Makaleler
Makaleler
Li-derkenar
Abimin Hediyeleri
Ailemde üç kardeşiz. Benden bir yaş küçük kız kardeşim, bir buçuk yaş büyük de abim var. Abim sanki doğuştan örnek insan: akıllı, çalışkan, saygın... Sporda hep kazanırdı. Okulda en iyi notları o alırdı. Bense, nasıl desem, ona çekmemişim!
Kitap
İtirazlar Ve Cevaplar Ekseninden İsa Mesih’in Tanrı Oğulluğu
İsa Mesih’in tanrılığı, Hristiyan teolojisinin en çok itiraz oluşturan konularından biridir. İsa Mesih’in kimliği aynı zamanda Hristiyan imanının özünü oluşturan öğretişlerden de biridir. Bu nedenle İsa Mesih’in hem Tanrı hem de insan olduğunu açıklamalıyız. Özellikle çevremizdeki Müslüman akrabalarımız, arkadaşlarımız, komşularımız İsa Mesih’in kimliğini anlamakta zorlanabilirler ve çeşitli itirazlarda bulunabilirler. Hristiyanlar olarak insanları sevdiğimize göre ve Tanrı’nın gerçeğini herkesin anlamasını ve sadece anlamakla kalmayıp bu gerçeği benimseyerek İsa Mesih’e iman ederek sonsuzluk boyunca bol yaşama kavuşmalarını istediğimize göre İsa Mesih hakkında neye inandığımızı, nasıl inandığımızı anlatmaya devam etmeliyiz.
Kitap
Yaratılış Kitabına Göre Bereket Kavramının Kutsal Kitap Teolojisi Açısından İncelenmesi
Kutsal Kitap’ın ilk bölümünden son bölümüne dek Tanrı’nın insanlığı bereketlediğini (kutsadığını) görürüz (Yar. 1:28; Va. 22:14-15). Kutsal Kitap’taki birkaç benzer konuda da gördüğümüz gibi, Tanrı’nın bereketi (kutsaması) Tanrı’nın insana gösterdiği iyiliği kapsayan bir konudur. Durum her ne kadar böyle olsa da bereket teması, Hristiyanlıktaki kullanılış biçimi bakımından pek de iyi anlaşılmamıştır. Bu makale dizisi Yaratılış kitabına dayalı olarak bereket (kutsama) kavramının kullanımı ve özünü açıklayıp, Hristiyanların bu kavrama nasıl yaklaşmalarına dair bir çalışmadır.
Kitap
Müjde’yi Duymayanlar Kurtulabilir mi?
Çoğumuz Tanrı’nın sevgisini duyduktan sonra Mesih’e güvenmeye yöneldik. Bu denli sevilmekten zevk duyarız ve Tanrı’nın seçtiklerinden biri olduğumuza seviniriz. Ama Kutsal Kitap’ı öğrenmeye devam ettikçe ilahiyatta ima edilenler doğruluk ve adaletle ilgili algımıza ters gelebilir. Bu konulardan biri de budur: “Müjde’yi duymamış insanlar cehenneme gidecekler mi?” Burada asıl konu Tanrı’nın adaleti ve insanları sevmesidir. Bu makale aslında hem bu konuyu hem de başka zor konuları anlamamızı sağlayabilecek bir metodu açıklar. İzleyeceğimiz metot belirli bazı soruları sormaya dayalıdır.
Tarih
Çalışana Serbestlik Tanımak
Çağrı olgusu her zaman Hristiyan kimliğinin merkezinde yer almıştır. Hristiyan topluluğuna girmek, İsa’nın ilk izleyicileri açısından, diğer kimliklerle kuvvetli gerginlik halindeki bir çağrıya ortak olmak demekti. Bununla beraber, Hristiyanlık Akdeniz dünyasında yayılıp imparatorluğun inancı haline geldikçe bu gerginlik hafiflemeye başladı.
Li-derkenar
Bir Soru Sorabilir miyim?
Ustalar yılların birikimiyle her türlü durumda ne yapacağını anlar. Mesleğinde olgun ve yetkin bir kişidir. Çırak ise, toy, deneyimsiz bir çocuk olarak başlar. Çıraklık nasıl bir süreç ki, çırak sonunda usta çıkar? Çırak, ustanın yanında kalır, onun mutlak yetkisine boyun eğer. Usta ve çırağın arasındaki ilişki bize Mesih ile olan ilişkimiz hakkında neleri öğretir?
