin kuruluş tarihinden (İ.S. 30) Osmanlılar’ın 1453’te İstanbul’u fethedişine kadarki zaman dahilinde geniş konu başlıklarını kapsıyor.
Kitap
Kutsal Kitap Nasıl Oluştu? Tanrı’dan Gelmiş Başka Sözler Var mı?
Her insan Tanrı’dan kesin ve net bir bildiri almak ister. Şeytan da hiç kimsenin Tanrı’dan kesin bir söz olduğunu bilmediğinden emin olmak ister. Kutsal Kitap diye adlandırdığımız kitabın Tanrı’nın sözü olduğundan emin olabilir miyiz? Kanon doktrini, bu konuyu enine boyuna düşünmemize yardımcı olur. “Kutsal Kitap’ın 66 kitapçığının Tanrı’nın gerçek sözleri ve Tanrı’nın tek gerçek sözü olduğunu nasıl bilebiliriz?” sorusunu yanıtlar. Bu doktrin bize, elimizdeki Kutsal Kitap’ın ve yalnızca Kutsal Kitap’ın Tanrı’nın tek sözü olduğuna dair bir güvence sağlar.