Makaleler
Makaleler
Li-derkenar
Andımız
Kutsal Kitap’tan edindiğimiz ve Müjde’ye bağlı inanışlarımız bizim için temel bir önem taşır. Bu yüzdendir ki genelde kiliseler web sitelerinde, savundukları doktrinleri özetleyen bir inanç bildirgesi bulundururlar. Bilindiği üzere, inanışlarımızı yalnızca zihinle anlamak ya da onlara yürekten inanmak yeterli değildir. Müjde’ye dayalı inanışlarımız bir hayat biçimi olarak yaşanır. Nitekim Elçi Pavlus Titus’a, “Sana gelince, sağlam öğretiye uygun olanı öğret” telkininde bulundu (Titus 2:1; vurgu eklenmiştir). Bu doğrultuda ABD’de üye olduğum “küçük sürü”de ortak bir çalışmayla kendimize bir “ant” hazırladık. Her Rab’bin Sofrası sonrasında birlikte okuruz. Sizlere kardeşçe bir teşvik olacağı ümidiyle paylaşıyorum. Rab hepinizi bereketlesin!
Kitap
Davamızı Dürüstçe Görelim: Hatalı Argümanlardan Kaçmanın Yolları
Teoloji ve ahlakla ilgili çeşitli görüşler ve duruşlar sergilendiğinde, bunlar üzerinde etraflıca düşünen bir Hristiyan hangisinin meşru olduğuna nasıl karar verir? Farklı görüşleri nasıl değerlendiririz? Kendi duruşumuzu nasıl değerlendirmeliyiz?
Kaynak
Kutsal Kitap’a Dayalı Vaaz Vermenin Yedi Ana Unsuru
Kendimize şu soruyu sorduk: “Genç vaizlerimizin vaaz vermek üzerine yararlı bir sürü kitap okumasını sağlayabilseydik, hangi kitapları verirdik?” Sonrasında her kitabın bu alandaki önemli katkısını bir sayfa veya daha az olacak şekilde ayrıştırmaya giriştik. Sonuçta bu paket ortaya çıktı. Daha iyi, daha etkili, daha Müjde odaklı vaazlar vermenize yardımcı olacak yedi esas kavramı özetlemiş olduk. Bu belgeyi nasıl kullanabilirsiniz? Aslında size bağlı. Bizler bunu hazırlarken “araştırma özeti/yaratıcı taslak” birleşimi gibi bir işlev görebileceğini düşündük. Bu fikirleri sık sık gözden geçirin. Vaaz hazırlıklarınıza dahil etmeye çalışın. Vaaz hazırlamaya başladığınızda bu kavramların her birini uygulamaya çalışın.
Li-derkenar
İlişkinizi Kesin: Kilise Disiplini Ruhsallaştırılmış Küskünlük mü?
Bir zamanlar disiplin altına alınarak kiliseden uzaklaştırılan bir kişinin Hristiyan olmayan akrabası bu durumu anlatmak üzere (mealen) şöyle demişti: “Beğenilmeyen şeyler yaptığı için kilisedeki insanlar ona küs oldular.” Bizim inancımızda küsmek var mı?
Hizmet
Genç Hizmetkârlara Tavsiye
Karaktere önem vermemek, hizmetin asli dayanağını terk etmektir. Tanrı’nın hizmetkârlarını uzun süreyle hazırlamasının nedeni budur. Warren Wiersbe Amerikalı bir Kutsal Kitap öğretmeniydi ve 150’den çok kitabın yazarıydı. Oğlu pastör olduğunda Wiersbe kendi hizmetine rehberlik eden ilkeleri ona aktarmak istedi. Bu makalede oğluyla paylaştıklarından vurgulamaları alıntıladık.
Li-derkenar
Azınlıkta olma arzusu...
“Doğru bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin.” Bu söz çok mu idealist? Prensiplerimize kahramanca bir inatla bağlı kalmalıyız ve kimsenin bizi reddetmesinden korkmamalıyız der sanki. Acaba, bu sözün geçerli olması mümkün mü?
Kitap
Dünyanın ve Tarihin “Çözülememiş” Sorunu Irkçılık (Ayrımcılık)
İnsanlar Tanrı’nın iyi ve bilge planının ürünüdür. Tanrı’nın yarattığı insan, bütün yaratılış gibi, “çok iyiydi” (Yar. 1:31). Buradaki “iyi” kelimesi hem nicel hem de nitel bakımdan insanın eksiksiz, Tanrı’nın yaratma amacına uygun olduğunu gösterir. Irkçılık günahtır, çünkü Tanrı’nın bilgece yaratma amaçları yok sayar. Bizler “insan” olarak özde aynıyız Tanrı’nın gözünde.
Kaynak
Kilisede Önder Seçimi Nasıl Yapılmalı? Michael J. Svigel’ın “Can an Ecclesiology be Biblical and Not Apostolic?” Makalesinin Değerlendirilmesi
Svigel, 1. ve 2. yüzyıl geleneğinin kilise önderliği yapısı ve devredilişi hakkında Kutsal Yazılarla uyumlu kısımlarının bu konudaki tartışmalara dahil edilmesi gerektiğini iddia eder.
Hizmet
Kavgacının Ayırt Edici Göstergeleri
Kavgalar öyle kendiliğinden olmaz. Kavgalara insanlar sebep olur. Elbette, dürüstçe fikir ayrılıklarını ve aynı fikirde olmamaya razı olma meselleri var, fakat Kutsal Kitap kavgacılığı bundan farklı ele alır. Kavgalar, en azından Özdeyişler’de gereksiz münakaşalar olarak görülür; onurlu insanların da (Özd. 17:14; 20:3), ihtiyarların da kaçındığı (1Ti. 3) bir şeydir; sevgiyle azarlamanın veya ilkeli bir kanaatin ürünü olarak değil, insanların kavgacı ve geçimsiz olmasından meydana gelir. Öyleyse kavgacı insan nasıl biridir? Ayırt edici göstergeleri nelerdir?
Tarih
Birinci Yüzyılda Hristiyanların Gördüğü Zulüm
Schnabel’in makalesinde, Mesih’i ilk izleyenlerin gördüğü zulüm olayları araştırır. “İsa’nın ilk izleyicilerinin gördüğü tüm zulümle ilgili araştırma, Hristiyanlara yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların her tarafa yayılmış olduğunu gösterir. Roma İmparatorluğu’nda herhangi bir zulüm görülmediği belirtilen iller yalnızca Kıbrıs, Kilikya ve Pamfilya’dır (ayrıca birinci yüzyılda açıkça herhangi bir misyonerlik faaliyetinin kayıtlara geçmediği iller olan İspanya ve Mısır).” Schnabel Elçilerin İşleri’nde görülen zulüm olaylarını şöyle derlemiştir.