Hizmet
Hizmetiniz Ömür Boyu Sürecek
Bu makale, görkeminin açığa çıkışının fazla uzun sürdüğünü hisseden her bir genç adam içindir. Mesih uğruna kendi izini bırakmak için daha çok fırsat kollama konusunda durmayan, can atan ve ihtiras (tanrısayar bir ihtiras) taşıyan, hizmetteki her bir genç adam içindir. Evet, karışık motivasyonlara sahipsiniz. Kim öyle değil? Fakat müjde hasadından büyük bir ekin yığını biçme arzunuz Tanrı’dandır.
Düşünce
Maske Takmak ve Yasa
Covid-19 vakalarının düşüşe geçtiği ve önlemlerin gevşetilmesini beraberce yaşadığımız günlerden geçerken, sosyal mesafeyi korumak, dezenfektan kullanmak ve özellikle maske takmak vazgeçilmez önlemler olarak yaşamlarımızdaki yerini sürdürmekte. Öte yandan toplumun bir kesimi bu önlemleri bile ihmal etmektedir. Bu ihmalin sebebi ise artık alınan önlemlerin işe yaradığına duyulan inancın yitirilmesi ve kişilerin “canının istememesi”. Ancak durum kişinin “canının istememesine” bırakılacak kadar basit değildir çünkü kişi bu önlemleri almayarak sadece kendi sağlığı için değil, başka insanların sağlığı için de tehlike oluşturmaktadır. İçinde bulunduğumuz bu ciddi durumda akıllara şu sorular gelebilir: “İnsan ölümüne sebep olabileceğini bile bile neden bu riski alır? İnsanların hayatta kalması için alınan önlemlere kişi neden direnç gösterir ve canının isteğini yapmaya devam ederek hem kendi hem de başkalarının hayatını riske atar?” Bu sorunun cevabına dair fikri, Kutsal Kitap’ın Eski Antlaşma (Tevrat, Zebur) bölümlerinde yer alan ve İsrail halkının tarihini anlatan sayfalar verebilir.
Kitap
Kutsal Kitap Ayetleri Ekseninden İsa Mesih’in Tanrı Oğulluğu
İsa Mesih'in Tanrı Oğlu kavramı ülkemizde en çok sorgulanan Hristiyan öğretişi konularından biridir. Bu makale serisinde konuyu üç bölümde işliyoruz. Geçtiğimiz sayıdaki ilk makalede “İznik-İstanbul Bildirgesi ekseninden İsa Mesih'in Tanrı Oğulluğu” konusunu işlemiştik. Aşağıda bulunan ikinci makalede, Kutsal Kitap ayetleri ele alınarak Kutsal Kitap'ta Tanrı Oğlu kavramına nasıl yer verildiği konusu irdelendi ve İznik-İstanbul Bildirgesi'ndeki ifadelerin Kutsal Kitap'a uygunluğu tespit edildi. Bu iki makalenin imanlı kardeşlerin Hristiyan bakış açısından bu iki konuyu daha iyi anlamalarına yardımı olacağını umuyorum.
Kaynak
Onların Kayası Bizim Kayamız Gibi Değildir: Bir Dinler Teolojisi
“Çünkü bizim Kayamız (Tanrımız) onların kayasına benzemez.” Daniel Strange, kitabının başlığını Yasanın Tekrarı 32:31’deki bu ilandan almıştır. Burada Tanrı İsrail halkının yönelmeye ayartıldığı tanrıların aciz olduğunu bildirir. Bu tanrılar bizim Tanrımız gibi değildir. Diğer “tanrıların”, diğer dinlerin yolundan gidenlerle ilgilendiğimizde nasıl hissediyoruz? Cevaplayamayacağımız sorulardan korkuyor muyuz? Onların hatalı olduğu noktalara meydan okuyarak kendi yolumuzun doğru olduğunu göstermeyi dört gözle mi bekliyoruz? Strange’in kitabı, imanlıların diğer dinlerle nasıl etkileşimde bulunması gerektiği konusunu işler. “Bunlar neden var?”, “Onlara yaklaşımımız nasıl olmalı?”, “Mesih’in eşsizliğini onlara karşı savunabilir miyiz?” gibi soruları yanıtlar. Strange bizlere inancımızı nasıl etkin savunabileceğimizi ve Kutsal Kitap’ın gerçeğine dair nasıl daha derin bir güvene sahip olabileceğimizi öğretir.